ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol..  
Go Back   ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. > İslam ve Din > İslamiyet > Kuran-ı Kerim

Yeni Konu aç  Konu Kapatılmıştır
 
Seçenekler Arama Stil

Alt 10-09-2009   #1
aLeynâ
AdministratoR

aLeynâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

aLeynâ aLeynâ isimli Üye şuanda  online konumundadır
Üye Numarası: 2
Üyelik tarihi: 05 / 2009
Bulunduğu yer: MarS'tan (:
Yaş: 22
Mesajlar: 13.023
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 1.772
Teşekkür Almış: 1.336
Kuran-ı Kerim Meali

Kuran-ı Kerim Meali

1-FATİHA:
1 - Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle
2 - Hamd o âlemlerin Rabbi
3 - O Rahmân ve Rahim
4 - O din gününün maliki Allah'ın
5 - Ancak sana ederiz kulluğu ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı inayeti (Ya Rab!)
6 - Hidayet eyle bizi doğru yola
7 - O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil




[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
 
Mur@T (27-09-2009)

Alt 10-09-2009   #2
aLeynâ
AdministratoR

aLeynâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

aLeynâ aLeynâ isimli Üye şuanda  online konumundadır
Üye Numarası: 2
Üyelik tarihi: 05 / 2009
Bulunduğu yer: MarS'tan (:
Yaş: 22
Mesajlar: 13.023
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 1.772
Teşekkür Almış: 1.336
Standart

