ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol..  
Go Back   ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. > İslam ve Din > Sahabeler

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil

Alt 10-09-2009   #1
Musty...

Musty... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Musty... Musty... isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye Numarası: 142
Üyelik tarihi: 09 / 2009
Bulunduğu yer: sence xD
Yaş: 19
Mesajlar: 2.162
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 99
Teşekkür Almış: 161
Standart .:..:.. EbÛ dÜcÂne ..:..:..

.:..:.. EbÛ dÜcÂne ..:..:..

:: EBÛ DÜCÂNE ::



Uhud harbinde sevgili Peygamberimiz son emirlerini verdiler İslâm Ordusunun nelere dikkat etmesi gerektiğini açık açık bildirdiler

Sonra mübârek ellerinde tuttukları kılıcı göstererek buyurdular ki:

- Bu kılıcın hakkını yerine getirmek şartıyla kim almak ister?

Mücâhidlerin hepsi istiyordu Fakat Hz Ebû Dücâne yüksek sesle sordu:

- Yâ Resûlallah! Bu kılıcın hakkı nedir?

Kılıcın hakkı

- O'nun hakkı eğilip bükülünceye kadar; düşmanın yüzüne vurmaktır vurmaktır Onun hakkı Müslüman öldürmemen onunla kâfirlerin önünden kaçmamandır Onunla Allahü teâlâ sana zafer yahut şehîdlik nasîb edinceye kadar Allah yolunda çarpışmandır

Hz Ebû Dücâne Medîneli mücâhidlerin en bahadırlarından biriydi Şunları söyledi:

- Kılıcı o şartla alabilirim yâ Resûlallah

Peygamber efendimiz tebessüm ettiler Sonra kılıcı uzattılar Üzerine Arapça şu beyt oyulmuştu:

"Korkaklıkta zillet utanç; ileri atılmakta izzet şeref vardır İnsan korkaklık etse bile; kaderinden kaçamaz"
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Ebû Dücâne hazretleri o kadar sevindi ki keyfinden pehlivanlar gibi yürümeye başladı Geniş ve dik adımlar atıyordu Başına kırmızı bir tülbent sardı Sanki fırtına gibi düşmana esmek için hazırlanıyordu

Aslında Eshâb-ı kîrâm ya'nî Peygamber efendimizin sevgili arkadaşları; mütevâzi alçak gönüllü kibirsiz insanlardı Halbuki şimdi Ebû Dücâne hazretleri biraz gururlu görünüyordu Kendi aralarında konuşuyorlardı:

- Böyle yürümek Müslümana yakışır mı?

- Gurur ve kibir bize göre değil ki

Fakat Resûl-i Ekrem efendimiz onları susturdular ve buyurdular:

- Bu bir yürüyüştür ki harp meydanları dışında Allahü teâlânın gadabına sebeptir

Hz Ebû Dücâne şâhin gibi düşman üstüne atılıyordu Elindeki kılıcın hakkını vermek için canını vermeye hazırdı Önüne çıkan dinsizleri müşrikleri kılıçladı kılıçladı Kimini öldürdü kimini yaraladı Zâten yürüyüşünden heybetinden korkan hâinler; çil yavrusu gibi dağılıyorlardı

O kurtulursa

Uhud Savaşında müşriklerin azılılarından Âsım bin Ebî Avf kudurmuş bir canavar gibi Müslümanlara saldırıyor bir taraftan da:

- Ey Kureyş cemâ'atı! Akrabâlık haklarını gözetmeyen kavminizi bölen kimse ile çarpışmaktan geri durmayınız Eğer O kurtulursa ben kurtulmayayım diye bağırarak Kureyş kâfirlerini harbe teşvik ediyordu

Ebû Dücâne hazretleri bu azılı kâfirin susturulması îcab ettiğini anlamış ve çarpışa çarpışa ona yaklaşıp bu İslâm düşmanını öldürerek gerekli cezâsını vermişti

Ebû Dücâne hazretleri bununla meşgul iken müşriklerden Ma'bed bin Vehb Ebû Dücâne'ye müthiş bir kılıç darbesi indirmişti Ebû Dücâne hazretleri çok seri bir şekilde yere çökerek bu öldürücü darbeden kurtulmuş hemen sonra acele kalkıp hücum ederek Ma'bed'i yaralamış bir çukura düşürmüştü

