ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol..  
Go Back   ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. > İslam ve Din > Sahabeler

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil

Alt 10-09-2009   #1
Musty...

Musty... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Musty... Musty... isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye Numarası: 142
Üyelik tarihi: 09 / 2009
Bulunduğu yer: sence xD
Yaş: 19
Mesajlar: 2.162
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 99
Teşekkür Almış: 160
Standart .:..:.. Abdullah bİn huzÂfe ..:..:..

.:..:.. Abdullah bİn huzÂfe ..:..:..

:: ABDULLAH BİN HUZÂFE ::

Peygamber efendimiz Hudeybiye antlaşmasından sonra İslâmın bütün dünyaya yayılması ve insanların Cehennemden kurtulup ebedî saâdete kavuşmaları için hükümdarlara elçiler göndermek istiyordu Zîrâ o âlemlere rahmet olarak gönderilmişti

İstediğini emret!

Bu sebeple bir gün Eshâb-ı kirâma buyurdular ki:

- Ba’zınızı yabancı hükümdarlara göndermek istiyorum Sakın İsrâiloğullarının Peygamberlerine karşı davrandıkları gibi siz de bana karşı davranmayasınız!

Eshâb-ı kirâm cevap verdiler:

- Yâ Resûlallah! Biz sana karşı hiçbir zaman hiçbir şey hakkında aykırı davranmayız Sen bize istediğini emret bizi istediğin yere gönder!

Bunun üzerine İslâmiyete da’vet etmek üzere Hükümdarlara birer mektupla altı sahâbî gönderildi Bu altı elçiden birisi de Abdullah bin Huzâfe idi Peygamberimiz onu Kisrâ’ya ya’nî İran şâhına göndermişti

Peygamberimiz mektubunu Kisrâ’ya sunmak üzere Bahreyn vâlisine vermesini de Abdullah bin Huzâfe’ye emretti

Peygamberimiz Kisrâ’ya yazdığı mektubunda şöyle buyurdu:

“Bismillâhirrahmânirrahîm Allahın Resûlü Muhammed’den Farsların büyüğü Kisrâ’ya!

Hidâyete uyan doğru yolu tutanlara Allaha ve Resûlüne îmân edenlere Allahtan başka hiçbir ilâh ve ma’bûd olmadığına O’nun eşi ortağı bulunmadığına ve Muhammed’in de O’nun kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet getirenlere selâm olsun!

Ben seni Allaha îmâna da’vet ediyorum! Çünki ben; Allahın kalbleri diri ve akılları başında olanları uyarmak kâfirler hakkında da o azâb sözü gerçekleşmek için bütün insanlara göndermiş olduğu Peygamberiyimdir!

Öyle ise Müslüman ol selâmeti bul! Da’vetimden yüz çevirir kaçınırsan bütün Mecûsîlerin günâhı senin boynuna olsun!”

Bahreyn vâlisine verdi

Peygamberimizin İran Şâhı’na göndermiş olduğu mektubun aslı 1962 yılı kasımının sonuna doğru Şam’da bulunmuştur Parşömen üzerine yazılmış bulunan bu mübârek mektup zamanla rengi değişmiş ve dokuması eskimiş yeşil bir kumaşa yapıştırılmış olup boyu 28 cm eni 215cmdir

Abdullah bin Huzâfe hazretleri Peygamberimizin mektubunu Kisrâ’ya sunmak üzere Bahreyn vâlisi Münzir bin Sava’ya başvurdu O da onu Kisrâ’ya yolladı

Abdullah bin Huzâfe’nin bildirdiğine göre kendisi Kisrâ’nın kapısına kadar vardı Yanına girmek için izin istedi

Kisrâ önce köşk salonunun süslenmesini emretti Sonra Fars devlet adamlarının daha sonra da Peygamberimizin elçisinin içeri alınmasına müsâade etti

Abdullah bin Huzâfe hazretleri Peygamberimizin mektubunu sunmak üzere İran Kisrâ’sının huzûruna girdi Kisrâ Peygamberimizin mektubunun elçiden alınmasını emretti Abdullah bin Huzâfe dedi ki:

- Onu Resûlullah efendimizin buyruğu üzere sana kendim vereceğim!

Kisrâ bunun üzerine dedi ki:

- Öyle ise haydi yanıma yaklaş!