Kuran-ı Kerim Meali

2-BAKARA:
1 - (Elif Lâm Mîm)
2 - İşte o kitap bunda şüphe yok müttakiler (kötülükten korunacaklar) için hidayettir
3 - Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar
4 - Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler hem senden önce indirilene Ahirete de bunlar kesinlikle iman ederler
5 - Bunlar işte Rabblerinden bir hidayet üzerindedirler ve bunlar işte felaha erenlerdir
6 - Şu muhakkak ki inkâr edenleri uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir Onlar inanmazlar
7 - Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır Ve büyük azab onlaradır
8 - İnsanlardan öyleleri de vardır ki inanmadıkları halde "Allah'a ve ahiret gününe inandık" derler
9 - Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar Halbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar
10 - Kalplerinde hastalık vardır Allah da onların hastalığını arttırmıştır Yalan söylemelerine karşılık onlara elem verici bir azab vardır
11 - Hem onlara: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde: "Biz ancak ıslah edicileriz" derler
12 - İyi bilin ki onlar ortalığı bozanların ta kendileridir fakat anlamazlar
13 - Onlara: "İnsanların (müslümanların) inandığı gibi inanın" denilince "Biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız?" derler İyi bilin ki asıl beyinsiz kendileridir fakat bilmezler
14 - Onlar iman edenlere rastladıkları zaman: "İnandık" derler Fakat şeytanlarıyle yalnız kaldıkları zaman: "Biz sizinle beraberiz biz sadece (onlarla) alay ediyoruz" derler
15 - (Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir
16 - İşte onlar o kimselerdir ki hidayet karşılığında sapıklığı satın aldılar da ticaretleri kâr etmedi doğru yolu da bulamadılar
17 - Onların durumu bir ateş yakanın durumu gibidir (Ateş) çevresini aydınlatır aydınlatmaz Allah onların (gözlerinin) nurlarını giderdi ve onları karanlıklar içinde bıraktı artık görmezler
18 - (Onlar) sağırdırlar dilsizdirler kördürler Artık (hakka) dönmezler
19 - Yahut (onların durumu) gökten boşanan içinde karanlıklar gök gürlemesi ve şimşek(ler) bulunan bir yağmur(a tutulmuşun hali) gibidir Yıldırımlardan ölmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar Oysa Allah inkârcıları tamamen kuşatmıştır
20 - O şimşek nerdeyse gözlerini (n nûrunu) kapıverecek Önlerini aydınlattımı ışığında yürürler karanlık üzerlerine çöktümü de dikilip kalırlar Allah dilemiş olsaydı işitmelerini görmelerini de alıverirdi Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir
21 - Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb'inize kulluk edin ki (Allah'ın) azabından korunasınız
22 - O (Rabb) ki yeri sizin için bir döşek göğü de bir bina yaptı Gökten su indirdi onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkardı Öyleyse siz de bile bile Allah'a eşler koşmayın
23 - Eğer kulumuz (Muhammed)a indirdiğimiz (Kur'ân)den şüphe içinde iseniz haydi onun gibi bir sûre getirin Allah'tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın; eğer doğru iseniz
24 - Yok yapamadıysanız ki hiçbir zaman yapamayacaksınız o halde yakıtı insanlar ve taşlar olan inkârcılar için hazırlanmış ateşten sakının
25 - İnanıp yararlı işler yapanlara altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: "Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir" derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere kendilerine sunulacak Orada çok temiz zevceler de onların Hem onlar orada ebedî kalacaklar
26 - Muhakkak ki Allah bir sivri sineği hatta daha üstününü misal getirmekten çekinmez İman edenler bilirler ki o şüphesiz haktır Rabb'lerındandır Ama küfre saplananlar: "Allah böyle bir misal ile ne demek istedi?" derler Allah onunla birçoklarını şaşırtır yine onunla birçoklarını yola getirir Onunla ancak o fasıkları şaşırtır
27 - Onlar ki söz verip andlaştıktan sonra Allah'a verdikleri sözü bozarlar Allah'ın birleştirmesini emrettiği şeyi (iman ve akrabalık bağlarını) keserler ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar İşte zarara uğrayanlar onlardır
28 - Allah'ı nasıl inkâr edersiniz ki ölü idiniz sizleri diriltti Sonra sizleri yine öldürecek sonra yine diriltecek sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz
29 - O ki yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı Sonra göğe yöneldi onları yedi gök olarak düzenledi O her şeyi bilir
30 - Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti (Melekler): "A! Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler (Rabb'in): "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim" dedi
31 - Ve Âdem'e isimlerin hepsini öğretti sonra onları meleklere gösterip: "Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin" dedi
32 - Dediler ki: "Yücesin sen (ya Rab!) Bizim senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yoktur Şüphesiz sen bilensin hakîmsin"
33 - (Allah): "Ey Âdem bunlara onları isimleriyle haber ver" dedi Bu emir üzerine Âdem onlara isimleriyle onları haber verince (Allah): "Ben size ben göklerin ve yerin gayblarını bilirim sizin açıkladığınızı da içinizde gizlediğinizi de bilirim" dememiş miydim?" dedi
34 - Ve o zaman meleklere: "Âdem'e secde edin!" dedik hemen secde ettiler Yalnız İblis dayattı kibrine yediremedi inkârcılardan oldu
35 - Dedik ki: "Ey Âdem sen ve eşin cennette oturun ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin fakat şu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz"
36 - Bunun üzerine şeytan onları(n ayağını) oradan kaydırdı içinde bulundukları (cennet yurdu)ndan çıkardı Biz de: "Birbirinize düşman olarak inin orada belirli bir vakte kadar sizin için bir karar yeri ve bir nasib vardır" dedik
37 - Derken Âdem Rabb'ından birtakım kelimeler aldı (onlarla tevbe etti O da) tevbesini kabul etti Muhakkak O tevbeyi çok kabul eden çok esirgeyendir
38 - Onlara dedik ki: "Hepiniz oradan inin Size benim tarafımdan bir hidayet rehberi geldiğinde kim o hidayetçimin izinde giderse onlar için hiçbir korku yoktur onlar mahzun da olmayacaklardır
39 - İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar da cehennem ehlidirler Orada ebedî olarak kalacaklardır
40 - Ey İsrailoğulları size verdiğim nimetimi hatırlayın bana verdiğiniz sözü tutun ki ben de size verdiğim sözü tutayım ve sadece benden korkun!
41 - Yanınızdakini (Tevrat'ı) tasdik edici olarak indirdiğim (Kur'ân)a iman edin O'nu inkar edenlerin ilki siz olmayın benim âyetlerimi birkaç paraya değişmeyin Ancak benden korkun
42 - Hakk'ı batıla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin
43 - Hem namazı dosdoğru kılın zekatı verin rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin
44 - İnsanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz? Halbuki kitab (Tevrat)ı okuyorsunuz Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?
45 - Bir de sabırla namazla yardım isteyin Şüphesiz bu (Allah'a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir
46 - Onlar ki Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler
47 - Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti ve vaktiyle sizi âlemlere üstün kıldığımı hatırlayın
48 - Ve öyle bir günden korunun ki kimse kimsenin yerine bir şey ödeyemez kimseden şefaat da kabul edilmez kimseden fidye de alınmaz ve onlara hiçbir yardım da yapılmaz
49 - (Hem hatırlayın ki bir zaman) sizi Firavun ailesinden de kurtardık (onlar) size azabın en kötüsünü reva görüyor oğullarınızı boğazlıyor kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı Ve bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı
50 - Hani bir zamanlar sizin için denizi yarıp sizi kurtardık da Firavun'un adamlarını suda boğduk siz de bakıp duruyordunuz
51 - Hani bir zamanlar Musa'ya kırk gecelik vaad verdik de sonra siz onun arkasından buzağıyı put edindiniz ve o halinizle zalimler idiniz
52 - Sonra yine de sizi affettik artık şükretmeniz gerekiyordu
53 - Ve hani bir zamanlar Musa'ya o kitabı ve furkanı verdik gerekirdi ki doğru yolda gidesiniz
54 - Hani bir zamanlar Musa kavmine dedi ki; Ey kavmim cidden siz o buzağıyı put edinmekle kendi kendinize zulmettiniz bari gelin Rabbinize tevbe ile dönün de nefislerinizi öldürün Böyle yapmanız Bârî Teâlânız katında sizin için hayırlıdır böylece tevbenizi kabul buyurdu Gerçekten de o Tevvab ve Rahîm'dir
55 - Hani bir zamanlar "Ey Musa biz Allah'ı açıkça görmedikçe senin sözünle asla inanmayacağız" demiştiniz de bunun üzerine sizi yıldırım çarpmıştı ve siz de bakakalmıştınız
56 - Sonra şükredesiniz diye sizi ölümünüzün ardından yeniden diriltmiştik
57 - Ve üstünüze o bulutu gölge yaptık ve size ihsan ettiğimiz hoş rızıklardan yiyin diye üzerinize kudret helvası ve bıldırcın indirdik Onlar bize zulmetmediler lakin kendi nefislerine zulmediyorlardı
58 - Hani bir zamanlar "Şu şehre girin de onun nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin ve kapıdan secde ederek girin ve "hıtta" (bizi bağışla!) deyin ki size hatalarınızı mağfiret ediverelim iyilik yapanlara nimetlerimizi daha da arttıracağız" dedik
59 - Bunun üzerine o zulme devam edenler sözü değiştirdiler onu kendilerine söylenildiğinden başka bir şekle soktular Biz de kötülük yaptıkları için o zalimlere murdar bir azap indirdik
60 - Hani bir zamanlar Musa kavmi için su istemişti biz de "asanla taşa vur!" demiştik bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmıştı Her kısım insan kendi su alacağı yeri bildi Allah'ın rızkından yiyin ve için de bozgunculuk ve saldırganlık yaparak yeryüzünü fesada vermeyin
61 - Hani bir zamanlar "Ey Musa biz tek çeşit yemeğe asla katlanamayacağız yeter artık bizim için Rabbine dua et de bize yerin yetiştirdiği şeylerden; sebzesinden kabağından sarmısağından mercimeğinden ve soğanından çıkarsın" dediniz O da size "O üstün olanı daha aşağı olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Bir kasabaya konaklayın o vakit istediğiniz elbette olacaktır" dedi Üzerlerine zillet ve meskenet damgası vuruldu ve nihayet Allah'dan bir gazaba uğradılar Evet öyle oldu çünkü Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı Evet öyle oldu çünkü isyana dalıyorlar ve aşırı gidiyorlardı
62 - Şüphe yok ki iman edenler yahudiler hıristiyanlar ve sabiîler bunlardan her kim Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette Rabbleri katında bunların ecirleri vardır bunlara bir korku yoktur bunlar mahzun da olacak değillerdir
63 - Hani bir zamanlar sizden mîsak (sağlam bir söz) almıştık Tur'u üstünüze kaldırıp demiştik ki; size verdiğimiz kitaba kuvvetle tutunun ve içindekilerden gafil olmayın gerek ki korunursunuz
64 - Sonra verdiğiniz sözün arkasından yüz çevirdiniz eğer üzerinizde Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasa idi herhalde zarara uğrayanlardan olurdunuz
65 - İçinizden cumartesi günü yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz İşte bundan dolayı onlara "sefil maymunlar olun!" dedik
66 - Bu ibret dolu cezayı öncekilere ve sonrakilere bir ders korunacaklara da bir nasihat bir öğüt yaptık
67 - Hani bir zamanlar Musa kavmine demişti ki Allah size bir bakara (sığır) boğazlamanızı emrediyor Onlar da "Sen bizimle eğleniyor alay mı ediyorsun?" dediler Musa da: "Böyle cahillerden biri olmaktan Allah'a sığınırım" dedi
68 - Onlar "Bizim için Rabbine dua et her ne ise onu bize açıklasın" dediler Musa "Rabbim buyuruyor ki o ne pek yaşlı ne de pek taze ikisi arası dinç bir sığırdır haydi emrolunduğunuz işi yapınız" dedi
69 - Onlar "Bizim için Rabbine dua et rengi ne ise onu bize açıklasın" dediler Musa "Rabbim buyuruyor ki o bakanlara sürur veren sapsarı bir sığırdır" dedi
70 - Onlar "Bizim için Rabbine dua et o nedir bize iyice açıklasın çünkü o bize biraz karışık geldi bununla beraber Allah dilerse onu elbette buluruz" dediler
71 - Musa "Rabbim buyuruyor ki o ne çifte koşulup tarla süren ne de ekin sulayan ne de salma gezen ve hiç alacası olmayan bir sığırdır" Onlar da: "İşte tam şimdi gerçeği ortaya koydun" dediler Nihayet onu bulup boğazladılar Az kaldı yapmayacaklardı
72 - Hani bir zamanlar siz bir adam öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmış ve onu üstünüzden atmıştınız halbuki Allah saklamış olduğunuzu açığa çıkaracaktı
73 - İşte bundan dolayı o sığırın bir parçası ile o ölüye vurun dedik Allah ölüleri işte böyle diriltir ve size âyetlerini gösterir belki aklınızı başınıza toplarsınız
74 - Sonra bunun arkasından yine kalbleriniz katılaştı şimdi de taş gibi ya da taştan da beter hale geldi Çünkü taşlardan öylesi var ki; içinden nehirler kaynıyor yine öylesi var ki çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor öylesi de var ki Allah korkusundan yerlerde yuvarlanıyor Ve sizin neler yaptığınızdan Allah gafil değildir
75 - Şimdi bunların size hemen inanacaklarını ümit mi ediyorsunuz? Halbuki bunlardan bir grup vardı ki Allah'ın kelâmını işitirlerdi de sonra ona akılları yattığı halde bile bile onu tahrif ederlerdi
76 - Üstelik iman edenlere rastladıklarında inandık derler birbirleriyle başbaşa kaldıkları zaman "Rabbinizin huzurunda aleyhinize delil olarak kullansınlar diye mi tutup Allah'ın size açıkladığı gerçekleri onlara da söylüyorsunuz? Hiç aklınız yok mu be?" derlerdi
77 - Peki bilmezler mi ki onlar neyi sır olarak saklar ve neyi açıkça söylerlerse Allah hepsini bilir
78 - Bunların bir de ümmî (okuma yazması olmayan) kısmı vardır kitabı bilmezler ancak birtakım kuruntu yığınına boş saplantılara kapılır ve zan içinde dolaşır dururlar
79 - Artık o kimselerin vay haline ki kendi elleriyle kitap yazarlar da sonra biraz para almak için "Bu Allah katındandır" derler Artık vay o elleriyle yazdıkları yüzünden onlara vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!
80 - Bir de dediler ki: "Bize sayılı birkaç günden başka asla ateş azabı dokunmaz" De ki; "Siz Allah'dan bir ahit mi aldınız? Böyle ise Allah sözünden dönmez Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
81 - Evet kim bir günah işlemiş de kendi günahı kendisini her yandan kuşatmış ise işte öyleleri ateş ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar
82 - İman edip salih ameller işleyenler işte öyleleri de cennet ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar
83 - Hani bir vakitler İsrailoğulları'ndan şöylece mîsak (kesin bir söz) almıştık: Allah'dan başkasına tapmayacaksınız ana-babaya iyilik yakınlığı olanlara öksüzlere çaresizlere de iyilik yapacaksınız insanlara güzellikle söz söyleyecek namazı kılacak zekatı vereceksiniz Sonra çok azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz hâlâ da dönüyorsunuz
84 - Yine bir zamanlar mîsakınızı almıştık; birbirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz nüfusunuzu diyarınızdan çıkarmıyacaksınız Sonra siz buna ikrar da verdiniz ve ikrarınıza şahit de oldunuz
85 - Sonra sizler öyle kimselersiniz ki kendilerinizi öldürüyorsunuz ve sizden olan bir grubu diyarlarından çıkarıyorsunuz onlar aleyhinde kötülük ve düşmanlık güdüyor ve bu konuda birleşip birbirinize arka çıkıyorsunuz şayet size esir olarak gelirlerse fidyeleşmeye kalkıyorsunuz Halbuki yurtlarından çıkarılmaları size haram kılınmış idi Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanlar netice olarak dünya hayatında perişanlıktan başka ne kazanırlar kıyamet gününde de en şiddetli azaba uğratılırlar Allah yaptıklarınızdan gafil değildir
86 - Bunlar ahireti dünya hayatına satmış kimselerdir Onun için bunlardan azap hafifletilmez ve kendilerine bir yerden yardım da gelmez
87 - Celâlim hakkı için Musa'ya o kitabı verdik arkasından birtakım peygamberler de gönderdik hele Meryem oğlu İsa'ya apaçık mucizeler verdik onu Rûhu'l-Kudüs ile de destekledik Size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emirle gelen her peygambere kafa mı tutacaksınız? Kibrinize dokunduğu için onların bir kısmına yalan diyecek bir kısmını da öldürecek misiniz?
88 - (Yahudiler peygamberimize karşı alaylı bir ifade ile): "Bizim kalblerimiz kılıflıdır" dediler Bilakis Allah onları kâfirlikleri yüzünden lanetledi Bundan dolayı çok az imana gelirler
89 - Yanlarındakini tasdik etmek üzere onlara Allah katından bir kitap gelince daha önceleri inanmayanlara karşı onunla yardım isteyip durdukları halde o tanıdıkları kendilerine gelince bu sefer kendileri onu inkâr ettiler İşte bundan dolayı Allah'ın laneti kâfirleredir
90 - Ne kadar çirkindir o uğruna kendilerini sattıkları şey ki; Allah'ın kullarından dilediğine kendi lütuf ve kereminden vahiy indirmesine kafa tutarak Allah ne indirdiyse hepsini inkâr ettiler İşte bu yüzden de gazap üstüne gazaba uğradılar Can yakıcı azap asıl kâfirler içindir
91 - Onlara "Allah ne indirdiyse ona iman edin" denildiği zaman onlar "Biz kendimize indirilene iman ederiz" derler ve ondan başkasını inkâr ederler Oysa yanlarındaki Tevrat'ı tasdik eden gerçek vahiy odur Onlara de ki; "Peki madem gerçek mümin sizsiniz de ne diye daha önce Allah'ın peygamberlerini öldürüyordunuz?
92 - Celâlim hakkı için Musa size belgelerle gelmişti de onun arkasından tuttunuz o buzağıya taptınız Siz işte o zâlimlersiniz
93 - Bir zamanlar size "verdiğimiz kitaba kuvvetle sarılın ve onu dinleyin" diye Tûr'u tepenize kaldırıp mîsakınızı aldık (O yahudiler): "Duyduk dinledik isyan ettik" dediler kâfirlikleri yüzünden o danayı yüreklerinde besleyip büyüttüler De ki "Eğer siz mümin kimseler iseniz bu imanınız size ne çirkin şeyler emrediyor!
94 - De ki; Allah yanında ahiret yurdu (cennet) başkalarının değil de yalnızca sizin ise eğer iddianızda da sadık iseniz haydi hemen ölümü temenni ediniz ölmeyi cana minnet biliniz
95 - Fakat elleriyle işledikleri yüzünden onu hiçbir zaman temenni edemiyecekler Allah o zâlimleri bilir
96 - Elbette onları insanların hayata en hırslı en düşkün olanları olarak bulacak hatta müşriklerden bile daha düşkün bulacaksın Onların her biri bin sene ömür sürmeyi arzular oysa uzun yaşamak kendisini azaptan kurtarıp uzaklaştıracak değildir Allah onların neler yaptığını görüp duruyor
97 - Söyle; her kim Cebrail'e düşman ise iyi bilsin ki Kur'ân'ı senin kalbine Allah'ın izniyle kendinden önceki vahiyleri onaylayıcı müminlere hidayet ve müjde kaynağı olmak üzere o indirdi
98 - Her kim Allah'a Allah'ın meleklerine peygamberlerine Cebrail ile Mîkâil'e düşman olursa iyi bilsin ki Allah da o kâfirlerin düşmanıdır
99 - Şanım hakkı için sana çok açık âyetler; parlak mucizeler indirdik Öyle ki iman sahasından uzaklaşmış fasıklardan başkası onları inkâr etmez
100 - O fasıklar hem bunları tanımıyacaklar hem de ne zaman bir ahd üzerine antlaşma yapsalar her defasında mutlaka içlerinden bir güruh çıkıp onu bozacak ve atıverecek öyle mi? Hatta az bir güruh değil onların çoğu ahit tanımaz imansızlardır
101 - Üstelik Allah tarafından onlara yanlarındaki kitabı tasdik edici bir peygamber gelince daha önce kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı Allah'ın kitabını sırtlarından geriye attılar sanki hiçbir şey bilmiyorlarmış gibi yaptılar
102 - Tuttular da Süleyman mülküne dair şeytanların uydurup izledikleri şeyin ardına düştüler Halbuki Süleyman inkâr edip kâfir olmadı lakin o şeytanlar kâfirlik ettiler; insanlara sihir öğretiyorlar ve Bâbil'de Harut ve Marut'a bu iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı Halbuki o ikisi "biz ancak ve ancak sizi denemek için gönderildik sakın sihir yapıp da kâfir olmayın!" demeden kimseye birşey öğretmezlerdi İşte bunlardan karı ile kocanın arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı Fakat Allah'ın izni olmadıkça bununla kimseye zarar verebilecek değillerdi Kendi kendilerine zarar verecek ve bir fayda sağlamayacak bir şey öğreniyorlardı Yemin olsun ki onu her kim satın alırsa onu alanın ahirette bir nasibi olmayacağını da çok iyi biliyorlardı Hakkiyle bilselerdi uğruna canlarını sattıkları şey ne çirkin bir şeydi
103 - Şayet onlar iman edip de korunmuş olsalardı elbette Allah tarafından verilecek mükafat çok hayırlı olacaktı Keşke bunu bilselerdi
104 - Ey iman edenler! "râine" demeyin "unzurna" deyin ve iyi dinleyin kâfirler için elemli bir azap vardır
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
105 - Ne Kitap ehlinden ne de müşriklerden hiçbiri size Rabbinizden bir hayır indirilsin istemez Allah ise üstünlüğü rahmetiyle dilediğine mahsus kılar ve Allah çok büyük lütuf sahibidir
106 - Biz bir âyetten her neyi nesheder veya unutturursak ondan daha hayırlısını yahut mislini getiririz Bilmez misin ki Allah her şeye kâdirdir
107 - Bilmez misin ki hakikaten göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır hepsi O'nundur Size de Allah'dan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır
108 - Yoksa siz peygamberinizi bundan önce Musa'ya sorulduğu gibi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Halbuki her kim imanı küfürle değiştirirse artık düz yolun ortasında sapıtmış olur
109 - Ehl-i kitaptan birçoğu arzu etmektedir ki sizi imanınızdan sonra çevirip kâfir etsinler: Hak kendilerine iyice belirdikten sonra bile sırf nefsaniyetlerinden ve kıskançlıktan dolayı bunu yaparlar Buna rağmen siz şimdi af ile hoşgörüyle davranın tâ Allah emrini verinceye kadar Şüphe yok ki Allah her şeye kâdirdir
110 - Siz namazı hakkıyle kılmaya bakın ve zekatı verin! Kendi nefsiniz için her ne hayır yaparsanız Allah katında onu bulursunuz Muhakkak ki Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir
111 - Bir de "yahudi ve hıristiyanlardan başkası asla cennete giremeyecek" dediler Bu onların kendi kuruntularıdır Sen de onlara de ki; "Eğer doğru iseniz haydi bakalım getirin delilinizi"
112 - Hayır hayır! Kim özü iyilik dolu olarak yüzünü Allah'a tertemiz döndürür ve teslim ederse işte onun Rabbi katında ecri vardır Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olacak değiller
113 - Yahudiler dediler ki "Hıristiyanlar birşey üzerinde değiller" Hristiyanlar da "Yahudiler bir şey üzerinde değiller" dediler Oysa hepsi de kitabı okuyorlar Hiçbir bilgisi olmayanlar da öyle onların dedikleri gibi dediler İşte bundan dolayı Allah ihtilafa düştükleri bu gibi şeylerde kıyamet günü aralarında hüküm verecektir
114 - Allah'ın mescitlerini içlerinde Allah'ın isminin anılmasından meneden ve onların harap olmalarına çalışan kimselerden daha zâlim kim olabilir! İşte bunlar oralara korka korka girmekten başka birşey yapmazlar Bunlara dünyada perişanlık ahirette de büyük bir azap vardır
115 - Bununla beraber doğu da Allah'ın batı da Allah'ındır Artık nereye dönerseniz dönün orası Allah'a çıkar Şüphe yok ki Allah(ın rahmeti) geniştir O her şeyi bilendir
116 - O zalimler "Allah kendisine çocuk edindi" dediler Hâşâ O sübhândır Doğrusu göklerde ve yerde ne varsa O'nundur Hepsi O'na boyun eğmiştir
117 - O göklerin ve yerin yoktan var edicisidir ve O bir işin olmasını murad edince ona yalnızca "ol!" der o da hemen oluverir
118 - Bilgiden nasibi olmayanlar da "Allah bizimle konuşsa ya yahut bize de bir mucize gelse ya!" dediler Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle bunların dedikleri gibi demişlerdi Onların kalbleri birbirlerine benzedi Gerçekten de yakîne ermek (hakikati bilmek) isteyen bir kavim için biz mucizeleri çok açık seçik gösterdik
119 - Şüphe yok ki Biz seni hak ile rahmetimizin müjdecisi ve azabımızın habercisi olarak gönderdik Sen o cehennemliklerden sorumlu değilsin
120 - Sen onların milletlerine tabi olmadıkça ne yahudiler ne de hıristiyanlar senden asla hoşnud ve razı olmayacaklar De ki gerçekten de Allah'ın hidayeti hidayetin ta kendisidir Şânım hakkı için sana vahiyle gelen bu kadar bilgiden sonra kalkıp da onların arzu ve heveslerine uyacak olursan sana Allah'dan ne bir dost bulunur ne de bir yardımcı
121 - Kendilerine kitabı verdiğimiz ehliyetli kimseler onu tilavetinin hakkını vererek okurlar İşte onlar ona iman ederler Her kim de onu inkâr ederse işte o inkârcılar hüsran içindedirler
122 - Ey İsrailoğulları! Sizlere ihsan ettiğim nimetimi ve sizi vaktiyle âlemdeki ümmetlere üstün tuttuğumu hatırlayın!
123 - Ve öyle bir günden sakının ki o gün kimse kimsenin yerine bir şey ödeyemez kimseden fidye kabul edilmez ve ona şefaat de fayda vermez hiçbir taraftan yardım da görmezler
124 - Şunu da unutmayın ki bir zamanlar İbrahim'i Rabbi birtakım kelimeler ile imtihan etti o onları sona erdirince Rabbi ona "Ben seni bütün insanlara imam yapacağım" buyurdu İbrahim "Zürriyetimden de yap!" dedi Rabbi ona "zâlimler benim ahdime nail olamaz!" buyurdu
125 - Biz ta o zaman bu Beyt'i insanlar için bir sevap kazanma ve bir güven yeri kıldık Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namazgah edinin Ayrıca İbrahim ile İsmail'e şöyle ahid verdik: "Beytimi hem tavaf edenler için hem ibadete kapananlar için hem de rükû ve secde edenler için tertemiz tutun!"
126 - Ve o vakit İbrahim "Ey Rabbim burasını güvenli bir belde kıl halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli meyvalarla rızıklandır" diye yalvardı Allah buyurdu ki: "küfredeni dahi rızıklandırır da hayattan biraz nasip aldırırım sonra da onu ateş azabına uğratırım ki orası ne yaman bir duraktır!"
127 - Ve ne vakit ki İbrahim Beyt'in temellerini yükseltmeye başladı İsmail ile birlikte şöyle dua ettiler: Ey Rabbimiz bizden kabul buyur hiç şüphesiz işiten sensin bilen sensin
128 - Ey bizim Rabbimiz hem bizim ikimizi yalnız senin için boyun eğen müslümanlar kıl hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun eğen müslüman bir ümmet meydana getir ve bize ibadetimizin yollarını göster tevbemize rahmetle bakıver Hiç şüphesiz Tevvâb sensin Rahîm sensin
129 - Ey bizim Rabbimiz bir de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki onlara senin âyetlerini tilavet eylesin kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin içlerini ve dışlarını tertemiz yapıp onları pâk eylesin Hiç şüphesiz Azîz sensin hikmet sahibi Sensin
130 - İbrahim'in milletinden kendine kıyan beyinsizden başka kim yüz çevirir? Biz onu dünyada seçkin birisi yaptık hiç şüphesiz o ahirette de iyilerden biridir
131 - Rabbi ona "İslâm ol!" emrini verince o "Ben âlemlerin Rabbine teslim oldum" dedi
132 - Bu dini İbrahim kendi oğullarına vasiyyet etti Yakub da öyle yaptı: "Ey oğullarım! Muhakkak ki bu dini size Allah seçti başka dinlerden uzak durun yalnızca müslüman olarak can verin!" dedi
133 - Yoksa siz de olaya şahit mi oldunuz; Yakub'a ölüm hali gelip çattığı zaman oğullarına; "Benden sonra neye ibadet edeceksiniz?" dediği zaman oğulları; "Senin Allah'ına ve ataların İbrahim İsmail ve İshak'ın Allah'ına tek olan o Allah'a ibadet edeceğiz Biz ancak O'na boyun eğen müslümanlarız" dediler
134 - Onlar bir ümmetti geldi geçti Onlara kendi kazandıkları size de kendi kazandığınız Siz onların yaptıklarından sorguya çekilecek değilsiniz
135 - Bir de: "yahudi veya hıristiyan olunuz ki hidayet bulasınız" dediler Sen onlara de ki: "Hayır! Hanif olarak hakka tapan İbrahim'in dinine (uyarız) ki o hiçbir zaman müşriklerden olmadı"
136 - Deyiniz ki "Biz Allah'a iman ettik ve bize ne indirildiyse İbrahim'e İsmail'e İshak'a Yakup'a ve torunlarına ne indirildiyse Musa'ya ve İsa'ya ne indirildiyse ve bütün peygamberlere Rablerinden ne verildiyse hepsine iman ettik Biz onların arasında fark gözetmeyiz ve biz ancak O'na boyun eğen müslümanlarız"
137 - Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse doğru yola girmiş hidayeti bulmuş olurlar Yok eğer yüz çevirirlerse onlar sadece ve sadece didişmenin içindedirler Allah onlara karşı sana yeter Ve O işitendir bilendir
138 - Allah'ın boyasına bak (vaftiz nolacak?) Kim Allah'dan daha güzel boya vurabilir ki? İşte biz O'na ibadet edenleriz
139 - De ki: "Allah hakkında bizimle didişmeye mi gireceksiniz? Oysa O bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir Bizim amellerimiz bize sizin amelleriniz de size Şu kadar var ki biz O'na ihlas ile sarılıyoruz
140 - "Yoksa siz İbrahim de İsmail de İshak da Yakup da ve torunları da hep yahudi ve hıristiyan idiler mi demek istiyorsunuz?" De ki: "Siz mi daha iyi bilirsiniz yoksa Allah mı?" Allah'ın şahitlik ettiği bir hakikatı bile bile inkar edenden daha zâlim kim olabilir? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir
141 - Onlar bir ümmet idiler gelip geçtiler Onlara kendi kazandıkları size de kendi kazandıklarınız Ve siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz
142 - İnsanlar içinde bir kısım beyinsizler takımı "Bunları bulundukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler De ki: "Doğu da batı da Allah'ındır O kimi dilerse onu hidayete erdirir"
143 - Ve işte böyle sizi ortada yürüyen bir ümmet kıldık ki siz bütün insanlar üzerine adalet örneği ve hakkın şahitleri olasınız Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun Daha önce içinde durduğun Kâ'be'yi kıble yapmamız da şunun içindir: Peygamber'in izince gidecekleri iki ökçesi üzerinde geri döneceklerden ayıralım Bu iş elbette Allah'ın hidayet ettiği kimselerin dışındakilere çok ağır gelecekti Allah imanınızı kaybedecek değildir Hiç şüphesiz Allah bütün insanlara çok şefkatlidir çok merhametlidir
144 - Doğrusu biz yüzünün semaya yöneldiğini orada şekilden şekile geçerek aranıp durduğunu görüyorduk Artık seni hoşnud olacağın bir kıbleye çevireceğiz Haydi bakalım yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir Siz de ey müminler nerede olursanız olun yüzünüzü o tarafa doğru çevirin! Kendilerine kitap verilmiş olanlar da kesinlikle bilirler ki Rabblerinden gelen o emir haktır Ve Allah onların yaptıklarından ve yapmakta olduklarından gafil değildir
145 - Celâlim için sen o kitap verilmiş olanlara bütün delilleri de getirsen yine de senin kıblene tabi olmazlar sen de onların kıblesine tabi olmazsın Zaten onlar da birbirlerinin kıblesine tabi değiller Celâlim hakkı için sana gelen bunca ilmin arkasından sen tutar da onların arzu ve heveslerine uyacak olursan o zaman hiç şüphesiz sen de zâlimlerden olursun
146 - O kendilerine kitap verdiğimiz ümmetlerin âlimleri onu o peygamberi oğullarını tanır gibi tanırlar böyle iken içlerinden bir takımı gerçeği bile bile gizlerler
147 - O hak Rabbindendir Artık şüpheye düşenlerden olma sakın!
148 - Ümmetlerden her birinin bir yönü vardır o ona yönelir haydin hep hayırlara koşun yarışın Her nerede olsanız Allah sizi toplar bir araya getirir Şüphesiz ki Allah her şeye kâdirdir
149 - Hem her nereden yola çıkarsan (namazda) hemen Mescid-i Haram'a doğru yüzünü çevir Bu emir şüphesiz hak Rabbinden olduğu gerçektir Allah yaptıklarınızdan habersiz de değildir
150 - Her nereden yola çıkarsan yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir ve her nerede olsanız yüzünüzü ona doğru çevirin ki insanlar için aleyhinizde bir delil olmasın Ancak içlerinden haksızlık edenler başka Siz de onlardan korkmayın benden korkun Hem üzerinizdeki nimetimi tamamlayayım hem gerek ki doğru yolu bulasınız
151 - Nitekim içinizden size bir peygamber gönderdik O size âyetlerimizi okuyor sizi temizliyor size kitabı ve hikmeti öğretiyor Size bilmediğiniz şeyleri öğretiyor
152 - O halde beni anın ben de sizi anayım Bana şükredin de nankörlük etmeyin
153 - Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım isteyin Şüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir
154 - Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin Hayır onlar diridirler Fakat siz sezemezsiniz
155 - Çaresiz biz sizi biraz korku biraz açlık biraz da mallardan canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz Müjdele o sabredenleri!
156 - Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman: "Biz Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz" derler
157 - İşte onlar var ya Rablerinden mağfiretler ve rahmet onlaradır İşte hidayete erenler de onlardır
158 - Gerçekten Safâ ile Merve Allah'ın alâmetlerindendir Onun için her kim hac veya umre niyetiyle Kâ'be'yi ziyaret ederse bunları tavaf etmesinde ona bir günah yoktur Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse şüphesiz Allah iyiliğin karşılığını verir o her şeyi bilir
159 - İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayetin kendisi olan âyetleri insanlar için biz kitapta açıkladıktan sonra gizleyenler var ya mutlaka onlara Allah lanet eder Lanet edebilecek olanlar da lanet ederler
160 - Ancak tevbe edip halini düzelterek gerçeği söyleyenler başka İşte onları ben bağışlarım Ben çok merhamet ediciyim tevbeleri çokça kabul ederim
161 - Ama âyetlerimizi inkar etmiş ve kâfir olarak can vermiş olanlara gelince işte Allah'ın laneti meleklerin laneti ve insanların laneti hep onların üzerine olsun
162 - Onlar ebedi olarak onun altında kalırlar Ne azabları hafifletilir ne de kendilerine göz açtırılır
163 - Her halde hepinizin ilâhı bir tek ilâhtır Ondan başka bir ilâh yoktur O Rahmân ve Rahîm'dir
164 - Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde insanlara yarar şeylerle denizde akıp giden gemide Allah'ın yukarıdan bir su indirip de onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde diriltip de üzerinde deprenen hayvanları yaymasında rüzgarları değiştirmesinde gök ile yer arasında emre hazır olan bulutta şüphesiz akıllı olan bir topluluk için elbette Allah'ın birliğine deliller vardır
165 - İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları Allah'ı sever gibi seviyorlar Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir O zulmedenler azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı
166 - O zaman kendilerine uyulan kimseler azabı görerek kendilerine uyanlardan kaçıp uzaklaşmışlar ve aralarındaki bütün bağlar parça parça kopmuştur
167 - Onlara uyanlar da şöyle demektedirler: "Ah bizim için dünyaya bir dönüş olsaydı da onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık!" İşte böylece Allah onlara bütün amellerini üzerlerine yığılmış hasretler (pişmanlık ve üzüntüler) halinde gösterecektir Onlar bu ateşten çıkacak değillerdir
168 - Ey insanlar! Bütün yeryüzündeki nimetlerimden helal olmak temiz olmak şartıyla yiyin Fakat şeytanın adımlarına uymayın Çünkü o size belli bir düşmandır
169 - O size hep çirkin ve murdar işleri emreder Allah'a karşı bilmediğiniz şeyler söylemenizi ister
