ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol..  
Go Back   ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. > İslam ve Din > Sahabeler

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil

Alt 10-09-2009   #1
Musty...

Musty... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Musty... Musty... isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye Numarası: 142
Üyelik tarihi: 09 / 2009
Bulunduğu yer: sence xD
Yaş: 19
Mesajlar: 2.162
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 99
Teşekkür Almış: 161
Standart .:..:.. Amr bİn Âs ..:..:..

.:..:.. Amr bİn Âs ..:..:..

:: AMR BİN ÂS ::

Önceleri kabîlesine uyarak İslâm aleyhinde çalışan Amr bin Âs sonra yaptıklarına pişman olarak Müslüman oldu Yaptıklarını ve Müslüman olmasını kendisi şöyle anlatır:

Hendek savaşından döndükten sonra ba'zı ileri gelen kişileri topladım Onlara dedim ki:

- Muhammed aleyhisselâm gün geçtikçe kuvvetleniyor Kısa zamanda Mekke'yi ele geçirir Bu yüzden sizlere Habeş hükümdârı Necâşî'ye sığınmayı teklif ediyorum Biz Necâşî'nin yanında bulunduğumuz sırada Muhammed aleyhisselâm kavmimize galip gelirse bizim Necâşî'nin yanında olmamız O'nun eli altında bulunmamızdan daha iyidir Şâyet kavmimiz savaşı kazanırsa geri döneriz
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Necâşî'den onu isteyeceğim

Bu teklifimi beğendiler ve Necâşî'ye vermek üzere hediyeler hazırladık Necâşî'nin huzûruna vardığımızda bizden önce Necâşî'nin yanına Resûl-i ekremin elçisi Amr bin Ümeyye girdi Resûl-i ekremin Ümmü Habîbe binti Ebû Süfyân'ı kendisine nikâhlaması için gönderdiği bir mektubunu sundu

Amr bin Ümeyye dışarı çıktıktan sonra Necâşî'nin yanına girdim Necâşî bana dedi ki:

- Merhabâ! Hoş geldin ey dostum! Bana memleketinden bir şeyler hediye edecek misin?

- Ey Hükümdâr! Sana çok miktarda deri getirdim diyerek hediyeleri önüne koydum Deriler Necâşî'nin çok hoşuna gitti Bu durumdan faydalanarak dedim ki:

- Ey Hükümdâr! Huzûrundan çıkan birini gördüm Onu teslim et öldüreyim O bize düşman birisinin elçisidir ve eşrâfımızdan ba'zı kişileri öldürmüştür

Necâşî benim bu sözlerime çok kızdı Eliyle burnuma öyle bir vurdu ki burnum kırıldı sandım ve fışkıran kan üzerimi berbat etti Zillet ve mahcûbiyet içinde kaldım O an yer yarılsaydı utancımdan yerin dibine girerdim Daha sonra kendimi toplayarak;

- Ey Hükümdâr! Kızacağınızı bilseydim böyle söylemezdim dedim

O zaman bana dedi ki:

- Ey Amr! Sen Mûsâ ve Îsâ aleyhimesselâma gelmiş olan Cebrâil'in kendisine gelen bir zâtın elçisini öldürmek üzere sana vermemi mi istiyorsun? Eğer onu öldürmüş olsaydın vallahi sizden kimseyi sağ bırakmazdım Hiç Resûl-i ekremin elçisi öldürülür mü?

Kalbimi İslâmiyete açtı

O anda Allahü teâlâ kalbimi İslâmiyete açtı Kendi kendime "Arablar ve Arab olmayanlar bu gerçeği kabûl ettiği hâlde sen hâlâ muhâlefet etmekte ve karşı koymaktasın Yazıklar olsun sana" dedim Sonra da Necâşî'ye sordum:

- Ey Hükümdâr! O gerçekten bir peygamber midir? O'nun peygamber olduğuna şehâdet ediyor musun?