Sonra da çukura atlayıp başını kesip kâfirlere doğru fırlattı Bu hâl Kureyş kâfirlerinin zaten bozulmuş olan morallerini daha da bozmaya sebep olmuştu
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Uhud savaşının iyice kızıştığı sırada muhâcirinden Zübeyr bin Avvâm kılıcın kendisine verilmemesinden dolayı üzgün idi Kendi kendine dedi ki:

"- Ben Resûlullahtan kılıcı istedim Onu bana vermedi Ebû Dücâne'ye verdi Halbuki ben halası Safiyye'nin oğluyum Üstelik de Kureyşliyim Halbuki önce ben istemiştim Gidip bakayım Ebû Dücâne benden fazla ne yapacak?"

Ebû Dücâne'yi takibe başladı Ebû Dücâne hazretleri beytler okuyor müşriklerden kime rastlarsa onu vurup öldürüyordu Müşriklerin en azılılarından iri cüsseli Ebû Zûl-Kerş her tarafı zırhlarla kaplı sadece gözleri görünüyordu Ebû Dücâne hazretleri ile karşı karşıya geldi Kâfir bağırıyordu:

- Ben Ebû Zûl-Kerş'im!

Bu isim kendisine uzun boyuna rağmen büyük göbeğinden dolayı verilmişti

İkiye biçti

Önce Ebû Dücâne hazretlerine hücum etti Ebû Dücâne onun darbesinden kalkanıyla korundu Ebû Zûl-Kerş'in kılıcı Ebû Dücâne hazretlerinin kalkanına gömüldü Kılıcına asıldı fakat çıkaramadı Sıra Ebû Dücâne hazretlerine gelmişti Bir kılınç darbesiyle omuzundan tâ uyluklarına kadar ikiye biçti Canını Cehenneme yolladı
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Bundan sonra Ebû Dücâne önüne çıkan her kâfiri devirerek dağın eteğinde defleriyle müşrikleri kışkırtan kadınların yanına geldi Ebû Dücâne buyuruyor ki:

- Uzaktan bir kadın gördüm ki müşriklere son derece kızıyor bağırıyor ve harbe teşvik ediyordu Üzerine yürüdüm Etrafından imdat istedi bağırmaya başladı Onun bir kadın olduğunu görünce Resûlullahın kılıcının şerefini gözettim ve kılıcı kadına vurmadım

Tir tir titreyen Kureyşli kadın bile bu civânmertlik karşısında şaşırıp kaldı!

Bu kadın Ebû Süfyân'ın hanımı Hind idi Daha sonra Mekke'nin fethinde Müslüman oldu

Ebû Dücâne'nin her yere yetiştiğini kılıcını kaldırdığı halde Ebû Süfyan'ın karısı Hind'i öldürmekten vazgeçtiğini gören Zübeyr bin Avvâm hazretleri kendi kendine buyurdu ki:

- Kılıcın kime verileceğini Allahın Resûlü benden daha iyi bilir Vallahi ben onun çarpışmasından daha üstün çarpışan vuruşan bir kimse görmedim

Sonra Ebû Dücâne'nin yanına vararak dedi ki:

- Yaptığın her şeyi gördüm Kadına kılıcını kaldırıp sonra vurmaktan vazgeçtiğini de gördüm

Ebû Dücâne cevap verdi:

- Resûlullahın kılıcına hürmet ettim ve onu kadın kanına bulaştırmadım

Daha sonra Ebû Dücâne hazretleri Hz Hamza ve Hz Ali ve diğer Eshâb-ı kirâm ile beraber yeniden düşman saflarına umumî taarruz için ileri atıldı Birçok Sahâbî şehid düştü fakat müşrikler de kaçmaya başlamışlardı

Peygamberimiz duâ etmiş idi

Uhud savaşında Müslümanlar bir ara dağılınca Peygamber efendimizin yanında yedisi muhâcirlerden yedisi de ensârdan olmak üzere ondört sahâbi kalmıştı Bu yedi ensârdan biri de Ebû Dücâne idi

Ebû Dücâne aynı zamanda ölmek ve ayrılmamak üzere üçü muhacirlerden beşi ensârdan olan sekiz sahâbiden birisi olarak Resûlullaha biat etmişti Bu sekiz sahâbiden hiçbiri Uhud'da şehid olmadı çünkü bunlara Peygamberimiz duâ etmiş idi