170 - Onlara: "Allah'ın indirdiğine uyun" dendiği vakit de: "Yok atalarımızı neyin üzerinde bulduysak ona uyarız" dediler Ya ataları bir şeye akıl erdiremez ve doğruyu seçemez idiyseler de mi onlara uyacaklar?
171 - O kâfirlerin hali sadece bir çağırma veya bağırmadan başkasını işitmeyerek haykıranın haline benzer; onlar sağırdırlar dilsizdirler kördürler akıl da etmezler
172 - Ey iman edenler! Size kısmet ettiğimiz rızıkların hoş ve temiz olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin eğer yalnız O'na kulluk ediyorsanız
173 - O size yalnız şunları haram kıldı: Ölü hayvan kan domuz eti bir de Allah'tan başkası adına kesilen hayvanlar Sonra kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa başkasının hakkına tecavüz etmemek ve zaruret ölçüsünü geçmemek şartıyla ona da bir günah yükletilmez Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır çok merhametlidir
174 - Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip de bununla biraz para alanlar gerçekten karınları dolusu ateşten başka birşey yemezler Kıyamet günü Allah onlara ne söz söyler ne de kendilerini temize çıkarır Onlara sadece acı veren bir azab vardır
175 - İşte onlar hidayeti verip sapıklığı affedilmeyi bırakıp azabı satın alan kimselerdir Bunlar ateşe karşı ne kadar da sabırlıdırlar!
176 - Şüphesiz ki Allah kitabı hak bir sebeple indirmiştir Kitap hakkında ihtilafa düşenler ise şüphesiz haktan uzak bir anlaşmazlık içindedirler
177 - Yüzlerinizi bazan doğu bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir Fakat eren o kimselerdir ki Allah'a ahiret gününe meleklere kitaba ve bütün peygamberlere iman edip yakınlığı olanlara öksüzlere yoksullara yolda kalmışa dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler Namazı kılarlar zekatı verirler Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya işte doğru olanlar da bunlardır korunanlar da bunlardır
178 - Ey iman edenler! Öldürmede kısas size farz kılındı Hüre hür köleye köle kadına kadın Ama her kim ölenin kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa o zaman örfe uyması ona diyeti güzellikle ödemesi gerekir Bu Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir Her kim bunun arkasından yine saldırırsa artık ona acı veren bir azab vardır
179 - Ey temiz akıl sahipleri! Kısasta sizin için bir hayat vardır Ümit edilir ki korunursunuz
180 - Birinize ölüm geldiği vakit bir hayır (bir mal) bırakacaksa babası anası ve en yakın akrabası için meşru bir surette vasiyet etmek Allah'tan korkan kimseler üzerine yerine getirilmesi vacib bir hak olarak size farz kılındı
181 - Şimdi her kim bunu duyduktan sonra onu değiştirirse her halde vebali sırf o değiştirenlerin boynunadır Şüphe yok ki Allah her şeyi işitir ve bilir
182 - Her kim de vasiyet edenin bir hata işlemesinden veya bir günaha girmesinden endişe eder de tarafların arasını düzeltirse ona bir vebal yoktur Şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır çok merhamet edicidir
183 - Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı Umulur ki korunursunuz
184 - (Size farz kılınan oruç) sayılı günlerdedir İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan ise diğer günlerde tutamadığı günler sayısınca tutar Ona dayanıp kalacaklar üzerine de bir yoksulu doyuracak kadar fidye gerekir Her kim de hayrına fidyeyi artırırsa hakkında daha hayırlıdır Bununla beraber eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır
185 - O Ramazan ayı ki insanları irşad için hak ile batılı ayıracak olan hidayet rehberi ve deliller halinde bulunan Kur'ân onda indirildi Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun Kim de hasta yahut yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin Allah size kolaylık diler zorluk dilemez Sayıyı tamamlamanızı size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister Umulur ki şükredersiniz
186 - Şayet kullarım sana benden sordularsa gerçekten ben çok yakınımdır Bana dua edince duacının duasını kabul ederim O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki doğru yola gidebilsinler
187 - Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız size helâl kılındı Onlar sizin için bir örtü siz de onlar için bir örtü durumundasınız Allah nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için müracaatınızı kabul buyurdu ve sizi bağışladı Şimdi onlara yaklaşın ve Allah'ın sizler için yazdığını isteyin Ta fecrin beyaz ipliği siyah iplikden size seçilinceye kadar yiyin için Sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun Bununla beraber siz mescitlerde îtikaf halinde iken onlara yaklaşmayın Bunlar Allah'ın sınırlarıdır sakın onlara yaklaşmayın Allah âyetlerini insanlara böyle açıklıyor ki sakınıp korunsunlar
188 - Bir de aranızda mallarınızı batıl sebeplerle yemeyin İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günah ile yemek için o malları hakimlere rüşvet olarak vermeyin
189 - Sana hilâllerden soruyorlar De ki: Onlar insanlar için de hac için de vakit ölçüleridir Bununla beraber iyilik evlere arkalarından gelmeniz değildir Fakat iyiliğe eren kötülükten korunan kimsedir Evlere kapılarından gelin Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz
190 - Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın Fakat haksız saldırıda bulunmayın Çünkü Allah haksız saldırıda bulunanları sevmez
191 - Onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın O fitne öldürmeden daha şiddetlidir Yalnız Mescid-i Haram yanında onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa hemen onları öldürün Kâfirlerin cezası böyledir
192 - Artık şirkten vazgeçerlerse şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır çok merhamet edicidir
193 - Hem bir fitne kalmayıp din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla çarpışın Vazgeçerlerse düşmanlık ancak zalimlere karşıdır
194 - Hürmetli ay hürmetli aya ve bütün hürmetler birbirine karşılıktır O halde kim size saldırdıysa siz de ona yaptığı saldırının aynıyle saldırın da ileri gitmeye Allah'tan korkun ve bilin ki Allah takva sahipleriyle beraberdir
195 - Allah yolunda mal harcayın da kendinizi ellerinizle tehlikeye bırakmayın ve güzel hareket edin Çünkü Allah güzellik ve iyilik edenleri sever
196 - Hac ve umreyi de Allah için tamam yapın Eğer bunlardan alıkonursanız o zaman kolayınıza gelen bir kurban gönderin Bununla beraber bu kurban kesileceği yere varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin İçinizden hasta olana veya başından bir rahatsızlığı bulunana tıraş için oruç veya sadaka yahut da kurbandan ibaret bir fidye gerekir Engellemeden kurtulduğunuz zaman da her kim hacca kadar umre ile sevab kazanmak isterse ona da kolayına gelen bir kurban gerekir Bunu bulamayana ise üç gün hacda yedi de döndüğünüzde ki tam on gün oruç tutması lazım gelir Bu hüküm ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir Allah'tan korkun ve bilin ki Allah'ın azabı gerçekten çok şiddetlidir
197 - Hac bilinen aylardadır Her kim o aylarda hacca başlayıp kendisine farz ederse; artık hacda kadına yaklaşmak günah işlemek ve kavga etmek yoktur Siz hayırdan ne işlerseniz Allah onu bilir Kendinize azık edinin Şüphesiz ki azıkların en hayırlısı Allah korkusudur Ey akıl sahipleri! Benden korkun!
198 - Rabbinizin lütfunu istemenizde size bir günah yoktur Arafat'tan indiğiniz zaman Meş'ar-i Haram yanında (Müzdelife'de) Allah'ı zikredin O'nu size gösterdiği şekilde zikredin Doğrusu siz bundan önce gerçekten sapmışlardandınız
199 - Sonra insanların akıp geldiği yerden siz de akıp gelin Allah'tan bağışlanmanızı isteyin Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır çok merhamet edicidir
200 - Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğiniz zaman önceleri babalarınızı andığınız gibi hatta daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın İnsanlardan kimisi: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver!" der Onun için ahirette hiçbir kısmet yoktur
201 - Yine onlardan: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada bir güzellik ve ahirette de bir güzellik ver ve bizi ateş azabından koru!" diyenler vardır
202 - İşte onlar için kazandıklarından bir nasib vardır Allah hesabı çok çabuk görür
203 - Bir de sayılı günlerde Allah'ı zikredin (tekbir alın) Bunlardan kim iki gün içinde (Mina'dan) dönmek için acele ederse ona günah yoktur Kim geri kalırsa ona da günah yoktur Ama bu takva sahipleri içindir Allah'tan korkun ve bilin ki siz ancak O'nun huzuruna varıp toplanacaksınız
204 - İnsanlardan kimi de vardır ki dünya hayatı hakkındaki sözleri senin hoşuna gider ve o kalbindekine Allah'ı şahit tutar Halbuki O İslâm düşmanlarının en yamanıdır
205 - İş başına geçti mi yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak ekini ve nesli helak etmek için koşar Allah ise bozgunculuğu sevmez
206 - Ona: "Allah'tan kork!" dendiği zaman da kendisini onuru (gururu) günah işlemeye sevkeder Cehennem de onun hakkından gelir O ne kötü bir yataktır!
207 - Yine insanlardan kimi de vardır ki Allah'ın rızasına ermek için kendini feda eder Allah ise kullarına çok merhametlidir
208 - Ey iman edenler! Hepiniz barış ve selamete girin de şeytanın adımlarına uymayın Çünkü o sizin aranızı açan belli bir düşmandır
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
209 - Size bunca deliller geldikten sonra yine kayarsanız iyi bilin ki Allah çok güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir
210 - Onlar sadece gözetiyorlar ki Allah buluttan gölgelikler içinde meleklerle birlikte geliversin de iş bitiriliversin Halbuki bütün işler Allah'a döndürülüp götürülür
211 - İsrailoğullarına sor: Biz onlara ne kadar açık âyetler vermiştik Fakat Allah'ın nimetini her kim kendisine geldikten sonra değiştirirse şüphe yok ki Allah'ın azabı çok şiddetlidir
212 - Dünya hayatı inkar edenler için bezendi (Onlar) iman edenlerle eğleniyorlar Halbuki takva sahibi olan o müminler kıyamet günü onların üstündedir Allah dilediğine hesapsız rızık verir
213 - İnsanlar tek bir ümmetti Ayrılmaları üzerine Allah rahmetinin müjdecileri ve azabının habercileri olmak üzere peygamberler gönderdi ve beraberlerinde hak ile ilgili kitap indirdi ki insanların aralarında ihtilaf ettikleri şeyler hakkında hakem olsun Bunda da sırf o kitap verilenler kendilerine bunca deliller geldikten sonra tuttular aralarındaki hırs ve kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler Bunun üzerine Allah kendi izniyle iman edenleri onların hakkında anlaşmazlığa düştükleri hakka ulaştırdı Allah dilediğini doğru yola iletir
214 - Yoksa siz kendinizden önce gelip geçenlerin hali (uğradıkları sıkıntılar) başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluklar öyle sıkıntılar dokundu ve öyle sarsıldılar ki hatta peygamber ve beraberinde iman edenler: "Allah'ın yardımı ne zaman?" derlerdi Bak işte! Gerçekten Allah'ın yardımı yakındır
215 - Ey Muhammed! Sana nereye infak edeceklerini soruyorlar De ki: Hayır olarak verdiğiniz nafaka ana baba yakınlar öksüzler yoksullar ve yolda kalmışlar içindir Hayır olarak daha ne yaparsanız herhalde Allah onu bilir
216 - Savaş size farz kılındı gerçi o size hoş gelmez Olabilir ki siz bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır Yine olabilir ki siz bir şeyi seversiniz oysaki o sizin için bir kötülüktür Allah bilir siz bilmezsiniz
217 - Ey Muhammed! Sana haram aydan ve o ayda savaşmaktan soruyorlar De ki: O ayda savaşmak büyük bir günahtır Bununla beraber Allah yolundan alıkoymak O'nu inkar etmek insanları Mescid-i Haram'dan menetmek ve halkını oradan çıkarmak Allah yanında daha büyük bir günahtır ve fitne öldürmekten daha büyük bir vebaldir Onlar güçleri yeterse sizi dininizden döndürmek için sizinle savaşmaktan hiçbir zaman geri durmazlar Sizden de her kim dininden döner ve kâfir olarak can verirse artık onların bütün amelleri dünyada ve ahirette boşa gitmiştir İşte onlar cehennemliklerdir Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır
218 - Şüphesiz ki iman edenlere Allah yolunda hicret edip cihad edenlere gelince işte onlar Allah'ın rahmetini umarlar Allah çok bağışlayıcıdır çok merhamet edicidir
219 - Ey Muhammed! Sana şarap ve kumardan soruyorlar De ki: Bu ikisinde büyük bir günah bir de insanlar için bazı menfaatler vardır Fakat günahları menfaatlerinden daha büyüktür Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar De ki: İhtiyaçtan fazlasını infak edin İşte böylece Allah size âyetlerini açıklıyor Umulur ki siz düşünürsünüz
220 - Dünya ve ahiret hakkında (düşünürsünüz) Sana bir de yetimlerden soruyorlar De ki: Onlar hakkında yapacağınız bir ıslah işlerine karışmamaktan daha hayırlıdır Eğer onlara karışırsanız onlar sizin kardeşlerinizdir Allah bozguncuyla ıslah ediciyi bilir birbirinden ayırd eder Eğer Allah dileseydi sizi zora koşardı Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir
221 - Müşrik kadınları iman etmedikçe nikâhlamayın Bir müşrik kadın sizin hoşunuza gitse bile iman etmiş olan bir cariye herhalde ondan daha hayırlıdır Müşrik erkeklere de mümin kadınları nikâh ettirmeyin Bir müşrik sizin hoşunuza gitse bile mümin bir köle elbette ondan daha hayırlıdır Onlar sizi ateşe davet ederler Allah ise kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor ve âyetlerini insanlara açıklıyor Umulur ki onlar hatırda tutup öğüt alırlar
222 - Ey Muhammed! Sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar De ki: O bir eziyettir Onun için ay başı halinde oldukları zaman kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın İyice temizlendikleri zaman ise Allah'ın emrettiği yerden onlara varın yaklaşın Şüphesiz ki Allah çok tövbe edenleri de sever çok temizlenenleri de sever
223 - Kadınlarınız sizin için bir tarladır O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın Allah'tan korkun ve bilin ki siz mutlaka O'nun huzuruna varacaksınız Ey Muhammed müminleri müjdele!
224 - Sözünüzde durmanız kötülükten sakınmanız ve insanların arasını düzeltmeniz için Allah'ı yeminlerinize hedef veya siper edip durmayın Allah her şeyi işitir ve bilir
225 - Allah sizi yeminlerinizde bilmeyerek ettiğiniz lağıv (herhangi bir kasıt olmadan kanaate göre yanlış yere yapılan yemin)dan sorumlu tutmaz Fakat kalbinizin kazandığı yalan yere yapılan yeminden sorumlu tutar Allah çok bağışlayıcıdır çok halimdir
226 - Kadınlarından îlâ edenler (onlara yaklaşmamaya yemin edenler) için dört ay beklemek vardır Eğer bu yeminlerinden dönerlerse şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır çok merhamet edicidir
227 - Yok eğer boşamaya karar vermişlerse şüphesiz ki Allah söylediklerini işitir kurduklarını bilir
228 - Boşanan kadınlar kendi kendilerine üç adet süresi beklerler ve Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri kendilerine helâl olmaz Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa gizlemezler Kocaları da barışmak istedikleri takdirde o süre içersinde onları geri almaya daha layıktırlar O kadınların üzerlerindeki meşru hak gibi kendilerinin de hakları vardır Yalnız erkekler için onların üzerinde bir derece vardır Allah çok güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir
229 - Boşamak (talak) iki defadır Ondan sonrası ya iyilikle tutmak veya güzellikle salmaktır Onlara verdiklerinizden bir şey almanız da size helâl olmaz Ancak Allah'ın çizdiği hudutta duramayacaklarından korkmaları başka Eğer siz de bunların Allah'ın çizdiği hudutta duramayacaklarından korkarsanız kadının ayrılmak için hakkından vazgeçmesinde artık ikisine de günah yoktur İşte bunlar Allah'ın çizdiği hudududur Sakın bunları aşmayın Her kim Allah'ın hududunu aşarsa işte onlar zalimlerdir
230 - Eğer kadını bir daha boşarsa bundan sonra artık başka bir kocaya varıncaya kadar ona helâl olmaz Eğer ikinci koca da onu boşarsa Allah'ın hududunu sağlam tutacaklarını ümid ettikleri takdirde öncekilerin birbirlerine dönmelerinde her ikisine de günah yoktur İşte bunlar Allah'ın tayin ettiği hudududur Bunları bilen bir kavim için açıklıyor
231 - Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiklerinde artık kendilerini ya iyilikle tutun veya güzellikle salın Yoksa haklarına tecavüz için zararlarına olarak onları tutmayın Her kim bunu yaparsa nefsine zulmetmiş olur Sakın Allah'ın âyetlerini alay konusu edinmeyin Allah'ın üzerinizdeki nimetini size kendisiyle öğüt vermek üzere indirdiği kitap ve hikmeti hatırlayıp düşünün Hem Allah'tan korkun ve bilin ki Allah her şeyi bilir
232 - Kadınları boşadığınız zaman iddetlerini bitirdiklerinde aralarında meşru bir şekilde rızalaştıkları takdirde kendilerini kocalarıyla nikâhlanacaklar diye sıkıştırıp engellemeyin İşte bu içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere verilen bir öğüttür Bu sizin hakkınızda daha hayırlı ve daha nezihtir Allah bilir siz bilemezsiniz
233 - Anneler çocuklarını emzirmenin tamamlanmasını isteyenler için tam iki yıl emzirirler Çocuk kendisine ait olan babaya da emzirenlerin yiyecekleri ve giyecekleri geleneklere uygun olarak bir borçtur Bununla beraber herkes ancak gücüne göre mükellef olur Çocuğu sebebiyle bir anne de çocuğu sebebiyle bir baba da zarara sokulmasın Varise düşen de yine aynı borçtur Eğer ana ve baba birbirleriyle istişare edip her ikisinin de rızasıyla çocuğu memeden ayırmak isterlerse kendilerine bir günah yoktur Eğer çocuklarınızı başkalarına emzirtmek isterseniz vereceğinizi güzel güzel verdikten sonra bunda da size bir günah yoktur Bununla beraber Allah'tan korkun ve bilin ki Allah yaptıklarınızı görür
234 - İçinizden vefat edip de geride eşler bırakan kimselerin hanımları kendi başlarına dört ay on gün beklerler İddet (bekleme) sürelerini bitirdikleri zaman artık kendileri hakkında meşru bir şekilde yapacakları hareketten size bir günah yoktur Allah yaptıklarınızdan haberdardır
235 - Böyle kadınlara evlenme isteğinizi üstü kapalı biçimde çıtlatmanızda veya gönlünüzde tutmanızda size bir vebal yoktur Allah biliyor ki siz onları mutlaka anacaksınız Fakat meşru bir söz söylemekten başka bir şekilde kendileriyle gizlice sözleşmeyin Farz olan iddet sona erinceye kadar da nikâh akdine azmetmeyin (kesin karar vermeyin) Bilin ki Allah gönlünüzdekini bilir Öyle ise O'nun azabından sakının Yine bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır çok yumuşaktır
236 - Eğer kadınları kendilerine dokunmadan veya onlara bir mehir takdir etmeden boşarsanız (bunda) size bir vebal yoktur Şu kadar ki onlara (mal verip) faydalandırın Eli geniş olan hâline göre eli dar olan da haline göre ve güzellikle faydalandırmalıdır Bu iyilik yapanlar üzerine bir borçtur
237 - Eğer onları kendilerine dokunmadan önce boşar ve mehri de kesmiş bulunursanız o zaman borç o kestiğiniz miktarın yarısıdır Ancak kadınlar veya nikâh akdini elinde bulunduran kimse bağışlarsa başka Ey erkekler! sizin bağışlamanız ise takvaya daha yakındır Aranızdaki fazileti unutmayın şüphesiz ki Allah her ne yaparsanız hakkiyle görür
238 - Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun
239 - Eğer bir korku hâlindeyseniz yaya veya binekli olarak giderken kılın (korkudan) emin olduğunuz zaman da böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin (namazlarınızı yine her zamanki gibi huşû ile kılın)
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
240 - İçinizden hanımlarını geride bırakarak vefat edecek olanlar eşleri için senesine kadar evlerinden çıkarılmaksızın kendilerine yetecek bir malı vasiyet ederler Bununla birlikte eğer kendileri çıkarlarsa kendi haklarında yaptıkları meşru bir hareketten dolayı size bir sorumluluk yoktur Allah çok güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir
241 - Boşanmış kadınlar için de meşru ve geleneğe uygun şekilde bir ****'(intifa hakkı) vardır ki verilmesi Allah'tan korkanlar üzerine bir borçtur
242 -İşte akıllarınız ersin diye Allah size âyetlerini böylece açıklıyor
243 - Görmedin mi o kimseleri ki kendileri binlerce kişi iken ölüm korkusuyla yurtlarından çıktılar Allah da kendilerine "ölün!" dedi sonra da onlara bir hayat verdi Şüphesiz ki Allah insanlara karşı bir lütuf sahibidir Fakat insanların pek çokları şükretmezler
244 - O halde Allah yolunda çarpışın ve bilin ki Allah her şeyi işitir ve bilir
245 - Kimdir o adam ki Allah'a güzel bir ödünç versin de Allah da ona birçok katlarını ödesin Allah darlık da verir genişlik de verir Hepiniz de O'na döndürülüp götürüleceksiniz
246 - Baksana İsrail oğullarının Musa'dan sonra ileri gelenlerine! Hani onlar bir peygamberlerine: "Bize bir kumandan gönder de Allah yolunda savaşalım" dediler O da: "Size savaş farz kılınırsa acaba yapmamazlık eder misiniz?" dedi Onlar: "Bize ne oldu da yurtlarımızdan çıkarıldığımız ve çocuklarımızdan ayrıldığımız halde Allah yolunda savaşmayalım?" dediler Bunun üzerine savaş kendilerine farz kılınınca da onlardan pek azı hariç yüz çevirdiler Ama Allah o zalimleri bilir
247 - Peygamberleri onlara: "Allah size hükümdar olmak üzere Talût'u gönderdi" demişti Onlar: "Ona bizim üzerimize hükümdar olmak nereden geldi? Oysa hükümdarlığa biz ondan daha lâyıkız ona maldan bir genişlik bir bolluk da verilmemiştir" dediler Peygamberleri de "Onu sizin başınıza Allah seçmiş ve ona bilgi ve vücut bakımından bir güç bir genişlik vermiştir" dedi Hem Allah mülkünü dilediğine verir Allah'ın rahmeti geniştir o her şeyi bilir
248 -Peygamberleri onlara şunu da söylemişti: Haberiniz olsun Onun hükümdarlığının alâmeti size o tabutun gelmesi olacaktır ki onda Rabbinizden bir sekine (sükûnet gönül rahatlığı) Musa ve Harun ailelerinin bıraktıklarından bir bakiyye (kalıntı) vardır Onu melekler getirecektir Eğer iman etmiş kimselerden iseniz bunda sizin için kesin bir ibret bir alâmet vardır
249 -Talut ordu ile hareket edince dedi ki: "Allah sizi mutlaka bir nehirle imtihan edecek Kim ondan içerse benden değildir Kim de onu tatmazsa işte o bendendir Ancak eliyle bir avuç alan başka (bu kadarına ruhsat vardır)" Derken içlerinden pek azı hariç hepsi de varır varmaz ondan içtiler Talut ve beraberindeki iman eden kimseler nehri geçtiklerinde "Bizim bugün Calut ile ordusuna karşı duracak gücümüz yok" dediler Allah'a kavuşacaklarına inanıp bilenler ise şu cevabı verdiler: "Nice az topluluklar Allah'ın izniyle nice çok topluluklara galip gelmişlerdir Allah sabırlılarla beraberdir"
250 -Calut ve ordusuna karşı savaş meydanına çıktıkları zaman da şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerlerimize sabır dök ayaklarımızı sabit tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!"
251 -Derken Allah'ın izniyle onları tamamen bozdular Davud Calut'u öldürdü ve Allah kendisine hükümdarlık ve hikmet (peygamberlik) verdi ve ona dilediği şeylerden de öğretti Eğer Allah'ın insanları birbirleriyle savması olmasaydı yeryüzü mutlaka bozulur giderdi Fakat Allah bütün âlemlere karşı büyük bir lütuf sahibidir
252 -İşte bunlar Allah'ın âyetleridir Onları sana hakkıyla okuyoruz Şüphesiz ki sen o gönderilen resullerdensin
253 - O işaret olunan resuller yok mu biz onların bazısını bazısından üstün kıldık İçlerinden kimi var ki Allah kendisiyle konuştu bazısını da derecelerle daha yükseklere çıkardı Biz Meryem oğlu İsa'ya da o delilleri verdik ve kendisini Rûhu'l-Kudüs (Cebrail) ile kuvvetlendirdik Eğer Allah dileseydi bunların arkasındaki ümmetler kendilerine o deliller geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi Fakat ihtilâfa düştüler kimi iman etti kimi inkâr etti Yine Allah dileseydi birbirlerinin kanına girmezlerdi Fakat Allah dilediğini yapar
254 - Ey iman edenler! Kendisinde hiçbir alış verişin hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin bulunmadığı bir gün gelmeden önce size verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcayın Kâfirlere gelince onlar zalimlerdir
255 - Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur O daima diridir (hayydır) bütün varlığın idaresini yürüten (kayyum)dir O'nu ne gaflet basar ne de uyku Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur İzni olmadan huzurunda şefaat edecek olan kimdir? O kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir Onlar ise O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiç bir şey kavrayamazlar O'nun kürsisi bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na bir ağırlık vermez O çok yücedir çok büyüktür
256 -Dinde zorlama yoktur Çünkü doğruluk sapıklıktan ayırd edilmiştir Artık her kim tâğutu inkar edip Allah'a inanırsa sağlam bir kulpa yapışmıştır ki o hiçbir zaman kopmaz Allah her şeyi işitir ve bilir
257 - Allah iman edenlerin velisidir Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır İnkâr edenlerin velileri de tağuttur onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar İşte onlar cehennemliklerdir Orada ebedî olarak kalırlar
258 - Allah kendisine hükümdarlık verdi diye Rabbi hakkında İbrahim'le tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim ona: "Benim Rabbim odur ki hem diriltir hem öldürür" dediği zaman: "Ben de diriltir ve öldürürüm" demişti İbrahim: "Allah güneşi doğudan getiriyor haydi sen onu batıdan getir!" deyince o inkâr eden herif şaşırıp kaldı Öyle ya Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez
259 - Yahut o kimse gibisini (görmedin mi) ki bir şehre uğramıştı altı üstüne gelmiş ıpıssız yatıyordu "Bunu bu ölümünden sonra Allah nerden diriltecek?" dedi Bunun üzerine Allah onu yüz sene öldürdü sonra diriltti "Ne kadar kaldın?" diye sordu O da: "Bir gün yahut bir günden eksik kaldım" dedi Allah buyurdu ki: "Hayır yüz sene kaldın öyle iken bak yiyeceğine içeceğine henüz bozulmamış hele eşeğine bak hem bunlar seni insanlara karşı kudretimizin bir işareti kılalım diyedir Hele o kemiklere bak onları nasıl birbirinin üzerine kaldırıyoruz? Sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Böylece gerçek ona açıkça belli olunca: "Şimdi biliyorum ki Allah her şeye kadirdir" dedi
260 - Bir zamanlar İbrahim de: "Ey Rabbim! Ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster!" demişti Allah: "İnanmadın mı ki?" buyurdu İbrahim: "İnandım fakat kalbim iyice yatışsın diye istiyorum" dedi Allah buyurdu ki: "Öyle ise kuşlardan dördünü tut da onları kendine çevir iyice tanıdıktan sonra (kesip) her dağın başına onlardan birer parça dağıt sonra da onları çağır koşa koşa sana gelecekler ve bil ki Allah gerçekten çok güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir"
261 - Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu bir tanenin durumu gibidir ki yedi başak bitirmiş ve her başakta yüz tane var Allah dilediğine daha da katlar Allah'ın rahmeti geniştir O her şeyi bilir
262 - Allah yolunda mallarını infak eden sonra verdiklerinin arkasından başa kakmayı gönül incitmeyi uygun görmeyen kimselerin Rableri yanında mükafatları vardır Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir
263 - Bir tatlı dil ve kusurları bağışlamak arkasından eza ve gönül bulantısı gelecek bir sadakadan daha hayırlıdır Allah hiçbir şeye muhtaç değildir halimdir yumuşak davranır
264 - Ey iman edenler! Sadakalarınızı başa kakmak gönül kırmakla boşa gidermeyin O adam gibi ki insanlara gösteriş için malını dağıtır da ne Allah'a inanır ne ahiret gününe Artık onun hâli bir kayanın hâline benzer ki üzerinde biraz toprak varmış derken şiddetli bir sağnak inmiş de onu yalçın bir kaya halinde bırakıvermiş Öyle kimseler kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler Allah kâfirler topluluğunu doğru yola iletmez
265 - Allah'ın rızasını aramak kendilerini veya kendilerinden bir kısmını Allah yolunda sabit kılmak için mallarını Allah yolunda harcayanların hâli ise bir tepedeki güzel bir bahçenin hâline benzer ki ona kuvvetli bir sağnak düşmüş de yemişlerini iki kat vermiştir Böyle bir bahçeye yağmur düşmese bile mutlaka bir çisenti vardır Allah yaptıklarınızı görür
266 - Hiç biriniz ister mi ki kendisinin hurmalık ve üzümlüklerden bir bahçesi olsun altında ırmaklar aksın içinde her türlü ürünü bulunsun da kendi üzerine de ihtiyarlık çökmüş ve elleri ermez güçleri yetmez küçük zayıf çocukları olsun Derken ona ateşli bir bora isabet ediversin de o bahçe yanıversin İşte Allah âyetlerini size böylece açıklıyor Umulur ki düşünürsünüz
267 - Ey iman edenler! İnfakı gerek kazandıklarınızın gerek sizin için yerden çıkardıklarımızın temizlerinden yapın Kendinizin göz yummadan alıcısı olamıyacağınız fenasını vermeye yeltenmeyin Biliniz ki Allah sadakalarınıza muhtaç değildir ve hamde layık olandır
268 - Şeytan sizi fakirlikle korkutup çirkin çirkin şeylere teşvik eder Allah da lütfundan ve bağışlamasından birtakım vaatlerde bulunuyor Allah'ın lütfu geniştir O herşeyi bilendir
269 - Dilediğine hikmet verir hikmet verilene ise pek çok hayır verilmiş demektir Ve bunu ancak üstün akıllılar anlar
270 - Her ne çeşit nafaka verdinizse veya ne türlü bir adak adadınızsa Allah onu kesinlikle bilir Ve zalimlere hiçbir şekilde yardım olunmayacaktır
271 - Sadakaları açıkça verirseniz o ne iyi olur; yok eğer onları gizler de fakirlere öyle verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızın birçoğunun bağışlanmasına sebep olur Bilin ki Allah her ne yaparsanız hepsinden haberdardır
272 - Onları yola getirmek senin boynuna borç değildir ancak Allah dilediğini yola getirir Yaptığınız her iyilik sırf kendiniz içindir Siz yalnızca Allah rızasını gözetmenin dışında infak etmezsiniz İyilik cinsinden ne infak ederseniz o size aynen ödenir Size hiçbir şekilde haksızlık yapılmaz
273 - Sadakalarınızı kendilerini Allah yoluna adamış olan fakirlere veriniz Onlar yeryüzünde gezip dolaşmaya güç yetiremezler Utangaç olduklarından dolayı bilmeyenler onları zengin sanırlar Oysa sen onları yüzlerinden tanırsın Yüzsüzlük yapıp kimseden birşey de isteyemezler Ne türden bir iyilik yaparsanız şüphe yok ki Allah onu bilir
274 - Mallarını gece ve gündüz gizlice ve açıkça infak edenler yok mu işte onların Rableri katında ecir ve mükafatları vardır Ve onlara herhangi bir korku yoktur onlar hiçbir zaman mahzun da olmazlar
275 - Riba (faiz) yiyen kimseler şeytan çarpan kimse nasıl kalkarsa ancak öyle kalkarlar Bu ceza onlara "alışveriş de faiz gibidir" demeleri yüzündendir Oysa Allah alışverişi helal faizi de haram kılmıştır Bundan böyle her kim Rabbinden kendisine gelen bir öğüt üzerine faizciliğe son verirse geçmişte olanlar kendisine ve hakkındaki hüküm de Allah'a kalmıştır Her kim de yeniden faize dönerse işte onlar cehennem ehlidirler ve orada süresiz kalacaklardır
276 - Allah faizi mahveder oysa sadakaları bereketlendirir Allah günahta ve inkârda direnen hiç kimseyi sevmez
277 - İman edip iyi işler yapan namazı dosdoğru kılıp zekatı verenlerin Rabbleri katında elbette mükafatları vardır Onlara hiçbir korku olmadığı gibi onlar mahzun da olmazlar
278 - Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve artık faizin peşini bırakın eğer gerçekten müminler iseniz
279 - Eğer böyle yapmazsanız o zaman Allah ve Resulü tarafından size savaş açılmış olduğunu bilin Eğer tevbe ederseniz sermayeleriniz sizindir Haksızlık etmezsiniz haksızlığa da uğramazsınız
280 - Eğer borçlu darlık içindeyse ona ödeme kolaylığına kadar bir süre tanıyın Ve bu gibi borçlulara alacağınızı bağışlayıp sadaka etmeniz eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır
281 - Öyle bir günden korkunuz ki o gün Allah'a döndürüleceksiniz Sonra da herkese kazancı tamamıyla ödenecek ve hiç kimse haksızlığa uğramayacaktır
282 - Ey iman edenler! Belli bir vade ile karşılıklı borç alış verişinde bulunduğunuz vakit onu yazın Hem aranızda doğruluğuyla tanınmış yazı bilen biri yazsın Yazı bilen biri Allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın da yazsın Bir de hak kendi üzerinde olan adam söyleyip yazdırsın ve herbiri yazarken Rabbi olan Allah'dan korksun da haktan birşey eksiltmesin Şayet borçlu bir bunak veya küçük bir çocuk veya söyleyip yazdıramıyacak durumda biri ise velisi doğrusunu söyleyip yazdırsın Erkeklerinizden hazırda olan iki kişiyi şahit de yapın Şayet iki tane erkek hazırda yoksa o zaman doğruluğuna güvendiğiniz şahitlerden bir erkekle iki kadın ki birisi unutunca öbürü hatırlatsın şahitler de çağırıldıklarında kaçınmasınlar; siz yazanlar da az olmuş çok olmuş onu vadesine kadar yazmaktan usanmayın Bu Allah katında adalete daha uygun olduğu gibi; hem şahitlik için daha sağlam hem şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir Meğer ki aranızda hemen devredeceğiniz bir ticaret olsun o zaman bunu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur Alım satım yaptığınız vakit de yine şahit tutun Ayrıca ne yazan ne de şahitlik eden bir zarar görmesin Eğer onlara zarar verirseniz o işte mutlaka size dokunacak bir günah olur Üstelik Allah'dan korkun Allah size ayrıntılarıyla öğretiyor ve Allah her şeyi bilir
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
283 - Şayet siz sefer üzere olur bir kâtip de bulamazsanız o vakit alınmış bir rehin belge yerine geçer Yok eğer birbirinize güveniyorsanız kendisine güvenilen adam Rabbi olan Allah'dan korksun da üzerindeki emaneti ödesin Bir de şahitliğinizi inkâr edip gizlemeyin onu kim inkâr ederse mutlaka onun kalbi vebal içindedir Her ne yaparsanız Allah onu bilir
284 - Göklerde ne var yerde ne varsa hepsi Allah'ındır Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah onunla sizi hesaba çeker Sonra dilediğini bağışlar dilediğine de azab eder Allah her şeye kadirdir
285 - Peygamber Rabbi'nden kendisine ne indirildiyse ona iman etti Müminlerin de hepsi Allah'a meleklerine kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler "Biz Allah'ın peygamberleri arasında ayırım yapmayız duyduk ve itaat ettik Ey Rabbimiz bağışlamanı dileriz dönüş ancak sanadır" dediler
286 - Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez Herkesin kazandığı hayır kendisine yaptığı kötülüğün zararı yine kendisinedir Ey Rabbimiz eğer unuttuk ya da yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme! Ey Rabbimiz bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme! Bağışla bizi mağfiret et bizi rahmet et bize! Sensin bizim Mevlamız kâfir kavimlere karşı yardım et bize