- Ey Amr! Sana yazıklar olsun Ben O'nun Allahü teâlâ tarafından gönderilmiş bir resûl olduğuna şehâdet ediyorum Sen sözümü dinle hemen O'na tâbi ol! Zîrâ O vallahi hak üzeredir ve Mûsâ aleyhisselâmın Fir'avna ve ordusuna galip geldiği gibi kendisine karşı koyan herkese galip gelecektir

- Öyleyse benim O'na bî'atimi kabûl eder misin?

Bu sorum üzerine "Evet" deyince elimi eline uzattım ve Kelime-i şehâdet getirerek Müslüman oldum

Müslüman olmanın verdiği bir haz ile kendimi kuş gibi hafif hissederek ayrıldım Arkadaşlarımın yanına döndüm ve Müslüman olduğumu sakladım Onlar bana sordular:

- Dostun Necâşî'den istediğini alabildin mi?

- Kendisiyle ilk görüşmemde bunu dile getirmeyi uygun bulmadım Daha sonra gittiğimde söyleyeceğim

Müslüman olmayan kalmadı

Sonra Amr bin Ümeyye'nin yanına gittim ve onunla kucaklaştım Bir işimi bahâne ederek geldiğim kişilerden ayrıldım Limana giderek Şuaybe'ye giden kereste yüklü bir gemiye bindim Şuaybe'ye gelince gemiden inip bir deve satın alarak Medîne'ye gitmek için yola koyuldum Merruzzahrân'ı geçtikten bir süre sonra yolda Hâlid bin Velîd ve Osman bin Talhâ ile karşılaştım Hâlid bin Velîd'e sordum:

- Ey Ebû Süleymân! Nereye gidiyorsun?

- Ey Amr! Tutulacak yol belli oldu İş aydınlandı Bu zât muhakkak Allahın resûlüdür Ben hemen gidip Müslüman olacağım Aklı başında olan kimselerden Müslüman olmayan kalmadı Bunun üzerine;

- Ben de O'nun yanına gidiyorum dedim

Hep birlikte orada konakladık Sabah olunca Medîne'ye gitmek üzere yola çıktık Ebû İnâbe kuyusunda bulunan bir zât;

- Yâ Rebâh! Yâ Rebâh! diye bağırdı

O zâtın bu sözlerini hayra yorarak yolumuza devam ettik O zât bize tekrar bakarak;

- Mekke artık bu ikisinden sonra hâkimiyetini kaybetti dedi

O zâtın bu sözüyle beni ve Hâlid bin Velîd'i kasdettiğini anladım

Şartın nedir?

Harre mevkiinde develerimizi çöktürdük Üzerimize temiz elbiseler giydik O arada ikindi ezânı okundu Resûlullahın yanına gittik Yüzü ayın on dördü gibi parlıyordu Mü'minler etrafını sarmışlardı Önce Hâlid bin Velîd bîât ederek Müslüman oldu Sonra Osman bin Talhâ bîât ederek Müslüman oldu O sırada kendimi birden Resûl-i ekremin önüne oturmuş buldum Utancımdan dolayı yüzüne bakamıyordum

- Yâ Resûlallah! Sağ elinizi açınız da size bîât edeyim dedim

Server-i âlem elini açınca ben elimi çektim Bunun üzerine buyurdular ki:

- Yâ Amr! Sana ne oldu?

- Bîat için şart koşmak istiyorum

- Şartın nedir?

- Yâ Resûlallah! Ben geçmişte olan günâhlarım bağışlanmak şartıyla size bîat edeceğim

Gelecek günâhlarım için magfiret taleb etmek aklıma gelmedi Bunun üzerine Fahr-i âlem efendimiz buyurdu ki:

- Ey Amr! Bîat et! Hiç şüphesiz ki Müslüman olmakla İslâmiyetten önce yapılanların hesâbı sorulmaz

Bîat ettiğim anda insanlardan hiç biri bana Resûl-i ekremden daha sevgili ve O'ndan daha yüce olmamıştı Vallahi Müslüman olduktan sonra önemli işlerde Server-i âlem beni ve Hâlid bin Velîd'i diğer Eshâbından ayırmadı

