ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol..  
Go Back   ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. > İslam ve Din > Sahabeler

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil

Alt 10-09-2009   #1
Musty...

Musty... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Musty... Musty... isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye Numarası: 142
Üyelik tarihi: 09 / 2009
Bulunduğu yer: sence xD
Yaş: 19
Mesajlar: 2.162
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 99
Teşekkür Almış: 161
Standart .:..:.. ZÜbeyr bİn avvÂm ..:..:..

.:..:.. ZÜbeyr bİn avvÂm ..:..:..

:: ZÜBEYR BİN AVVÂM ::

Hz Zübeyr Peygamber efendimizin halası olan Hz Safiyye’nin oğludur İlk Müslümanlardandır Cennetle müjdelenen on kişiden biridir

Îmân ettiği vakit amcası çok kızmıştı Dinden dönmesi için kendisini ateşe sokup çıkartıyordu Amcasının "Daha fazla inat etme atalarının dînine dön" teklifine karşı diyordu ki:

- Aslâ küfre dönmem! Allah birdir Fayda veya zararı olmayan putlara tapmam Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah

Böylece yapılan bütün işkencelere büyük bir sabır ve metânet gösteriyordu

Allah sizi yine toplar

Îmân edenler çoğaldıkça müşrikler korkularından Müslümanlara akla hayâle gelmedik işkenceler yapıyorlardı Peygamber efendimiz bu dayanılmayacak işkenceleri görünce buyurdu ki:

- Siz bâri yeryüzüne dağılın! Yüce Allah sizi yine toplar

Eshâb-ı kirâm sordular:

- Yâ Resûlallah nereye gidelim?

- Habeş ülkesine gitseniz iyi olur Habeş ülkesinde kimse zulme uğramaz Orası doğruluk yurdudur Allahü teâlâ sizi belki orada ferahlığa kavuşturur

Bunun üzerine içlerinde Zübeyr bin Avvâm hazretlerinin de bulunduğu 15 kişilik bir kâfile Habeşistan’a hicret etti Habeş meliki Necaşî kendilerini çok iyi karşıladı Orada rahat bir şekilde yaşadılar Necâşî de daha sonra Müslüman oldu

Hz Ümmü Seleme anlatır:

"Biz Habeşistan’da huzur içinde yaşarken bir grup Habeşli Necâşi'ye isyân ederek saltanatını elinden almak istedi Bunların Necâşî’ye üstün gelmesinden korkuyorduk Çünkü bunlar bize hayat hakkı tanımazdı

Necâşî de bunların üzerine yürüdü Savaş Nil nehrinin öbür tarafında oluyordu Durum çok kritikti Necâşî’nin gâlip gelmesini istiyorduk Eshâbdan ba’zıları dediler ki:

- Kim savaş cephesine gidip bize haber getirir?

Hz Zübeyr bin Avvâm cevap verdi:

- Ben giderim!

- Peki sen git!

Hz Zübeyr bu sırada Müslümanların yaşı en genç olanı idi Hz Zübeyr bin Avvâm’a bir su tulumu şişirdiler ve göğsüne astılar Sonra Nil’in üzerinde yüzdü ve orduların karşılaştığı Nil’in öteki tarafına geçti Onların yanında hazır bulundu

Müjde Necâşî zafere erişti!

Biz ise Necâşî’nin düşmana gâlip gelmesi ve memleketinin başında kalması için Allahü teâlâya duâ ettik Biz durumun ne olacağı merakla beklerken Hz Zübeyr uzaktan göründü Koşuyordu O elbisesiyle işâret ediyor ve şöyle sesleniyordu:

- Müjde Necâşî zafere erişti ve Allahü teâlâ onun düşmanını helâk etti ve ona memleketinde kalmaya kudret verdi

O zamana kadar böyle sevindiğimizi hatırlamıyorum

Necâşî Allahü teâlânın izniyle o kâfiri mağlup ederek sağ sâlim sarayına döndü Resûlullahın yanına gelene kadar biz onun yanında güzel bir hayat sürdük Sonra Eshâb-ı kirâm Mekke’den Medîne’ye hicret edince biz de Habeşistan’dan Medîne’ye hicret ettik"
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Peygamber efendimiz Medîne’ye hicret ettiği zaman Hz Zübeyr bin Avvâm’ı Ensâr’dan Ka’b bin Mâlik ile kardeş yaptı

Peygamber efendimiz Bedir muharebesinde Hz Zübeyr bin Avvâm’ı sağ kanada kumandan tayin etti ve buyurdular ki:

- Meleklerin alâmetleri ve nişanları vardır Siz de kendinize birer alâmet ve nişan yapınız!