[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
 

Alt 10-09-2009   #3
aLeynâ
AdministratoR

aLeynâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

aLeynâ aLeynâ isimli Üye şuanda  online konumundadır
Üye Numarası: 2
Üyelik tarihi: 05 / 2009
Bulunduğu yer: MarS'tan (:
Yaş: 22
Mesajlar: 13.023
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 1.772
Teşekkür Almış: 1.336
Standart

Kuran-ı Kerim Meali

3-AL-İ İMRAN:
1 - Elif Lâm Mîm
2 - Allah kendisinden başka tanrı olmayan hayy ve kayyûmdur
3 - 4 - O sana kendisinden öncekileri tasdik edip doğrulayan bu kitabı hak ile indirdi Daha önce insanlara hidayet olarak Tevrat'ı ve İncil'i de yine O indirmişti Evet bu Furkan'ı da O indirdi Gerçek şu ki Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için çetin bir azap vardır Allah çok güçlüdür intikamını alır
5 - Şu da kesindir ki ne yerde ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz
6 - Sizi rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O'dur Kendisinden başka tanrı olmayan şan şeref ve hikmet sahibi olan O'dur
7 - Sana bu kitabı indiren O'dur Bunun âyetlerinden bir kısmı muhkemdir ki bu âyetler kitabın anası (aslı) demektir Diğer bir kısmı da müteşabih âyetlerdir Kalblerinde kaypaklık olanlar sırf fitne çıkarmak için bir de kendi keyflerine göre te'vil yapmak için onun müteşabih olanlarının peşine düşerler Halbuki onun te'vilini Allah'dan başka kimse bilmez İlimde uzman olanlar "Biz buna inandık hepsi Rabbimiz katındandır" derler Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmez
8 - Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki Sen bol ihsan sahibisin
9 - Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki Sen bol ihsan sahibisin
10 - Ey Rabbimiz! Muhakkak ki Sen geleceğinde hiç şüphe olmayan bir günde bütün insanları bir araya toplayacaksın Muhakkak ki Allah hiç sözünden caymaz
11 - Gerçek şu ki kâfirlere Allah'tan gelecek bir zararı ne malları ne de evlatları engelleyemez İşte onlar o ateşin yakıtı olacaklar
12 - Gidişatları Firavun soyunun ve daha öncekilerin gidişatı gibidir Onlar âyetlerimizi yalan saymışlardı Bunun üzerine Allah da onları işledikleri günahlar yüzünden yakalayıp alaşağı etti Allah cezası çetin olandır
13 - O inkârcı kâfirlere de ki siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız Orası ne fena bir döşektir
14 - Hiç şüphesiz karşı karşıya gelen iki toplulukta size bir âyet bir işaret ve ibret vardır Onlardan biri Allah yolunda savaşıyordu öbürü de kâfirdi ve karşılarındakini göz kararıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı Allah da gönderdiği yardımla dilediğini destekliyordu Gören gözleri olanlar için elbette bunda apaçık bir ibret vardır
15 - İnsanlara kadınlar oğullar yüklerle altın ve gümüş yığınları salma atlar davarlar ekinler kabilinden aşırı sevgiyle bağlanılan şeyler çok süslü gösterilmiştir Halbuki bunlar dünya hayatının geçici faydalarını sağlayan şeylerdir Oysa varılacak yerin (ebedî hayatın) bütün güzellikleri Allah katındadır
16 - De ki size o istediklerinizden daha hayırlısını haber vereyim mi? Korunan kullar için Rablerinin yanında cennetler var ki altlarından ırmaklar akar içlerinde ebedî kalmak üzere onlara hem tertemiz eşler var hem de Allah'dan bir rıza vardır Allah o kulları görür
17 - Onlar ki "Ey Rabbimiz! Biz inandık iman getirdik artık bizim suçlarımızı bağışla ve bizi ateş azabından koru!" derler
18 - O sabredenleri o doğruluktan şaşmayanları o elpençe divan duranları o nafaka verenleri ve seher vakitlerinde o istiğfar edip yalvaranları (görür)
19 - Allah şehadet eyledi şu gerçeğe ki başka tanrı yok ancak O vardır Bütün melekler ve ilim uluları da dosdoğru olarak buna şahittir ki başka tanrı yok ancak O aziz O hakîm vardır
20 - Doğrusu Allah katında din İslâm'dır; o kitap verilenlerin anlaşmazlıkları ise sırf kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki taşkınlık ve ihtirastan dolayıdır Her kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse iyi bilsin ki Allah hesabı çabuk görendir
21 - Buna karşı seninle münakayaşa kalkışırlarsa de ki: "Ben bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah'a teslim etmişimdir" Kendilerine kitap verilenlere ve (kitap verilmeyen) ümmîlere de ki: "Siz de İslâm'ı kabul ettiniz mi?" Eğer İslâm'a girerlerse hidayete ermiş olurlar Eğer yüz çevirirlerse sana düşen şey ancak tebliğ etmektir Allah kulları görendir Allah'ın âyetlerini inkâr edenler ve haksız yere peygamberleri öldürenler insanlar içinde adaleti emredenlerin canına kıyanlar yok mu? Bunları acıklı bir azapla müjdele!
22 - İşte bunlar öyle kimselerdir ki dünyada da ahirette de bütün yaptıkları boşa gitmiştir Onların hiçbir yardımcıları da olmayacaktır
23 - Görmüyor musun o kendilerine kitaptan bir nasip verilmiş olanlar aralarında hüküm vermek için Allah'ın kitabına davet olunuyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyorlar
24 - Bunun sebebi onların "belli günlerden başka bize asla ateş azabı dokunmaz" demeleridir Uydurageldikleri yalanlar dinlerinde kendilerini aldatmaktadır
25 - O geleceğinde hiç şüphe olmayan günde kendilerini bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese ne kazandıysa tamamen ödendiği vakit halleri nasıl olacaktır?
26 - De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin dilediğinden de onu çeker alırsın dilediğini aziz edersin dilediğini zelil edersin Hayır Senin elindedir Muhakkak ki Sen her şeye kâdirsin
27 - Geceyi gündüzün içine sokarsın gündüzü gecenin içine sokarsın; ölüden diri çıkarırsın diriden ölü çıkarırsın Dilediğine de hesapsız rızık verirsin
28 - Müminler müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin ve onu her kim yaparsa Allah'dan ilişiği kesilmiş olur ancak onlardan bir korunma yapmanız başkadır Bununla beraber Allah sizi kendisinden korunmanız hususunda uyarır Nihâyet gidiş Allah'adır
29 - De ki göğüslerinizdekini gizleseniz de açığa vursanız da Allah onu bilir Göklerde ne var yerde ne varsa hepsini bilir Hiç şüphesiz Allah her şeye kadirdir
30 - O gün her nefis ne hayır işlemişse ne kötülük yapmışsa onları önünde hazır bulur Yaptığı kötülüklerle kendi arasında uzak bir mesafe bulunsun ister Allah size asıl kendisinden çekinmenizi emreder Şüphesiz ki Allah kullarını çok esirger
31 - De ki siz gerçekten Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın Çünkü Allah çok esirgeyici ve bağışlayıcıdır
32 - De ki Allah'a ve Peygamber'e itaat edin! Eğer aksine giderlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez
33 - Gerçekten Allah Adem'i Nuh'u İbrahim soyunu ve İmran soyunu âlemler üzerine seçkin kıldı
34 - Bir zürriyet olarak birbirinden gelmişlerdir Allah her şeyi işitendir bilendir
35 - İmran'ın karısı: "Rabbim karnımdakini tam hür olarak sana adadım benden kabul buyur şüphesiz sen işitensin bilensin" demişti
36 - Onu doğurunca -Allah onun ne doğurduğunu bilip dururken- şöyle dedi: "Rabbim onu kız doğurdum; erkek kız gibi değildir Ona Meryem adını verdim Onu ve soyunu koğulmuş şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum"
37 - Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve Zekeriyya'nın himayesine verdi Zekeriyya ne zaman kızın bulunduğu mihraba girse onun yanında yeni bir yiyecek bulurdu "Meryem! Bu sana nereden geldi?" deyince o da: "Bu Allah katındandır" derdi Şüphesiz Allah dilediğine hesapsız rızık verir
38 - Orada Zekeriyya Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katından hayırlı bir nesil ver Şüphesiz sen duayı hakkıyle işitensin" dedi
39 - Zekeriyya mabedde namaz kılarken melekler ona: "Allah sana Allah'dan bir kelimeyi doğrulayıcı efendi nefsine hakim ve iyilerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler" diye ünlediler
40 - Zekeriyya: "Ey Rabbim benim nasıl oğlum olabilir? Bana ihtiyarlık gelip çattı karım ise kısırdır" dedi Allah: "Öyledir fakat Allah dilediğini yapar" buyurdu
41 - Zekeriyya: "Rabbim! (oğlum olacağına dair) bana bir alâmet ver" dedi Allah da buyurdu ki: "Senin için alâmet insanlara üç gün işaretten başka söz söyleyememendir Ayrıca Rabbini çok an sabah akşam tesbih et"
42 - Hani melekler: "Ey Meryem! Allah seni seçti seni tertemiz yarattı ve seni dünya kadınlarına üstün kıldı
43 - Ey Meryem! Rabbine divan dur ve secdeye kapan ve rüku' edenlerle beraber rüku' et" demişlerdi
44 - İşte bu sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir (Yoksa) "Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak?" diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen yanlarında değildin (Bu hususta) Tartışırlarken de yanlarında bulunmadın
45 - Melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir kelimeyi müjdeliyor ki adı Meryem oğlu İsa Mesih'dir; dünyada da ahirette de itibarlı aynı zamanda Allah'a çok yakınlardandır
46 - Beşikte de yetişkin çağında da insanlarla konuşacak ve iyilerden olacaktır
47 - (Meryem): "Ey Rabbim bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi Allah: "Öyle ama Allah dilediğini yaratır bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece 'ol!' der o da hemen oluverir" dedi
48 - Allah ona kitab (okuma ve yazmay)ı hikmeti ve Tevrat ile İncil'i öğretir
49 - Allah onu İsrailoğullarına (şöyle diyecek) bir peygamber olarak gönderir: "Şüphesiz ki ben size Rabbinizden bir âyet (mucize belge) getirdim: Size kuş biçiminde çamurdan birşey yaparım da içine üflerim Allah'ın izniyle o kuş olur; anadan doğma körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah'ın izniyle ölüleri diriltirim Evlerinizde ne yiyor ve neleri biriktiriyorsanız size haber veririm"
50 - "Önümdeki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınan bazı şeyleri helal kılmak için (geldim) ve Rabbiniz tarafından size bir mucize getirdim Artık Allah'tan korkun da bana uyun"
51 - "Şüphesiz Allah benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir Onun için hep O'na kulluk edin! İşte bu doğru yoldur"
52 - İsa onların inkârlarını hissedince: "Allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi Havariler: "Allah yolunda yardımcılar biziz Allah'a iman ettik Şahit ol ki biz muhakkak müslümanlarız" dediler
53 - Ey Rabbimiz senin indirdiğine iman ettik o peygambere de uyduk Artık bizi şahidlerle beraber yaz
54 - Onlar hileye başvurdular Allah da onların tuzağını boşa çıkardı Allah hileleri boşa çıkaranların en hayırlısıdır
55 - O zaman Allah şöyle dedi: "Ey İsa şüphesiz ki seni öldüreceğim seni kendime yükselteceğim ve seni inkârcılardan temizleyeceğim Hem sana uyanları kıyamete kadar o küfredenlerin üstünde tutacağım Sonra dönüşünüz banadır ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğim"
56 - "İnkâr edenlere gelince onlara dünyada da ahirette de şiddetli bir şekilde azab edeceğim onların hiçbir yardımcıları da olmayacaktır"
57 - "İman edip iyi işler yapanlara gelince Allah onların mükafatlarını tastamam verecektir Allah zalimleri sevmez"
58 - İşte bu sana okuduğumuz âyetlerden ve hikmetli Kur'ân'dandır
59 - Doğrusu Allah katında İsa'nın (yaratılışındaki) durumu Âdem'in durumu gibidir; onu topraktan yarattı sonra ona "ol!" dedi o da oluverdi
60 - Bu hak (gerçek) senin rabbindendir o halde şüphecilerden olma
61 - Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa de ki: "Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı kadınlarımızı ve kadınlarınızı kendimizi ve kendinizi çağıralım sonra da lanetleşelim; Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim"
62 - İşte (İsa hakkında söylenen) gerçek kıssa budur Allah'tan başka hiçbir tanrı yoktur Muhakkak ki Allah çok güçlüdür ve hikmet sahibidir
63 - Eğer (haktan) yüz çevirirlerse şüphesiz ki Allah bozguncuları çok iyi bilendir
64 - De ki: Ey kitap ehli! Sizinle bizim aramızda ortak olan bir söze geliniz Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâhlaştırmasın Eğer onlar yine yüz çevirirlerse deyin ki: "Şahit olun biz müslümanlarız"
65 - Ey Kitap ehli! İbrahim hakkında niçin tartışıyorsunuz? Oysa Tevrat da İncil de ondan sonra indirilmiştir Siz hiç düşünmüyor musunuz?
66 - İşte siz böylesiniz Haydi biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir siz bilmezsiniz
67 - İbrahim ne yahudi ne de hıristiyandı; fakat o Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir müslümandı müşriklerden de değildi
68 - Doğrusu onların İbrahim'e en yakın olanı ona uyanlar şu Peygamber ve iman edenlerdir Allah da müminlerin dostudur
69 - Kitap ehlinden bir grup sizi saptırmak istediler halbuki sırf kendilerini saptırıyorlar da farkına varmıyorlar
70 - Ey kitap ehli! (gerçeği) gördüğünüz halde niçin Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorsunuz?
71 - Ey kitap ehli! Niçin hakkı batıla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?
72 - Kitap ehlinden bir grup: "Müminlere indirilene günün başlangıcında inanın sonunda da inkâr edin belki onlar da dönerler" dedi
73 - "Ve kendi dininize uyanlardan başkasına inanmayın" (dediler) De ki: "Şüphesiz doğru yol Allah'ın yoludur" (Onlar kendi aralarında): "Size verilenin benzerinin hiçbir kimseye verilmiş olduğuna yahut Rabbinizin huzurunda sizin aleyhinize deliller getireceklerine" (de inanmayın dediler) De ki: "Lütuf Allah'ın elindedir onu dilediğine verir Allah rahmeti bol olan her şeyi hakkıyla bilendir"
74 - Rahmetini dilediğine tahsis eder Allah büyük lütuf ve kerem sahibidir
75 - Kitap ehlinden öylesi vardır ki ona yüklerle mal emanet etsen onu sana eksiksiz iade eder Fakat öylesi de vardır ki ona bir dinar emanet etsen tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez Bu da onların "Ümmîlere karşı yaptıklarımızdan bize vebal yoktur" demelerinden dolayıdır Ve onlar bile bile Allah'a karşı yalan söylerler
76 - Hayır kim sözünü yerine getirir ve kötülüklerden korunursa şüphesiz Allah da korunanları sever
77 - Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya işte onların ahirette bir payı yoktur; Allah kıyamet günü onlarla hiç konuşmayacak onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir Onlar için acı bir azab vardır
78 - Kitap ehlinden öyle bir güruh da vardır ki siz onu kitaptan sanasınız diye dillerini kitaba doğru eğip bükerler Halbuki o kitaptan değildir "Bu Allah katındandır" derler; oysa o Allah katından değildir Allah'a karşı kendileri bilip dururken yalan söylerler
79 - İnsanlardan hiçbir kimseye Allah kendisine kitap hüküm ve peygamberlik verdikten sonra kalkıp insanlara: "Allah'ı bırakıp bana kul olun" demesi yakışmaz Fakat onun: "Öğrettiğiniz ve okuduğunuz kitap gereğince Rabb'e halis kullar olun" (demesi uygundur)
80 - Ve O size: "Melekleri ve peygamberleri tanrılar edinin" diye de emretmez Siz müslüman olduktan sonra size hiç inkârı emreder mi?
81 - Allah peygamberlerden şöyle söz almıştı: "Andolsun ki size kitab ve hikmet verdim sonra yanınızda bulunan (kitaplar)ı doğrulayıcı bir peygamber geldiğinde ona muhakkak inanacak ve ona yardım edeceksiniz! Bunu kabul ettiniz mi? Ve bu hususta ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?" demişti Onlar: "Kabul ettik" dediler (Allah da) dedi ki: "Öyleyse şahit olun ben de sizinle beraber şahit olanlardanım"
82 - Artık bundan sonra her kim dönerse işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir
83 - Onlar Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde ne varsa hepsi ister istemez O'na boyun eğmiştir ve O'na döndürülüp götürüleceklerdir
84 - De ki: "Allah'a bize indirilen (Kur'ân)e İbrahim'e İsmail'e İshak'a Yakub'a ve torunlarına indirilene Musa'ya İsa'ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere inandık Onların arasında hiçbir fark gözetmeyiz biz O'na teslim olmuşlarız"
85 - Kim İslâm'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır
86 - İnandıktan Peygamber'in hak olduğuna şehadet ettikten ve kendilerine açık deliller geldikten sonra inkâra sapan bir milleti Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah zalimler güruhunu doğru yola iletmez
87 - İşte onların cezaları Allah'ın meleklerin insanların hepsinin laneti onların üzerlerindedir
88 - Onlar bu (lanetin) içinde ebedî kalacaklardır Kendilerinden ne bu azab hafifletilir ne de yüzlerine bakılır
89 - Ancak bundan sonra tevbe edip kendini düzeltenler başka Şüphesiz ki Allah çok bağışlayan ve çok esirgeyendir
90 - Şüphesiz imanlarının arkasından küfreden sonra da küfrünü artırmış olanların tevbeleri asla kabul olunmaz İşte onlar sapıkların ta kendileridir
91 - Muhakkak ki inkâr edenler ve kâfir oldukları halde de ölenler yeryüzü dolusu altın fidye verseler bile hiç birisinden asla kabul edilmeyecektir İşte dayanılmaz azab onlar içindir Onların hiçbir yardımcıları da yoktur
92 - Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir
93 - Tevrat indirilmeden önce İsrail (Yakub)in kendisine haram kıldığı dışında yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helal idi De ki: "Eğer doğrulardan iseniz haydi Tevrat'ı getirip okuyun"
94 - Kim bundan sonra Allah'a karşı yalan uydurursa işte onlar zalimlerin ta kendileridir
95 - De ki: "Allah doğru söylemiştir Öyle ise dosdoğru Allah'ı birleyici olarak İbrahim'in dinine uyun O müşriklerden değildi"
96 - Şüphesiz insanlar için kurulan ilk mabed Mekke'deki çok mübarek ve bütün âlemlere hidayet kaynağı olan Beyt (Kabe)dir
97 - Onda apaçık deliller İbrahim'in makamı vardır Oraya giren güvene erer Ona bir yol bulabilenlerin Beyt'i haccetmesi Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır Kim inkâr ederse şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağni (kimseye muhtaç değil her şey ona muhtaç)dir
98 - De ki: "Ey kitap ehli! Allah yaptıklarınızı görüp dururken niçin Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorsunuz?"
99 - De ki: "Ey kitap ehli! Gerçeği görüp bildiğiniz hâlde niçin Allah'ın yolunu eğri göstermeye yeltenerek müminleri Allah'ın yolundan çevirmeye kalkışıyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir"
100 - Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız imanınızdan sonra sizi döndürüp kâfir yaparlar
101 - Size Allah'ın âyetleri okunup dururken ve Allah'ın elçisi de aranızda iken nasıl inkâra saparsınız? Kim Allah'a sımsıkı bağlanırsa kesinlikle doğru yola iletilmiştir
102 - Ey iman edenler! Allah'tan O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin
103 - Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına dinine) sımsıkı sarılın Parçalanıp ayrılmayın Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de O kalplerinizi birleştirmişti İşte O'nun (bu) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz
104 - İçinizden hayra çağıran iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun İşte kurtuluşa eren onlardır
105 - Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın İşte bunlar için büyük bir azap vardır
106 - O gün bazı yüzler ağarır bazı yüzler kararır Yüzleri kararanlara: "İmanınızdan sonra küfrettiniz ha? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın" (denecektir)
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
107 - Yüzleri ağaranlara gelince (onlar) Allah'ın rahmeti içindedirler Onlar orada ebedî kalacaklardır
108 - Bunlar Allah'ın sana gerçek olarak okuyageldiğimiz âyetleridir Allah âlemlere hiçbir haksızlık etmek istemez
109 - Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır Bütün işler Allah'a döndürülür
110 - Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz İyiliği emreder kötülükten vazgeçirmeğe çalışır ve Allah'a inanırsınız Kitap ehli de inansaydı kendileri için elbette daha hayırlı olurdu İçlerinden iman edenler de var ama pek çoğu yoldan çıkmışlardır
111 - Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar size arkalarını dönüp kaçarlar Sonra kendilerine yardım da edilmez
112 - Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar üzerlerine alçaklık damgası vurulmuştur Meğer ki Allah'ın ipine ve insanlar (müminler)ın ahdine sığınmış olsunlar Onlar Allah'ın hışmına uğradılar ve üzerlerine de miskinlik damgası vuruldu Bunun sebebi onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmiş olmaları ve haksız yere peygamberleri öldürmeleridir Ayrıca isyan etmiş ve haddi de aşmışlardı
113 - Hepsi bir değildirler Kitap ehli içinde doğruluk üzere bulunan bir ümmet (topluluk) vardır ki gecenin saatlerinde onlar secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okurlar
114 - Allah'a ve ahiret gününe inanırlar iyiliği emrederler kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar hayır işlerinde de birbirleriyle yarışırlar İşte onlar iyi insanlardandır
115 - Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır Allah kendisinden gereği gibi sakınanları bilir
116 - O inkâr edenler (var ya) onların ne malları ne de evlatları onlara Allah'a karşı hiçbir fayda sağlamayacaktır Onlar ateş halkıdır; orada ebedi kalacaklardır
117 - Onların bu dünya hayatında harcadıklarının durumu kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinlerini vurup da mahveden kavurucu ve soğuk bir rüzgarın hali gibidir Allah onlara zulmetmedi Fakat kendileri kendilerine zulmediyorlar
118 - Ey iman edenler! Kendi dışınızdakilerden sırdaş edinmeyin Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar hep sıkıntıya düşmenizi isterler Kin ve düşmanlıkları ağızlarından taşmaktadır Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür Düşünürseniz biz size âyetleri açıkladık
119 - İşte siz öyle kimselersiniz ki onları seversiniz halbuki onlar sizi sevmezler siz kitap(lar)ın hepsine inanırsınız onlarsa sizinle buluştukları zaman "inandık" derler Başbaşa kaldıkları zaman da kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar De ki: "kininizle geberin!" Şüphesiz ki Allah göğüslerin (gönüllerin) özünü bilir
120 - Size bir iyilik dokunsa fenalarına gider başınıza bir kötülük gelse onunla sevinirler Eğer sabreder ve Allah'dan gereğince korkarsanız onların hileleri size hiçbir zarar vermez; çünkü Allah onları kendi amelleriyle kuşatmıştır
121 - Hani sen sabah erkenden müminleri savaş mevzilerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın Allah hakkıyla işiten ve bilendir
122 - O zaman içinizden iki takım bozulmaya yüz tutmuştu Halbuki Allah onların yardımcısı idi İnananlar yalnız Allah'a dayanıp güvensinler
123 - Andolsun sizler güçsüz olduğunuz halde Allah size Bedir'de yardım etmişti Allah'tan sakının ki O'na şükretmiş olasınız
124 - O zaman sen müminlere: "Rabbinizin size indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun
125 - Evet sabreder ve (Allah'tan) korkarsanız onlar ansızın üzerinize gelseler Rabbiniz size nişanlı nişanlı beş bin melekle yardım eder
126 - Allah bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı Yardım yalnız daima galip ve hikmet sahibi olan Allah katındandır
127 - (Allah bu yardımı) inkâr edenlerden bir kısmını kessin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler (diye yaptı)
128 - Bu işten sana hiçbir şey düşmez (Allah) ya onların tevbesini kabul eder yahut onlara zalim olduklarından dolayı azab eder
129 - Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır Dilediğini bağışlar dilediğine azab eder Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir
130 - Ey iman edenler! Kat kat artırılmış olarak faiz yemeyin Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz
131 - Kâfirler için hazırlanmış olan ateşten sakının
132 - Allah ve Peygambere itaat edin ki size de merhamet edilsin
133 - Rabbinizin bağışına ve genişliği göklerle yer arası kadar olan Allah'tan gereği gibi korkanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun!
134 - O (Allah'tan hakkıyla korka)nlar bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar öfkelerini yutarlar insanları affederler Allah iyilik edenleri sever
135 - Ve onlar çirkin bir günah işledikleri yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler Allah'tan başka günahları kim bağışlayabilir? Bir de onlar bile bile işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmezler
136 - İşte onların mükafatı (ödülleri) Rableri tarafından bağışlanma ve altından ırmaklar akan ebedî kalacakları cennetlerdir Çalışanların mükafatı ne güzeldir!
137 - Muhakkak ki sizden önce birçok olaylar şeriatler gelip geçmiştir Yeryüzünde gezin dolaşın da yalancıların sonunun nasıl olduğunu bir görün
138 - Bu (Kur'ân) insanlar için bir açıklama Allah'dan gereğince korkanlar için doğru yolu gösterme ve bir öğüttür
139 - Gevşemeyin üzülmeyin eğer hakikaten inanıyorsanız muhakkak üstün olan sizsinizdir
140 - Eğer size (Uhud savaşında) bir yara değmişse (Bedir harbinde) o topluma da benzeri bir yara dokunmuştu O günler ki biz onları insanlar arasında döndürür dururuz (Bu da) Allah'ın sizden iman edenleri ayırt etmesi ve sizden şahitler edinmesi içindir Allah zalimleri sevmez
141 - Bir de bu Allah'ın iman edenleri tertemiz seçip kâfirleri yok etmesi içindir
142 - Yoksa siz Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete girivereceğinizi mi sandınız?
143 - Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz İşte onu gördünüz ama bakıp duruyorsunuz
144 - Muhammed ancak bir peygamberdir Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse Allah'a hiçbir şekilde zarar veremez Allah şükredenleri mükafatlandıracaktır
145 - Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur (Ölüm) belirli bir süreye göre yazılmıştır Kim dünya menfaatini dilerse kendisine ondan veririz Kim de ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz Biz şükredenleri mükafatlandıracağız
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
146 - Nice peygamberler vardı ki kendileriyle beraber birçok Allah dostları çarpıştılar; Allah yolunda başlarına gelenlerden yılgınlık göstermediler zaafa düşmediler boyun eğmediler Allah sabredenleri sever
147 - Onların sözleri ancak: "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı diret Kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et!" demekten ibaretti
148 - Allah da onlara hem dünya nimetini hem de ahiret sevabının güzelliğini verdi Allah güzel davrananları sever
149 - Ey iman edenler! Siz eğer kâfir olanlara uyarsanız sizi topuklarınız üstünde gerisin geriye çevirirler O zaman büsbütün kaybedersiniz
150 - Hayır! Sizin mevlanız Allah'tır O yardım edenlerin en hayırlısıdır
151 - Allah'ın hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O'na ortak koşmalarından dolayı inkâr edenlerin kalplerine korku salacağız Onların yurtları ateştir Zalimlerin dönüp varacağı yer ne kötüdür!
152 - Siz Allah'ın izni ile düşmanlarınızı öldürürken Allah size olan vaadini yerine getirmiştir Allah size sevdiğiniz (galibiyeti) gösterdikten sonra zaafa düştünüz (Peygamber'in verdiği) emir hakkında tartışmaya kalkıştınız ve isyan ettiniz Kiminiz dünyayı istiyordu kiminiz ahireti istiyordu Sonra Allah sizi denemek için onlardan geri çevirdi ve sizi bağışladı Allah müminlere karşı çok lütufkârdır
153 - Peygamber sizi arkanızdan çağırıp dururken siz boyuna uzaklaşıyor hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz Bundan dolayı Allah size gam üstüne gam verdi ki ne elinizden gidene ne de başınıza gelene üzülmeyesiniz Allah yaptıklarınızdan haberdardır
154 - Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize öyle bir eminlik öyle bir uyku indirdi ki o içinizden bir zümreyi örtüp bürüyordu Bir zümre de canları sevdasına düşmüştü Allah'a karşı cahiliyet zannı gibi hakka aykırı bir zan besliyorlar ve "Bu işten bize ne?" diyorlardı De ki: "Bütün iş Allah'ındır" Onlar sana açıklamayacaklarını içlerinde saklıyorlar (ve) diyorlar ki: "Bize bu işten bir şey olsaydı burada öldürülmezdik" Onlara şöyle söyle: "Eğer siz evlerinizde olsaydınız bile üzerlerine öldürülmesi yazılmış olanlar yine muhakkak yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gidecekti Allah (bunu) göğüslerinizin içindekini denemek ve yüreklerinizdekini temizlemek için yaptı Allah göğüslerin içinde olanı bilir
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
155 - İki toplumun karşılaştığı gün içinizden yüz çevirip gidenler var ya şeytan onların kazandıkları bazı şeylerden dolayı ayaklarını kaydırmak istedi Ama yine de Allah onları affetti Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır halim(çok yumuşak)dir
156 - Ey iman edenler! Sizler inkâr edenler ve yeryüzünde sefere veya savaşa çıkan kardeşleri için: "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi" diyenler gibi olmayın Allah bunu onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu Allah diriltir ve öldürür Allah yaptıklarınızı görmektedir
157 - Eğer Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz Allah'ın bağışlaması ve rahmeti (sizin için) onların topladıkları (dünyalıkları)ndan daha hayırlıdır
158 - Andolsun ölseniz de öldürülseniz de Allah'ın huzurunda toplanacaksınız
159 - Sen (o zaman) sırf Allah'ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın Eğer kaba katı yürekli olsaydın onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi Artık onları sen bağışla onlar için Allah'dan mağfiret dile (Yapacağın) işlerde onlara da danış bir kere de azmettin mi artık Allah'a dayan Muhakkak ki Allah kendine dayanıp güvenenleri sever
160 - Allah size yardım ederse sizi yenecek yoktur Eğer sizi yardımsız bırakırsa artık ondan sonra size kim yardım edebilir? Müminler ancak Allah'a güvenip dayansınlar
161 - Hiçbir peygambere ganimet malını gizlemesi (devlet-millet malını aşırması) yaraşmaz Kim böyle bir aşırma ve ihanette bulunursa kıyamet günü aşırdığını boynuna yüklenerek getirir Sonra da herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir onlar haksızlığa da uğramazlar
162 - Allah'ın rızasına uyan kimse Allah'ın hışmına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? Varış yeri olarak ne kötüdür orası!
163 - Onlar (insanlar) Allah katında derece derecedirler Allah onların yaptıklarını görmektedir
164 - Andolsun ki Allah müminlere kendilerinden onlara kendi âyetlerini okuyan onları arındıran ve onlara kitab ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur Oysa onlar daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler
165 - (Bedir'de düşmanı) iki katına uğrattığınız bir musibet (Uhud'da) size çarpınca mı: "Bu nereden" dediniz? De ki: "Bu başınıza gelen kendinizdendir" Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir
166 - 167 - İki topluluğun karşılaştığı günde başınıza gelen musibet de Allah'ın izniyledir Bu da müminleri belirlemesi ve hem de münafıklık yapanları ayırt etmesi içindir Ve onlara: "Geliniz Allah yolunda savaşınız veya (hiç olmazsa) savunmaya geçiniz" denilmişti Onlar ise: "Biz savaşmasını (veya savaş olacağını) bilseydik arkanızdan gelirdik" demişlerdi Onlar o gün imandan çok küfre yakındılar kalblerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı Allah neyi gizlediklerini daha iyi bilendir
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
168 - Kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri için: "Eğer bize uysalardı öldürülmezlerdi" dediler Onlara de ki: "Eğer iddianızda doğru iseniz kendinizden ölümü uzaklaştırınız"
169 - Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma Bilakis onlar diridirler Rab'leri katında rızıklanmaktadırlar
170 - Allah'ın lütfundan verdiği nimetle sevinçlidirler Arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere de hiç bir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler
171 - Onlar Allah'ın nimetini keremini ve Allah'ın müminlerin ecrini zayi etmeyeceğini müjdelerler
172 - Kendilerine yara dokunduktan sonra da Allah ve Peygamberi'nin davetine uydular Hele onlardan iyilik edenlere ve gereğince Allah'tan korkanlara büyük bir mükafat vardır
173 - İnsanlar onlara: "Düşmanlarınız size karşı ordu topladı onlardan korkun" dediklerinde bu onların imanını artırdı ve şöyle dediler: "Allah bize yeter O ne güzel vekildir"
174 - Bunun üzerine kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan Allah'ın nimeti ve lütfuyla geri döndüler ve Allah'ın rızasına uydular Allah büyük lütuf sahibidir
175 - (Size o haberi getiren) ancak şeytandır (sadece) kendi dostlarını korkutabilir Onlardan korkmayın eğer mümin iseniz benden korkun
176 - Küfürde yarışanlar seni üzmesin Onlar Allah'a hiç bir şekilde zarar veremezler Allah onlara ahirette bir pay vermemek istiyor Onlar için büyük bir azap vardır
177 - İman karşılığında inkarı satın alanlar Allah'a hiç bir zarar veremezler Onlar için acı bir azap vardır
178 - Kâfirler kendilerine mühlet vermemizin şahısları için hayırlı olduğunu sanmasınlar Biz onlara bu mühleti ancak günahlarını artırsınlar diye veriyoruz Onlar için alçaltıcı bir azap vardır
179 - Allah müminleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir pisi temizden ayıracaktır Ve Allah sizi gayba vakıf kılacak da değildir Fakat Allah peygamberlerinden dilediğini seçip (gaybı bildirir) O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin Eğer iman eder ve günahlardan korunursanız sizin için büyük bir mükafat vardır
180 - Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlere karşı cimrilik edenler bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar Hayır o kendileri için şerdir Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır Göklerin ve yerin mirası Allah'a aittir Allah yaptıklarınızdan haberdardır
181 - Allah "Şüphesiz Allah fakirdir biz zenginiz" diyenlerin lafını elbette duymuştur Onların söylediklerini ve peygamberleri haksız yere öldürmelerini yazacağız ve şöyle diyeceğiz: "Tadın o yakıcı azabı!"
182 - "Bu kendi ellerinizin yapıp öne sürdüğünün karşılığıdır" Allah kullar(ın)a asla zulmetmez
183 - "Ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiç bir peygambere iman etmeyeceğimize dair Allah bize ahidde bulundu" diyenlere de ki: "Benden önce size bazı peygamberler açık belgelerle ve sizin dediğiniz şeyle geldi Eğer doğru insanlarsanız ya onları niçin öldürdünüz?"
184 - Eğer seni yalanladılarsa senden önce açık deliller hikmetli sayfalar ve aydınlatıcı kitap getiren peygamberler de yalanlanmıştı
185 - Her canlı ölümü tadacaktır Kıyamet günü ecirleriniz size eksiksiz olarak verilecektir Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o gerçekten kurtuluşa ermiştir Dünya hayatı aldatıcı zevkten başka birşey değildir
186 - Muhakkak siz mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan olunacaksınız Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah'a ortak koşanlardan size eziyet verici bir çok söz işiteceksiniz Eğer sabreder ve Allah'dan gereği gibi korkarsanız şüphesiz işte bu azmi gerektiren işlerdendir
187 - Bir zaman Allah kendilerine kitap verilenlerden "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız onu gizlemiyeceksiniz" diye söz almıştı Onlar ise bunu kulak ardı ettiler ve onu az bir dünyalığa değiştiler Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür
188 - O yaptıklarına sevinen ve yapmadıkları şeylerle de övülmek isteyenlerin (onacaklarını) sanma! Onların azaptan kurtulacaklarını da sanma! Onlar için can yakıcı bir azap vardır
189 - Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır Allah her şeye kâdirdir
190 - Göklerin ve yerin yaratılışında gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için gerçekten açık ibretli deliller vardır
191 - Onlar ayaktayken otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler Ve "Rabbimiz! Sen bunu boş yere yaratmadın Sen yücesin bizi ateşin azabından koru" derler
192 - "Rabbimiz! Sen kimi cehennem ateşine sokarsan onu rezil etmişsindir Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur"
193 - "Rabbimiz! Biz 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik hemen iman ettik Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla kötülüklerimizi ört bizleri sana ermiş kullarınla beraber yanına al"
194 - "Rabbimiz! bize peygamberlerine vaad ettiğini ver kıyamet günü bizi rezil etme Muhakkak sen verdiğin sözden dönmezsin"
195 - Rableri onlara şu karşılığı verdi: "Ben erkek olsun kadın olsun sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim Sizler birbirinizdensiniz Göç edenler yurtlarından çıkarılanlar yolumda eziyet edilenler savaşanlar ve öldürülenler Onların günahlarını elbette örteceğim ve Allah katından bir mükafat olmak üzere onları altından ırmaklar akan cennetlere de koyacağım En güzel mükafat Allah katındadır"
196 - Kâfirlerin diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın
197 - Bu az bir geçimliktir Sonra onların varacakları yer cehennemdir Ne kötü bir yataktır orası!
198 - Fakat Rablerinden gereğince korkanlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır Onlar orada ebedî olarak kalacaklar Allah katından ağırlanacaklardır İyiler için Allah katındakiler daha hayırlıdır
199 - Kitap ehlinden öyleleri var ki Allah'a inanırlar size indirilene ve kendilerine indirilene -Allah'a boyun eğerek inanırlar Allah'ın âyetlerini az bir değere değişmezler Onların mükafatı da Allah katındadır Şüphesiz Allah hesabı çabuk görendir
200 - Ey iman edenler! Sabredin düşmanlarınıza karşı sebat gösterin nöbet bekleşin Allah'dan gereğince korkun ki kurtuluşa eresiniz




[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
 

Alt 10-09-2009   #4
aLeynâ
AdministratoR

aLeynâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

aLeynâ aLeynâ isimli Üye şuanda  online konumundadır
Üye Numarası: 2
Üyelik tarihi: 05 / 2009
Bulunduğu yer: MarS'tan (:
Yaş: 22
Mesajlar: 13.023
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 1.772
Teşekkür Almış: 1.336
Standart

