ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol..  
Go Back   ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. > Her Telden > Tiyatro

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil

Alt 14-11-2009   #1
''ρєкмєz..
Bayan Mod

''ρєкмєz.. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

''ρєкмєz.. ''ρєкмєz.. isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye Numarası: 217
Üyelik tarihi: 09 / 2009
Mesajlar: 2.749
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 760
Teşekkür Almış: 409
Standart Tiyatronun yarını: Amatörlük

Tiyatronun yarını: Amatörlük

Tiyatronun yarını: Amatörlük




Yazının başlığı bir iddiadır Sanatın tüm dalları için söylenebilir

Bu iddiayı kanıtlamak gerekmektedir Deneyeceğim
Tarihsel süreç içerisinde son olarak 12 Eylül açık faşizmini yaşamış ve askeri olmadığı varsayılan sivil darbelerle ve onların işletmecileriyle yönetilen ülkemizde; silkinmeye çalışan özgürlüğe insanlaşmaya çalışan namuslu bir avuç tiyatro adamıyla/kadınıyla tiyatro hareketi onurunu koruma çığlığı içerisindedir Yetersizdir Acıyla belirlenmelidir
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Tiyatro sanatçısı; yaşadığı coğrafyayı kültürel konumu sosyal-ekonomik dengeleri tahlil etmek kavramak ve insani boyutlara çekip olumsuz gidişatları değiştirmeye çalışmak zorundadır Temel dert daha yaşanılası bir dünya özlemi değil midir? Temel dert gerçeğe ulaşmadır Gerçeğe ulaşmadaki katmanları gözbağcıları dolanbaçlı yollara sürükleyenleri tersinden göstermeye çalışanları deşifre etmek ve gerçeği gün ışığına çıkarıp onunla yaşamaktır temel dert

Özdemir Nutku'nun aktardığı "Hans Schweikart"ın çok önem verdiğim şu sözünü sizlerle paylaşmak isterim: «Tiyatro seyircisine kendi yaşamındaki bilmediği şeyleri daha doğrusu bilmekten kaçındığı (kaçırtıldığı-ÖBaşkaya) şeyleri göstermekten sorumludur»

Bizlere değişimi ilerlemeyi sorgulamayı göstermeyen (hatta bizleri bunların aksine sürükleyen) bir tiyatro dayatılmaktadır

Tiyatro verili ortamın sürmesine devrimci dönüşümlere engel teşkil edecek bir konuma bilerek sürüklenmiştir Yeniyi aramayan öz-biçim ilişkisinin emekçi kesimlerdeki etkisini koparan sorgulatmayan ezilen kitlelerin uzağında (onların dili olmayan) bir tiyatroyla karşı karşıyayız Süslü içi boşaltılmış koflaştırılmış İşte tüm bu tahlillerin gerçeğinde/ışığında; tüm bu olumsuzluklardan hareketle söylüyorum ki; Tiyatronun yarını Amatörlüktür Şimdi bunun nedenlerini kısaca açıklamaya çalışacağım

1- İçin Bilerek Boşaltılan Kavram: Amatörlük

Sözlüklerdeki «amatör» kavramına bakarsak; para kazanma amacı olmayan acemi özençli heveskâr gibi mesnetsiz açılımlarla karşılaşırız Aynı sözlükler «profesyonel»i de; kazanç sağlama amacıyla bir işi bir mesleği yapan uzman kişi diye tanımlarlar

Bir kere «para kazanma!» açılımı başlı başına düşüncesizlik ve bilinçsizliktir «Amatör para kazanmaz!» Niye kazanmasın? Amatör bir sonraki oyunun dekoru ya da ışığı için dilencilik mi yapacak? Sistemin ve mesleğin Makyevelist dayatmalarıyla onursuz işlere mi yönelecek? Çalıp çırpacak mı? Amatör tiyatrocunun evet para beklentisi yoktur ama bu kazanmayacağı anlamına da gelmez