Savaş şiddetli geçiyordu

Bunun üzerine Zübeyr bin Avvâm hazretleri başına sarı bir sarık sardı Her iki taraf bütün güçleriyle saldırıya geçti Zübeyr bin Avvâm anlatır:

"Bedir günü ben müşriklerden Ubeyde bin Sa’îd’le karşılaştım O baştan ayağa kadar zırha bürünmüş gözlerinden başka bir yeri görünmüyor ve at üzerinde bulunuyordu Çocukluktan beri büyük karınlı olduğu için kendisine Ebû Zâtil Kirş = Karın Babası denirdi O "Ben Ebû Zâtil Kirş’im! Ben Ebû Zâtil Kirş’im!" diye meydan okuyordu

Elimdeki mızrağımı hemen onun gözüne sapladım Ubeyde yıkılıp öldü Ayağımı yanağına bastım olanca kuvvetimle mızrağımı çekip çıkardım Fakat mızrağımın iki tarafı eğilmişti"

Meleklerin de katıldığı Bedir savaşı çok şiddetli geçiyordu Peygamber efendimiz durmadan Allahü teâlâdan yardım diliyor ve O’na yalvarıyordu

Hz Zübeyr’in Bedir harbi esnasında gösterdiği kahramanlık çok büyüktü Vücudunda yaralanmadık bir yer kalmamıştı Üç büyük kılıç darbesi almıştı Bunlardan biri boynunda idi Bedir muharebesi Müslümanların gâlibiyetiyle netîcelendi Bu savaşta 14 Eshâb-ı kirâm şehîd oldu 70 müşrik öldürüldü

Mekkeli müşrikler bu yenilgiyi unutamamış bir yıl sonra tekrar Medîne’ye hareket etmişlerdi Uhud’da iki ordu yine karşılaştı Hz Zübeyr bin Avvâm ve Mikdâd bin Esved İkrime kumandasındaki süvârileri karşılayıp bozguna uğrattılar

Zübeyr bin Avvâm ve Mikdâd bin Esved biner süvâriye denk tutulurdu Zübeyr bin Avvâm hazretleri müşriklerin sancaktarı olan Kilâb’ı öldürdü ve yedi arkadaşı ile Peygamber efendimizin yanında şehîd oluncaya kadar ayrılmamak üzere yemin ettiler

Onu yere düşür!

Bu savaşın başında Mekkeli müşriklerden biri çarpışmak için er diledi Herkesin çekindiğini geri durduğunu zannederek dileğini üç kere tekrarladı

Bunun üzerine Zübeyr bin Avvâm başına sarı bir sarık sararak meydana yürüdü Birden devenin üzerine sıçrayıp kâfirin boğazına sarıldı Deve üzerindeki bu mücâdele devam ederken Peygamber efendimiz buyurdu ki:

- Onu yere düşür!

Zübeyr bin Avvâm o müşriki yere düşürdü Üstüne çöküp onu öldürdü Peygamber efendimiz bu husûsta buyurdu ki:

- Eğer Zübeyr onun karşısına çıkmasaydı ben çıkacaktım

Uhud savaşında müşriklerin okçuları Peygamber efendimizi ok yağmuruna tutunca Eshâb-ı kirâm Peygamber efendimizi ortalarına aldılar Atılan oklar Peygamber efendimizin sağından solundan geçiyor ya önüne düşüyor veya üstünden aşıp geçiyordu
Zübeyr bin Avvâm ve arkadaşları Peygamber efendimizin etrafında pervane gibi dönerek gelen oklara ve kılıçlara vücutlarını siper ettiler

Hamdolsun iyidir

Pek çok Eshâb-ı kirâm çarpışa çarpışa şehîd oldu Düşman gerilemiş zafere yaklaşılmıştı Zafer sevinciyle bir kısım Sahâbenin terkettikleri yerden düşman süvârileri saldırıya geçti ve Peygamber efendimize kadar sokuldular Peygamberimiz yaralandı Eshâb-ı kirâm hemen toparlandı ve netîcede savaş tekrar Müslümanların lehine döndü
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Uhud savaşı bitmişti Peygamber efendimizin vefâtı şayiası Medîne’ye ulaşınca Peygamber efendimizin halası Safiyye hâtun hemen Uhud’a hareket etti Uhud meydanına gelince oğlu Zübeyr’i ve Hz Ali’yi görüp önce Resûlullahın hâlini sordu Hz Ali "Hamdolsun iyidir" deyince ferahladı Fakat Hz Safiyye "Onu bana göster" deyince Hz Ali Peygamber efendimizi gösterdi Peygamberimiz yaralı idi Peygamberimizin sağ olduğuna şükretti
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Hz Safiyye baba-anne bir kardeşi olan Hz Hamza’nın durumunu da görmek istiyordu Peygamber efendimiz Hz Safiyye’nin gelmekte olduğunu görünce Zübeyr bin Avvâm’a buyurdu ki:

- Anneni geri çevir kardeşinin cesedini görmesin

Zübeyr bin Avvâm hazretleri "Anneciğim! Resûlullah geri dönmenizi emrediyor" deyince Hz Safiyye dedi ki:

- Eğer ona yapılanı benim görmemem için geri döneceksem zaten ben kardeşimin cesedinin kesilip biçildiğini öğrenmiş bulunuyorum Her sıkıntıya râzıyız Allah yolunda bundan daha beter olanlarına da râzıyız Sevâbını Allahü teâlâdan bekliyeceğiz İnşâallah sabredip katlanacağız

Hz Zübeyr bin Avvâm durumu Peygamber efendimize bildirince buyurdu ki:

- Öyle ise bırak görsün!

Hamza için getirdim

Hz Safiyye kardeşi Hz Hamza’nın cesedinin yanına oturup sessizce ağlamaya başladı Bu sırada Peygamber efendimiz de sessizce ağladılar

Hz Zübeyr bin Avvâm anlatır:

"Annem Safiyye binti Abdülmuttalib Uhud’da yanında getirdiği iki hırkayı çıkarıp dedi ki:

- Bunları kardeşim Hamza için getirmiştim

Hz Hamza’yı kefenlediler ve Hz Ebû Bekir Hz Ömer Hz Ali ve Hz Zübeyr bin Avvâm Kabre indirdiler Aynı kabre onun gibi şehîd olan Hz Abdullah bin Cahş’ı da koydular"
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Uhud’dan dönüşte Peygamber efendimiz yolda münâfıklardan Ebû Azzel Cümehi’yi yakaladı Resûlullah efendimiz onu Bedir’de esîr etmişti Sonra onu lutfederek öldürmemişti O "Yâ Resûlallah beni bırak" dedi Resûlullah efendimiz de şöyle buyurdu:

- Vallahi bundan sonra artık sen ellerini okşayıp Muhammed’e iki kere hîle ettim diyemiyeceksin

Zübeyr bin Avvâm hazretleri Allah yolunda kılıç sıyıranların ilkidir Bir gün Peygamber efendimizin yaralandığını zannedip kılıcını sıyırdı Doğruca Mekke’nin yukarı kısmında bulunan Resûlullahın yanına koştu Peygamber efendimiz kendisini böyle yalın kılıç görünce sordu:

- Ey Zübeyr! Ne var nedir bu hâlin?

- Efendim size bir zarar verdiler diye korktum onun için kılıcımı sıyırdım

Bir kişi yok mu?

Hz Câbir bin Abdullah der ki:

"Hendek günü iş ağırlaşınca Resûlullah efendimiz bize "Benî Kureyza’nın tutum ve davranışını öğrenip gelebilecek bir kişi yok mu? diye sordular Zübeyr bin Avvâm "Ben gider öğrenip gelirim" dedi Gidip onların tutum ve davranışlarını öğrenip geldi

İşler yine ağırlaşınca Resûlullah efendimiz tekrar sordular:

- Bize Benî Kureyza’nın tutum ve davranışını öğrenip gelebilecek bir kişi yok mu?

Yine Zübeyr bin Avvâm dedi ki:

- Ben gider öğrenir gelirim

Gidip onların tutum ve davranışlarını öğrenip geldi ve durumu arzetti:

- Yâ Resûlallah! Onları kalelerini tâmir ederken ve harp tâlimleri yaparken gördüm Ayrıca hayvanlarını derleyip toparlıyorlardı

Bunun üzerine Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

- Her Peygamberin bir havârisi vardır Benim de havârim Zübeyr’dir"

Benî Kureyza Yahûdîlerinin tutum ve davranışlarını gözetlemek ve öğrenmek üzere Peygamber efendimizin gönderdiği kişilerin ilki Hz Zübeyr bin Avvâm idi

Hendek savaşında da müşrikler bozguna uğradılar Medîne’de oturan Yahûdîler Eshâb-ı kirâma arkadan saldırarak anlaşmayı bozdular Peygamberimiz de savaştan sonra onları Medîne’den çıkardılar Yahûdîler Hayber kalesine toplandılar

Peygamberimiz Hendek savaşından sonra da Hayber üzerine yürüdüler Hayber'de meşhûr Yahûdî Cengâveri Merhab kaleden çıkarak er diledi Hz Ali çıkarak Merhab’ı öldürdü Merhab’ın katlinden sonra onun oğlu Yâsir babasının intikamını almak için meydana çıkarak "Bana karşı gelecek var mı" diye bağırdı

Oğlum şehîd mi oluyor?