Düş hayâtı yaşıyorsunuz

Abdullah bin Huzâfe Kisrâ’ya yaklaşarak mektubu sundu Kisrâ mektubu okutmak için Hîreli kâtibini çağırdı Mektubu ona okuttu Kâtip mektubu:

“Allahın Resûlü Muhammed’den Farsların büyüğü Kisrâ’ya!” diyerek okumaya başlayınca Kisrâ mektuba Peygamberimizin kendi ismiyle başlamış olmasına son derecede öfkelendi Bağırdı çağırdı

Bunun üzerine Abdullah bin Huzâfe Kisrâ’nın huzûrunda şöyle konuştu:

- Ey Fars cemâ’atı! Sizler yeryüzünden ancak ellerinizde bulunan bir kısmına hâkim olarak Peygambersiz ve Kitapsız olarak sayılı günlerinizi geçiriyor bir düş hayatı yaşıyorsunuz! Hâlbuki yeryüzünün hâkim olamadığınız kısmı daha çoktur

Ey Kisrâ! Senden önce nice dünyalık ve âhıretlik hükümdarlar gelmiş geçmiş ve hüküm sürmüşlerdir Onlardan âhıretlik olanlardünyadan da nasîblerini almışlar; dünyalık olanlar ise âhıret nasîblerini yitirmişlerdir! Dünyaya çalışmakta birbirlerinden geri kalanlar âhırette bir hizâya gelmişlerdir
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Sana getirip sunduğumuz bu işi sen küçümsüyorsun ammâ vallahi nerede olursan ol küçümsediğin şey gelince ondan korkacak ve korunamayacaksın!

Bana mektup yazıyor ha!

Kisrâ ise öfke ile saltanatına gururlanarak dedi ki:

- Şuna bak! Benim kulum kölem olan kişi kalkıyor da bana mektup yazıyor hâ! Mülk ve saltanat bana mahsûstur! Benim bu husûsta ne yenilgiye uğramaktan ne de bana bir ortak çıkacağından korkum vardır!

Firavun İsrâiloğullarına hâkim olmuştu Siz onlardan daha iyi ve güçlü değilsiniz Sizi hemen hâkimiyetim altına alıvermeme ne engel var? Ben Firavun’dan daha iyi ve güçlüyümdür!

Kisrâ daha mektubun içinde ne denildiğini öğrenmeden mektubu alıp yırttı Ve Peygamberimizin elçisini dışarı çıkarmalarını adamlarına emretti

Abdullah bin Huzâfe hazretlerini dışarı çıkardılar

Abdullah bin Huzâfe Kisrâ’nın huzûrundan çıkar çıkmaz hayvanının üzerine atlayıp yol almaya koyuldu Kendi kendine dedi ki:

- Vallahi benim için iki yoldan hangisi olursa gam çekmem Nasıl olsa Resûlullahın mektubunu vermiş vazîfemi yapmış bulunuyorum

Kisrâ öfkesi geçtikten sonra elçinin içeri alınmasını emretti Onu Hîre’ye kadar arattırdı ise de bulduramadı
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Mektubumu parçaladı

Abdullah bin Huzâfe hazretleri Medîne’ye gelip durumu Peygamberimize haber verdi Kisrâ’nın kızarak mektubu yırttığını söyleyince Peygamberimiz buyurdu ki:

- Parça parça olsunlar! O benim mektubumu parçaladı Allah da onun mülkünü saltanatını parçalasın!

O kendi eliyle mülkünü parçalamış oldu! Ey Allahım! Onun mülkünü saltanatını parçala!

Allahü teâlâ Resûlünün duâsını kabûl etmiş Kisrâ oğlu tarafından bir gece hançerlenerek parça parça edilmişti Hz Ömer zamanında da bütün İran toprakları zaptedilerek Müslümanların eline geçti

Abdullah bin Huzâfe hazretleri Hz Ömer devrinde Bizanslılarla yapılan bir savaşta birçok Müslümanla birlikte esîr düşmüştü Bizanslılar ellerine geçirdikleri esîrlere önce Hıristiyanlık telkîni yapar kabûl ettiği takdirde serbest bırakırlar aksi hâlde çeşitli işkencelerle öldürürlerdi

Abdullah bin Huzâfe’nin Sahâbenin ileri gelenlerinden biri olduğunu öğrenen Kral ona ayrı bir ehemmiyet veriyor Hıristiyanlığı kabûl etmesi için devamlı telkînler yaptırıyordu Fakat Abdullah bin Huzâfe bu tekliflerin hiçbirisine kulak asmıyor kelime-i şehâdeti söylemeye devam ediyordu Kral henüz ümidini kesmemişti

Hz Peygamberin yakın arkadaşlarından birisinin Hıristiyanlığı kabûl etmesi günden güne yayılarak Bizans’ı tehdit eden Müslümanlar arasında bir panik meydana getirecek ve Hıristiyanlık âlemi için büyük bir muvaffakiyet olacaktı

Mülküme ortak ederim

Onun için Kral Hz Abdullah’ın Hıristiyan olması hâlinde kavuşacağı dünyalıkları durmadan arttırıyor yeni yeni tekliflerde bulunuyordu En sonunda şöyle bir teklifte bulundu:

- Hıristiyan olmayı kabûl ettiğin takdirde kızımı verir seni saltanatıma ve mülküme ortak ederim

İlk Müslümanlardan olup Mekkeli müşriklerin daha önceki işkencelerine katlanmış olan Hz Abdullah izzetle haykırarak şu cevabı verdi:

- Değil bütün Bizans topraklarını Arap ve Acem topraklarını da versen bir an olsun dînimden dönmem!

