ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol..  
Go Back   ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. > İslam ve Din > Sahabeler

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil

Alt 10-09-2009   #1
Musty...

Musty... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Musty... Musty... isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye Numarası: 142
Üyelik tarihi: 09 / 2009
Bulunduğu yer: sence xD
Yaş: 19
Mesajlar: 2.162
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 99
Teşekkür Almış: 161
Standart .:..:.. CÂbİr bİn abdullah ..:..:..

.:..:.. CÂbİr bİn abdullah ..:..:..

:: CÂBİR BİN ABDULLAH ::

Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Câbir bin Abdullah'ın babası Abdullah bin Amr ikinci Akabe bî'atında İslâmiyeti kabûl etmiş ve Resûl-i ekrem efendimiz tarafından Benî Hasan'a temsilci olarak tâyin edilmişti Bu sıralarda Câbir genç bir delikanlı idi O da babası ile beraber Akabe'de bulunup bî'at etmişti Yedi kızkardeşi olup erkek kardeşi yoktu Ümmü Ma'bed kızkardeşlerinin en üstünü idi

Şehîd olmanı isterdim

Câbir bin Abdullah hazretleri Bedir savaşına katılamadı Uhud savaşına katılmak için Resûlullah efendimizden müsaade istedi Resûlullah efendimiz babasından izin alabilirse katılmasına müsaade edeceğini bildirdi

Hz Câbir babasından izin isteyince babası kızlarının kimsesiz kalmaması için oğlunu harbe iştirakten menederek dedi ki:

- Oğlum şu kızların kimsesiz kalmaların düşünmesem gözümün önünde senin şehîd olmanı isterdim

Abdullah oğlu Câbir'in şehîd olduğunu göremedi ama kendisi bu savaşta şehîd oldu
Hz Câbir şöyle anlatır:

"Babam Uhud'da şehîd olmuştu Kızkardeşim bana bir deve vererek dedi ki:

- Git babamızı bu devenin üzerinde taşı Onu Selemeoğullarının kabristanına göm!

Ben de deveyi alarak harb meydanına gittim Yanımda birkaç kişi daha vardı Resûl-i ekrem efendimiz babamı harb yerinden alarak aile kabristanına götürmek istediğimi anladılar O sıralarda Resûl-i ekrem Uhud'da bulunuyorlardı Beni huzûrlarına çağırdılar ve buyurdular ki:

- Nefsim yed-i kudretinde olan Allahü teâlâya yemîn ederim ki; Abdullah da arkadaşları ile gömülecektir

Resûl-i ekremin bu sözü üzerine ben de babamı taşımaktan vazgeçtim Onu Uhud şehîdleri ile birlikte gömdüm"

Allahü teâlâ diriltti

Câbir bin Abdullah şöyle anlatır:

"Babam şehîd olunca Resûlullah efendimiz bana sordu:

- Ey Câbir! Sana müjde vereyim mi?

- Evet yâ Resûlallah

- Baban Uhud'da şehîd olunca Allahü teâlâ onu diriltti ve "Ey Abdullah! Sana ne yapmamı arzû edersin" diye sordu O da "Yâ Rabbî! Ben sana hakkıyla kulluk edemedim Beni dünyaya döndürmeni ve yine senin yolunda çarpışarak tekrar şehîd olmayı arzû ederim" dedi Allahü teâlâ da "Ben şehîdler geri dönmiyecekler diye hükmettim" buyurdu "Öyle ise yâ Rabbî geride kalanlara bunu ulaştır" dedi

Bunun üzerine Âl-i İmrân sûresi 169 - 171 âyetleri nâzil oldu"

Uhud şehîdlerinin kabri 46 yıl sonra su çıkarmak sebebiyle açılmak durumunda kalmıştı Câbir bin Abdullah babasının kabri açıldığında babasını uyur gibi bulduğunu az veya çok hiç bir değişikliğe uğramadığını yüzünün siyah beyaz çizgili bir kefenle ayaklarının da üzerlik otuyla örtülü bulunduğunu aradan 46 yıl geçtiği hâlde her ikisinin de hiç değişmemiş olduğunu gördüğünü söyler

Câbir bin Abdullah'ın babası şehîd olduğu zaman bir hayli borcu vardı Bu borçların mühim bir kısmı etrafta oturan Yahûdîlere idi Babasının şehâdetinden sonra alacalılar Câbir bin Abdullah'ı sıkıştırarak alacaklarını istemişlerdi Fakat Câbir bin Abdullah'ın elinde babasından kalan ufak bir hurmalıktan başka bir şey yoktu Buradaki hurmalar da borcunu ödeyecek miktarda değildi