Kuran-ı Kerim Meali

4-NİSA:
1 - Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun; kendi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'dan ve akrabalık (bağlarını kırmak)tan sakının Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözeticidir
2 - Öksüzlere mallarını verin ve kötüsünü (onlara vererek) iyisiyle değiştirmeyin Onların mallarını kendi mallarınıza karıştırıp yemeyin Zira bu büyük bir günahtır
3 - Eğer öksüz kızlarla evlendiğinizde onlara karşı adaletli davranamamaktan korkarsanız hoşunuza giden diğer kadınlardan iki üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz Eğer adaleti gözetmemekten korkarsanız o zaman bir tane ile veya elinizin altındakiyle (sahip olduğunuz câriye ile) yetinin Doğruluktan ayrılmamak için bu daha elverişlidir
4 - Kadınlara mehirlerini gönül hoşluğuyla verin Eğer onlar gönül rızasıyla size bir şey bağışlarlarsa onu afiyetle yiyin
5 - Allah'ın sizi başına diktiği mallarınızı aklı ermezlere vermeyin; o mallarla onları besleyin giydirin ve onlara güzel söz söyleyin
6 - Evlenme çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin Onların akılca olgunlaştıklarını görürseniz mallarını kendilerine teslim edin "Büyüyecekler de mallarına sahip olacaklar" endişesiyle onları israf ederek tez elden yemeyin Zengin olan onların malını yemekten çekinsin Fakir olan ise meşrû sûrette yesin Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman bunu şahitler karşısında yapın Hesap görücü olarak Allah yeter
7 - Ana baba ve akrabaların miras olarak bıraktıklarında erkeklerin hissesi vardır Kadınların da ana baba ve akrabaların bıraktıklarında hisseleri vardır Bunlar az olsun çok olsun farz kılınmış bir hissedir
8 - Paylaşma sırasında akrabalar öksüzler yoksullar hazır bulunurlarsa onlara da bir şey verin ve onlara güzelce sözler söyleyerek gönüllerini alın
9 - Kendileri geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde onların geleceğinden endişe duyacak olanlar (yetimler hakkında da aynı) endişeyi duysunlar Allah'dan sakınsınlar ve doğru söz söylesinler
10 - Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler muhakkak ki karınlarını ateşle doldurmuş olurlar ve cehennemi boylarlar
11 - Allah size evlatlarınızın miras taksimini şöyle emrediyor: Çocuklarınızda erkeğe iki kadın payı kadar eğer hepsi kadın olmak üzere ikiden de fazla iseler bunlara mirasın üçte ikisi ve eğer bir tek kadın ise o zaman ona malın yarısı vardır Eğer ölen ana ve baba ile birlikte çocuklar da bırakmışsa ana babanın her birine ölenin terekesinden altıda bir; şâyet ölenin çocuğu yok da mirasçı olarak ana ve babası kalmışsa ananın payı üçte birdir Eğer ölenin kardeşleri varsa terekenin altıda biri ananındır Bu paylar ölenin borçları ödenip vasiyeti de yerine getirildikten sonra hak sahiplerine verilir Baba ve çocuklardan hangisinin size fayda bakımından daha yakın olduğunu siz bilmezsiniz Bütün bunlar Allah tarafından farz kılınmıştır Şüphesiz Allah alîmdir hakîmdir
12 - Eğer hanımlarınızın çocukları yoksa bıraktıkları mirasın yarısı sizindir Şâyet bir çocukları varsa o zaman mirasın dörtte biri sizindir Bu paylar ölenin vasiyeti yerine getirildikten ve varsa borcu ödendikten sonra verilir Eğer siz çocuk bırakmadan ölürseniz geriye bıraktığınız mirasın dörtte biri hanımlarınızındır Şâyet çocuklarınız varsa o zaman bıraktığınız mirasın sekizde biri hanımlarınızındır Bu paylar yaptığınız vasiyetler yerine getirilip ve varsa borcunuz ödendikten sonra verilir Eğer ölen bir erkek veya kadının çocuğu ve babası bulunmadığı halde kelâle olarak (yan koldan) mirasına konuluyor ve kendisinin bir erkek veya kızkardeşi bulunuyorsa bunlardan herbirinin miras payı terekenin altıda biridir Eğer mevcut olan kardeşler bundan daha çok iseler bu takdirde kardeşler mirasın üçte birini zarara uğratılmaksızın aralarında eşit olarak taksim ederler Bu paylar ölenin vasiyeti yerine getirilip ve varsa borcu ödendikten sonra verilir Bunlar Allah tarafından bir emirdir Allah her şeyi bilen ve yarattıklarına çok yumuşak davranandır
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
13 - İşte bütün bu hükümler Allah'ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır Kim Allah'a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır İşte büyük kurtuluş budur
14 - Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa Allah onu da ebedî kalacağı cehennem ateşine koyar Onun için alçaltıcı bir azab vardır
15 - Kadınlarınızdan zina edenlere karşı içinizden dört şahit getirin Eğer onlar şahitlik yaparlarsa bu kadınları ölüm alıp götürünceye kadar veya Allah onlara bir çıkış yolu açıncaya kadar evlerde hapsedin
16 - Sizlerden zina edenlerin her ikisine de eziyet edin Eğer onlar tevbe edip kendilerini ıslah ederlerse onlardan vazgeçin Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve çok merhamet edendir
17 - Ancak Allah'ın kabul etmesini vaad buyurduğu tevbe o kimseler içindir ki bilmeyerek günah işleyip hemen tevbe edenlerin tevbesidir İşte Allah bunların tevbelerini kabul eder Allah alîmdir hakîmdir (Her şeyi bilendir hikmet sahibidir)
18 - Yoksa günah işleyip de kendisine ölüm gelince: "İşte ben şimdi tevbe ettim" diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdır
19 - Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helal değildir Verdiğiniz mehrin bir kısmını kurtaracaksınız diye onları sıkıştırmanız da helal değildir Ancak açık bir hayasızlık yapmış olurlarsa başka Onlarla iyi geçinin Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa olabilir ki siz bir şeyden hoşlanmasanız da Allah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur
20 - Eğer bir eşi bırakıp da yerine diğer bir eş almak isterseniz öncekine yüklerle mehir vermiş de bulunsanız ondan bir şey geri almayın O malı bir iftira ve açık bir günah isnadı yaparak geri alır mısınız?
21 - Birbirinizle kaynaşıp başbaşa kalmışken ve onlar sizden kuvvetli bir teminat almışken verdiğinizi nasıl geri alabilirsiniz?
22 - Cahiliye devrinde geçenler müstesna babalarınızın nikahladığı kadınlarla evlenmeyiniz Şüphe yok ki o pek çirkindi iğrenç idi o ne fena bir âdetti
23 - Size şunları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz kızlarınız kız kardeşleriniz halalarınız teyzeleriniz erkek ve kız kardeşlerinizin kızları sizi emziren süt anneleriniz süt kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan üvey kızlarınız Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur Sulbünüzden gelen (öz) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir Şüphesiz ki Allah gafur (çok bağışlayıcı) ve çok merhamet edicidir
24 - Bir de harb esiri olarak sahibi bulunduğunuz cariyeler müstesna evli kadınlarla evlenmeniz de size haram kılındı Bütün bunlar Allah'ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir Bunların dışında kalanlar ise iffetli olarak zina etmeksizin mallarınızla mehir vermek suretiyle evlenmek istemeniz size helal kılındı O halde onlardan nikah ile faydalanmanıza karşılık mehirlerini kendilerine verin ki bu farzdır O mehri takdir edip kesinleştirdikten sonra birbirinizi razı etmenizde bir mahzur yoktur Şüphesiz ki Allah her şeyi çok iyi bilendir hüküm ve hikmet sahibidir
25 - Sizden her kim hür mümin kadınları nikah edecek bir zenginliğe gücü yetmiyorsa ona da ellerinizin altındaki mümin cariyelerinizden efendilerinin rızası ile nikahlamak var Allah sizin imanınızı daha iyi bilir Siz birbirinizdensiniz O halde sahiplerinin izni ile ve mehirlerini örfe göre vermek suretiyle cariyelerden iffetli olan zina etmeyen dost da edinmeyenlerle evlenin Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa o vakit hür kadınlar hakkında gerekli bulunan cezanın yarısı kendilerine lazım gelir Bu hükümler içinizden günah işlemekten korkanlaradır Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır Allah Gafûrdur Rahimdir (çok bağışlayıcıdır çok merhamet edicidir)
26 - Allah sizlere bilmediklerinizi bildirmek sizden öncekilerin yollarını size göstermek ve tevbenizi kabul etmek istiyor Allah her şeyi çok iyi bilendir hüküm ve hikmet sahibidir
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
27 - Allah sizin tevbenizi kabul etmek istiyor Halbuki şehvetlerine uyanlar ise sizin doğru yoldan büyük bir meyl ile sapmanızı istiyorlar
28 - Allah din hususundaki ağır teklifleri sizden hafifletmek istiyor Çünkü insan sabır ve tahammül bakımından zayıf yaratılmıştır
29 - Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin Ancak kendi rızanızla yaptığınız ticaretle yemeniz helaldir Birbirinizin canına kıymayın Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir
30 - Kim zulüm ve tecavüz yolu ile bu yasakları işlerse yakında onu cehennem ateşine atacağız Onu ateşe atmak da Allah'a pek kolaydır
31 - Eğer siz yasaklandığınız büyük günahlardan sakınırsanız diğer kusurlarınızı örter sizi güzel bir makama koyarız
32 - Bir de Allah'ın bazınıza diğerinden fazla verdiği şeyleri temenni etmeyin Erkeklere hak ettiklerinden bir pay vardır Kadınlara da kendi kazandıklarından bir pay vardır İsteklerinizi Allah'ın fazlından ve kereminden isteyin Gerçekten Allah her şeyi hakkıyla bilendir
33 - Anne baba ve akrabaların bıraktıkları her şey için bir mirasçı tayin ettik Yemin akdiyle mirasçı kıldıklarınızın paylarını da verin Şüphesiz Allah her şeye şahittir
34 - Erkekler kadın üzerine idareci ve hakimdirler Çünkü Allah birini (cihad imamet miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır Bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamaktadırlar İyi kadınlar itaatkar olanlar ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin yataklarından ayrılın Bunlar da fayda vermezse dövün Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın Çünkü Allah çok yücedir çok büyüktür
35 - Eğer karı-koca arasının açılmasından endişeye düşerseniz bir hakem erkeğin tarafından bir hakem de kadının ailesinden kendilerine gönderin Bu arabulucu hakemler gerçekten barıştırmak isterlerse Allah karı-koca arasındaki dargınlık yerine geçim verir Şüphesiz ki Allah hakkıyla bilendir her şeyin aslından haberdardır
36 - Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın Sonra anaya babaya akrabaya yetimlere yoksullara akraba olan komşulara yakın komşulara yanında bulunan arkadaşa yolda kalanlara sahip olduğunuz kölelere iyilik edin Şüphesiz Allah kibirlenen ve övünen kimseyi sevmez
37 - Onlar ki hem kıskanır cimrilik ederler hem de herkese cimrilik tavsiye ederler ve Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimeti gizlerler Biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırladık
38 - Bunlar Allah'a ve ahiret gününe iman etmedikleri halde mallarını insanlara gösteriş yapmak için harcarlar Şeytan kimin arkadaşı olursa o ne kötü arkadaştır!
39 - Bunlar Allah'a ve ahiret gününe iman etselerdi ve Allah'ın verdiği rızıktan gösterişsiz harcasalardı kendilerine ne zarar gelirdi? Allah onların söz ve işlerini çok iyi bilendir
40 - Şüphesiz ki Allah hiç kimseye zerre kadar zulüm etmez Eğer yapılan iyilik zerre kadar da olsa onun sevabını kat kat artırır Ve kendi katından büyük bir mükafat verir
41 - Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman bakalım kâfirlerin hali ne olacak!
42 - Allah'ı inkar edip peygambere isyan edenler o kıyamet günü yerle bir olmayı isterler Allah'tan hiçbir sözü gizleyemezler
43 - Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın Cünüb iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince veya cinsî münasebette bulunup su da bulamazsanız o zaman tertemiz bir toprak ile teyemmüm edin Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün Şüphesiz ki Allah çok affedicidir çok bağışlayıcıdır
44 - Kendilerine kitaptan bir nasib verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar
45 - Allah sizin düşmanlarınızı çok iyi bilir Gerçek bir dost olarak Allah yeter Ve yardımcı olarak da Allah yeter
46 - Yahudilerden bir kısmı (Allah'ın kitabındaki) kelimeleri esas mânâsından kaydırıp; dillerini eğerek ve dine saldırarak "Sözünü işittik emirlerine isyan ettik dinle dinlemez olası ve râinâ (bizi gözet)" diyorlar Halbuki onlar "İşittik ve itaat ettik; dinle ve bize de bak" deselerdi bu kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu Fakat Allah küfürleri yüzünden kendilerini lanetlemiştir Artık onlar pek azı müstesna iman etmezler
47 - Ey kendilerine kitap verilenler! Gelin yanınızda bulunan (Tevrat)ı tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitaba iman edin Biz birtakım yüzleri silip de enselerine çevirmeden yahut cumartesi halkını (yahudileri) lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden önce iman edin Yoksa Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir
48 - Doğrusu Allah kendisine ortak koşulmasını asla affetmez Ondan başkasını (diğer günahları) ise dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur Her kim Allah'a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur
49 - Kendi nefislerini temize çıkaranları görmüyor musun? Hayır! Ancak Allah dilediğini temize çıkarır Onlara kıl kadar zulmedilmez
50 - Bak nasıl da Allah'a yalan uyduruyorlar Apaçık bir günah olarak bu yeter
51 - "Şu kendilerine kitaptan (okuma yazmadan) bir nasib verilmiş olanları görmüyor musun! Onlar puta ve şeytana inanıyorlar Ve Allah'ı tanımayanlara "Bunlar müminlerden daha doğru yoldadır" diyorlar
52 - Onlar Allah'ın lanet ettiği kimselerdir Allah kime lanet ederse artık ona asla bir yardımcı bulamazsın
53 - Yoksa onların mülkten bir payı mı vardır Eğer öyle olsaydı insanlara bir çekirdeğin zerresini bile vermezlerdi
54 - Yoksa onlar Allah'ın lütuf ve kereminden insanlara verdiği nimetleri kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz İbrahim ailesine de kitap ve hikmeti vermiştik Hem de onlara büyük bir mülk ve saltanat ihsan ettik
55 - İşte o yahudilerden bir kısmı ona iman etti Bir kısmı da ondan yüz çevirdi O iman etmeyenlere cehennem alevi yeter
56 - Şüphesiz ki âyetlerimizi inkâr eden kâfirleri biz yarın bir ateşe atacağız Derileri piştikçe azabı duysunlar diye kendilerine başka deriler vereceğiz Çünkü Allah gerçekten çok güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir
57 - İman edip salih ameller işliyenleri ise altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız Orada ebedî olarak kalacaklar Onlara orada tertemiz eşler vardır Onları koyu gölgeler altında bulunduracağız
58 - Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor Allah bununla size ne güzel öğüt veriyor Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla işiten hakkıyla görendir
59 - Ey iman edenler! Allah'a itaat edin Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız onu Allah ve Resulüne arz edin Bu daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir
60 - Şunları görmüyor musun? Kendilerinin sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını ileri sürüyorlar da tağuta inanmamaları kendilerine emrolunduğu halde tağut önünde muhakemeleşmek istiyorlar Şeytan da onları bir daha dönemeyecekleri kadar iyice sapıklığa düşürmek istiyor
61 - Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin!" denince münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün
62 - Ya nasıl elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir felaket gelince hemen sana geldiler de: "Biz sadece iyilik etmek ve arayı bulmak istedik" diye Allah'a yemin ediyorlar
63 - Onlar Allah'ın kalblerindekini bildiği kimselerdir; Onlara aldırma onlara öğüt ver ve onların içlerine tesir edecek güzel söz söyle!
64 - Biz hangi peygamberi gönderdikse sırf Allah'ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah'tan günahlarının bağışlanmasını dileselerdi ve Resul de onların bağışlanmasını dileseydi elbette Allah'ı affedici merhametli bulurlardı
65 - Hayır! Rabbine andolsun ki iş bildikleri gibi değil onlar aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp sonra da senin verdiğin hükme karşı içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olamazlar
66 - Eğer biz onlara: "Kendinizi öldürün veya yurtlarınızdan çıkın" diye yazmış olsaydık içlerinden pek azı hariç bunu yapamazlardı Fakat kendilerine verilen öğütleri tutsalardı elbette haklarında hem daha hayırlı hem de daha sağlam olurdu
67 - Ve o zaman elbette kendilerine katımızdan büyük mükafat verirdik
68 - Ve onları elbette doğru yola iletirdik
69 - Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle sıddıklarla şehidlerle iyilerle birliktedir Bunlar ne güzel arkadaştır!
70 - Bu lütuf Allah'tandır Bilen olarak Allah yeter
71 - Ey iman edenler! Düşmana karşı her türlü savunma tedbirinizi alınız Onlara karşı ya küçük birlikler halinde hareket ediniz veya topyekün seferber olunuz
72 - Şüphesiz içinizden bir kısmı vardır ki pek ağır davranır Eğer başınıza bir musibet gelirse: "Allah bana lutfetti de onlarla beraber bulunmadım" der
73 - Ve eğer Allah'tan size bir lütuf ve zafer erişecek olsa sizinle kendisi arasında hiç sevgi yokmuş gibi bu sefer de hiç şüphesiz şöyle diyecek: "Ah ne olurdu onlarla beraber olaydım da büyük murada ereydim"
74 - O halde geçici dünya hayatını ebedî ahiret hayatı karşılığında satacak olanlar Allah yolunda savaşsınlar Her kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse her iki durumda da biz ona yarın pek büyük bir mükafat vereceğiz
75 - Hem size ne oluyor ki Allah yolunda: "Ey Rabbimiz! bizleri bu halkı zâlim olan memleketten çıkar tarafından bizi iyi idare edecek bir sahip ve bize katından bir kurtarıcı gönder" diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler kadınlar ve çocukların kurtarılması uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?
76 - İman edenler Allah yolunda savaşırlar İnkâr edenler de tağut yolunda savaşırlar O halde siz şeytanın taraftarlarına karşı savaşın Çünkü şeytanın hilesi zayıftır
77 - Kendilerine "Ellerinizi savaştan çekin namazı kılın zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir kısmı insanlardan Allah'tan korkar gibi hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Ne olurdu bize azıcık bir müddet daha tanımış olsaydın da biraz daha yaşasaydık?" derler Onlara de ki: "Dünya zevki ne de olsa azdır ahiret Allah'a karşı gelmekten sakınan için daha hayırlıdır ve size kıl kadar haksızlık edilmez"
78 - Her nerede olursanız olun ölüm size yetişir son derece sağlam kaleler içinde de bulunsanız yine kurtulamazsınız Onlara bir iyilik erişirse "Bu Allahtandır" derler bir kötülüğe uğrarlarsa "Bu senin yüzündendir" derler Ey Muhammed! De ki: "Hepsi Allah'tandır" Bu topluma ne oluyor ki hiç söz anlamaya yanaşmıyorlar?
79 - (Ey insanoğlu!) sana gelen her iyilik Allah'tandır sana ne kötülük dokunursa kendindendir Ey Muhammed! Biz seni bütün insanlara bir elçi olarak gönderdik Buna şahit olarak da Allah yeter
80 - Kim peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur Kim de yüz çevirirse biz seni onlara bekçi olarak göndermedik
81 - Sana "Peki" derler fakat senin yanından çıktıklarında içlerinden birtakımı geceleyin (gündüz) söylemiş olduklarının tersini kurarlar Allah onların geceleyin tasarladıklarını yazıyor Sen onlara aldırma Allah'a güven Vekil olarak Allah yeter
82 - Onlar hâlâ Kur'ân'ı gereği gibi düşünüp anlamaya çalışmazlar mı? Eğer o Allah'tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı mutlaka onda birçok çelişkiler bulurlardı
83 - Kendilerine güven veya korku hususunda bir haber geldiğinde onu hemen yayıverirler Halbuki onu peygambere ve aralarında yetkili kimselere götürselerdi onlardan sonuç çıkarmaya gücü yetenler onu anlarlardı Allah'ın üzerinizdeki lütfu ve rahmeti olmasaydı pek azınız hariç şeytana uyardınız
84 - (Ey Muhammed) Allah yolunda savaş! Sen ancak kendi yaptığından sorumlusun Müminleri de savaşa teşvik et Umulur ki Allah kâfirlerin gücünü kırar Hiç şüphesiz ki Allah kuvvet ve kudretçe çok daha güçlü ve cezası daha çetindir
85 - Kim güzel bir işte aracılık ederse ona o işin sevabından bir pay vardır Kim de kötü bir şeyde aracılık yaparsa ona da o kötülükten bir pay vardır Allah her şeyi gözetip karşılığını verir
86 - Siz bir selam ile selamlandığınız zaman siz de ondan daha güzeliyle karşılık verin veya verilen selamı aynen iade edin Şüphesiz Allah her şeyin hesabını gereği gibi yapandır
87 - Kendinden başka ilâh olmayan Allah sizi kıyamet gününde mutlaka biraraya toplayacaktır Bunda asla şüphe yoktur Allah'tan daha doğru sözlü kim olabilir?
88 - O halde siz niçin münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? Allah onları kazandıkları günah yüzünden terslerine döndürdüğü halde Allah'ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa sen onun için bir çıkış yolu bulamazsın
89 - Onlar küfür işledikleri gibi sizin de küfür işleyip kendileriyle bir olmanızı arzu ettiler Onun için onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün; Onlardan ne bir dost ne de bir yardımcı edinmeyin
90 - Ancak o kimselere dokunmayın ki sizinle aralarında anlaşma olan bir kavme sığınmış bulunurlar Yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı gönüllerine sığdıramayıp tarafsız olarak size gelmişlerdir Eğer Allah dileseydi onları size musallat kılardı onlar da sizinle savaşırlardı Eğer onlar sizden uzak dururlar sizinle savaşmayıp size barış teklif ederlerse Allah sizin için onlar aleyhine bir yol vermemiştir
91 - Diğer birtakım kimseleri de bulacaksınız ki; hem sizden emin olmak hem de kavimlerinden emin olmak isterler Fitne için her davet olunuşlarında onun içine başaşağı dalarlar Eğer bunlar sizden çekinmezlerse kendilerini bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün İşte bunlar aleyhinde size açık bir ferman verdik
92 - Hata dışında bir mümin diğer bir mümini öldüremez Ve kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse mümin bir köle azad etmesi ve ölenin ailesine (varislerine) teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir Ancak ölünün ailesinin bağışlaması müstesnadır Eğer öldürülen mümin olmakla beraber size düşman bir kavimden ise o zaman öldürenin bir köle azad etmesi gerekir Eğer öldürülen sizinle aralarında antlaşma olan bir kavimden ise öldürenin ölenin ailesine diyet vermesi ve mümin bir köle azad etmesi gerekir Bunlara gücü yetmeyenin de Allah tarafından tevbesinin kabulü için arka arkaya iki ay oruç tutması gerekir Allah Alimdir (her şeyi bilendir) Hakimdir (hüküm ve hikmet sahibidir)
93 - Kim bir mümini kasten öldürürse cezası içinde ebedî olarak kalacağı cehennemdir Allah ona gazab ve lanet etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır
94 - Ey İman edenler! Allah yolunda cihada çıktığınız zaman mümini kâfirden ayırmak için iyice araştırın Size selam veren kimseye dünya hayatının menfaatini gözeterek "Sen mümin değilsin" demeyin Allah katında çok ganimetler var İslâm'a ilk önce girdiğiniz zaman siz de öyle idiniz Sonra Allah size lutufta bulundu Onun için iyice araştırın Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır
95 - Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlarla Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar Allah mallarıyla canlarıyla cihad edenleri derece itibariyle oturanlardan üstün kıldı Allah onların hepsine de cenneti vaad etmiştir Bununla beraber Allah mücahitlere oturanların üzerinde büyük bir ecir vermiştir
96 - Kendi katından derece derece rütbeler bir mağfiret ve rahmet vermiştir Öyle ya O çok bağışlayıcı çok merhamet edicidir
97 - Melekler kendilerine zulmeden kişilerin canlarını aldıklarında onlara "Ne işte idiniz?" derler Onlar da: "Biz yer yüzünde zayıf kimselerdik" derler Melekler: "Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi siz de orada hicret etseydiniz ya?" derler İşte bunların varacakları yer cehennemdir O ne kötü gidiş yeridir
98 - Ancak gerçekten aciz ve zayıf olan çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler kadınlar ve çocuklar hariç
99 - Umulur ki Allah bu kimseleri affeder Allah çok affedici çok bağışlayıcıdır
100 - Her kim Allah yolunda hicret ederse yeryüzünde gidecek çok yer de bulur genişlik de bulur Her kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek maksadıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse kuşkusuz onun mükafatı Allah'a düşer Allah çok bağışlayıcıdır çok merhamet edicidir
101 - Yeryüzünde sefere çıktığınızda kâfirlerin size bir kötülük yapacağından korkarsanız namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur Kuşkusuz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır
102 - Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun Silahlarını da yanlarına alsınlar Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar silahlarını yanlarına alsınlar Kâfirler arzu ederler ki silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın Kuşkusuz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır
103 - O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allah'ı zikredin Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile kılın Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır
104 - Düşman topluluğunu takip etmede gevşeklik göstermeyin Eğer siz acı duyuyorsanız kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı çekiyorlar Oysa siz Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz Kuşkusuz Allah her şeyi bilendir hikmet sahibidir
105 - Biz sana Kitab (Kur'ân)ı hak olarak indirdik ki insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin Sakın hainlerin savunucusu olma!
106 - Allah'tan bağışlanmanı dile Şüphesiz Allah bağışlayıcıdır esirgeyicidir
107 - Kendilerine hainlik edenleri savunma Muhakkak Allah hain günahkârları sevmez
108 - Bunlar insanlardan (hainliklerini) gizlerler de Allah'tan gizlemezler Oysa O geceleyin istemediği şeyi kurarlarken onların yanı başlarındadır Allah onların yaptıklarını (ilmiyle) kuşatmıştır
109 - Haydi siz dünya hayatında onları savunuverdiniz (diyelim) Peki kıyamet gününde Allah'ın huzurunda onları kim savunacaktır? Yahut onlara kim vekil olacaktır?
110 - Kim bir kötülük işler yahut nefsine zulmeder sonra da Allah'tan bağışlanmasını dilerse Allah'ı bağışlayıcı ve esirgeyici bulur
111 - Kim bir kötülük işlerse kendi nefsine kötülük etmiş olur Allah her şeyi hakkıyle bilendir hikmet sahibidir
112 - Kim bir hata veya bir günah işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa muhakkak iftira etmiş ve apaçık bir günah yüklenmiş olur
113 - Eğer Allah'ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı onlardan bir güruh seni sapıtmaya çalışırdı Halbuki onlar ancak kendi nefislerini saptırırlar sana hiçbir zarar veremezler Allah sana Kitab (Kur'an)ı ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir Allah'ın sana olan lütfu büyüktür
114 - Bir sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı veyahut da insanlar arasını düzeltmeyi emreden(ler)inki hariç onların aralarındaki gizli gizli konuşmalarının çoğunda hiçbir hayır yoktur Kim bunları sırf Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa yakında ona büyük bir mükafat vereceğiz
115 - Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygamber'e karşı çıkar müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız Orası ne kötü bir gidiş yeridir
116 - Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz Bunun dışında dilediğini bağışlar Allah'a ortak koşan muhakkak ki derin bir sapıklığa düşmüştür
117 - Onlar Allah'ı bırakırlar da yalnız dişilere taparlar Böylece ancak inatçı şeytana tapmış olurlar
118-119 - Allah o şeytana lanet etti Ve o da: "Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım onları mutlaka saptıracağım onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar onlara emredeceğim de Allah'ın yaratışını değiştirecekler" dedi Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz o apaçık bir ziyana uğramış olur
120 - Şeytan onlara vaad eder ve onları boş umutlarla oyalar Oysa şeytanın onlara vaadi aldatmadan başka bir şey değildir
121 - Bunların varacakları yer cehennemdir Ondan kurtulmak için çare bulamazlar
122 - İman edip iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız orada ebedî olarak kalacaklardır Bu Allah'ın gerçek vaadidir Allah'dan daha doğru sözlü kim olabilir?
123 - (İş) ne sizin kuruntunuza ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir Kötülük yapan o yüzden cezalandırılır O kendisine Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilir
124 - Erkek veya kadın kim mümin olur da güzel amellerden işlerse işte onlar cennete girerler Zerre kadar da haksızlığa uğratılmazlar
125 - İyilik yaparak kendisini Allah'a teslim eden ve İbrahim'in dinine dosdoğru olarak tâbi olan kimseden din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah İbrahim'i dost edinmişti
126 - Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır Allah her şeyi kuşatıcıdır
127 - Kadınlar hakkında senden fetva isterler De ki: Onlar hakkındaki fetvayı size Allah veriyor: Yazılmış hakları olan mirası kendilerine vermediğiniz ve nikahlanmayı istemediğiniz öksüz kızlar ve zavallı çocuklara ve bir de yetimlere adaletle davranmanız hakkında Kitap'ta size okunan âyetler vardır Sizin her yaptığınız iyiliği muhakkak Allah bilir
128 - Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse aralarında bir sulh yapmalarında onlara bir günah yoktur Sulh hep hayırlıdır Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır Eğer iyi geçinir ve geçimsizlikten sakınırsanız şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
129 - Kadınlarınız arasında her yönden adaletli davranmaya ne kadar uğraşsanız buna güç yetiremezsiniz Bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan korunursanız şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir
130 - Eğer karı-koca birbirlerinden ayrılacak olurlarsa Allah onların her birini geniş lutfuyla muhtaç bırakmaz Allah'ın lutfu geniştir hikmeti büyüktür
131 - Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır Sizden önce kendilerine kitap verilenlere ve size Allah'tan korkmanızı emrettik Eğer inkâr ederseniz biliniz ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır Allah hiçbir şeye muhtaç değildir hamd ve senâ O'na yakışır
132- Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır Vekil olarak Allah yeter
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
133 - Ey insanlar! Eğer Allah dilerse sizi giderir de başkalarını getirir Ve Allah buna kadirdir
134 - Kim dünya nimetini isterse bilsin ki dünya ve ahiret nimeti Allah katındadır Allah her şeyi çok iyi işiten ve çok iyi görendir
135 - Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz Zira zengin de olsa fakir de olsa Allah ikisine de (sizden) daha yakındır Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer bükerseniz veya çekinirseniz şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır
136 - Ey iman edenler! Allah'a Peygamberine Peygamberine indirdiği Kitab'a ve daha önce indirdiği kitaba iman edin Kim Allah'ı meleklerini kitaplarını peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en koyusuna düşmüş olur
137 - İman edip sonra inkâr eden sonra iman edip tekrar inkâr eden sonra da inkârlarında ileri gidenleri Allah ne bağışlayacak ne de doğru yola eriştirecektir
138 - Münafıklara da haber ver ki kendileri için çok acı bir azab vardır
139 - Onlar müminleri bırakıp kâfirleri dost ediniyorlar Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir
140 - Allah size Kitab (Kur'an)da: "Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman başka bir söze geçmedikleri müddetçe o kâfirlerle oturmayın Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirdi Muhakkak ki Allah münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır
141 - Onlar sizi gözetleyip dururlar Eğer Allah tarafından size bir zafer nasip olursa: "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler Şayet kâfirlerin zaferden bir payı olursa: (Bu defa da onlara): "Size üstünlük sağlayarak sizi müminlerden korumadık mı?" derler Allah kıyamet gününde aranızda hükmünü verecektir Allah müminlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir
142 - Münafıklar Allah'ı aldatmaya çalışırlar Halbuki Allah onların oyunlarını başlarına geçirecektir Onlar namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar İnsanlara gösteriş yaparlar Allah'ı pek az anarlar
143 - Münafıklar küfür ile iman arasında bocalamaktadırlar Ne bu müminlere bağlanırlar ne de şu kâfirlere Allah kimi doğru yoldan saptırırsa sen artık ona kurtuluş yolu bulamazsın
144 - Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
145 - Şüphesiz ki münafıklar cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar Onlara bir yardım edici de bulamazsın
146 - Ancak tevbe edenler durumlarını düzeltenler Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar müstesna İşte bunlar müminlerle beraberdirler Allah müminlere büyük bir mükafat verecektir
147 - Eğer şükreder ve iman ederseniz Allah size azabı ne yapar? Allah şükredenlerin mükafatını veren ve her şeyi bilendir
148 - Allah zulme uğrayanların dışında çirkin sözün açıkça söylenmesinden hoşlanmaz Allah her şeyi hakkıyla işiten hakkıyla bilendir
149 - Bir hayrı açıklar yahut gizlerseniz yahut da bir kötülüğü bağışlarsanız biliniz ki Allah da çok bağışlayıcıdır her şeye hakkıyla kadirdir
150 - Onlar Allah'ı ve peygamberlerini inkâr ederler Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isterler "Kimine inanırız kimini inkâr ederiz" derler Bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isterler
151 - İşte onlar gerçek kâfirlerdir Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır
152 - Allah'a ve peygamberlerine iman edenler ve onlar arasında ayırım yapmayanlara (Allah) pek yakında mükafatlarını verecektir Allah çok bağışlayıcıdır çok merhametlidir
153 - Kitap ehli senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişler ve: "Allah'ı bize açıkça göster" demişlerdi Haksızlıkları sebebiyle onları yıldırım çarptı Sonra kendilerine açık deliller geldiği halde buzağıyı (tanrı) edinmişlerdi Onları bundan dolayı da affettik Ve Musa'ya açık bir delil (yetki) verdik
154 - Söz vermeleri için Tur dağını üzerlerine kaldırdık Onlara: "O kapıdan secde ederek girin" dedik Yine onlara: "Cumartesi yasağını çiğnemeyin" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık
155 - Verdikleri sözden dönmeleri Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri haksız yere peygamberlerini öldürmeleri ve "kalblerimiz kılıflıdır" demelerinden dolayı (başlarına türlü belalar verdik) Doğrusu Allah inkârları sebebiyle onların kalplerini mühürlemiştir Pek azı hariç onlar inanmazlar
156 -(Kalblerinin mühürlenmesinin diğer bir sebebi de İsa'yı) inkâr etmeleri ve Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarıdır
157 - Bir de "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demeleridir Oysa onu ne öldürdüler ne de astılar Fakat öldürdükleri kimse onlara İsa gibi gösterildi Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler ondan yana tam bir kuşku içindedirler O hususta bir bilgileri yoktur Sadece zanna uyuyorlar Onu kesinlikle öldürmediler
158 - Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir Allah aziz (daima üstün)dir hikmet sahibidir
159 - Kitap ehlinden hiçbir kimse yoktur ki ölmeden önce ona (İsa'ya) iman etmiş olmasın Kıyamet gününde o onlara şahitlik edecektir
160-161 - Yahudilerin zulmetmeleri ve birçok kimseleri Allah yolundan alıkoymaları yasaklandıkları halde faiz almaları ve insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle daha önce kendilerine helâl kılınan temiz şeyleri haram kıldık Onlardan kâfir olanlara can yakıcı bir azap hazırladık
162 - Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve iman edenler sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ederler Onlar namazı kılan zekatı veren Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerdir İşte onlara büyük bir mükafat vereceğiz
163 - Muhakkak biz Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik İbrahim'e İsmail'e İshak'a Yakub'a torunlarına İsa'ya Eyyûb'a Yunus'a Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik Davud'a da Zebur'u verdik
164 - Daha önce sana anlattığımız peygamberlerle anlatmadığımız başka peygamberlere de (vahyettik) Ve Allah Musa ile de konuştu
165 - Peygamberleri müjdeciler ve azab habercileri olarak gönderdik ki peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın Allah mutlak üstündür yegane hikmet sahibidir
166 - Fakat Allah sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder Melekler de buna şahitlik ederler Allah'ın şahitliği de kafidir
167 - Şüphesiz inkâr edip insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir
168 - Muhakkak Allah inkâr edenleri ve zulmedenleri ne bağışlar ne de doğru bir yola eriştirir
169 - Onları ancak cehennemin yoluna (iletecek ve) onlar orada ebedî olarak kalacaklardır Bu ise Allah'a çok kolaydır
170 - Ey insanlar Resul size Rabbi'nizden hakkı (gerçeği) getirdi Kendi yararınıza olarak ona inanın Eğer inkâr ederseniz bilin ki göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır Allah bilendir hikmet sahibidir
171 - Ey kitab ehli! Dininizde taşkınlık etmeyin ve Allah hakkında ancak doğru olanı söyleyin! Meryem oğlu İsa Mesih sadece Allah'ın elçisi Meryem'e atmış olduğu kelimesi ve O'ndan bir ruhtur Allah'a ve peygamberlerine inanın (Allah) üçtür demeyin Kendi yararınız için buna son verin Muhakkak ki Allah tek bir ilâhtır O çocuk sahibi olmaktan yüce (münezzeh)dir Göklerdeki ve yerdekilerin hepsi O'nundur Vekil olarak Allah yeter
172 - Hiçbir zaman Mesih de Allah'ın bir kulu olmaktan çekinmez Allah'a yakın melekler de Kim O'na kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa bilsin ki O onların hepsini huzuruna toplayacaktır
173 - İnanıp güzel işler yapanlara gelince onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha fazlasını da verecektir Allah'a kulluktan çekinip büyüklük taslayanlara da şiddetli bir şekilde azab edecek ve onlar Allah'dan başka kendilerine ne bir dost ne de bir yardımcı bulamayacaklardır
174 - Ey insanlar! Size Rabbinizden bir delil (Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur indirdik
175 - Allah'a inanıp O'na sımsıkı sarılanları (Allah) kendisinden bir rahmet ve lutfa sokacak ve kendisine varan dosdoğru yola iletecektir
176 - Senden fetva istiyorlar Deki: "Allah size kelâle (babasız ve çocuksuz kimse) nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan fakat kız kardeşi bulunan bir kişi ölürse bıraktığı malın yarısı o (kız kardeşi)nundur Çocuğu olmayan kız kardeş ölürse erkek kardeş ona varis olur Eğer (ölenin) iki kız kardeşi varsa bıraktığının üçte ikisi onlarındır Eğer kardeşler erkek ve kız olurlarsa erkeğin hissesi iki kızın hissesi kadardır Şaşırmamanız için Allah size (hükümlerini) açıklıyor Allah her şeyi hakkıyla bilendir




