ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol..  
Go Back   ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. > İslam ve Din > Sahabeler

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil

Alt 10-09-2009   #1
Musty...

Musty... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

Musty... Musty... isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye Numarası: 142
Üyelik tarihi: 09 / 2009
Bulunduğu yer: sence xD
Yaş: 19
Mesajlar: 2.162
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 99
Teşekkür Almış: 160
Standart .:..:.. Talh bİn ubeydullah ..:..:..

.:..:.. Talh bİn ubeydullah ..:..:..

:: TALHÂ BİN UBEYDULLAH ::

Hz Talhâ bin Ubeydullah Resûlullah efendimizin; "Talhâ ve Zübeyr Cennette komşularımdır" hadîs-i şerifiyle medhedilen sahâbidir

Hz Talhâ ticâretle uğraştığı için sık sık Mekke dışına çıkardı Bu seyâhatlerinden birinde Şam yakınlarında Busra kasabasında bir panayıra gelmişti Burada bir râhip;

- Panayıra gelenlere sorun; içlerinde Mekke'den gelen var mı? diye seslendi Talhâ bin Ubeydullah:

- Evet ben Mekkeliyim dedi

- Ahmed zuhûr etti mi?

- Ahmed kimdir?

- Abdullah bin Abdülmuttalib'in oğludur Orası O'nun zuhûr edeceği şehirdir O peygamberlerin sonuncusudur Kendisi Harem-i şeriften çıkarılacak hurmalık taşlık ve çorak bir yere hicret edecektir

Olan bir şey var mı?

Râhibin sözleri Hz Talhâ'nın kalbine yer etti Acele Mekke'ye geldi ve;
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

- Olan biten bir şey var mı? diye sordu

- Evet var Abdullah'ın oğlu Muhammed-ül-emin peygamberliğini ilân etti Ebû Bekir de ona uydu dediler

Bunun üzerine doğruca Hz Ebû Bekir'in yanına gitti Ona:

- Sen Muhammed aleyhisselâma tâbi' mi oldun? diye sordu Hz Ebû Bekir:

- Evet tâbi oldum Sen de hemen O'na git huzûruna gir kendisine tâbi ol! Çünkü O Hak ve gerçeğe da'vet ediyor dedi

Bunun üzerine Talha bin Ubeydullah râhibin söylediklerini anlattı Sonra birlikte Resûlullaha gidip Müslüman oldu Râhibin sözlerini Peygamber efendimize de anlattı Resûlullah efendimiz tebessüm ettiler

Talhâ bin Ubeydullah Müslüman olduğu zaman en yakın akrabâları dâhil olmak üzere Mekke müşriklerinden çok işkence gördü Evine hapsedildiği gibi aç ve susuz bırakıldı Kardeşi Osman da onun vâsıtasıyla îmân etmiş bu işkencelere o da tâbi tutulmuştu Hele namazlarını edâ edecekleri zaman çektikleri sıkıntı ve kendileri revâ görülen işkence tahammülü mümkün olmayan cinstendi

Nevfel bin Huveylid bin Adeviyye adamları ile birlikte Hz Ebû Bekir ve Hz Talhâ'yı yakalayarak iple bağladılar ve işkence yaptılar Teymoğulları da onlara sâhip çıkmadı Bu hâdiseden dolayı Ebû Bekir ve Talhâ'ya bitişikler mânâsına gelen karînân dendi

Dînimden dönmem

Hz Me'sûd bin Hırâş gördüğü bir hâdiseyi şöyle nakleder:

Safâ ile Merve arasında dolaşırken elleri boynuna bağlı ve kalabalık bir grup tarafından tâkib edilen bir delikanlı gördüm Etrâfındakilere dedim ki:

- Bu kimdir hangi suçu işledi de böyle bağladınız?

- Bu Talhâ bin Ubeydullah'dır Atalarının yolundan saptı

- Ya şu kadın kim ?