Hz Zübeyr hemen atını sürerek onu karşıladı ve ikisi de şiddetli bir muhârebeye tutuştular Oğlunun bu hareketini seyreden Hz Safiyye Resûl-i ekreme yaklaşıp sordu:

- Yâ Resûlallah! Oğlum şehîd mi oluyor?

Resûl-i ekrem de "Hayır" buyurdu

Resûl-i ekremin bu beyânından birkaç dakika sonra Hz Zübeyr hasmını öldürdü Zübeyr bin Avvâm Hayber savaşında da büyük kahramanlıklar gösterdi Netîcede Hayber kalesi de alındı

Hayber kalesinin fethinden sonra Mekke’yi fethetmek için hazırlıklar yapıldı

Peygamber efendimizin Mekke’yi fethetmek için hazırlık yaptığını müşriklere haber vermek için yazılan bir mektup bir kadın vasıtası ile gizlice Mekke’ye gönderildi

Sâre adındaki bu kadın bu mektubu başına yerleştirdikten sonra üzerinden saçlarını belikler hâlinde örerek mektubu gizledi ve Kureyşlilere teslim etmek üzere yola çıktı

Acele gidiniz!

Bu durumu Cebrâil aleyhisselâm Peygamberimize bildirdi Peygamber efendimiz de Hz Ali Hz Zübeyr ve Hz Mikdâd bin Esved’e buyurdu ki:

- Acele gidiniz! Hah denilen yere vardığınızda orada yanında bir mektup bulunan hayvan üzerinde bir kadın bulacaksınız Mektubu ondan alınız ve bana getiriniz!

[Hah; Medîne ile Mekke arasında bir yer olup Medîne korularındandır]

Hz Ali ve arkadaşları durmadan at koşturarak Hah denilen yere vardılar Kadın orada idi Hz Ali kadına sordu:

- Yanında götürmekte olduğun mektup nerede?

Kadın cevap verdi:

- Benim yanımda mektup falan yok

Kadının eşyalarını aradılar mektubu bulamayınca Hz Ali kılıcını çekip dedi ki:

- Resûlullah efendimiz bize senin yanında mektup olduğunu söyledi Resûlullah aslâ yalan söylemez Ya mektubu çıkarırsın veya tepene kılıcı indiririm

Kadın yeminler ederek inkâra devam ettiyse de Hz Ali ve arkadaşlarının işi sıkı tuttuğunu anlayınca çâresiz olarak saçının arasından mektubu çıkarıp verdi Böylece haber verme teşebbüsü engellenmiş oldu Hz Ali ve arkadaşları da mektubu Resûlullaha getirdiler

Fetih hazırlıkları tamamlanınca Hicretin 8 senesinde Resûl-i ekremin kumandasında hareket eden binlerce mücâhid Mekke’ye doğru ilerledi Hz Zübeyr bu hareket esnasında Resûl-i ekremin sancağını taşıyordu Peygamber efendimiz askerlerini Zî Tuva denilen yerde bölüklere ayırdı Bir kısmını Zübeyr bin Avvâm’ın emrine vererek Mekke’nin Kudâ tarafından girmelerini emir buyurdular

İşte o Zübeyr’dir

Mekkeli müşrikler Mekke’yi harpsiz teslim ettiler Mekke’nin fethinden sonra Huneyn vâdisinde Hevâzin müşrikleriyle savaşıldı Bu savaşta Hevâzin kabîlesi mağlup olarak geriye çekilmeye başladı Kabîlenin ileri gelenlerinden Mâlik bin Avf gitti ve iki dağ arasında yüksek bir mevkide arkadaşlarına dedi ki:

- Durunuz ki zayıflarınız yürüsün ve geride kalanlar bize yetişsinler! Hezîmete uğrayanlar gelip onlara kavuşuncaya kadar orada durdular Mâlik gelenlere sordu:

- Geriye bakın neler görüyorsunuz?