Bir gün Amr bin Âs Peygamber efendimize arz etti ki:

- Yâ Resûlallah nice müddettir İslâmiyet sarayını yıkmaya kasdettim Şimdi murâdım odur ki İslâma geldiğim belli ola

Beyaz sancak bağladı

Habîb-i kibriyâ buyurdu ki:

- Yakında seni bir hizmete gönderirim

Bir süre sonra Resûl-i ekrem Amr bin Âs'a;

- Elbiseni giy silâhını kuşan ve yanıma gel buyurunca derhal bu emri yerine getirerek huzûra vardı Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

- Ey Amr! Seni ordunun başında gazâya göndereceğim Allahü teâlâ sana selâmet ve ganîmet versin ve çok sâlih mal ile dön

- Yâ Resûlallah! Ben mal kazanmak için Müslüman olmadım İslâma olan sevgimden dolayı Müslüman oldum

- Ey Amr! Sâlih mal sâlih kimsede ne güzeldir

Server-i âlem Amr bin Âs için beyaz bir sancak bağladı ve ayrıca siyah bir bayrak verdi Babasının dayıları olan Belî bin Ömer bin Lihaf kabîlesini İslâma da'vet etmesini Müslümanlığı kabûl etmedikleri takdirde savaşmasını emir buyurdu

Amr bin Âs'ı; Süheyb bin Sinân Sa'îd bin Zeyd Sa'd bin Ebî Vakkâs ve Sa'd bin Ubâde gibi Muhâcir ve Ensârın ileri gelenlerinden üç yüz sahâbînin başına geçirdi Askerî birlikte otuz at vardı Gündüzleri gizlenerek geceleri ise hedefe doğru ilerliyerek Zât-üs-Selâsil'e yaklaştılar Burada kâfirlerin başka kabîlelerle birleştiğini haber alan Amr bin Âs durumu Resûlullah efendimize bildirdi

Fahr-i âlem efendimiz Ebû Ubeyde bin Cerrâh'ın emri altında Hz Ebû Bekir ve Hz Ömer'in de bulunduğu bir birliği Amr bin Âs'a yardım için gönderdi Ebû Ubeyde bin Cerrâh Amr bin Âs'ın yanına varınca ona tâbi oldu

Mücâhidlerin gittiği bölge çok soğuktu Isınmak için ateş yakmak istediler Amr bin Âs karşı çıkarak dedi ki:

- Kim ateş yakarsa onu yaktığı ateşin içine atacağım

Onun bu sözleri Eshâbın çok ağrına gitti Hz Ömer onun bu sözlerini işitince çok üzüldü ve yanına gitmek istedi Hz Ebû Bekir ona engel oldu:

- Onu kendi hâline bırak Resûl-i ekrem onu savaştaki üstün bilgisi yüzünden bize kumandan tâyin etti

Bol ganimet topladılar

Bu sözler üzerine Hz Ömer sükût etti Amr bin Âs gece ve gündüz ilerleyip Belî kabîlesine baskın ve akınlar yaptı Önceleri güçlü bir ordu ile karşılaşmadı Belî topraklarında bir müddet ilerledikten sonra düşman ordusuyla karşılaşan Amr bin Âs'ın birliği savaşa başladı Tekbîr sesleriyle toplu hücûma geçen mücâhidler karşısında kâfirler pek az dayandılar ve kaçmaya başladılar Mücâhidler onları tâkib etmek istedi ise de Amr bin Âs izin vermedi ve gazâda çok sayıda esir ve ganîmet ele geçirildi
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Medîne'ye döndüklerinde mücâhidlere ateş yaktırmama konusu Resûl-i ekreme intikâl etti Bunun üzerine Amr bin Âs dedi ki:

- Ey Allahın Resûlü! Müslümanların sayısı az idi Düşmanın yanan ateşe bakarak onları az görmesinden korktum Kâfirleri tâkib etmekten onları menettim Zîrâ pusu kurulmasından pusuya düşürülmekten çekindim