[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
 

Alt 10-09-2009   #5
aLeynâ
AdministratoR

aLeynâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

aLeynâ aLeynâ isimli Üye şuanda  online konumundadır
Üye Numarası: 2
Üyelik tarihi: 05 / 2009
Bulunduğu yer: MarS'tan (:
Yaş: 22
Mesajlar: 13.023
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 1.772
Teşekkür Almış: 1.336
Standart

Kuran-ı Kerim Meali

5-MAİDE:
1 - Ey iman edenler! Sözleşmeleri yerine getirin İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız şartıyla çeşitli hayvanlar size helal kılındı Ancak haram oldukları size okunacak olanlar müstesna Şüphesiz Allah dilediği hükmü verir

2 - Ey iman edenler! Allah'ın alâmetlerine haram aya kurbanlık hediyelere gerdanlıklarına ve Rablerinden lutuf ve rıza bekleyerek Kabe'ye yönelenlere sakın saygısızlık etmeyin İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz Sizi Mescid-i Haram'dan çevirdiklerinden dolayı bir topluma karşı olan kininiz sizi saldırıya sevk etmesin İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın Allah'tan korkun Çünkü Allah'ın azabı çetindir
3 - Leş kan domuz eti Allah'tan başkasının adı anılarak kesilen; boğulmuş vurulmuş yukardan düşmüş boynuzlanmış canavar yırtmış olup da canlı iken kesmedikleriniz; dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanan hayvanlar ve fal oklarıyla kısmet (şans) aramanız size haram kılındı Bunların hepsi doğru yoldan çıkmaktır Bugün kâfirler dininize karşı ümitsizliğe düşmüşlerdir Onlardan korkmayın benden korkun Bugün dininizi kemale erdirdim size nimetimi tamamladım Size din olarak İslâmı beğendim Kim açlıktan daralır günaha istekle yönelmeden bunlardan yemek zorunda kalırsa ona günah yoktur Çünkü Allah bağışlayan merhamet edendir
4 - Sana kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar De ki: "Size iyi ve temiz şeyler helal kılındı" Allah'ın size öğrettiğinden öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarını yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin) Allah'tan korkun Muhakkak Allah hesabı çabuk görendir
5 - Bugün size iyi ve temiz şeyler helal kılındı Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal olduğu gibi sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir Ve müminlerden iffetli hür kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden namuslu hür kadınlar zina etmeksizin gizli dost tutmaksızın namuslu bir şekilde mehirlerini ödediğiniz takdirde size helâldir Her kim imanı inkâr ederse ameli boşa gitmiş olur ve o ahirette zarara uğrayanlardandır
6 - Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın Başlarınızı meshedin iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın Eğer cünüp iseniz temizlenin Hasta iseniz yahut yolculukta iseniz yahut biriniz abdest bozmaktan gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız su da bulamamışsanız temiz bir toprağa teyemmüm edin Bunun için de yüzlerinizi ve ellerinizi o toprakla meshedin Allah size bir güçlük çıkarmak istemiyor fakat sizi temizlemek ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor
7 - Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "İşittik itaat ettik" dediğinizde sizden aldığı ve kendisiyle sizi bağladığı ahdini hatırlayın Allah'tan korkun çünkü Allah göğüslerin özünü çok iyi bilir
8 - Ey iman edenler Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz Bir kavme olan kininiz sizi adaletsizliğe sevketmesin Adaletli olun çünkü o takvaya daha yakındır Allah'tan korkun Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır
9 - Allah iman edenlere ve salih amel işleyenlere şöyle vaad etmiştir: Onlar için mağfiret ve büyük bir mükafat vardır
10 - İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince işte onlar cehennemliktirler
11 - Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) yeltenmişti de O (Allah) onların ellerini sizden çekmişti Allah'tan korkun Müminler yalnız Allah'a dayansınlar
12 - Allah İsrailoğularından söz almıştı İçlerinden on iki müfettiş göndermiştik Allah şöyle demişti: " Ben muhakkak sizinle beraberim Namazı dosdoğru kıldığınız zekatı verdiğiniz peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum Fakat sizden her kim de bundan sonra küfrederse dosdoğru yoldan sapmış olur
13 - Sözlerini bozdukları için onları lanetledik ve kalblerini katılaştırdık Kelimeleri yerlerinden değiştiriyorlar Uyarıldıkları şeyden pay almayı unuttular İçlerinden pek azı hariç daima onlardan hainlik görürsün Yine de onları affet aldırma Çünkü Allah güzel davrananları sever
14 - "Biz hıristiyanız" diyenlerden de söz almıştık Onlar da kendilerine hatırlatılan şeylerin çoğunu unutmuşlardı Biz de onların arasına kıyamete kadar sürecek kin ve düşmanlık soktuk Allah ne yapmış olduklarını onlara - elbette haber verecektir
15 - Ey kitap ehli! Kitaptan gizlemiş olduğunuz şeylerin çoğunu açıklayan çoğundan da vazgeçen peygamberimiz size geldi Ayrıca size Allah'tan bir nur ve apacık bir kitap da gelmiştir
16 - Allah o kitabla rızasına uygun hareket edenleri selamet yollarına iletir Onları izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve onları dosdoğru yola sevk eder
17 - Muhakkak ki "Allah ancak Meryemoğlu İsa Mesih'tir" diyenler kâfir olmuşlardır (Onlara) de ki: " Allah Meryemoğlu İsa Mesih'i anasını ve bütün yeryüzündekileri helak etmek istese O'na kim engel olabilir? " Göklerin yerin ve ikisi arasındakilerin mülkiyeti sadece Allah'a aittir O dilediğini yaratır Allah her şeye kadirdir
18 - Yahudiler ve hıristiyanlar "Biz Allah'ın oğulları ve sevgilileriyiz" dediler De ki: " O halde niçin günahlarınızdan ötürü (Allah ) size azab ediyor?" Hayır siz de O'nun yaratıklarından birer insansınız O dilediğini bağışlar dilediğine azab eder Göklerin yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin mülkü Allah'ındır Nihayet dönüş de O'nadır
19 - Ey kitap ehli! Peygamberlerin arasının kesildiği bir sırada size Resulümüz geldi gerçekleri açıklıyor ki (yarın kıyamet gününde): "Bize bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi" demeyiniz İşte müjdeleyici ve uyarıcı geldi Allah her şeye kadirdir
20 - Musa kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın O içinizden peygamberler çıkardı Sizi hükümdarlar yaptı Ve âlemlerde hiçbir kimseye vermediğini size verdi"
21 - "Ey kavmim Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin geriye dönmeyin yoksa kayba uğrarsınız"
22 - Onlar da: "Ey Musa! Orada zorba bir kavim var Onlar oradan çıkmadıkça biz oraya asla giremeyiz Eğer oradan çıkarlarsa şüphesiz biz de gireriz" dediler
23 - Allah'tan korkan ve Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle dedi: "Onların üzerlerine kapıdan girin Oradan girerseniz muhakkak galip gelirsiniz Eğer layıkıyla inanıyorsanız yalnız Allah'a dayanın
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
24 - Kavmi Musa'ya: "Ey Musa! Onlar orada olduğu sürece biz oraya asla girmeyiz Sen ve Rabb'in gidin savaşın Biz burada oturacağız" dediler
25 - Musa: "Ey Rabbim! Ben kendimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum artık bizimle bu fâsık kavmin arasını ayır" dedi
26 - Allah Musa'ya şöyle dedi: "Kırk sene o mukaddes yer onlara haram kılınmıştır Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar O fâsık kavim için üzülme!"
27 - Onlara Âdem'in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı birinden kabul edilmiş diğerinden kabul edilmemişti (Kurbanı kabul edilmeyen ötekine):" Seni öldüreceğim" demişti Diğeri ise şöyle demişti: "Allah yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder"
28 - "Allah'a yemin ederim ki sen beni öldürmek için bana el uzatsan da ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim ben âlemlerin Rabb'i olan Allah'tan korkarım
29 - "Ben isterim ki sen benim günahımı da kendi günahını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin cezası budur"
30 - Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi kendisini kardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu öldürdü Böylece zarara uğrayanlardan oldu
31 - Derken Allah bir karga gönderdi ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için toprağı eşeliyordu "Yazıklar olsun bana şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten âciz miyim ben?" dedi ve pişman olanlardan oldu
32 - Bunun içindir ki İsrâiloğulları'na: "Kim bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa bütün insanları yaşatmış gibi olur" hükmünü yazdık (farz kıldık) Şüphesiz ki onlara peygamberlerimiz açık delillerle geldiler Yine de bundan sonra onların birçoğu yeryüzünde aşırı gitmektedirler
33 - Allah ve Resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi ya da yeryüzünde başka bir yere sürgün edilmeleridir Bu dünyada onlar için bir zillettir Ahirette ise onlar için büyük bir azab vardır
34 - Ancak kendilerini yakalamanızdan önce tevbe edenler başka Bilin ki Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir
35 - Ey inananlar Allah'tan korkun O'na yaklaşmaya yol arayın ve O'nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz
36 - Bütün yeryüzündekiler ve bir o kadarı daha inkâr edenlerin olsa bunlar kıyamet gününün azabından kurtulmak için hepsini fidye olarak verseler yine onlardan kabul edilmez Onlar için can yakıcı bir azap vardır
37 - Cehennem ateşinden çıkmak isterler Ama oradan çıkacak değillerdir Onlar için devamlı bir azap vardır
38 - Hırsızlık eden erkek ve kadının yaptıklarına karşılık Allah'dan bir ceza olarak ellerini kesin Allah daima üstündür hikmet sahibidir
39 - Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder halini düzeltirse şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder Çünkü Allah bağışlayan merhamet edendir
40 - Göklerin ve yerin mülkünün Allah'a ait olduğunu dilediğine azap edip dilediğini de bağışladığını bilmedin mi? Allah herşeye kâdirdir
41 - Ey peygamber ağızlarıyla "inandık" deyip kalbleriyle inanmamış olanlardan ve yahudilerden küfürde yarış edenler seni üzmesin Onlar yalana kulak verirler sana gelmeyen diğer bir topluluğa kulak verirler kelimeleri yerlerinden değiştirirler "eğer size bu verilirse alın bu verilmezse sakının" derler Allah birini şaşırtmak isterse sen onun için Allah'a karşı hiçbir şey yapamazsın Onlar öyle kimselerdir ki Allah onların kalblerini temizlemek istememiştir Onlar için dünyada rezillik var ve yine onlar için ahirette de büyük bir azab vardır
42 - Onlar yalana çok kulak verirler ve çok haram yerler Eğer sana gelirlerse ister aralarında hükmet ister onlardan yüz çevir Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir zarar veremezler Eğer aralarında hükmedersen adaletle hükmet Şüphesiz Allah adaletli davrananları sever
43 - İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken seni nasıl hakem yapıyorlar da ondan sonra da dönüveriyorlar? Onlar inanıcı değillerdir
44 - İçinde hidayet ve nûr bulunan Tevrat'ı elbette biz indirdik Müslüman olan peygamberler yahudiler hakkında hükmederler kendilerini Tanrıya adamış zâhitler âlimler de Allah'ın kitabını korumakla görevlendirildiklerinden (onunla hüküm verirler) ve onun Allah'ın kitabı olduğuna şahitlik ederlerdi İnsanlardan korkmayın benden korkun âyetlerimi az bir paraya satmayın Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir
45 - Biz Tevrat'ta onlara cana can göze göz buruna burun kulağa kulak dişe diş ve yaralara karşılıklı kısas (ödeşme) yazdık Bununla beraber kim kısas hakkını bağışlarsa bu kendi günahlarına keffaret olur Ve kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir
46 - O peygamberlerin ardından yanlarındaki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak Meryemoğlu İsa'yı gönderdik ve ona içinde hidayet ve nur olan kendinden önceki Tevrat'ı tasdik eden ve Allah'dan korkanlar için bir hidayet rehberi ve bir öğüt olan İncil'i verdik
47 - İncil ehli de Allah'ın ona indirdikleriyle hükmetsinler Kim Allah'ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fâsıkların ta kendileridir
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
48 - Sana da (ey Muhammed) geçmiş kitapları tasdik eden ve onları kollayıp koruyan Kitab (Kur'ân)ı hak ile indirdik Onların aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet Onların arzu ve heveslerine uyarak sana gelen haktan sapma Biz herbiriniz için bir şeriat ve yol belirledik Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı fakat size verdiklerinde sizi denemek istedi Öyleyse iyiliklere koşun Hepinizin dönüşü Allah'adır O ihtilafa düştüğünüz şeyleri size haber verir
49 - Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet Onların keyiflerine uyma Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmalarından sakın Eğer Allah'ın hükmünden yüzçevirirlerse bil ki Allah bir kısım günahları sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor Muhakkak ki insanların çoğu yoldan çıkanlardır
50 - Yoksa cahiliyye hükmünü mü arıyorlar? kesinlikle bilen bir toplum için Allah'tan daha güzel hüküm veren kim olabilir?
51 - Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin Onlar birbirlerinin dostudurlar Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o onlardan olur Şüphesiz Allah zalim kavmi doğru yola iletmez
52 - Kalblerinde hastalık bulunanların :" Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün Umulur ki Allah bir fetih ihsan eder veya katından bir emir (iş) getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar
53 - İman edenler: "Sizinle beraber olduklarına dair Allah'a bütün güçleriyle yemin edenler bunlar mı?" derler Onların bütün amelleri boşa gitmiştir ve kaybedenlerden olmuşlardır
54 - Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki Allah onları sever onlar da Allah'ı severler; müminlere karşı yumuşak kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar Bu Allah'ın bir lütfudur onu dilediğine verir Allah geniş ihsan sahibidir her şeyi çok iyi bilendir
55 - Sizin asıl dostunuz Allah'tır O'nun Resulüdür ve namazlarını kılan zekatlarını veren ve rükû eden müminlerdir
56 - Kim Allah'ı O'nun Resulünü ve müminleri dost edinirse (iyi bilsin ki) Allah'ın taraftarları galip geleceklerdir
57 - Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve kâfirlerden dininizi alay ve eğlence konusu yapanları dost edinmeyin Eğer (gerçekten) iman ediyorsanız Allah'dan gereğince korkun
58 - Namaza çağırdığınız zaman onu alay ve eğlence konusu yaparlar Bu onların akıllarını kullanmayan bir toplum olmalarından dolayıdır
59 - De ki: "Ey kitap ehli! Sadece Allah'a bize indirilene ve bizden önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmışlarsınız"
60 - De ki: "Allah katında cezaya çarptırılma bakımından bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah kimlere lanet etmiş ve gazabına uğratmışsa; kimlerden maymunlar domuzlar ve şeytana tapanlar yapmışsa işte bunların makamı daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır"
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
61 - Onlar size geldikleri zaman "iman ettik" dediler Oysa yanınıza kâfir olarak girip kâfir olarak çıkmışlardır Allah onların gizlediklerini çok iyi bilir
62 - Onlardan çoğunu günah işlemede düşmanlıkta ve haram yemede yarış ederken görürsün Bu yaptıkları şeyler ne kötüdür!
63 - Gerçek dindarların ve din bilginlerinin onları günah olan bir söz söylemekten ve haram yemekten men etmeleri gerekmez miydi? Yaptıkları şey ne kötüdür!
64 - Yahudiler "Allah'ın eli çok sıkıdır" dediler Söyledikleri söz sebebiyle onların elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Aksine Allah'ın elleri açıktır dilediği gibi verir Andolsun Rabbinden sana indirilen onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü azdırıyor Biz onların aralarına tâ kıyamete kadar düşmanlık ve kin atmışızdır Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa Allah onu söndürmüştür Onlar yeryüzünde bozğunculuğa koşarlar Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez
65 - Eğer kitap ehli iman etmiş ve layıkıyla korunmuş olsalardı onların kötülüklerini örter nimeti bol olan cennetlere koyardık
66 - Eğer onlar Tevrat'ı İncil'i ve kendilerine indirileni gereğince uygulasalardı hem üstlerindeki hem de ayaklarının altındaki (nimetlerden bol bol) yerlerdi Onların arasında ılımlı bir grup da vardı Böyle olmakla beraber onların çoğunun yaptıkları ne kadar kötüdür!
67 - Ey şanlı Resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan O'nun peygamberlik görevini yapmamış olursun Allah seni insanlardan korur Doğrusu Allah kâfirler toplumunu doğru yola iletmez
68 - De ki: "Ey kitap ehli! Tevrat'ı İncil'i ve Rabbinizden size indirileni uygulamadıkça bir esas üzerinde değilsiniz Şüphesiz ki Rabbinden sana indirilenler onların çoğunun azgınlığını ve inkârını artıracaktır Şu halde kâfir olan bir toplum için üzülme!
69 - Muhakkak ki inananlar yahudiler sabiiler ve hıristiyanlardan kim Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve güzel amel işlerse onlar için bir korku yoktur onlar mahzun da olmayacaklardır
70 - Andolsun biz İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik Fakat ne zaman onlara bir peygamber nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirmişse bunlardan bir kısmını yalanlamışlar bir kısmını da öldürmüşlerdir
71 - Onlar bir fitne kopmayacak sandılar kör ve sağır kesildiler Sonra Allah onların tevbesini kabul etti Sonra yine onların çoğu kör sağır kesildiler Allah onların yaptıklarını görüyor
72 - Andolsun "Allah Meryem'in oğlu Mesih'tir" diyenler elbette kâfir olmuşlardır Oysa Mesih onlara: "Ey İsrailoğulları hem benim hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin Kim Allah'a ortak koşarsa şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer cehenemdir Zalimlerin yardımcıları da yoktur" demişti
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
73 - "Allah üçün üçüncüsüdür" diyenler elbette kâfir olmuşlardır Oysa tek ilâhtan başka ilâh yoktur Eğer söylediklerinden vazgeçmezlerse elbette onlardan inkâr edenlere acı bir azap dokunacaktır
74 - Hâlâ Allah'a tevbe edip O'ndan af dilemiyorlar mı? Allah çok bağışlayandır çok merhamet edendir
75 - Meryem'in oğlu Mesih (İsa) sadece bir peygamberdir Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir Anası da dosdoğru bir kadındır Her ikisi de yemek yerlerdi Bak onlara âyetleri nasıl açıklıyoruz Sonra yine bak nasıl yüz çeviriyorlar!
76 - De ki: "Allah'ı bırakıp da size ne zarar ne de fayda vermeye gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah işitendir bilendir"
77 - De ki: "Ey kitap ehli! Dininizde haksız yere aşırı gitmeyin Daha önce sapmış birçoklarını da saptırmış ve böylece doğru yolu kaybetmiş bir kavmin keyiflerine uymayın"
78 - İsrailoğulları'ndan küfredenler Davud ve Meryem'in oğlu İsa diliyle lanetlenmişlerdir Bu onların isyan etmeleri ve aşırı gitmeleri yüzündendi
79 - Onlar yaptıkları kötülüklerden vazgeçmiyorlardı Yaptıkları şey ne kötü idi
80 - Onlardan birçoğunun kâfirleri dost edindiklerini görürsün Nefislerinin kendilerine sunduğu şey ne kadar kötüdür! Allah onlara gazabetmiştir Onlar ebedî olarak azap içinde kalacaklardır
81 - Eğer onlar Allah'a Peygamber'e ve ona indirilen Kur'ân'a inanmış olsalardı kâfirleri dost tutmazlardı Fakat onların çoğu yoldan çıkmış kimselerdir
82 - İman edenlere karşı düşmanlık yönünden insanların en şiddetlisi olarak yahudileri ve Allah'a ortak koşanları bulursun Ve yine iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: "Biz hıristiyanlarız" diyenleri bulursun Çünkü onların içlerinde keşişler ve rahipler vardır Ve onlar büyüklük taslamazlar
83 - Peygamber'e indirilen (Kur'ân)i dinledikleri zaman onun hak olduğunu öğrendiklerinden dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün Onlar: " Ey Rabb'imiz iman ettik bizi de şahitlerden yaz" derler
84 - "Hem biz Rabb'imizin bizi iyi kişilerle birlikte (cennete) sokmasını arzulayıp dururken neden Allah'a ve hak olarak bize gelen şeylere inanmayalım!"
85 - Böyle demeleri sebebiyle Allah onları altlarından ırmaklar akan cennetlerle mükafatlandırmıştır Orada ebedî olarak kalacaklardır İşte iyilik yapanların mükafatı budur
86 - İnkar edip âyetlerimizi yalanlayanlar da cehennem ehlidir
87 - Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı temiz şeyleri haram saymayın Ve aşırı da gitmeyin Çünkü Allah aşırı gidenleri sevmez
88 - Allah'ın size verdiği rızıklardan helal ve temiz olarak yeyin ve inandığınız Allah'tan korkun
89 - Allah sizi kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerinizden sorumlu tutmaz Fakat kasıtlı yaptığınız yeminlerinizden sizi sorumlu tutar Bozulan yeminin keffareti (cezası) ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on yoksulu yedirmek veya giydirmek yahut da bir köle azad etmektir Verecek bir şey bulamayan kimse için de üç gün oruç tutmaktır İşte yemin ettiğiniz zaman yeminlerinizi bozmanın cezası budur Yeminlerinizi koruyun İşte Allah âyetlerini size böyle açıklar ki şükredesiniz
90 - Ey iman edenler! İçki kumar dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz
91 - Şeytan içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?
92 - Allah'a itaat edin Peygamber'e de itaat edin Kötülüklerden sakının Eğer yüz çevirirseniz biliniz ki Peygamber'imize düşen sadece apaçık tebliğdir
93 - İman edip salih amel işleyenler Allah'tan korktukları imanlarında sebat ettikleri salih amel işlemeye devam ettikleri sonra Allah'tan sakındıkları imanlarından ayrılmadıkları yine Allah'tan korktukları ve iyilikte bulundukları müddetçe daha önce yediklerinden dolayı kendilerine bir günah yoktur Allah iyilikte bulunanları sever
94 - Ey iman edenler! Allah sizi ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği bir avla dener ki gizlide kendisinden korkanları meydana çıkarsın Kim bundan sonra saldırıda bulunursa onun için acı bir azab vardır
95 - Ey iman edenler ihramlı iken av hayvanı öldürmeyin İçinizden kim kasten onu öldürürse yaptığı işin vebalini tatması için öldürdüğü hayvanın dengi ona cezadır ki Kâbe'ye ulaşacak bir kurban olmak üzere buna yine içinizden iki adaletli kişi hükmeder; yahut (ceza olmak üzere) bir keffarettir ki ya o nisbette fakirleri doyurmak yahut onun dengi oruç tutmaktır Allah geçmişi affetmiştir Fakat kim de bu suçu tekrarlarsa Allah ondan intikamını alır Allah damia gâliptir intikam sahibidir
96 - Size ve yolculara yiyecek olmak üzere deniz avı ve onu yemek helal kılındı Kara avı ise ihramlı olduğunuz müddetçe size haram edilmiştir Huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun
97 - Allah Kâbe'yi o Beyt-i haram'ı haram ayı kurbanı ve (kurbanlardaki) gerdanlıkları insanlar için bir nizam kıldı Bu Allah'ın göklerde ve yerde olan herşeyi bildiğini ve Allah'ın herşeyi hakkıyle bilici olduğunu sizin de bilmeniz içindir
98 - İyi bilin ki Allah hem cezası çok şiddetli olandır hem de çok bağışlayıcı çok merhametlidir
99 - Peygamber'in üzerine düşen sadece duyurmadır Allah açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir
100 - De ki:"Pis olan şeyle temiz olan şey bir olmaz pis olanın çokluğu hoşuna gitse bile" Ey selim akıl sahipleri Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz
101 - Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeylerden sormayın Eğer onları Kur'ân indirilirken sorarsanız size açıklanır Halbuki Allah onlardan geçmiştir Allah çok bağışlayan ve çok yumuşak davranandır
102 - Sizden önce gelen bir kavim bunları sormuştu da sonra inkâr etmişti
103 - Allah ne "bahîre"yi ne "sâibe"yi ne "vesile"yi ve ne de "hâm"ı meşru kılmıştır Fakat küfredenler Allah'a yalan iftira etmektedirler Onların çoğunun akılları ermez
104 - Onlara: " Allah'ın indirdiği (kitabı)ne ve peygamber'e gelin" dendiği zaman:" Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler Ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolu da bulamayan kimseler olsa da mı?
105 - Ey inananlar kendinize dikkat edin Siz doğru yolda olduğunuz takdirde doğru yoldan sapanlar size zarar veremezler Hepinizin dönüşü Allah'adır Yaptıklarınızı size O haber verecektir
106 - Ey iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği zaman vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin hükmü kendi içinizden iki adaletli şahit yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz namazdan sonra onları alıkorsunuz Onlar da Allah'a şöyle yemin ederler: "Akraba bile olsa yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız Allah'ın şahitliğini gizlemeyeceğiz Aksi halde günahkârlardan oluruz"
107 - Eğer o iki şahidin bir günah işledikleri anlaşılırsa ölene daha yakın olan hak sahiplerinden diğer iki kişi onların yerine geçerler ve: "Bizim şahitliğimiz önceki iki kişinin şahitliğinden daha doğrudur Biz kimsenin hakkına tecavüz etmedik Aksi halde biz de zalimlerden olurduk" diye Allah'a yemin ederler
108 - İşte bu şahitliklerini gerektiği gibi yapmaları yahut yeminlerinden sonra yeminlerinin kabul edilmemesinden korkmaları için en iyi yoldur Allah'tan korkun ve emirlerini dinleyin Allah doğru yoldan çıkan bir topluluğu hidayete erdirmez
109 - Allah Resulleri topladığı gün:" Size ne cevap verildi? "der "Bizim bilgimiz yok" derler "gizlileri bilen yalnız sensin sen!"
110 - Allah şöyle diyecektir: "Ey Meryemoğlu İsa! Sana ve annene olan nimetimi hatırla! Hani seni Rûhu'l-Kudüs (Cebrâil) ile desteklemiştim Beşikteyken ve kemâle ermişken insanlarla konuşuyordun Sana yazıyı hikmeti Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim İznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapmış ve ona üflemiştin o da iznimle kuş olmuştu Anadan doğma kör olanı ve alaca hastalığına yakalanmış kimseyi iznimle iyileştirmiştin Ölüleri iznimle (hayata) çıkarmıştın İsrailoğulları'na âyetlerle geldiğin ve onlardan inkâr edenlerin: "Bu ancak apaçık bir sihirdir" dedikleri zaman seni onlardan korumuştum
111 - Hani Havarilere: " Bana ve Resulüme iman edin" diye ilham etmiştim Onlar da: "İman ettik bizim şüphesiz müslümanlar olduğumuza şahit ol" demişlerdi
112 - Havariler:" Ey Meryemoğlu İsa Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" dediler İsa da: "İnanıyorsanız Allah'tan korkun" dedi
113 - Havâriler: "İstiyoruz ki ondan yiyelim kalblerimiz iyice yatışsın senin bize doğru söylediğini bilelim ve bunu bizzat görenlerden olalım" dediler
114 - Meryemoğlu İsa da: "Allah'ım Rabbımız bizim üzerimize gökten bir sofra indir ki bizim için önce ve sonra gelenlerimiz için bir bayram ve senden bir mucize olsun Bizi rızıklandır sen rızık verenlerin en hayırlısısın!" dedi
115 - Allah buyurdu ki:" Ben onu size indireceğim Fakat bundan sonra içinizden kim inkâr ederse ben ona âlemlerden hiç kimseye yapmayacağım bir azabı yaparım"
116 - Ve Allah demişti ki: "Ey Meryemoğlu İsa sen mi insanlara: 'Beni ve annemi Allah'tan başka iki tanrı edinin' dedin?" "Hâşâ dedi sen yücesin benim için gerçek olmayan birşeyi söylemem bana yakışmaz Eğer demiş olsam sen bunu bilirsin sen benim nefsimde olanı bilirsin ben ise senin nefsinde olanı bilmem çünkü gaybları bilen yalnız sensin sen!"
117 - "Ben onlara sadece senin bana emrettiklerini söyledim Benim ve sizin Rabbınız olan Allah'a kulluk edin dedim Aralarında olduğum müddetçe onlara şahit idim fakat sen beni vefat ettirince onları gözetleyen yalnız sen oldun Sen herşeyi görensin
118 - "Eğer onlara azab edersen onlar senin kullarındır eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen daima üstünsün hikmet sahibisin"
119 - Allah buyurdu ki: "Bu sadıklara doğruluklarının fayda sağladığı gündür Onlar için altlarından ırmaklar akan içinde ebedî kalacakları cennetler vardır" Allah onlardan razı olmuş onlar da O'ndan razı olmuşlardır İşte büyük kurtuluş budur
120 - Göklerin yerin ve bunlarda bulunan herşeyin mülkü Allah'ındır O herşeye kâdirdir