Çok zor durumda kalan Câbir bin Abdullah hâlini insanların en merhametlisi olan Peygamber efendimize giderek arzetti:

- Yâ Resûlallah! Babam Uhud'da şehîd oldu Büyük miktarda da borç bıraktı Alacaklılar sıkıştırıyorlar Yardım ediniz de borcun bir kısmı gelecek seneye kalsın

Resûlullah efendimiz teşrif edecek

Resûl-i ekrem efendimiz teklifini kabûl buyurarak bir kısım hurma toplanmasını ve kendilerine haber verilmesini buyurdular

Câbir bin Abdullah evine gelerek hazırlık yaptı ve hanımına da dedi ki:

- Bize Resûlullah efendimiz teşrif edecek Sakın onu rahatsız etmiyelim

Resûl-i ekrem efendimiz Câbir bin Abdullah'ın evine gittiklerinde buyurdular ki:

- Alacaklıları çağırın!

Alacaklıları geldi Resûlullah efendimiz toplanan bir kısım hurmadan hepsine haklarını verdikten sonra bir miktar hurma yine Câbir bin Abdullah'a kaldı Peygamberimiz bu mu'cizeyi Eshâb-ı kirâma da anlatmasını Câbir bin Abdullah'a emir buyurdu

Bu arada Resûlullah efendimizin geldiğini perde gerisinden gören hanımı da dedi ki:

- Yâ Resûlallah! Bana ve kocama duâ edin

Resûlullah efendimiz de "Allahü teâlâ seni ve kocanı magfiret etsin" buyurdu

Resûlullah efendimiz gittikten sonra Hz Câbir hanımına dedi ki:

- Ben sana Resûl-i ekrem efendimizi rahatsız etmiyelim dememiş miydim?

Bunun üzerine hanımı da şöyle cevap verdi:

- Resûl-i ekrem efendimiz evimize teşrif eder de ben ondan kendime ve kocama nasıl duâ istemem? Biz zâten Resûlullahın himmet ve yardımı ile borçlarımızdan kurtulduk

Müslümanlar fethedecek

Hendek gazâsında Resûl-i ekrem efendimizin mâiyetinde bulunan Câbir bin Abdullah o günleri şöyle anlatır:

"Hendek muhârebesinde Resûl-i ekrem ile Eshâbı üç gün ağızlarına bir lokma koymamışlardı Bu sırada Resûl-i ekreme dikkat ettim Mübârek karınlarına taş bağlamışlardı Hendek kazmakla meşgûl olan Eshâb bir taş parçasını kıramadıklarını Peygamber efendimize haber verdiler

Peygamber efendimiz onlara "Siz bu kaya parçasının üstüne biraz su serpiniz" buyurmuştu Sonra külünkü almış ve kayaya üç defa vurmuşlar her vuruşlarında kuvvetli bir ateş çıkmış Yemen İstanbul Fâris illeri görünmüştü Bunun hikmeti sorulduğu zaman Peygamberimiz "Buraların Müslümanlar tarafından fethedileceğinin işâretidir" buyurmuştur

"Peygamber efendimiz Hendek gazâsında bir kayayı parçalarken mübârek karnı açıldı Açlıktan midesinin üzerine taş bağladığını gördük

Bu hâli görünce çok üzüldüm Hemen Resûlullahın huzûruna varıp izin aldım ve eve gidip hanıma dedim ki:

- Resûlullahın öyle bir hâli vardı ki dayanılır gibi değildir Açlıktan karnına taş bağlamışlar Evde yiyecek birşeyler var mıdır?

- Biliyorsun evimizde bir oğlakla birkaç avuç arpadan başka bir şeyimiz yoktur

- Olsun hiç olmazsa onları ikrâm edelim

Yemeğin ne kadardır

Sonra hemen oğlağı kestim arpayı el değirmeninde öğütüp un hâline getirdim

Hamur yapıp tandırda pişirdik Eti de çömleğe koyup kaynatmaya başladık

Bu hazırlığı yaptıktan sonra sevinçle Resûlullahın huzûruna varıp dedim ki:

- Yâ Resûlallah az bir yemeğim var Yanınıza birkaç kişi alıp yemeğe gelebilir misiniz?

Resûlullah efendimiz sordu:

- Yemeğin ne kadardır?

- Bir oğlak ve birkaç avuç arpa unu

- Yemeğin hem çok hem de güzeldir Hanımına söyle ben gelinceye kadar tandırdan et çömleğini ve ekmeği çıkarmasın!