Amr bin Âs'ın bu davranışı Resûl-i ekremin hoşuna gitti

Mekke'nin fethinden sonra Resûl-i ekrem ba'zı hükümdârlara İslâma da'vet eden mektuplar gönderdi Ummân'a Amr bin Âs'ı ve beraberinde Kur'ân-ı kerîmi çok güzel okuyan hâfızlardan Ebû Zeyd-ül-Ensârî'yi gönderdi

Amr bin Âs ile Ebû Zeyd Ummân sultânı Ceyfer ile kardeşi Abdi'yi deniz kıyısındaki Suhar'da buldular Amr bin Âs Ceyfer ve kardeşi Abdi ile buluşmasını şöyle anlatır:

Nelere da'vet ediyorsun?

Ummân'a vardığım zaman önce Abdi ile görüşmek istedim Zîrâ o ağabeyinden daha candan idi Ona dedim ki:

- Ben Allahü teâlânın kulu ve resûlü olan Muhammed aleyhisselâmın sana ve kardeşine gönderdiği elçiyim

- Ağabeyim yaş ve saltanat bakımından benden önde gelir Ben seni ona götüreyim Getirdiğin mektubu o okusun dedi Sonra aramızda şu konuşma geçti:

- Ey Amr! Sen kavminin büyüğü olan bir zâtın oğlusun Baban bu husûsta nasıl davrandı? Şüphesiz o bize bu yolda bir misâl olabilir?

- Ben onun da Müslüman olmasını ve Muhammed aleyhisselâma tâbi olmasını çok arzû ederdim Ben de önceleri O'na karşı idim Nihâyet Allahü teâlâ benim kalbime îmân nûrunu yerleştirdi

- Ne zaman ve nerede Müslüman oldun?

- Kısa bir zaman önce Necâşî'nin huzûrunda Müslüman oldum Necâşî de Müslüman oldu

- Peygamberiniz neleri emrediyor nelerden sakındırıyor? Onları bana bildir

- Allahü teâlânın emirlerine uymayı emrediyor O'na karşı gelmekten ve âsî olmaktan sakındırıyor İyiliği akrabâ haklarını gözetmeyi emrediyor Zulmü haksızlığı zinâyı taşlara putlara tapmayı yasaklıyor

- O'nun dâvet ettiği şeyler ne kadar güzel! Ağabeyim beni dinlese de bana uysa da gidip Muhammed aleyhisselâma îmân etsek ne kadar iyi olurdu Fakat o saltanata düşkündür

- Eğer o Müslüman olursa Resûl-i ekrem yine onu kavmine sultan yapar Zenginlerinden zekât alır fakirlerine ve yoksullarına verir

- Hiç şüphesiz bu da güzel ahlâktır!

Ayakları altında çiğnenirsin

Bu görüşmemizden sonra Ceyfer'in huzûruna girmek için günlerce bekledim Abdi; benden öğrendiklerini ağabeyine iletiyordu Bir süre sonra Ceyfer beni yanına çağırdı Huzûruna girince Resûl-i ekremin mührünü taşıyan mektubu verdim Mektubu okuyan Ceyfer daha sonra okuması için kardeşine verdi Abdi de mektubu okudu Ceyfer Kureyşlilerin bu durum karşısında ne yaptığını ve O'nun yanında bulunanların kimler olduğunu sordu Ben de dedim ki:
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

- Bir kısmı İslâmiyeti benimseyerek bir kısmı da cizye vererek kılıç zoru ile O'na tâbi oldular Allahü teâlânın hidâyeti ile akılları başlarına gelip dalâlet içinde bulunduklarını anlamış İslâmiyete gönül vermiş ve Resûlullahı başka şeylere tercih etmemiş olanlar O'nun yanında bulunurlar