[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
 

Alt 10-09-2009   #6
aLeynâ
AdministratoR

aLeynâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

aLeynâ aLeynâ isimli Üye şuanda  online konumundadır
Üye Numarası: 2
Üyelik tarihi: 05 / 2009
Bulunduğu yer: MarS'tan (:
Yaş: 22
Mesajlar: 13.023
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 1.772
Teşekkür Almış: 1.336
Standart

Kuran-ı Kerim Meali

6-EN'AM:
1 - Hamd gökleri ve yeri yaratan karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'a mahsustur Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine başkalarını eşit sayıyorlar
2 - Sizi çamurdan yaratan sonra size bir ecel takdir eden O'dur Tayin edilen bir ecel de (kıyamet zamanı) O'nun katındadır Sonra bir de şüphe ediyorsunuz
3 - O göklerde de yerde de (tek) Allah'tır Sizin gizlinizi açığınızı ve ne kazandığınızı bilir
4 - Onlara Rab'lerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez ki ondan yüz çevirmesinler
5 - Hak kendilerine gelince onu yalanladılar Alaya aldıkları şeyin haberi yakında kendilerine gelecektir
6 - Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkanları onlara vermiştik Onlara gökten bol bol yağmur indirmiş altlarından ırmaklar akıtmıştık Fakat onları günahlarından dolayı helak ettik Ve kendilerinden sonra başka bir nesil yarattık
7 - Eğer sana kağıtta yazılı bir kitap indirmiş olsak da onu elleriyle tutsalardı yine de o kâfirler: "Muhakkak ki bu apaçık bir sihirdir" derlerdi
8 - "O'na bir melek indirilmeli değil miydi?" dediler Eğer bir melek indirseydik iş bitirilmiş olurdu sonra kendilerine hiç göz açtırılmazdı
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
9 - Eğer Peygamberi biz bir melek yapsaydık yine de onu bir adam şeklinde yapardık ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük
10 - Senden önce de peygamberlerle alay edilmişti Fakat onlardan alay edenleri alay ettikleri şey kuşatıverdi
11 - De ki: "Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş görün!"
12 - De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" "Allah'ındır" de O rahmet etmeyi kendi nefsine yazmıştır Sizi varlığında asla şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacaktır Ama kendilerini zarara sokanlar inanmazlar
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
13 - Gecede gündüzde barınan her şey O'nundur O işitendir bilendir
14 - De ki: "Gökleri ve yeri yoktan var eden besleyen fakat kendisi beslenmeyen Allah'tan başka dost mu tutayım?" "Ben İslâm olanların ilki olmakla emrolundum" de ve sakın Allah'a ortak koşanlardan olma
15 - De ki: "Eğer Rabbime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım"
16 - O gün kimden azab giderilirse kuşkusuz Allah ona rahmet etmiştir İşte apaçık kurtuluş budur
17 - Allah sana bir zarar dokundurursa onu yine kendisinden başka açacak yoktur Ve eğer sana bir hayır dokundursa kuşkusuz O herşeyi yapabilendir
18 - O kullarının üstünde tam hâkimdir O hüküm ve hikmet sahibidir herşeyden haberdardır
19 - De ki: "Şahitlik yönünden hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ki onunla hem sizi hem de sizden sonra kendisine ulaşan herkesi uyarayım Allah'la beraber başka ilâhlar olduğuna siz gerçekten şahitlik eder misiniz?" De ki: "Ben buna şahitlik etmem" "O ancak ve ancak bir tek ilâhtır ve gerçekten ben sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım"de
20 - Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler Peygamber'i kendi oğullarını bildikleri gibi bilirler Kendilerine yazık edenler var ya! İşte onlar iman etmezler
21 - Allah'a iftira ederek yalan uydurandan veya âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç şüphe yok ki zalimler kurtuluşa eremezler
22 - O gün hepsini mahşere toplayacağız Sonra Allah'a ortak koşanlara: " Hani nerede o Allah'a ortak saydığınız ortaklarınız?" diyeceğiz
23 - Sonra (Onlar): "Rabbimiz Allah'a yemin ederiz ki biz müşriklerden değildik" demekten başka bir özür bulamayacaklar
24 - Bak vicdanlarına karşı nasıl yalan söylediler! O uydurdukları putlar da kendilerinden kaybolup gitti
25 - İçlerinden seni dinleyenler de vardır fakat biz onu anlamalarına engel olmak için kalblerinin üstüne örtüler kulaklarının içine de ağırlık koyduk Onlar bütün delilleri görseler bile yine ona inanmazlar Hatta sana geldiklerinde seninle tartışırlar Ve o kâfirler: "Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" derler
26 - Onlar insanları Kur'ân'a iman etmekten menederler hem de kendileri ondan uzak dururlar Böylece yalnız kendilerini mahvediyorlar ama farkında değiller
27 - Onların ateşin üzerinde durduruldukları zaman: "Ne olurdu dünyaya döndürülseydik Rabb'imizin âyetlerini yalanlamasaydık da müminlerden olsaydık" dediklerini bir görsen!
28 - Hayır daha önce gizleyip durdukları karşılarına çıktı da ondan yoksa geri çevrilselerdi yine menedildikleri şeyi yapmaya dönerlerdi Çünkü onlar yalancıdırlar
29 - Dediler ki:" Dünya hayatımızdan başka bir hayat yoktur biz diriltilecek değiliz"
30 - Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman onları bir görsen! Rableri onlara şöyle der: "Bu bir gerçek değil midir?" Onlar da: "Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir" derler Rableri de onlara: "Öyleyse inkârınız sebebiyle azabı tadın!" der
31 - Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten hüsrana uğramışlardır Kıyamet günü ansızın gelince onlar günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak şöyle derler: "Dünyada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!" Bakın yüklendikleri günah ne kötüdür!
32 - Dünya hayatı eğlence ve oyundan başka bir şey değildir Ahiret yurdu ise Allah'tan korkanlar için daha hayırlıdır Aklınızı kullanmaz mısınız?
33 - Onların söylediklerinin seni üzdüğünü elbette biliyoruz Onlar aslında seni yalanlamıyorlar fakat o zalimler Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar
34 - Senden önce de peygamberler yalanlanmıştı Kendilerine yardımımız gelinceye kadar yalanlanmaya ve eziyet olunmaya sabrettiler Allah'ın sözlerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur Şüphesiz ki sana peygamberlerin haberlerinden bir kısmı gelmiştir
35 - Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse haydi gücün yetiyorsa yerin içine (inebileceğin) bir delik ya da göğe (çıkabileceğin) bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi elbette onları hidayet üzerinde toplardı O halde cahillerden olma!
36 - Daveti ancak dinleyenler kabul ederler Ölülere gelince Allah onları diriltir sonra O'na döndürülürler
37 - Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?" De ki: "Şüphesiz ki Allah bir mucize indirmeye kâdirdir fakat çokları bilmezler"
38 - Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki sizin gibi birer ümmet olmasınlar Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmamışızdır sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar
39 - Âyetlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir Allah dilediği kimseyi şaşırtır dilediği kimseyi de doğru yola koyar
40 - De ki: "Kendinizi hiç düşündünüz mü Allah'ın azabı size gelse veya kıyamet vakti gelse Allah'tan başkasına mı yalvarırsınız? Eğer sözünde doğru kimselerseniz cevap verin"
41 - Hayır yalnız o Allah'a yalvarırsınız O da dilerse kaldırılmasını istediğiniz belayı kaldırır ve o zaman ortak koştuğunuz şeyleri unutursunuz
42 - Şüphesiz ki senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik Bize yalvarsınlar diye onları darlık ve sıkıntı ile yakalayıp cezalandırdık
43 - Hiç olmazsa kendilerine baskınımız geldiği zaman olsun yalvarmalı değiller miydi? Fakat kalbleri katılaştı ve şeytan yaptıklarını kendilerine güzel gösterdi
44 - Kendilerine hatırlatılanları unuttuklarında onlara her şeyin kapısını açtık Nihayet kendilerine verilen o nimetlerle sevinip zevke dalınca onları azabımızla ansızın yakalayıverdik Hemen ümitsizliğe kapılıp şaşkına döndüler
45 - Böylece zulmeden kavmin kökü kesildi Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun
46 - De ki: "Söyleyin bakalım eğer Allah kulaklarınızı ve gözlerinizi alır da kalblerinize mühür vurursa Allah'tan başka onları size getirecek tanrı kimdir?" Dikkat et âyetlerimizi nasıl türlü türlü açıklıyoruz sonra da onlar yüz çeviriyorlar?
47 - De ki: "Söyler misiniz bana! Size Allah'ın azabı ansızın veya açıkça gelirse zalim toplumdan başkası mı helak olur?"
48 - Biz peygamberleri ancak rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmak üzere göndeririz Artık kim iman edip durumunu düzeltirse onlara hiç korku yoktur Onlar mahzun da olmayacaklardır
49 - Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince yapmakta oldukları fenalıklar yüzünden onlara azap dokunacaktır
50 - De ki: "Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum Gaybı da bilmiyorum Ve size ben bir meleğim de demiyorum Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum" De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?"
51 - Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar Onlar için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir şefaatçi vardır Gerekir ki Allah'tan korkarlar
52 - Sırf Allah'ın rızasını dileyerek sabah akşam Rab'lerine dua edenleri huzurundan kovma Onların hesabından sen sorumlu değilsin onlar da senin hesabından sorumlu değiller Onları yanından kovduğun takdirde zalimlerden olursun
53 - Biz onlardan kimini kimi ile "Allah aramızdan bunlara mı lutfunu layık gördü" desinler diye işte böyle imtihan ettik Allah şükredenleri daha iyi bilen değil midir?
54 - Âyetlerimize inananlar sana geldikleri zaman onlara şöyle söyle: Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tevbe eder kendini düzeltirse muhakkak ki O bağışlayan esirgeyendir"
55 - Suçluların tuttuğu yol açığa çıksın diye âyetleri işte böyle genişçe açıklıyoruz
56 - De ki: "Şüphesiz ki bana Allah'tan başka yalvardıklarınıza ibadet etmem yasaklandı" De ki: "Sizin çarpık isteklerinize uymayacağım (eğer uyarsam) o zaman sapıtmış olur doğru yolda gidenlerden olmamış olurum"
57 - De ki: "Ben Rabbimden apaçık bir delile dayanmaktayım siz ise onu yalanladınız O çabuk gelmesini istediğiniz azab benim elimde değildir hüküm ancak Allah'a aittir gerçeği O anlatır ve O hakkı bâtıldan ayırdedenlerin en hayırlısıdır"
58 - De ki: "Sizin çabuk gelmesini istediğiniz azab benim elimde olsaydı benimle sizin aranızdaki durum herhalde sonuçlanmış olurdu Allah zulmedenleri en iyi bilendir"
59 - Gaybın anahtarları O'nun katındadır onları O'ndan başkası bilmez karada ve denizde olanları O bilir ve bir yaprak düşmez ki onu O bilmesin; ne toprağın karanlıklarında bir tane ne de kuru ve yaş hiçbir şey yoktur ki o herşeyi açıklayan Kitap'ta bulunmasın
60 - Sizi geceleyin ölü gibi uyutan gündüzün ne yaptıklarınızı bilen sonra ölüm ânı gelinceye kadar gündüzleri sizi uyandırıp kaldıran O'dur Sonunda da dönüşünüz ancak O'nadır Sonra bütün yaptıklarınızı size O haber verecektir
61 - O kulları üzerinde hükümranlığı sürdürür ve size koruyucular gönderir sonunda sizden birinize ölüm geldiği vakit elçilerimiz hiç eksiklik yapmadan onun canını alırlar
62 - Sonra da gerçek Mevlâlarına döndürülürler Dikkatli olun hüküm ancak O'nundur ve O hesap görenlerin en süratlisidir
63 - De ki: "Bizi bu tehlikeden kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız" diye gizli ve aşikâr O'na yalvarıp dururken karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?
64 - De ki: "Allah sizi ondan ve bütün sıkıntılardan kurtarır sonra da siz yine ortak koşarsınız"
65 - De ki: "O'nun üstünüzden ve ayaklarınızın altından azab göndermeye yahut sizi fırkalara ayırıp kiminizin kiminize hıncını tattırmaya gücü yeter" Bak âyetlerimizi nasıl inceden inceye açıklıyoruz ki onlar iyice anlasınlar
66 - Kavmin o (Kur'ân'ı) yalan saydı halbuki o gerçektir De ki: " Ben sizin vekiliniz değilim"
67 - Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır siz de onu yakında bileceksiniz
68 - Âyetlerimiz hakkında münasebetsizliğe dalanları gördüğün zaman hemen onlardan uzaklaş ki ondan başka söze dalsınlar Eğer şeytan bunu sana unutturursa hatırladıktan sonra hemen kalk o zalimler topluluğuyla oturma
69 - Allah'tan korkanlara o zalimlerin hesabından bir sorumluluk yoktur Fakat bu bir hatırlatmadır Gerekir ki sakınırlar
70 - Dinlerini bir oyun ve bir eğlence edinen ve kendilerini dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak! Ve hiçbir kimsenin kazandığı şey yüzünden kendisini helake atmamasını kendisi için Allah'tan başka hiç bir dost ve hiçbir şefaatçi bulunmadığını Kur'ân ile hatırlat O azaptan kurtulmak için bütün varını feda etse kendisinden alınmaz Onlar kazandıkları şey yüzünden helake uğratılmışlardır Onlar için inkâr ettiklerinden dolayı kaynar bir içecek ve can yakıcı bir azab vardır
71 - De ki: "Biz Allah'ı bırakıp da bize fayda veya zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım? Allah bizi doğru yola kavuşturduktan sonra ardımıza mı dönelim? Arkadaşları bize gel diye doğru yola çağırdıkları halde yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp şeytanların ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalım?" De ki: "Allah'ın gösterdiği yol yegane doğru yoldur Bize bütün âlemlerin Rabb'ine teslim olmamız emrolundu"
72 - Bize: "Namazı dosdoğru kılın Allah'a karşı gelmekten sakının" (diye emredildi) toplanacağınız yer O'nun huzurudur
73 - Gökleri ve yeri yerli yerince yaratan O'dur Bir şeye "ol" dediği gün hemen oluverir O'nun sözü haktır "Sûr"a üfürüldüğü gün de mülk ancak O'nundur O gizliyi ve açığı bilendir O hikmet sahibi her şeyden haberdardır
74 - İbrahim babası Âzer'e demişti ki: "sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum"
75 - Böylece biz İbrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu (muhteşem varlıklarını) gösteriyorduk ki kesin inananlardan olsun
76 - Üzerine gece bastırınca bir yıldız gördü:"Rabb'im budur" dedi Yıldız batınca da:" Ben batanları sevmem" dedi
77 - Ay'ı doğarken gördü: "Rabb'im budur" dedi O da batınca: "Yemin ederim ki Rabbim bana doğru yolu göstermeseydi elbette sapıklığa düşen topluluktan olurdum" dedi
78 - Güneş'i doğarken görünce: "Rabb'im budur bu hepsinden büyük" dedi O da batınca dedi ki: "Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım"
79 - "Ben yüzümü tamamen gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben asla Allah'a ortak koşanlardan değilim"
80 - Kavmi onunla tartışmaya başladı O da onlara dedi ki: "Beni doğru yola eriştirdiği halde Allah hakkında benimle mücadele mi ediyorsunuz? O'na ortak koştuklarınızdan hiç korkmuyorum ancak Rabbimin dilediği şey hariç Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır Hiç düşünmez misiniz?"
81 - "Hakkında hiçbir delil indirmediği halde siz Allah'a ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da ben sizin ortak koştuklarınızdan nasıl korkarım?" Eğer bilirseniz söyleyin bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha layıktır?
82 - İman edenler ve imanlarını zulüm ile karıştırmayanlar İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır
83 - İşte bunlar kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz Muhakkak Rabbin hikmet sahibidir bilendir
84 - Biz ona İshak'ı ve Yakub'u da hediye ettik: Hepsine de doğru yolu gösterdik Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a Süleyman'a Eyyub'a Yusuf'a Musa'ya ve Harun'a da yol göstermiştik Biz güzel davrananlara böyle karşılık veririz
85 - Zekeriyya Yahya İsa ve İlyas'a da (hidayet ettik) Hepsi de salih kullarımızdandı
86 - İsmail Elyesa Yunus ve Lut'u da (hidayete erdirdik) Hepsini âlemlere üstün kıldık
87 - Babalarından çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da (üstün kıldık) Onları seçtik ve doğru yola ilettik
88 - İşte bu Allah'ın doğru yoludur Kullarından dilediğini o doğru yola iletir Eğer onlar Allah'a ortak koşsalardı yaptıkları bütün amelleri boşa giderdi
89 - İşte onlar kendilerine kitap hüküm (hikmet ve hükümranlık) ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir Bunlar ona inanmayacak olurlarsa yerlerine onu tanımamazlık etmiyecek bir toplum getiririz
90 - Bunlar Allah'ın hidayet ettiği kimselerdir Sen de onların hidayetine uy De ki:"Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum O sadece bütün âlemlere bir öğüttür
91 - Onlar: "Allah insanlara hiçbir şey göndermemiştir" demekle Allah'ı gereği gibi tanıyamadılar De ki: Musa'nın insanlara aydınlık ve hidayet olmak üzere getirdiği sizin parça parça kâğıtlara çevirdiğiniz bir kısmını belli ettiğiniz birçoğunu gizlediğiniz; sizinle babalarınızın sayesinde bilmediğiniz birçok şeyleri öğrendiğiniz Kitab'ı kim gönderdi? (Onlara karşı sen) "Allah" de Sonra onları bırak boş laflara dalarak oyalansınlar
92 - Bu Kitap (Kur'ân) kendinden önceki kitapları tasdik eden şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar
93 - Allah'a karşı yalan uyduran yahut kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı halde: "bana vahyedildi" diyen ve: "Allah'ın indirdiği gibi bir kitap da ben indireceğim" diye iddiada bulunandan daha zalim kim olabilir? O zalimlerin halini ölüm şiddeti içindeyken bir görsen! Melekler onlara ellerini uzatırlar ve:" Ruhunuzu teslim edin Bugün Allah'a karşı haksız şeyler söylediğinizden ve O'nun âyetlerine karşı böbürlenmenizden dolayı alçaltıcı bir azapla cezalandıralacaksınız" derler
94 - Bugün sizi ilk defa yarattığımız zamanki gibi yapayalnız huzurumuza geldiniz size verdiğimiz herşeyi arkanızda bıraktınız Allah'ın size göre ortağı olduklarını iddia ederek yardımlarına şefaatlarına güvendiğiniz ortakları yanınızda görmüyoruz Aranızdaki bütün bağlar artık kesilmiş güvendiklerinizin hepsi kaybolup gitmiştir
95 - Şüphesiz ki taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tır O ölüden diriyi çıkarır diriden de ölüyü çıkaran O'dur İşte Allah budur O halde nasıl yüz çevirirsiniz?
96 - Karanlığı yarıp tanyerini ağartan O'dur Geceyi dinlenmek için; Güneş'i Ay'ı (vakitlerinizi) hesaplamak için yaratmıştır İşte bu her şeye galip gelen ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir
97 - Kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye yıldızları sizin için yaratan O'dur Şüphesiz biz bilen bir toplum için âyetleri geniş bir şekilde açıkladık
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
98 - Sizi bir tek candan yaratan O'dur Sonra sizin için bir karar yeri bir de emanet yeri vardır Biz âyetlerimizi anlayan bir toplum için apaçık beyan ettik
99 - Gökten suyu indiren O'dur Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık o bitkiden bir yeşillik çıkardık ondan da birbiri üzerine binmiş taneler; hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar üzüm bağları zeytin ve nar (bahçeleri) çıkarıyoruz (Bunların) kimi birbirine benzer kimi benzemez Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlaşmasına bakın! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardır
100 - Onlar Allah'a cinlerden de ortak koştular Halbuki onları yaratan O'dur Bilgileri olmadan O'na oğullar kızlar uydurdular O'nun şânı onların uydurdukları sıfatlardan münezzeh ve yücedir
101 - Gökleri ve yeri yoktan var eden O'dur Eşi de olmadığı halde nasıl olur da çocuğu olur? Her şeyi yaratan O'dur Ve O herşeyi bilendir
102 - İşte Rabbiniz Allah bu! O'ndan başka ilâh yoktur; O her şeyin yaratanıdır O'na kulluk edin O her şeye vekildir
103 - Gözler onu göremez O ise bütün gözleri görür; O lütuf sahibidir her şeyden haberlidir
104 - Muhakkak size Rabbinizden basiretler (kalb gözleri) geldi Artık kim hakkı görürse faydası kendisine kim de körlük ederse zararı kendisinedir Ben sizin bekçiniz değilim!
105 - İşte böylece âyetleri türlü türlü çevirip açıklıyoruz ki onlar sana: "Sen bunları bir yerlerden okuyup öğrenmişsin" desinler ve bilen bir toplum için de onu iyice beyan edelim
106 - Rabbinden sana vahyedilene uy O'ndan başka ilâh yoktur Ortak koşanlardan da yüz çevir
107 - Allah dileseydi ortak koşmazlardı Biz seni onlar üzerine bekçi yapmadık sen onlara vekil de değilsin!
108 - Onların Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki onlar da bilmeyerek sınırı aşıp Allah'a sövmesinler Biz her ümmete yaptıkları işi böyle süslü gösterdik Sonunda dönüşleri Rablerinedir O onlara ne yaptıklarını haber verir
109 - Müşrikler kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka iman edeceklerine dair en ağır yeminleriyle Allah'a yemin ettiler De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır" Onlara mucizeler geldiğinde de iman etmeyeceklerini siz nerden bileceksiniz?
110 - Biz onların kalblerini ve gözlerini çeviririz de onlar ilkin iman etmedikleri gibi gene de iman etmezler Biz de onları taşkınlıkları içerisinde kör ve şaşkın bırakırız
111 - Eğer biz onlara melekleri indirseydik ölüler de kendileriyle konuşsaydı ve her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik Allah'ın diledikleri hariç yine de inanacak değillerdi fakat çokları bunu bilmezler
112 - Biz böylece her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık Bunlar birbirini aldatmak için süslü sözlerle vesvese verirler Rabbin dileseydi onu yapamazlardı Artık onları iftiraları ile başbaşa bırak
113 - Bir de ahirete iman etmeyenlerin kalbleri o yaldızlı söze kansın ondan hoşlansın ve işledikleri suçları işlemeye devam etsinler diye böyle yaparlar
114 - Allah size Kitab'ı (Kur'ân'ı) açıklanmış olarak indirdiği halde ondan başka bir hakem mi arayayım? Kendilerine kitap verdiklerimiz o Kur'ân'ın gerçekten Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler O halde sakın şüphe edenlerden olma
115 - Rabbinin sözü hem doğrulukça hem de adaletçe tamamlanmıştır O'nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur O işitendir bilendir
116 - Eğer yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar Çünkü onlar sadece "zann"a uyarlar ve saçmalarlar
117 - Şüphesiz ki Rabbin yolundan kimlerin saptığını çok iyi bilir O doğru yolda olanları da çok iyi bilir
118 - Eğer Allah'ın âyetlerine iman ediyorsanız Allah'ın adı anılarak kesilen hayvanlardan yiyin
119 - Size ne oluyor da Allah'ın adı anılarak kesilenlerden yemiyorsunuz? Halbuki O size mecbur kalmanızın dışında haram olan şeyleri genişce açıklamıştır Doğrusu birçokları bilmeden keyiflerine uyarak insanları doğru yoldan saptırıyorlar Muhakkak ki Rabbin sınırı aşanları çok iyi bilir
120 - Günahın açığını da gizlisini de bırakın! Günah kazananlar yaptıklarının cezasını çekecekler
121 - Üzerlerine Allah'ın ismi anılmamış olanlardan yemeyin çünkü onu yemek yoldan çıkmaktır Şeytanlar dostlarına sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar Eğer onlara uyarsanız muhakkak ki Allah'a ortak koşanlardan olursunuz
122 - Ölü iken hidayetle dirilttiğimiz kendisine insanlar arasında yürüyecek bir nûr verdiğimiz kimse karanlıklar içinde kalıp ondan çıkamayan kimse gibi olur mu? Fakat kâfirlere yaptıkları böyle süslü gösterilir
123 - Böylece her kentte ileri gelenleri oranın suçluları yaptık ki orada hileler çevirsinler Halbuki bunlar kötülüğü başkasına değil kendilerine yapıyorlar da farkına varmıyorlar
124 - Onlara bir âyet geldiği zaman: "Allah'ın peygamberlerine verilenin aynısı bize de verilmedikçe iman etmeyiz" derler Allah peygamberliğini kime vereceğini daha iyi bilir Suçlu olanlara yaptıkları hilelerinden dolayı Allah katından bir zillet ve şiddetli bir azap erişecektir
125 - Allah kimi hidayete erdirmek isterse onun gönlünü İslâm'a açar Kimi de saptırmak isterse sanki göğe yükseliyormuş gibi göğsünü dar ve sıkıntılı yapar Allah inanmayanları işte böyle pislik içinde bırakır
126 - İşte Rabbinin doğru yolu budur Şüphesiz biz hatırlayıp ibret alan bir kavim için âyetleri geniş bir şekilde açıkladık
127 - Onlar için Rableri katında selâmet yurdu vardır Yaptıkları iyi amellerden dolayı Allah onların dostudur
128 - (Allah) onların hepsini topladığı gün cinlere: "Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız" der İnsanlardan cinlerin dostu olanlar da şöyle derler: "Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık" Allah da:"Sizin durağınız cehennemdir Orada Allah'ın dilemesi müstesna ebedi olarak kalacaksınız" der Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir her şeyi bilendir
129 - İşte biz böylece kazandıkları günahlardan dolayı zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına dost yaparız
130 - (Allah) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bugününüze kavuşacağınız hususunda sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" deyince onlar: "Kendi aleyhimize şahidiz" derler Dünya hayatı onları aldattı ve kendilerinin kâfir olduklarına şahitlik ettiler
131 - Bu (şundan dolayıdır ki) Rabbin halkı habersiz iken ülkeleri zulüm ile helak edici değildir
132 - Her birinin yaptıklarına göre dereceleri vardır Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir
133 - Rabb'ın hiçbir şeye muhtaç değildir merhamet sahibidir Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi dilerse sizi de yok edip sizden sonra yerinize dilediğini getirir
134 - Size vaad edilenler muhakkak gelecektir siz onun önüne geçemezsiniz
135 - De ki: "Ey kavmim! Gücünüz yettiğince yapacağınızı yapın ben de yapıyorum Yakında (dünya) yurdunun sonunun kimin olduğunu bileceksiniz Muhakkak zalimler kurtuluşa eremezler"
136 - Allah'ın yarattığı ekin ve hayvanlardan Allah'a bir hisse ayırmakta ve kendilerince: "Bu Allah'a ait; şu da ortaklarımıza ait" demektedirler Ortakları için olan hisse Allah'a ulaşmamakta fakat Allah'a ayrılan hisse ortaklarına ulaşmaktadır Verdikleri hüküm ne kötüdür
137 - Yine ortakları müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi güzel gösterdi ki hem kendilerini mahvetsinler hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar Allah dileseydi bunu yapamazlardı O halde onları uydurduklarıyla baş başa bırak!
138 - Zanlarınca dediler ki:"Bunlar dokunulmaz hayvanlar ve ekinlerdir Bunları bizim dilediğimizden başkası yiyemez Bunlar da sırtına binilmesi yasaklanmış hayvanlar" Bir kısım hayvanları da üzerlerine Allah'ın adını anmadan boğazlarlar Bütün bunları Allah'a iftira ederek yaparlar Allah onları iftiralarıyla cezalandıracaktır
139 - Dediler ki: "Bu hayvanların karınlarındakiler sadece erkeklerimize ait olup kadınlarımıza haramdır" Eğer ölü doğarsa o zaman hepsi onda ortaktır Bu nitelemelerinden dolayı Allah onların cezasını verecektir Çünkü O hikmet sahibidir her şeyi bilendir
140 - Bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı Allah'a iftira ederek haram kılanlar muhakkak ki ziyana uğradılar Bunlar doğru yoldan sapmışlardır; hidayete erecek de değillerdir
141 - Asmalı ve asmasız (üzüm) bahçeleri hurmaları ürünleri çeşit çeşit ekinleri zeytinleri ve narları birbirine benzer ve benzemez biçimde yaratan O'dur Her biri meyve verince meyvesinden yiyin hasat günü de hakkını (zekat ve sadakasını) verin; ama israf etmeyin çünkü O israf edenleri sevmez
142 - Hayvanlardan da (çeşit çeşit yarattı) Kimi yük taşır kiminin yününden döşek yapılır Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın (peşinden gitmeyin); çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır
143 - Sekiz çift: Koyundan iki keçiden iki De ki: "(Allah) iki erkeği mi haram kıldı yoksa iki dişiyi mi ya da iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Eğer doğru iseniz bana ilimle haber verin"
144 - Ve deveden iki sığırdan iki De ki: (Allah) "İki erkeği mi haram kıldı yoksa iki dişiyi mi ya da iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Yoksa Allah'ın size böyle vasiyet ettiğine şahitler mi oldunuz? (O'nun yanında mıydınız?) Böyle hiçbir bilgiye dayanmadan insanları saptırmak için Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz Allah o zalimler topluluğunu doğru yola iletmez"
145 - De ki: "Bana vahyolunanda (bu haram dediklerinizi) yiyen kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum Ancak leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti - ki bu gerçekten pistir yahut Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvan olursa bunlar haramdır Ama kim çaresiz kalırsa (başkasının hakkına) tecavüz etmemek ve zaruret sınırını aşmamak üzere (bunlardan yiyebilir)" Çünkü Rabbin çok bağışlayandır merhamet edendir
146 - Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık Sırtlarında yahut bağırsaklarında bulunan ya da kemiğe karışan yağlar dışında sığır ve koyunun da yağlarını onlara haram ettik Saldırganlıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık Biz elbette doğru söyleyenleriz
147 - Eğer seni yalanladılarsa de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir Bununla beraber O'nun azabı da suçlu toplumdan geri çevrilmez"
148 - Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz ortak koşardık ne de atalarımız ortak koşardı hiçbir şeyi de haram kılmazdık" Onlardan önce yalanlayanlar da böyle söylemişlerdi de sonunda azabımızı tatmışlardı De ki: "Yanınızda bize çıkarabileceğiniz bir bilgi mi var? Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece saçmalıyorsunuz"
149 - De ki: "En kesin ve üstün delil Allah'ındır Allah isteseydi elbette hepinizi doğru yola iletirdi"
150 - De ki: "Haydi Allah bunu yasak etti diye tanıklık edecek şahitlerinizi getirin" Eğer onlar şahitlik ederlerse sen onlarla beraber şahitlik etme Âyetlerimi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların keyiflerine uyma Çünkü onlar Rablerine başkasını denk tutuyorlar
151 - De ki: Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın ana babaya iyilik edin fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin sizin de onların da rızkını biz veriyoruz Kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın Haksız yere Allah'ın haram kıldığı cana kıymayın Düşünesiniz diye Allah size bunları emretti
152 - Yetimin malına yaklaşmayın; yalnız erginlik çağına erişinceye kadar (malına) en güzel biçimde (yaklaşabilir ve uygun şekilde harcayabilirsiniz) Ölçü ve tartıyı tam adaletle yapın Biz kimseye gücünün yettiğinden fazlasını teklif etmeyiz Söylediğiniz zaman da yakınınız da olsa âdil olun ve Allah'a verdiğiniz sözü tutun Öğüt alıp düşünesiniz diye Allah bunları size emretmiştir
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
153 - İşte benim doğru yolum budur; ona uyun Sizi O'nun yolundan ayıracak başka yollara uymayın (Azabından) korunmanız için Allah size böyle tavsiye etmiştir
154 - Sonra iyilik edenlere (nimetimizi) tamamlamak her şeyi açıklamak ve doğru yola iletici ve rahmet olmak üzere Musa'ya Kitab'ı verdik ki Rablerinin huzuruna varacaklarına inansınlar
155 - İşte bu (Kur'ân) da mübarek bir Kitap'tır Onu biz indirdik Ona uyun ve Allah'tan korkun ki size rahmet edilsin
156 - (Onu size indirdik ki[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...] "Kitap sadece bizden önceki iki topluluğa (yahudi ve hıristiyanlara) indirildi; biz ise onların okumasından habersizdik (o kitapları okuyamıyor ve dillerini anlayamıyorduk)" demeyesiniz
157 - Yahut: "Eğer bize kitap indirilseydi biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz İşte size de Rabbinizden açık delil hidayet ve rahmet geldi Allah'ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri yüz çevirmeleri sebebiyle azabın en kötüsüyle cezalandıracağız
158 - (İnanmak için) ille meleklerin gelmesini yahut Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Ama Rabbinin (azab) işaretlerinin geldiği gün daha önce iman etmemiş yahut imanında bir hayır kazanmamış kimseye artık inanması bir fayda sağlamaz De ki: "Bekleyin; biz de beklemekteyiz"
159 - Dinlerini parça parça edip grup grup olanlar var ya senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur Onların işi Allah'a kalmıştır sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir
160 - Kim iyilik getirirse ona o (getirdiği)nin on katı vardır Kim kötülük getirirse sadece onun dengiyle cezalandırılır; onlar haksızlığa uğratılmazlar
161 - De ki: Rabbim beni doğru yola iletti Dosdoğru dine Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine O ortak koşanlardan değildi
162 - De ki: Benim namazım ibadetim hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir
163 - Onun ortağı yoktur Bana böyle emrolundu ve ben müslümanların ilkiyim
164 - De ki: Allah herşeyin Rabbi iken ben O'ndan başka Rab mi arayayım? Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir Kendi (günah) yükünü taşıyan hiç kimse bir başkasının (günah) yükünü taşımaz Sonra dönüşünüz Rabbinizedir O ayrılığa düştüğünüz gerçeği size haber verecektir
165 - Sizi yeryüzünün halifeleri yapan size verdiği şeylerde sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur Şüphesiz Rabbin cezası çabuk olandır ve O bağışlayan esirgeyendir