- Onun annesi Sa'ba binti Hadramî'dir

Talhâ bin Ubeydullah bütün bu akıl almaz sıkıntılara göğüs geriyor:

- Beni öldürseniz de dinimden asla dönmem diye karşılık veriyordu

Peygamber efendimiz Hz Ebû Bekir'le Medine-i münevvereye hicret buyurduğu zaman Hz Talhâ ticâret için Şam'a gitmiş ve dönerken Medîne'ye uğramıştı Peygamber efendimizin orada olduğunu öğrenince kervandaki mallardan vazgeçip Medîne'de kaldı Âilesini de getirterek muhâcirînden oldu

Uhud savaşı

Uhud'da; Eshâbı kirâm Peygamberimizin etrâfında toplanmışlar canlarını siper edip O'nu muhâfazaya çalışıyorlardı Hz Talhâ bin Ubeydullah da bunlar arasında olup Resûlulahın yanından ayrılmamıştı

Uhudda Müslümanlar birara şaşkınlık içinde bulunup dağıldıkları zaman sevgili Peygamberimiz;

- Ey Allahın kulları bana doğru geliniz! Ey Allah'ın kulları bana doğru geliniz! buyurarak seslenince ancak otuz sahâbî gelebilmişti ve Peygamber efendimiz müşrikler tarafından tamâmen kuşatılmıştı

Müşriklerin iyice yaklaştıkları bir sırada Peygamberimiz;

- Şunları kim karşılar kim durdurur? buyurdu

Herkesten önce

Talhâ bin Ubeydullah hazretleri;

- Ben Yâ Resûlallah! deyip ileri atılmak istedi

Peygamber efendimiz;

- Senin gibi daha kim var? buyurdular Medîneli sahâbîlerden biri;

- Yâ Resûlallah! Ben! diyerek izin istedi Sevgili Peygamberimiz;

- Haydi sen karşıla! buyurunca Medîneli Sahâbî ileri fırladı ve müşriklerin üzerine atıldı Eşine rastlanmadık kahramanlıklar gösterdi Bir kaç îmânsız öldürdükten sonra şehâdet şerbetini içti

Resûl-i ekrem efendimiz yine;

- Şunları kim karşılar kim durdurur? buyurdular
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Herkesten önce yine Talhâ hazretleri:

- Ben Yâ Resûlallah! diyerek ileri çıktı

Peygamber efendimiz;

- Senin gibi daha kim var? diye sorunca Ensardan bir mübârek;

- Ben karşılarım yâ Resûlallah! dedi

- Haydi onları sen karşıla!

O da müşriklerle çarpışa çarpışa şehid oldu

Bu şekilde Peygamber efendimizin o anda yanında bulunan bütün sahâbîler vuruşa vuruşa şehâdete erdiler Kâinâtın sultânı efendimizin o anda yanında Talhâ bin Ubeydullah hazretlerinden başka kimse kalmamıştı

Hz Talhâ Resûlullaha bir zarar erişir diye endişe ediyor dört bir tarafa koşuyor kâfirlerle kıyasıya çarpışıyordu Onun bu kadar seri kılıç sallaması bir anda Resûlulahın her tarafındaki düşmana karşılık vermesi ok kılıç darbelerine vücûdunu kalkan yapması eşine rastlanmayacak bir hâdiseydi
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Hz Talhâ pervâne gibi dönüyor kendisine değen kılıç darbelerine hiç aldırmıyordu Dileği Kâinâtın sultânını korumak bu uğurda diğer kardeşleri gibi şehîd olmaktı Vücûdunda yara almayan yer kalmamıştı elbisesinde kandan başka bir şey görünmez olmuştu Fakat o buna rağmen dört bir tarafa yetişiyordu

Sevginin işâreti

Müşriklerden çok keskin nişancı attığını vuran Mâlik bin Zübeyr adlı bir okçu vardı Bu müşrik Peygamber efendimize nişan alıp bir ok attı Resûlullaha doğru gelen bu oka başka başka hiç bir şekilde karşı koyamıyacağını anlayan Hz Talhâ elini açarak oka karşı tuttu Ok elini parçaladı

Hz Talhâ'nın atılan oka karşı elini tutması candan çok ötelere yükselmiş aşkın kemâle gelmiş bir îmânın muhabbet ile dolu bir kalbin anlatılamıyan bir sevginin fiili olarak ortaya çıkmasıdır

Uhud savaşında müşriklerin saldırdığı ve Resûlullah efendimiz ve Talha bin Ubeydullah'ın yanında kimse kalmadığı anda Hz Ebû Bekir ve Sa'd bin Ebî Vakkâs hazretleri Resûl-i ekrem efendimizin yanına yetiştiler

Yiğitlerin efendisi Hz Talhâ da bu arada kan kaybından sıcak toprağa düşüp bayıldı Her yeri kılıç mızrak ve ok darbeleriyle delik deşikti Altmış altı büyük yarası sayılamayacak kadar da küçük yarası vardı

Yüzüne su serptiler

Sevgili Peygamberimiz Hz Ebû Bekir'e hemen Hz Talhâ'ya yardıma koşmasını emrettiler Ebû Bekr-i Sıddîk Hz Talhâ'nın ayılması için mübârek yüzüne su serpti Talhâ bin Ubeydullah hazretleri ayılır ayılmaz;

- Yâ Ebâ Bekir! Resûlullah nasıl?