Eğer sen bugün İslâmiyeti kabûl etmez Resûl-i ekreme uymazsan mücâhid ordularının ayakları altında çiğnenirsin Halkın darmadağın olur İslâmiyeti kabûl ederek selâmete er! Yine kavminin hükümdârı olursun İslâm orduları senin topraklarına gelmez

Ceyfer şöyle cevap verdi:

- Sen bugün beni kendi hâlime bırak yarın yine yanıma gel

Bir süre sonra Ceyfer'in huzûruna kardeşi vâsıtasıyla tekrar kabûl edildim Ceyfer bana dedi ki:

- Da'vetin üzerine düşündüm Şâyet saltanatımı başka birisine bırakırsam Arabların en zayıfı ve düşkünü olurum

- O zaman yarın ben memleketime dönüyorum

Gideceğimi anlayan Abdi ağabeyine dedi ki:

- Biz bu konuda O'na üstün gelemeyiz Kendilerine elçi gönderdiği hükümdârların bir çoğu O'nun da'vetine icâbet etti

Allahü teâlâdan uzak değilsin

Ertesi gün Ceyfer beni tekrar huzûruna da'vet etti Huzûra girince aramızda şöyle bir konuşma geçti:

- Ey Ceyfer! Sen bizden uzak bulunuyorsan da Allahü teâlâdan uzak değilsin Seni yaratan Allahü teâlâ yalnız kendisine ibâdet etmene ibâdet ederken O'na ortak koşmamana lâyıktır Şunu bil ki sen ölü bir hâlde iken O seni diri kıldı Seni tekrar eski hâline döndürecek ve kıyâmet günü tekrar diriltecektir

Muhammed aleyhisselâm dünya ve âhıret saâdetine kavuşturacak bir din getirdi Âhırette ecir ve mükâfat isteyen O'nun yoluna sarılır Nefsinin arzû ve isteklerine uyan ise bu yoldan ayrılır İyi düşün ki O'nun getirdikleri hiç insanların söylediklerine benziyor mu? Eğer benzese idi açıkça görülürdü Sen bu husûsta serbestsin

- Vallahi ben Muhammed aleyhisselâmın hayır ve iyilik adıyla emredeceği şeyleri yapacak yerine getirecek olanların ilki olacağım O'nun yasaklayacağı şeyleri bırakacak olanların başında yine ben geleceğim Verilen söz yerine getirilecek Ben şehâdet ederim ki; Allahü teâlâ birdir ve Muhammed aleyhisselâm O'nun kulu ve Resûlüdür

Ceyfer böyle diyerek Müslüman oldu

Yanında bulunan kardeşi Abdi de derhal Müslüman oldu Sonra orada bulunan bütün Arabları İslâmiyete da'vet ettiler Onlar da bu da'veti seve seve kabûl ettiler

Umman halkı Müslüman olunca Resûlullah efendimiz Amr bin Âs'ı Umman'a vâli tâyin etti Resûl-i ekremin vefâtına kadar vazifede kaldı

Siz akıllı adamdınız

Amr bin Âs İslâmiyeti kabûl ettikten sonra eski hatâlarına çok pişman oldu İslâma hizmet etmeyi müşriklere karşı savaşmayı şiddetle arzû etti Böylece İslâm dîninin yiğit bir mücâhidi oldu Birisi Amr bin Âs'a sordu:

- Siz akıllı adamdınız Niçin İslâma girmekte geciktiniz?

- Biz yaş ve bilgi bakımından bizden üstün kabûl edilen insanlarla beraberdik Onlar Resûlullah efendimiz Peygamber olarak gönderilince O'nu kabûl etmediler Biz de onlara tâbi olduk

Onlar gidip sıra bize gelince düşündük inceledik hakkın çok açık olduğunu gördük Böylece İslâmiyet kalbime yerleşti Resûlullah efendimizin iyilik yapana öldükten sonra iyilik kötülük yapana kötülük yapılacağı sözünü içimde doğru buldum Bozuk ve bâtıl olan bir şeye devamda hiç bir fayda görmedim