Geçim derdini sağlama tasası olmadığı için ekonomik sorunlarla uğraşmaz amatör Ve bu ona yeni özgürlük alanları açar Yaratıcılığını geliştirir Ekonomik manipülasyonlara boyun eğmeyeceği için çalışma alanı artar Seyircisi ulaştığı çevre artar Devam edelim: «Acemi özençli heveskâr vb» Şimdi burada sormak gerekir: Bu tanımlar neye ve kime göredir? Örneğin ömrünün 40 yılını dişini tırnağını esirgemeden amatör olarak çalışan araştıran sorgulayan öğrenen birinin acemi olduğunu kim ve nasıl iddia edebilir?

Seyircisini ve kendini değiştirip yarının güzel eşit özgür dünyasını kurmaya çalışan hayatını dramaturgiye oyunculuğa rejiye vermiş yiğit bir tiyatro emekçisine kim acemi diyebilir? Kavramları iyi kullanmak gerekir Bizim gerçek amatörlerden öğrendiğimiz ustalarımızın abilerimizin anlattığı amatör: "Gönül bağıyla bağlanmış" demektir İsteyen sevendir amatör Ve sevmek de istemek de sözle olmaz Emek vererek aşık olarak kendine işine toplumuna saygı duyarak olur
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Ayrıca amatörlük bir seçimdir Bir basamak değildir Profesyonel olmanın merdiveni değildir amatörlük Kötü ve insanı ahmaklaştıran dizilerde oynamak için kendini gösterme perdesi değildir Kısa yoldan ünlü olma bol paraya şöhrete kavuşmanın yolu değildir Reklamlarda benliğini sanatçı ahlâkını mal satmanın bir aracı olarak kullanmak için geçilecek bir yol hiç değildir

Tüm bunların dışındadır amatörlük Seyirciyi değiştirme çabasıdır Ülkesini ve dünyayı sorgulatma olanı biteni anlamaya/anlatmaya çalışma işidir

Doğal bir kaynaktır amatörlük Halkların suyudur İçtikçe yaşadıkça geliştiren gelişen Hiçbir yere yaslanmadığı için ne kişilerin ne kurumların ne devletin güdümünde değildir Olmamalıdır Hiçbirinin sansürüne izin vermez Bildiğini söyler Özgürlüklerin evinde oturduğunu bilir ve ne sansürcülere ne de otosansüre izin verir Yiğitliktir Amatörlük Ayaklarını sağlam basar tanıklık eder Yaşamı değiştirip dönüştürmeye çalışır Eşitsizliğin üstüne gider Demokrasi kültürünün tiyatrodaki belkemiğidir Özgürlükçü ve özerktir Tüm bunlar değilse amatör de değildir Tüm bunlar için çabalamıyorsa yoktur Sıradandır Halbuki feda eden olmalıdır Ortaya koyan olmalıdır İnsan için olan olmalıdır Yeniliğiyle deneyselliğiyle sistem dışındalığıyla devrimcidir amatörlük Olmalıdır Karl Marks'ın bilim hakkında söylediği bir sözü affına/affınıza sığınarak sanat hakkında uyarlayıp söylemek istiyorum: «Sanat kendimiz ve insanlık için çalışmaktır/yapmaktır Sanat bencil bir zevk olmamalıdır Sanat çalışmalarına kendilerini verme şansına sahip olanlar bilgilerini ve yaşantılarını insanlığın emrine sunmakta birinci gelmelidirler»

2- Profesyonellerle İlişki

Tüm söylediklerim üzerine profesyonelliği eleştirdiğim ya da yerdiğim düşünülebilir Bu sanı doğru değildir Profesyonellerin de ülkelerinin sanat kültürlerinde Marks'ın söylediği asıl amacı unutmadıkları etik değerlerini kaybetmedikleri ölçüde çok önemli yerleri olacağına inanıyorum Ancak ekonomiden burjuva yaşantısından ve devletten bağımsız olamamaları gerçeğinin de önlerinde önemli bir handikap olacağını belirtiyorum Bu da amatörlüğün temel artılarından ve özgürlük alanlarından biridir diye düşünüyorum