Bunun üzerine Kral Hz Abdullah’a dedi ki:

- Öyle ise öldürüleceksiniz

- Buna gücünüz yetebilir Ama îmânımı kalbimden çıkarıp atamazsınız!

Abdullah bin Huzâfe’den beklediği netîceyi alamayan Bizanslılar Hz Abdullah’ı çarmıha gerdiler ve okçular devamlı olarak ellerine ve ayaklarına yakın yerlere ok yağdırdılar Bu arada yine Hıristiyanlık telkînlerine devam ediliyordu
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Aynı zamanda bir kazan su kaynatılmış ve Hıristiyan olmayı reddetmiş olan diğer Müslümanlardan birisi getirilmiş kazana atılmak üzere bekletiliyordu

Ağlamaya başladı

Derken o Müslüman kaynar suya atıldı Etrafta bulunanlar ve Hz Abdullah bu fecî durumu gördüler Sonra kazanın yanına Hz Abdullah getirildi

Bu esnada Hz Abdullah ağlamaya başladı Kral Hz Abdullah’ın korkusundan ağladığını zannederek tekrar Hıristiyan olmasını teklif etti Hz Abdullah yine tekliflerini reddetti Bunun üzerine kral sordu:
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

- O hâlde niçin ağlıyorsun?

- Ben korkumdan ağlamış değilim Biz Müslümanlar Allah yolunda ölümden korkmayız Benim ağlamamın sebebi şudur ki; başımdaki saçlarım adedince canlarım bulunsa da onlardan her biri böyle Allah yolunda ölüme gitse diye düşündüm ve böyle bir düşünce beni ağlamaya sevketti

İslâm izzetinin müşahhas bir timsâli olan Hz Abdullah’ın bu sözleri karşısında Kral yeni bir teklifte bulundu:

- Başımdan öpersen seni serbest bırakacağım

Bizans saltanatına ortaklık teklifi karşısında bile îmânından fedâkârlık göstermeyen Hz Abdullah bir Hıristiyanın başından nasıl öperdi? Şöyle mukabil bir teklifte bulundu:

- Burada bulunan bütün Müslüman esîrleri serbest bıraktığın takdirde dediğini yaparım

Hz Abdullah kralın başını öpmeye giderken şöyle düşünüyordu:

“Bu adamın Allahın düşmanlarından birisi olduğuna inanıyorum Bunun başını ise ancak Müslüman kardeşlerimi serbest bırakacağı için öpüyorum

Hz Abdullah kralın başını öptü ve o da sözünde durarak 80 Müslüman esîri serbest bıraktı

Abdullah bin Huzâfe’nin îmânından gelen izzet ve fedâkârlığı 80 Müslümanın kurtarılmasına ve daha nicelerinin îmânını kurtarmasına vesîle olmuştu

Her Müslümanın vazîfesidir

Esîrlerle birlikte Medîne’ye dönen Hz Abdullah Hz Ömer tarafından karşılandı Hz Ömer Abdullah’ı tebrik etti ve orada bulunan Müslümanlara hitâben;

- Abdullah kralın başından öperek 80 Müslüman kardeşimizin kurtuluşuna vesîle olmuştur Onun için Abdullah’ın başından öpmek her Müslümana bir vazîfedir İşte ilk önce ben öpüyorum dedi ve başından öptü

Abdullah bin Huzâfe ilk Müslümanlardan idi Soyu Hz Lüey’de Peygamber efendimizle birleşmektedir Annesi Hârisoğullarındandır Müslüman olduktan sonra Mekkeli müşriklerin işkencelerine ma’rûz kaldı İki defa Habeşistan’a hicret etti

Bedir savaşından sonra Medîne’ye geldi Resûlullahla birlikte bütün savaşlara katılan Abdullah bin Huzâfe hazretleri bir ara Peygamberimiz tarafından 50 kişilik bir seriyyenin kumandanlığına da getirilmişti Abdullah bin Huzâfe Hz Osman devrinde Mısır’da vefât etti

Allah ondan râzı olsun





[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags:


Etiketler
abdullah, bİn, huzÂfe

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:40.

forum-park, toplist, boardlar, forumlar

Powered by vBulletin® Version 3.8.3 .
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
SonFrm 03 Eylül 2009 !!!
Protected by vBulletin Süper Güvenlik