Sonra da mücâhidlere dönüp buyurdu ki:

- Ey Hendek halkı! Kalkınız Câbir'in ziyâfetine gideceğiz

Bu emir üzerine Eshâb-ı kirâm toplandı Peygamber efendimiz önde olmak üzere bizim eve doğru gelmeye başladılar Ben bunlardan önce eve varıp hanıma dedim ki:

- Peygamber efendimiz Eshâb-ı kirâmın hepsini alıp yemeğe geliyor Biliyorsun yemeğimiz az Şimdi ne yapacağız?

- Resûlullah sana yemeğin ne kadar olduğunu sordu mu?

- Sordu Ben de durumu olduğu gibi anlattım

- Eshâb-ı kirâmı sen mi da'vet ettin yoksa Resûlullah efendimiz mi?

- Resûlullah efendimiz da'vet etti

- O zaman endişe edilecek bir şey yoktur

Herkese yeten yemek

Biraz sonra Peygamber efendimiz kalabalık bir topluluk ile kapıya geldi

Peygamber efendimiz önce etin ve ekmeğin bereketli olması için duâ buyurdu Sonra tandırdan indirmeden bizzat elleri ile yemeği ve ekmeği dağıttı

Bütün Eshâb-ı kirâm doyuncaya kadar yediler Yemîn ederim ki binden fazla kişi yemek yedi fakat ne ette ne de ekmekte bir eksilme olmadı Yemeği ve ekmeği sonra komşulara dağıttık

Câbir’in babası Uhud’da şehîd olunca kardeşleri kimsesiz kaldı Bunun üzerine Hz Câbir dul bir kadın olan Süheyme binti Mes’ud ile evlendi Yedi kız kardeşine bakabilmek için böyle dul birini tercih etmişti Resûlullah bunu duyunca buyurdu ki:

- Ey Câbir! Demek babandan sonra evlendin

- Evet yâ Resûlallah

- Dul mu aldın yoksa kız mı?

- Dul aldım yâ Resûlallah

- Kız alsaydın daha iyi olmaz mıydı?

- Yâ Resûlallah! Babam Uhud’da şehîd olunca geride yedi kız çocuğu bıraktı Doğrusu ben yaşlı bir kadınla evlenmeyi onun da çocukları başına toplamasını onların saçlarını başlarını taramasını onlar üzerinde bir mürebbiye olmasını daha hayırlı buldum

İsâbet ettin

Bunun üzerine Resûlullah efendimiz şöyle buyurmuştur:

- İsâbet ettin Allahü teâlâ zevceni hakkında hayırlı ve mübârek kılsın

Hz Câbir yakışıklı sevimli güzel ahlâklı sünnet-i seniyyeye uymakta çok gayretli merhametli nazik gönül alıcı muhterem birisiydi Hz Câbir’in evi Mescid-i Nebîden 2 kilometre uzak olmasına rağmen her namazı Peygamber efendimizle Mescid-i Nebîye gelerek kılardı Hakkı söylemekte adâletten ayrılmaz emr-i ma’rûf ve nehy-i münkeri bildirmekte çok gayret gösterirdi Resûl-i ekremin nasıl namaz kıldığını görmek isteyen ona gelir Hz Câbir de onlara ta’rîf ederdi

Şöyle anlatır:

“Resûl-i ekrem Mekke’de on sene kalarak herkesin toplandığı Ukaz ve Mecenne gibi panayırlarda ve Minâ dağına çıkarak halka hitâben (Rabbimin risâletini tebliğ için bana kim yardım ederse Cenneti kazanır) derdi Fakat Ebû Cehil Ebû Leheb gibi kâfirler “Bizi bunun için mi çağırdın sakın inanmayın!” diyerek insanları aldatırlardı

Nihâyet biz Medîne’den gelerek Resûl-i ekremi bulup O’na inanmış ve şehrimize da’vet ederek yardım etmiştik Müslüman olanlara Resûl-i ekrem Kur’ân-ı kerîm okurdu Onlar da döndüklerinde âilelerine İslâmiyeti tebliğ eder onların îmân ile şereflenmelerini sağlarlardı

Gönülleri îmân ile dolu olan ve Peygamberimizi herşeyden çok seven Müslümanlar toplanarak dediler ki:

- Resûl-i ekreme müşrikler tarafından hakâret eziyet edilmesine ne zamana kadar müsaade edeceğiz?