- Resululah iyidir Beni O gönderdi

- Allahü teâlâya sonsuz şükürler olsun O sağ olduktan sona her musîbet hiçtir

O sırada bir kaç sahâbi daha yetişti Âlemlerin efendisi Hz Talhâ'nın yanına teşrîf ettiler Yaralı mücâhid sevincinden ağladı Peygamber efendimiz onun vücûdunu mesh ettikten sonra ellerin açıp;

- Allahım! Ona şifâ ver kuvvet ihsân eyle! diye duâ buyurdular

Resûl-i ekrem efendimizin bir mu'cizesi olarak Hz Talhâ sapa sağlam ayağa kalktı ve tekrar düşmanla harbetmeye başladı Sevgili Peygamberimiz onun için buyurdu ki;

- Uhud günü yer yüzünde sağımda Cebrâil'den solumda Talhâ bin Ubeydullah'dan başka bana yakın bir kimsenin bulunmadığını gördüm Yeryüzünde gezen Cennetlik bir kimseye bakmak isteyen Talhâ bin Ubeydullah'a baksın!

Yine Uhud'da İbni Kâmia kâfiri Peygamberimizi öldürmeye yemin etmiş idi Heryerde Resûlullahı arıyordu Peygamberimizin üzerinde iki zırh vardı Başında da miğfer bulunuyordu İbni Kâmia Resulullaha kılıcı ile saldırdı

Kılıç darbesi ile Resûlullahın mübârek omuzları yaralandı Diğer bir saldırı neticesinde Resûlullah efendimiz Ebû Âmir tarafından kazılan çukura düştü Miğferinin iki halkası mübârek yüzüne battı İlk yetişen Ali bin Ebî Tâlib oldu Talha bin Ubeydullah ile birlikte çukurdan çıkardılar

Peygamber efendimiz bundan sonra Uhud dağındaki kayalığa çıkıp dinlenmek istediler Fakat çok yorgun idiler Hz Talha:

- Yâ Resûlallah! Ben sizi çıkartayım diyerek hemen yere çöktü Peygamber efendimizi sırtına alıp kayalığa kadar çıkardı O zaman Resûl-i ekrem efendimiz buyurdu ki:

- Talha Resûlullaha yardım ettiği zaman Cennet ona vâcib oldu

Talhâ bin Ubeydullah Uhud Harbi'nden Mekkenin fethine kadar geçen süre içinde yapılan bütün savaşlara katıldı Ayrıca Hudeybiye'de Bî'ât-ı Rıdvân'da ve Huneyn savaşlarında bulundu

Feyyâz lakabını aldı

Tebük gazvesinden herkes elinden gelen gayretle orduyu techiz etmek (donatmak) için uğraşırkan o da herkesle yarışırcasına varını yoğunu nesi varsa sarfetmiş bundan dolayı Feyyâz lakabını almışıtır

Hz Ebû Bekir'in hilâfeti zamânında da bütün savaşlara katıldı Hz Ebû Bekir hastalandığında yerine kimin halîfe olacağını Hz Talhâ ile istişâre etmiş ve o da ;

- Hz Ömer bu makâma en çok lâyık olan zâttır Cenâb-ı Hak sana; "Müslümanların işini kime terk ettin?" derse açık bir alınla ve müsterih olarak; "Hz Ömer'e bıraktım" dersin diye tavsiyede bulunmuştu
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Talhâ bin Ubeydullah Hz Ömer zamânında şûra meclisi üyesi idi Halife Ömer her hususta onun re'yine mürâcaat ederdi Hz Ömer'in vefât etmeden önce halîfe seçilmek üzere aday gösterdiği altı zâttan birisi de Talhâ bin Ubeydullah'dır