- Uylukları uzunca bir süvâri görüyoruz Mızrağını omuzu üzerine koymuş ve başına bir kırmızı sarık bağlamış

- İşte o Zübeyr bin Avvâm’dır Yemin ederim ki elbette o size ulaşır Onun için yerinizde sıkı durunuz ayrılmayınız!

Hz Zübeyr bin Avvâm o iki dağ arasındaki tepelik yerin dibine vardı Hevâzinliler de onu gördüler Yetişip onlara saldırdı Oradan çıkartıp uzaklaştırıncaya kadar onlarla cenk etti

Sahâbeden Hubeyb bin Adiy’i kâfirler yakalayıp Mekke’ye götürdüler İdâm ettiler Kâfirler görsün de sevinsinler diyerek sehpadan indirmediler Kırk gün sehpada kaldı Bedeni çürüyüp kokmadı Hep taze kan aktı

Yetmiş atlı yetişti

Resûlullah efendimiz bunu haber alarak onun cesedini getirmek üzere Zübeyr bin Avvâm ve Mikdâd bin Esved’i gönderdiler Zübeyr ve Mikdâd cesedi gece ağaçtan aldılar Medîne’ye getirirken arkalarından yetmiş atlı yetişti

Bu iki Müslüman kendilerini korumak için Hubeyb’i yere bıraktılar Yer yarılıp Hubeyb kayboldu Kâfirler de bu hâli görüp döndüler gittiler

Hz Zübeyr bin Avvâm Tâif Muhâsarasına Tebûk seferine ve Vedâ Haccına iştirak etmiştir

Amr İbn’il-Âs Mısır’ın kalbi olan Fustat şehrini zaptetmek için Hz Ömer’den dörtbin kişilik kuvvet istediğinde Hz Ömer ona her biri bin kişiye bedel dört kişi göndermiştir ki bunlar; Hz Zübeyr bin Avvâm Hz Mikdâd bin Esved Hz Ubâde bin Sâmit ve Hz Mesleme bin Muhalled idi Zübeyr bin Avvâm yedi aylık muhâsaradan sonra Fustat şehrini zaptetmeye muvaffak olmuştur Sonra İskenderiyye üzerine yürüyerek burasının da alınmasında büyük rol oynamıştır

Hz Zübeyr namaz kılarken İbni Cermuz tarafından şehîd edildi Şehîd olduğunda 67 yaşında bulunuyordu Hz Ali Hz Zübeyr’in vefâtına çok üzülmüş olup cenâze namazını bizzat kendisi kıldırdı

Hz Zübeyr bin Avvâm uzun boylu beyaz tenli zarif kibar bir kimse idi Emânete son derece riâyet eder hassasiyet gösterirdi Hz Zübeyr bin Avvâm kendisine emânet edilen şeyleri saklamak için ne yapacağını şaşırırdı

Ticaret ve ziraat ile meşgûl olurdu Medîne’nin en zenginlerinden sayılırdı Medîne etrafındaki arsalardan başka Basra Kûfe ve Mısır’da da bir hayli emlâkı vardı şehîd edildiğinde mîrâsçılarının herbirine kırkbin dirhem gümüş kaldı

Dilencilikten hayırlıdır

Etrafındaki fakirlerin hepsinin maişetini temin etmek husûsunda büyük gayretler sarfetmiştir Borç para isteyene borç para verir cihâda gitmek isteyenleri Allah rızâsı için donatırdı Zekâtını zamanında ve muntazaman verirdi Şu hadîs-i şerîfi naklederdi:

(Birinizin ipi alıp odun yüklenerek satması ve Allahın onun yüzünü ak etmesi dilencilikten hayırlıdır İstediği kimseden birşey alsın veya almasın böyledir)

Bütün servetine ve zenginliğine rağmen o son derece sâde yaşardı Sâde giyinir sâde yemek yer ve zînet eşyasına iltifat etmezdi Ancak silâhına hassasiyet gösterirdi Bu itibârla kılıcının kabzasını gümüşten yaptırmıştı

(Talha ile Zübeyr Cennette komşularımdır) hadîs-i şerîfi ile medhedildi Az hadîs bildirdi Bir tanesi şöyledir:

(Bilmediğini hadîs olarak söyleyen Cehennemde azâb görecektir)

Hz Ömer vefât edeceği zaman halîfe olmaya lâyık gördüğü altı kişiden biri Talha biri de Zübeyr’dir







[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags:


Etiketler
avvÂm, bİn, zÜbeyr

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:41.

forum-park, toplist, boardlar, forumlar

Powered by vBulletin® Version 3.8.3 .
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
SonFrm 03 Eylül 2009 !!!
Protected by vBulletin Süper Güvenlik