Size bî'at edeceğiz

Bunun üzerine içimizden 70 kişi hac mevsiminde Medîne’den hareket ederek Resûl-i ekrem’i bulduk Resûl-i ekrem ile Akabe’de mülâkat etmek üzere anlaştık Birer ikişer o mevkide toplandık Resûl-i ekreme kendilerine bî’at etmek istediğimizi arzettik Resûl-i ekrem buyurdu ki:

- Bana iyi ve fenâ zamanlarda itâat etmek darlık ve bolluk zamanında infâk etmek emr-i bil ma’rûf ve nehy-i anil münkere riâyet etmek her sözü Allahü teâlâ için söyliyerek bu yolda birşeyden korkmamak bana yardım etmek canlarınızı mallarınızı çocuklarınızı nelerden koruyorsanız beni de öyle korumak üzere bî’at ediniz mükâfâtınız Cennettir

Resûlullah efendimiz sözlerini bitirdikten sonra kalkıp ona bî’at ettik
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Câbir bin Abdullah Bî’at-ı Rıdvân’da da bulundu Kendisi nakleder:

“Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

- Ağaç altında benimle sözleşenlerden hiçbiri Cehenneme girmez!”

Bu hastalıktan vefât etmiyeceksin

Birgün Hz Câbir hastalanmıştı Resûlullah efendimiz kendisini ziyârete geldi Baygın vaziyette yatan Câbir’in yüzüne su serperek ayılttı

Hz Câbir bu sırada yedi kız kardeşinden hangisine ne miktarda mîrâs bırakabileceğini Peygamber efendimize sordu Resûl-i ekrem efendimiz buyurdu ki:

- Yâ Câbir sen bu hastalıktan vefât etmiyeceksin!

Nitekim öyle oldu

Hz Câbir ihtiyarladığında gözleri zayıflamıştı Genellikle iki oğlunun koluna girerek yürürdü

Bir gün fitne çıkaran ba’zı kimseler karşısına çıktı Tam o sırada Hz Câbir’in ayağı kaydı İki oğlu hemen sımsıkı babalarını kollarından kavrıyarak düşmesine mâni oldular Bu sırada Hz Câbir buyurdu ki:

- Resûlullah efendimizi korkutmaya yeltenenlerin vay hâline!

Bunu işiten oğulları dediler ki:

- Peygamber efendimiz vefât etmiştir Onu korkutmak nasıl mümkün olur?

Hz Câbir de şöyle cevap verdi:

- Peygamber efendimizden işittim “Medîne halkını korkutanlar beni korkutmaya çalışmış olurlar” buyurdu

Resûlullah efendimiz Câbir bin Abdullah’ı çok sever sık sık ziyâretine gelirdi Câbir bin Abdullah anlatır: “Resûlullah efendimiz bize geldi Evde saçları dağınık biri vardı Bunu görünce buyurdu ki:

- Bu saçlarını düzeltecek birşey bulamamış mı?

Elbisesi kirli birini de görünce buyurmuştu ki:

- Elbisesini yıkayacak birşeyi yok mu?”

Hz Câbir diyor ki:

“Yolculukta arkadaşlarımdan birinin başı yaralandı “Muska yapmak câiz olur mu?” dedi “Câiz olmaz başını yıka” denildi Yıkadı ve öldü Medîne’ye gelince Resûlullah efendimize haber verdik Buyurdu ki:

- Onun ölümüne sebep oldular Bilmediklerini niçin sorup öğrenmediler? Cehlin ilâcı sorup öğrenmektir!”

Kuyruğunu sallıyarak gitti

Câbir bin Abdullah bir koyun pişirdi Resûlullah efendimiz Eshâb-ı kirâm ile beraber yedilerResûlullah efendimiz buyurdu ki:

- Kemiklerini kırmayınız

Resûlullah efendimiz kemikleri toplayıp mübârek ellerini üstüne koyup duâ etti Allahü teâlânın izniyle koyun dirildi ve kuyruğunu sallıyarak gitti
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Hz Câbir’in künyesi Ebû Abdullah veya Ebû Abdurrahman’dır Annesinin ismi Nesibe’dir 601 yılında Medîne’de doğmuş olup 694 yılında 95 yaşında Medîne’de vefât etmiştir Cenâze namazını Medîne vâlisi bulunan Hz Osman’ın oğlu Ebân kıldırmıştır








[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags:


Konu Etiketleri
nesibe bedir messenger ,


Etiketler
abdullah, bİn, cÂbİr

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:03.

forum-park, toplist, boardlar, forumlar

Powered by vBulletin® Version 3.8.3 .
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
SonFrm 03 Eylül 2009 !!!
Protected by vBulletin Süper Güvenlik