Talhâ bin Ubeydullah Cemel vak'asında şehid oldu Hz Ali harp meydanı gezerken Hz Talhâ'yı ölenler arasında görünce üzüldü ve çok ağladı Kucağına aldı Yüzündeki toprakları sildi ve;

- Ey Talhâ! Semânın yıldızları altında seni toprağın üzerinde serili görmek bana pek ağır geldi ve beni kalbimden vurdu Keşke yirmi yıl önce ölseydim buyurdu Namazını kendi kıldırdı

Bana eziyet veriyor

Vefâtından yirmi yıl sonra kızı Âişe bir gece rü'yâsında babasını gördüğünde;

- Yâ Âişe! Kabrimin bir tarafından sızan su bana eziyet veriyor beni buradan çıkar da başka yere defnet diye tenbih buyurdu

Bunun üzerine kızı Âişe! çok üzüldü ve akrabâlarından bâzılarını alarak kabr-i şerifini açtılar Sızan sudan dolayı vücûdunun bir tarafı hafif yeşillenmiş diğer yerleri yeni defnedilmiş ve bir kılına dahi zarar gelmemiş buldular ve bir başka kabre naklettiler

Hz Talhâ Eshâb-ı kirâmın en üstünlerinden olup kavuşamadığı fazilet sâdece Hulefâ-î râşidin derecesi olmuştur Peygamber efendimiz buyurdu ki:;

- Yeryüzünde Cennet'lik bir kimse görmek isteyen Talhâ bin Ubeydullah'a baksın!

Hz Âişe anlatır:

Bir gün Ebû Bekir-i Sıddîk Resûlulahın yanına girmişti Resûlulah ona;

- Yâ Ebâ Bekir! Sen Atîk ya'nî Allahü teâlânın Cehennem'den âzâd ettiği kişisin buyurdu Ondan önce önce kimseye böyle Atîk ismi verilmemişti

Sonra Talhâ bin Ubeydullah içiri girdi Resûlullah efendimiz ona da buyurdu ki;

- Ey Talhâ! Sen de şehîd olmayı bekliyenlerdensin

Hz Talha Zi'l-Karâde gazvesinde mücâhidlerin susuz kalmaması için kuyu satın alıp onu mü'minlere vakfetmiş idi O zaman kuyu satın almak ve vakfetmek çok büyük çömertlikti Zü'l-Usra gazvesinde ise savaşa katılanları tek başına doyurmuştur

Günlük geliri bin altın idi Öksüzleri gözetir fakirlerin ihtiyaçlarını görür biçârelere yardım eder Muhtâç olanlara para verirdi Teymoğulları'nın bütün muhtaçları onun yardımları altında idi Hz Talhâ bunların dullarını evlendirir borçlularının borçlarını öderdi

Bir gün bir Bedevî Hz Talhâ'ya gelip akrabâlık iddiasında bulunarak yardım istedi Hz Talhâ akrabâlık bağının çok önemli olduğunu söyleyerek bir arâzisi bulunduğunu istediği takdirde onu almasını veya satıp parasını vermeyi teklif etti Bedevî parasını almak isteyince arâziyi Hz Osman'a satıp parasını Bedevîye verdi

Ahlâkını bilirim

Eshâb-ı kirâmdan bir çok zât Ümmi Ebân hâtunla evlenmek için teklifte bulunmuşlardı Fakat o hiç birisini kabûl etmedi Talhâ bin Ubeydullah teklifte bulununca kabûl etti Sebebi sorulduğu zaman;

- Onun ahlâkını bilirim Evine girerken güler yüzle girer evinden çıkarken mütebessim çıkar Kendisinden istenildiğinde verir kendisine bir iyilik yapıldığı zaman teşekkür eder Bir kusûr görünce affeder diye cevap vermiş ve onunla evlenmişti

Hz Talhâ ticâretle ve zirâatle meşgûl olup büyük çiftlik sâhibi idi Kendisinin Hayber'de ve Irak'ta çok arâzileri vardı Böyle büyük bir zenginliğin içinde bulunmasına rağmen gâyet az yer israf etmez ve isrâf edenleri sevmezdi






[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags:


Etiketler
bİn, talhÂ, ubeydullah

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:26.

forum-park, toplist, boardlar, forumlar

Powered by vBulletin® Version 3.8.3 .
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
SonFrm 03 Eylül 2009 !!!
Protected by vBulletin Süper Güvenlik