Amr bin Âs Hz Ebû Bekir'in hilâfeti sırasında önce Umman'daki mürtedleri sonra Benî Kudaa mürtedlerini yola getirdi Bundan sonra Hz Ebû Bekir tarafından Şam'ın fethine gönderildi Başkumandan Hâlid bin Velîd'in idâresinde cereyan eden Yermük Muharebesinde büyük kahramanlıklar gösterdi ve Şerahbil bin Hasene ile beraber ordunun sağ kanadını idâre etti

Ecnadin zaferi

Yermük Muharebesi İslâm ordusunun zaferiyle bitti Bu savaşta Müslümanlar 250 bin kişilik Rum ordusunu büyük bir hezîmete uğrattı

Amr bin Âs Ecnadin'de büyük bir Rum ordusunu bozguna uğrattı Bütün Filistin ve Ürdün'ü elegeçirdi Hz Ömer'in halîfeliği sırasında Filistin vâliliğine ta'yin edildi

Bir süre sonra Amr bin Âs halîfe Hz Ömer'den Mısır'ın fethi için izin istedi İzin verilmesi üzerine hazırlıklara başladı Yezid bin Ebû Süfyân Amr bin Rebîa ve Müslüman olan Haleb'in eski vâlisi Yukanna da 4000 kişilik kuvveti ile İslâm ordusuna katılmıştı

Amr bin Âs ordusuyla önce Ferema şehrini fethetti Sonra Bilbis'i ele geçirdi Sonra Tendonyas şehrine yürüdü Şehrin yakınına vardıkları zaman Mısır veliahtından elçi geldiğini gördüler Gelen elçi veliahtın kendisine elçi gönderilmesini böylece sulh yapabileceğini söyleyince; Amr bin Âs birkaç lisan bilen Verdân adındaki Remleli hizmetçisini alarak yola çıktı Saraya varınca zırhlı ve silahlı askerlerin saf tuttuklarını gördü

Amr bin Âs kılıcını kuşanmış ve at üzerinde içeri girmek isteyince nöbetçiler mâni olmaya kalkıştılar Bu durum karşısında Amr bin Âs dedi ki:

- Veliahtınız bu şekilde kabûl ederse ne âlâ yoksa geri dönüp giderim Biz Müslümanlar müşrikler için atımızdan inmeyiz Buraya gelmemizi veliaht istedi Değilse bizim herhangi bir isteğimiz yoktu

Askerler Amr bin Âs'ın sözlerini haber verince Veliaht Arsütalis emir verdi:

- Bırakınız istediği gibi girsin!

Birkaç dünya menfaati

Nöbetçiler Amr bin Âs'a ne şekilde isterse öyle girebileceğini söylediler Amr bin Âs veliahtın bulunduğu avluya atı üzerinde girdi Burada nöbetçilerin kumandanların ve veliahtın tahtının bulunduğunu gördü Hepsi gâyet güzel ve zînetli giyinmişlerdi Amr bin Âs onları böyle görünce tebessüm etti:

(Size dünyada verilen şeyler tekrar geri alınacak birkaç dünya menfaatidir Hâlbuki Allahü teâlânın vahdaniyetine îmân edip işlerinde O'na tevekkül edenler için Allahü teâlâ indinde olan şeyler daha hayırlı ve bâkidir dâimidir) [Şurâ: 36] meâlindeki âyet-i kerîmeyi okudu ve atından indi

Bir eli atının dizgininde diğeri de kılıcında idi Yanlarına yürüyerek dört bir taraftaki süslere bakıp;

(Eğer insanlar kâfirlerin dünyadaki refahına bakarak hırslanmasalar ve bu yüzden küfre rağbet etmeseler ve böylece tek bir ümmet hâline gelmeyecek olsalardı biz O Rahmân'ı inkâr eden kimselerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkacakları merdivenler yapardık) [Zuhrûf: 33] meâlindeki âyet-i kerîmeyi okudu

Amr bin Âs veliahtın huzûruna girince veliaht dedi ki:

- Ey Arab kardeş! Siz bizden ne istiyorsunuz? Bize kasdedenler dâimâ elleri boş olarak hezîmete uğrayarak dönmüşlerdir Hem bize başka yerlerden de yardım gelecektir

Biz ordulardan korkmayız

Amr bin Âs buna karşı şu cevabı verdi:

- Bizler kalabalık ordulardan korkmayız Çünkü Allahü teâlâ bize yardımını zaferi ve bizi yeryüzünün vârisleri kılacağını vâdeyledi Şimdi sizi şu üç şeye da'vet ediyoruz: Ya Îslâmı kabûl edersiniz ya cizye verirsiniz yâhut muhârebe ederiz

- Biz melik Mukavkıs'la meşveret etmedikçe bir işe karar vermeyiz Fakat ey Arab kardeş! Senin arkadaşların arasında senden daha cesûr ve lisânı daha fasih birisinin olacağını zannetmiyoruz

- Arkadaşlarım arasında en fasih konuşamayan benim Eğer onlardan birisinin konuşmasını görseydiniz benimle aslâ mukâyese kabûl etmeyecek kadar ilerde olduğunu görürdünüz

- Bu mümkün değil Onlar arasında senin gibi birisi bulunamaz

- Ben melik'e onlardan on tanesini getirebilirim Ancak onlar mektupla gelmezler Melik isterse ben gider onları getiririm

Veliaht Amr bin Âs'ın bu sözleri üzerine yanındakilere dönerek Kıptî diliyle dedi ki:

- Onlar geldiklerinde hepsini yakalar salmayız Böylece on bir kişi yakalamak bir kişiyi yakalamaktan daha iyidir

Amr bin Âs'ın hizmetçisi Verdân başka bir lisân ile konuşulanları Amr bin Âs'a anlattı Bu arada durum melik'e bildirildi Melik; Amr bin Âs'a dedi ki:

- Git gecikmeden gel

Amr bin Âs atına bindi ve hızla şehrin dışına çıktı Amr bin Âs'ın selâmetle dönmesinden dolayı mücâhidler Allahü teâlâya hamd ettiler

Ertesi sabah veliahtın elçisi gelip;

- Seni ve diğer on kişiyi veliaht bekliyor dedi

Bunun üzerine Amr bin Âs hazretleri buyurdu ki:

- Hâinlik onu ve ehlini helâk edecektir Azgınların ve haddini aşanların başına çok belâ ve musîbet gelir Melikinize yazıklar olsun Hem bizden elçi istedi hem de yanına gidince beni öldürmek istedi Hakkımda şöyle şöyle konuştu Şimdi seni öldürmek istesem öldürürüm Fakat biz hâinlerden değiliz Sâhibine dön Ona hakkımda konuştuklarının hepsinden haberdâr olduğumu söyle Artık aramızda harbden başka yapılacak bir şey kalmadı

En üstün ve kıymetli şey

Elçi melikin yanına döndü Amr bin Âs'ın dediklerini olduğu gibi anlattı

Bundan sonra yapılan savaşlar neticesinde Mısır'ın tamamı İslâm topraklarına katıldı Sonra Kuzey Afrika'ya yönelerek Trablusgarb ve Siyre'yi feth etti ve Mısır vâlisi tâyin edildi Hz Osman zamanına kadar bu vazîfede kalan Amr bin Âs sonunda halîfenin müşâviri oldu

Amr bin Âs hazretlerinin 664 senesinde ölüm döşeğinde son sözleri şunlar oldu:

Allahım! Sen emrettin biz emrine isyân ettik Sen nehyettin biz tersini yaptık Affına sığınırız Allahım! Sen bize yardım et Suçluyum Özürümü kabûl et Senden af diliyorum Senden başka ilâh yoktur
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]





[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags:


Etiketler
amr, Âs, bİn

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:10.

forum-park, toplist, boardlar, forumlar

Powered by vBulletin® Version 3.8.3 .
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
SonFrm 03 Eylül 2009 !!!
Protected by vBulletin Süper Güvenlik