Ayrıca dünya genelinde profesyonellerin amatörlere yakıştırması olan «sahneye çıkan seyirciler» yaftasına amatörlerin izin vermemeleri gerektiğini düşünüyorum Bu izni vermemelerinin temel koşulları ise eğitim ve örgütlenme sorunsallarında yatmaktadır

Araştırması bitmemelidir amatörün Sorgulaması bitmemeli Denemesi yine yeni denemesi Ancak böyle ulaşılabilir halkla içiçe tiyatroya Ancak böyle sağlamlaştırılır kültürel doku Teatral yarınlar
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

3- Kapitalizm ve Sanat

Amatörlükle profesyonelliğin ayrımının temel tavrını sistemde kapitalizmde aramak gerekmektedir Sanat bir kendini ifade etmedir O zaman burada da iş bölümünden bahsetmek; «önce para kazan zamanın kalırsa oyalanacağın birşeyler bulursun biz buluruz» demek işte kapitalizmin işidir Ekonomik etkinliği baştacı edip çok para kazanmaya özendiren sistem; para kazananlar profesyonel diğerleri amatördür diyen yine verili kültür anlayışının-kapitalizmin işidir İnsanları kategorileştirme ücretli köleler haline getirme düşüncesinin ürünü ve uzantısıdır

Bildiği ya da bilindiği sanıldığı üzere yabancılaşmış; kendine topluma ailesine hatta cinselliğine yabancılaşmış bireyler oluşturmak sistemin istediği ve işidir Egemenlerin ekmeğine yağ sürmedir Bir avuç azınlığın yoksul insanlığı köle gibi kullanması çokuluslu şirketlerin sermayelerine sermaye katması insansızlaşma insani değerler avıdır kapitalizm

Söylendiği aldatmacı gibi sanatçıların politikayla uğraşmamaları gereği kandırmacanın ilk ve önemli yollarındandır Kapitalizm tiyatroyla uğraşırken istediği oyunları oynatırken egemenliği için tüm dalavereleriyle kandırmacalarıyla oyunlar oynarken; işine gelmediğinde tiyatroları metinleri sansür edip tiyatrocuları içeri attırırken sanat-politika birbirleriyle ayrı değil de; çirkeflerini açığa çıkarken mi sanat-politika ayrı şeylerdir Buna artık ancak ahmaklar inanır Amatörler bilinsin ki ahmak değillerdir

Halkları yağını tuzunu ekmeğini vererek ya da onların gözlerini boyayıp Amerikan rüyalarıyla avutup sistemin yeniden ekonomik olarak üretilmesinin bir versiyonu da SANAT ta; uykuyu unutmayı sanal ve popüler aşkları hayatları bol parayı vaad eden-etmese bile umut ettiren-koklatan tiyatrolar diziler filmler tükettirerek sanatsal ihtiyaçlarını karşılıyor gibi gösterme işidir Sistem her alanda kendi için yeniden üretilmelidir Egemenler her alanda sistemi üretmezlerse boşluklar oluşabilecek ve bu boşluklar sistemin içini belki de oyacaktır AAAYoo buna izin verilmemelidir Ve vermemek için ellerinden geleni yapıyorlar Ama unutuyorlar ki doğal kaynak birgün ayağa kalkacaktır Burada bizim için en trajik olansa tiyatro sanatçılarının bu kirli oyunda bilerek veya bilmeyerek rol almaları ve tarihin ironik sürecinde emeğin karşı tarafına düşmeleridir Ki bu tüm iyiniyet ve geçim derdi düşüncelerinin ürünü ve sonucu bile olsa karşı devrimci bir çizgi ve ihanet sürecine tekabül eder