Uhud savaşında müşriklerin azılılarından Abdullah bin Hüneyd Peygamberimizi görünce atını mahmuzladı Kendisi tepeden tırnağa silahlı ve zırhlar içerisinde olup başında da miğfer vardı

- Ben Züheyr'in oğluyum Bana Muhammed'i gösteriniz Ya ben O'nu öldürürüm yâhut onun yanında ölürüm diye haykırıyordu

Ebû Dücâne hazretleri hemen onun karşısına çıkarak dedi ki:

- Gel yanıma! Ben vücudumla Resûlullahın vücudunu koruyan bir kişiyim

Abdullah bin Hüneyd'in atının bacaklarına bir kılıç çaldı Atın ayakları çökünce kılıcını kaldırıp:

- Al bunu da Hareşe'nin oğlundan deyip bir vuruşta onu Cehenneme gönderdi

Sen de râzı ol

Peygamber efendimiz bu olanları görüyordu ve buyurdu ki:

- Allahım Ebû Dücâne'den ben nasıl râzı isem Sen de râzı ol

Ebû Dücâne hazretleri Uhud'da çok kahramanlık gösterdi Resûlullah efendimiz Uhud gazâsından dönünce Ebû Dücâne hazretlerine vermiş olduğu kılıçlarını almıştı Kılıcın üzerindeki müşrik kanlarını silmek üzere mübârek kerîmeleri Hz Fâtıma'ya uzattı Bu esnâda Hz Ali de kendi kılıcını uzatarak dedi ki:

- Şunu da al bu gazâda çok iyi işime yaradı

Bunun üzerine Peygamberimiz buyurdu ki:

- Sen muharebede sadâkat gösterdin başarılı oldun; Sehl bin Hâris ve Ebû Dücâne de başarılı olmuşlardır

Böylece Ebû Dücâne ve Sehl hazretlerinin yapmış olduğu üstün hizmeti beyân buyurmuşlardır

Cin mektubu

Ebû Dücâne hazretleri anlatır:

Bir gece yatıyordum Değirmen sesi gibi ve ağaç yapraklarının sesi gibi ses duydum ve şimşek gibi parıltı gördüm Başımı kaldırdım Odanın ortasında siyah birşey yükseldiğini farkettim Elimle yokladım Kirpi derisi gibi idi Yüzüme kıvılcım gibi şeyler atmaya başladı Hemen Resûlullaha gidip anlattım Buyurdu ki:

Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
- Yâ Ebâ Dücâne! Allahü teâlâ evine hayır ve bereket versin!

Kalem ve kâğıt istedi Hz Ali'ye bir mektup yazdırdı Mektubu alıp eve götürdüm Başımın altına koyup uyudum Feryâd eden bir ses beni uyandırdı Diyordu ki:

- Yâ Ebâ Dücâne! Bu mektupla beni yaktın Senin sâhibin bizden elbette çok yüksektir Bu mektubu bizim karşımızdan kaldırmaktan başka bizim için kurtuluş yoktur Artık senin ve komşularının evine gelemiyeceğiz Bu mektubun bulunduğu yerlere gelemeyiz

Sâhibimin izni olmadıkça

Ona dedim ki:

- Sâhibimden izin almadıkça bu mektubu kaldırmam

Cin ağlamasından feryâdından dolayı o gece bana çok uzun geldi

Sabah namazını mescidde kıldıktan sonra cinnin sözlerini anlattım Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" buyurdu ki:

- O mektubu kaldır Yoksa mektubun acısını kıyâmete kadar çekerler!

Bir kimse bu mektubu yanında taşısa veya evinde bulundursa bu kimseye eve ve etrafına cin gelmez ve dadanmış olup zarar veren cin de gider

Ebû Dücâne hazretleri hicretin 13 yılında yalancı peygamber Müseylemet-ül Kezzâb ile yapılan Yemâme savaşında şehîd olmuştur








[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags:


Etiketler
dÜcÂne, ebÛ

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:59.

forum-park, toplist, boardlar, forumlar

Powered by vBulletin® Version 3.8.3 .
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
SonFrm 03 Eylül 2009 !!!
Protected by vBulletin Süper Güvenlik