4- Sol ve Sanat

Burada tabiki sol-sosyalist düşünceden bahsetmeden geçmek olmaz Özgür bir dünya kurma isteğiyle ideoloji ve politikaların belirlenmiş olması gereği ve gerçeği bu ayracı koymayı gerektirir Evet dramatik olan bir durumda sol düşüncenin sanata bakış çizgisinde yatmaktadır

Devrim için sanatı herhangi bir yol/araç olarak görmekten tutunda kültürel ve sanatsal muhalefeti hor görme sanatı yok sayma seviyesizliğine kadar gidecek bir süreçle karşı karşıya bulunmaktadır

Söylemde sanatın önemi büyüktür Ama sadece söylemde o kadar Bunun için sol-sosyalist parti/çevrelerin yayın organlarına bakmak yeterlidir! (Özel çalışma yapan gurupları tenzih ediyorum) Buralarda bulunan tek tük yazılıp çizilmiş birkaç satırı «hani sanata-tiyatroya önem vermiyorduk?» diye savunacaklara sözümüz bulunmamaktadır Dost acı söyler
Kültürel ve sanatsal muhalefet en az politik ve ekonomik mücadele kadar önemlidir Bu kavranana kadar emekçi halklarla sağlıklı bir ilişki kurmanın yolu yoktur

«Sanatı kültürü oluşturanların» «yasaları koyanlardan» daha güçlü olduğu söylemi inkâr edilebilecek bir şey değildir Bu önemli güç iyi kavranmalıdır

5- Örgütlenme

Tüm bunlar süreci iyi örgütlemeye gelip dayanmaktadır

Yılmaz Onay amatör ve profesyonellerin bağının sınıf hareketinden geçtiğini söylerken «Amatör çalışmayı geniş anlamda profesyonellerce örgütlemek ve yönlendirmek profesyonel çalışmayı yine en geniş kapsamda amatörce beslemek ve güçlendirmek» gerektiğini belirtmiştir

Örgütlenme deyince; kurgusal bir örgütlenmenin teknik önemi üzerinde durmak gereksizdir Bu formal bir iştir Yapılması dönem için gerekiyorsa yapılmalıdır Şimdiye dek birçok örgütlenme çalışması başlatılmıştır Ancak önemli olan kurulacak örgütlenmenin nitel yapısının yeni ve özyönetimsel bir devrimci kişiliğe sahip olması gerekliliğidir Bir Bedevî tavrı içinde bir komün örgütlenmesi gibi örgütlenmelidir amatörler Örgüt bir tiyatro okulu gibi çalışmalıdır Atölye çalışmaları okuma çalışmaları paneller konferanslar tartışmalar araştırma ve sorgulamalarla birbirlerini tamamlar değiştirir/dönüştürür olmalıdır amatörler
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Birbirleriyle etkileşim ve teknik desteğin yanısıra işlevli demokratik birer kitle örgütü olarak çalışmalıdırlar Sisteme ayak uydurmuş uyduruk mesleki örgütler dernekler vakıflar gibi değil; halkın desteğini alan kültürel muhalefet noktaları olmalıdırlar Adı üstünde amatör bir ruh ve bilinçle örgütlenmelidirler Söylendiği gibi «kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz»

Daha önce ATÜK (Amatör Tiyatrocular Üretim ve Yayın Kooperatifi) bültenlerinden birinde yazdığım gibi; «Sanatın ve düşüncenin baskılardan kurtuluşu; bu baskıya maruz kalanların örgütlenmesi ve bunun sonucunda özgürleşmesi ile olacaktır»

Şimdi yazının başlığındaki iddiayı «Tiyatronun Yarını: Amatörlük» iddiasını burada değiştirmeyi uygun buluyorum:

Tiyatronun Yarını: Örgütlü Amatör Tiyatrolardır!




Özgür Başkaya
alıntıdır
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
amatörlük, tiyatronun, yarını

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:03.

forum-park, toplist, boardlar, forumlar

Powered by vBulletin® Version 3.8.3 .
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
SonFrm 03 Eylül 2009 !!!
Protected by vBulletin Süper Güvenlik