[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...][Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
 

Alt 10-09-2009   #7
aLeynâ
AdministratoR

aLeynâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

aLeynâ aLeynâ isimli Üye şuanda  online konumundadır
Üye Numarası: 2
Üyelik tarihi: 05 / 2009
Bulunduğu yer: MarS'tan (:
Yaş: 22
Mesajlar: 13.023
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 1.772
Teşekkür Almış: 1.336
Standart

Kuran-ı Kerim Meali

7-ARAF:
1 - Elif lâm mîm sâd
2 - (Bu) sana indirilen bir Kitab'tır Onunla (insanları) uyarman ve inananlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın
3 - (Ey insanlar) Rabbinizden size indirilene uyun ve O'ndan başka dostlara uymayın Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
4 - Nice kentler helak ettik Gece yatarlarken yahut gündüz uyurlarken azabımız onlara geliverdi
5 - Azabımız onlara geldiğinde "Biz gerçekten zalimlermişiz!" demelerinden başka yalvarışları kalmadı
6 - Kendilerine elçi gönderilmiş olanlara da soracağız gönderilen elçilere de soracağız
7 - Ve elbette onlara olan-biten herşeyi bir bilgi ile anlatacağız; çünkü biz onlardan uzak değiliz
8 - O gün (amelleri tartacak) terazi haktır Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse işte onlar kurtulanlardır
9 - Kimin (sevap) tartıları hafif gelirse işte onlar da âyetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardır
10 - Doğrusu Biz sizi yeryüzünde yerleştirdik orada size geçimlikler verdik; ne kadar da az şükrediyorsunuz!
11 - Sizi yarattık sonra size biçim verdik sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler yalnız İblis secde edenlerden olmadı
12 - (Allah) buyurdu: "Sana emrettiğim zaman seni secde etmekten alıkoyan nedir?" (İblis): "Ben dedi ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın onu çamurdan yarattın"
13 - (Allah) buyurdu: "Öyleyse oradan in orada büyüklük taslamak senin haddin değildir Çık çünkü sen aşağılıklardansın"
14 - (İblis) dedi: (Bari) bana (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver"
15 - (Allah) buyurdu: "Haydi sen süre verilmişlerdensin"
16 - "Öyleyse dedi beni azdırmana karşılık and içerim ki ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım"
17 - "Sonra (onların) önlerinden arkalarından sağlarından sollarından onlara sokulacağım ve sen çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın"
18 - (Allah) buyurdu: "Haydi sen yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık And olsun kionlardan sana kim uyarsa (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım"
19 - (Sonra Allah Âdem'e hitab etti): "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette durun dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz"
20 - Derken onların kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbiniz başka bir sebepten dolayı değil sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti" dedi
21 - Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim" diye de yemin etti
22 - Böylece onları aldatarak aşağı sarkıttı (önceki mevkilerinden indirdi) Ağacı(n meyvesini) tadınca çirkin yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarını üst üste yamayıp üzerlerini örtmeğe başladılar Rableri onlara seslendi: "Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi ve şeytan size apaçık düşmandır demedim mi?"
23 - Dediler ki: "Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik eğer bizi bağışlamaz ve bize rahmetinle muamele etmezsen muhakkak ziyana uğrayacaklardan oluruz!"
24 - (Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak inin sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalıp geçinmeniz gerekmektedir"
25 - "Orada yaşayacaksınız orada öleceksiniz ve yine oradan (dirilip) çıkarılacaksınız!" dedi
26 - Ey Âdemoğulları size çirkin yerlerinizi örtecek giysi süslenecek elbise indirdik Hayırlı olan takva elbisesidir İşte bu(nlar) Allah'ın âyetlerindendir belki düşünüp öğüt alırlar
27 - Ey Âdemoğulları Şeytan ana babanızı çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler Biz şeytanları inanmayanların dostu yaptık
28 - Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk bunu bize Allah emretti" derler De ki: "Allah kötülüğü emretmez Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
29 - De ki: "Rabbim bana adaleti emretti Her mescidde yüzünüzü O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz"
30 - (O) bir topluluğu doğru yola iletti bir topluluğa da sapıklık hak oldu Çünkü onlar şeytanları Allah'tan başka dostlar tuttular ve kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlar
31 - Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde güzel giysilerinizi giyin ve yiyin için fakat israf etmeyin Çünkü Allah israf edenleri sevmez
32 - De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı zinetleri ve tertemiz rızıkları kim haram kılmış?" De ki: "Bunlar bu dünya hayatında inananlar içindir kıyamet gününde de yalnız onlara mahsustur" İşte böylece biz âyetleri bilen bir topluluğa uzun uzun açıklıyoruz
33 - De ki: "Rabbim sadece fuhşiyatı onun açık ve gizli olanını günahları haksız yere isyanı haklarında hiç bir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi yasaklamıştır"
34 - Her ümmetin bir eceli vardır O ecel geldiğinde ne bir ân erteleyebilirler ne de öne alabilirler
35 - Ey Âdemoğulları! Size içinizden peygamberler gelip âyetlerimi anlattıklarında kim Allah'tan korkar ve kendini düzeltirse işte onlar için korku yoktur Onlar üzülmeyeceklerdir de
36 - Kim de âyetlerimizi yalanlar ve onlara karşı büyüklük taslarsa işte onlar cehennemliktirler ve orada ebedî olarak kalacaklardır
37 - Allah'a karşı yalan uyduran yahut âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onlara Kitap'tan nasipleri erişir Canlarını alacak elçilerimiz gelince onlara: "Allah'tan başka taptıklarınız nerede?" derler Onlar: "O taptıklarımız bizden sapıp ayrıldılar" derler Böylece kendilerinin kâfir olduklarına bizzat şahitlik ederler
38 - Allah onlara: "Sizden önce geçmiş cin ve insan topluluklarıyla beraber cehennem ateşine girin!" der Cehenneme giren her ümmet kendi din kardeşine lanet eder Nihayet hepsi oraya toplandığında sonrakiler öncekiler hakkında derler ki: "Rabbimiz ! İşte şunlar bizi doğru yoldan saptırdı Onlara cehennem ateşinden kat kat azab ver" Allah der ki: "Herkesin azabı kat kattır fakat siz bilemezsiniz"
39 - Öncekiler de sonrakilere derler ki: "Sizin bizden bir üstünlüğünüz yoktur O halde yaptıklarınızdan dolayı azabı tadın"
40 - Bizim âyetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmaya tenezzül etmeyenler var ya işte onlara göğün kapıları açılmayacak ve deve (veya halat) iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir İşte suçluları böyle cezalandırırız
41 - Onlara cehennemde ateşten bir yatak üstlerine de (ateşten) örtüler vardır Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız
42 - İman edenler ve iyi amellerde bulunanlar -ki biz hiç kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmeyiz işte onlar cennet ehlidir ve orada ebedî olarak kalacaklardır
43 - Orada kalblerinde bulunan kini çıkarıp atarız Onların altlarından ırmaklar akar "Bizi buna erdiren Allah'a hamdolsun Eğer Allah bizi doğru yola sevk etmeseydi biz doğru yola erişemezdik Şüphesiz Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirmişler" derler Onlara şöyle seslenilir: "İşte size cennet! Yaptıklarınıza karşılık buna varis oldunuz"
44 - Cennet ehli cehennem ehline: "Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk Siz de Rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler Onlar da "evet" derler Bunun üzerine aralarında bir çağırıcı şöyle seslenir: "Allah'ın laneti zalimler üzerine olsun!
45 - Onlar Allah'ın yolundan men ederler ve onu eğriltmek isterler ahireti de inkâr ederlerdi"
46 - Cennetliklerle cehennemlikler arasında bir perde vardır A'raf üzerinde de her iki taraftakileri simalarından tanıyan kişiler vardır Bunlar cennetliklere: "selâm olsun size" diye seslenirler Bunlar henüz cennete girmemiş fakat girmeyi arzu eden kimselerdir
47 - Gözleri cehennemlikler tarafına çevrilince de :"Rabbimiz! Bizi zalim toplulukla beraber eyleme!" derler
48 - A'raftakiler yüzlerinden tanıdıkları kişilere seslenerek şöyle derler: "Ne topluluğunuz ne de büyüklük taslamanız size hiç bir yarar sağlamadı"
49 - "Allah onları hiç bir rahmete erdirmiyecek diye yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı?" (Cennetliklere dönerek): "Girin cennete artık size ne korku vardır ne de siz üzüleceksiniz" derler
50 - Cehennemdekiler cennettekilere: "Bize biraz su akıtın veya Allah'ın size verdiği rızıktan bize de verin" diye seslenirler Cennettekiler de: "Allah bunların ikisini de kâfirlere haram kıldı" derler
51 - Onlar ki dinlerini bir eğlence ve oyun yerine koydular ve dünya hayatı kendilerini aldattı Onlar bugüne kavuşacaklarını nasıl unuttular ve âyetlerimizi nasıl inkâr ettilerse biz de bugün onları öyle unuturuz
52 - Gerçekten onlara bilgiye göre açıkladığımız inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olan bir Kitap getirdik
53 - İlle onun te'vilini mi gözetiyorlar? Onun te'vili geldiği (verdiği haberler ortaya çıktığı) gün önceden onu unutmuş olanlar derler ki: "Doğrusu Rabbimizin elçileri gerçeği getirmiş Şimdi bizim şefaatçilerimiz var mı ki bize şefaat etsinler yahut tekrar geri döndürülmemiz mümkün mü ki eski yaptıklarımızdan başkasını yapalım?" Onlar kendilerini zarara soktular ve uydurdukları şeyler kendilerinden saptı kaybolup gitti
54 - Şüphesiz Rabbiniz Allah gökleri ve yeri altı günde yarattı sonra Arş üzerine hükümran oldu O geceyi durmadan onu kovalayan gündüze bürüyüp örter; güneş ay ve yıldızlar emrine âmâdedir İyi biliniz ki yaratma ve emir O'nundur Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir
55 - Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin Çünkü O haddi aşanları sevmez
56 - Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın O'na korkarak ve rahmetini umarak dua edin Muhakkak ki Allah'ın rahmeti iyilik edenlere yakındır
57 - Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen O'dur O rüzgarlar yağmur yüklü bulutları yüklenince onu kurak bir memlekete gönderir sonra onunla yağmur yağdırır ve onunla her çeşit ürünü yetiştiririz İşte Biz ölüleri de böyle diriltiriz Gerekir ki düşünür ibret alırsınız
58 - Güzel memleketin bitkisi Rabbinin izniyle çıkar; kötü olandan ise yararsız bitkiden başka bir şey çıkmaz İşte biz şükreden bir toplum için âyetleri böyle açıklarız
59 - Andolsun ki Nûh'u elçi olarak kavmine gönderdik de dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur Doğrusu ben üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum"
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
60 - Kavminden ileri gelenler dediler ki: "Biz seni apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz"
61 - (Nûh) dedi ki: "Ey kavmim! Bende herhangi bir sapıklık yok ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim"
62 - "Size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyuruyorum size öğüt veriyorum ve Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum"
63 - (Allah'ın azabından) sakınıp da rahmete nail olmanız için içinizden sizi uyaracak bir adam vasıtasıyla size bir zikir(kitap) gelmesine şaştınız mı?"
64 - O'nu yalanladılar biz de O'nu ve O'nunla beraber gemide bulunanları kurtardık âyetlerimizi yalanlayanları boğduk! Çünkü onlar kalb gözleri körleşmiş bir kavim idiler
65 - Âd (kavmin)e de kardeşleri Hûd'u (gönderdik): "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur (O'na karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?" dedi
66 - Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: "Biz seni bir çılgınlık içinde görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz"
67 - (Hûd) "Ey kavmim! Bende çılgınlık yok ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim" dedi
68 - "Size Rabbimin gönderdiği gerçekleri tebliğ ediyorum ve ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm"
69 - "Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığı ile size bir zikir gelmesine şaştınız mı? Düşünün ki (Allah) sizi Nûh kavminden sonra onların yerine hâkimler yaptı ve yaratılışta sizi onlardan üstün kıldı Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz"
70 - Dediler ki: "Ya demek sen tek Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi (bize) geldin? Eğer doğrulardan isen bizi tehdit ettiğin (o azabı) bize getir!"
71 - (Hûd) dedi ki: "Artık size Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir Haklarında Allah'ın hiç bir delil indirmediği sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hususunda benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!
72 - Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik
73 - Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi Allah'a kulluk edin sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur Size Rabbinizden açık bir delil geldi İşte şu Allah'ın devesi size bir mucizedir; bırakın onu Allah'ın yeryüzünde yesin (içsin) sakın ona bir kötülük etmeyin yoksa sizi acı bir azap yakalar"
74 - Düşünün ki (Allah) Âd'dan sonra sizi hükümdarlar kıldı Ve yer yüzünde sizi yerleştirdi: O'nun düzlüklerinde saraylar yapıyorsunuz dağlarında evler yontuyorsunuz Artık Allah'ın nimetlerini hatırlayın da yeryüzünde fesatçılar olarak karışıklık çıkarmayın
75 - Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler içlerinden zayıf görünen müminlere: "Siz dediler Sâlih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" (Onlar da): "(Evet) doğrusu biz onunla gönderilene inananlarız!" dediler
76 - Büyüklük taslayanlar: "Biz sizin inandığınızı inkâr edenleriz!" dediler
77 - Derken dişi deveyi boğazladılar ve Rablerinin buyruğundan dışarı çıktılar; "Ey Sâlih eğer hakikaten elçilerdensen bizi tehdit ettiğin (o azabı) bize getir! "dediler
78 - Bunun üzerine hemen onları o sarsıntı yakaladı yurtlarında diz üstü çökekaldılar
79 - Sâlih de o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! And olsun ki ben size Rabbimin elçiliğini tebliğ ettim ve size öğüt verdim fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz"
80 - Lût'u da (peygamber olarak) gönderdik Kavmine dedi ki: "Sizden önce âlemlerden hiç birinin yapmadığı fuhuşu mu yapıyor sunuz?
81 - Çünkü siz kadınları bırakıp da şehvetle erkeklere gidiyorsunuz Belki de siz haddi aşan bir kavimsiniz
82 - Kavminin cevabı: "Onları (Lût'u ve taraftarlarını) kentinizden çıkarın çünkü onlar fazla temizlenen insanlarmış! "demelerinden başka bir şey olmadı
83 - Biz de onu ve ailesini kurtardık yalnız karısı(nı kurtarmadık) çünkü o geride kalanlardan oldu
84 - Ve üzerlerine bir (azab) yağmuru yağdırdık Bak ki günahkârların sonu nasıl oldu!
85 - Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik): "Ey kavmim dedi Allah'a kulluk edin sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur Size Rabbinizden açık bir delil geldi: Ölçüyü ve tartıyı tam yapın insanların eşyalarını eksik vermeyin düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın; eğer inanan (insan)lar iseniz böylesi sizin için daha iyidir!"
86 - Tehdit ederek inananları Allah yolundan alıkoyarak ve o yolun eğriliğini arayarak öyle her yolun başında oturmayın Düşünün ki siz az idiniz de O sizi çoğalttı Bakın ki bozguncuların sonu nasıl olmuştur
87 - Eğer içinizden bir grup benimle gönderilene inanır bir grup da inanmazsa Allah aramızda hükmedinceye kadar sabredin O hüküm verenlerin en hayırlısıdır
88 - Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Ya mutlaka seni ve seninle beraber inananları kentimizden çıkarırız ya da dinimize dönersiniz!" Dedi ki; "İstemesek de mi (bizi yurdumuzdan çıkaracak veya dinimizden döndüreceksiniz?)"
89 - (Andolsun ki) Allah bizi ondan (kâfirlikten) kurtardıktan sonra tekrar sizin dininize dönersek Allah'a karşı iftira etmiş oluruz Rabbimiz Allah'ın dilemesi hali müstesna geri dönmemiz bizim için olacak şey değildir Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır Biz sadece Allah'a dayanırız Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında adaletle hükmet Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın
90 - Kavminden ileri gelen kâfirler dediler ki: "Eğer Şu'ayb'a uyarsanız o takdirde siz mutlaka ziyana uğrarsınız"
91 - Derken o (müthiş) sarsıntı onları yakalayıverdi yurtlarında diz üstü çökekaldılar
92 - Şu'ayb'ı yalanlayanlar sanki yurtlarında hiç şenlik tutmamış gibi oldular Şu'ayb'ı yalanlayanlar var ya işte ziyana uğrayanlar onlar oldular
93 - (Şu'ayb) onlardan öteye döndü de: "Ey kavmim! dedi ben size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyurdum ve size öğüt verdim artık kâfir bir kavme nasıl acırım?"
94 - Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek onun halkını -yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır
95 - Sonra kötülüğü değiştirip yerine iyilik (bolluk) getirdik nihayet çoğaldılar ve: "Atalarımıza da böyle darlık ve sevinç dokunmuştu" dediler ve hemen onları hiç farkında olmadıkları bir sırada ansızın yakaladık
96 - (O) ülkelerin halkı inanıp (Allah'ın azabından) korunsalardı elbette üzerlerine gökten ve yerden bolluklar açardık; fakat yalanladılar biz de onları kazandıklarıyla yakaladık
97 - Acaba o ülkelerin halkı geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi idiler?
98 - Yoksa o ülkelerin halkı kuşluk vakti eğlenirlerken onlara azabımızın gelmeyeceğinden emin mi idiler?
99 - Allah'ın tuzağından (kurtulacaklarına) emin mi oldular? Ziyana uğrayan topluluktan başkası Allah'ın tuzağından emin olmaz
100 - Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne vâris olanlara hâlâ şu gerçek belli olmadı mı ki: Eğer biz dileseydik onları da günahlarından dolayı musibetlere uğratırdık! Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar (gerçekleri) işitmezler
101 - İşte o ülkeler ki sana onların haberlerinden bir kısmını anlatıyoruz Andolsun ki peygamberleri onlara apaçık deliller (mucizeler) getirmişlerdi Fakat önceden yalanladıkları gerçeklere iman edecek değillerdi İşte o kâfirlerin kalplerini Allah böyle mühürler
102 - Onların çoğunda sözde durma (diye bir şey) bulamadık Gerçek şu ki onların çoğunu yoldan çıkmış bulduk
103 - Sonra onların arkasından Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve topluluğuna gönderdik Tuttular o mucizeleri inkâr ettiler Ettiler de bak o bozguncuların âkıbetleri nasıl oldu!
104 - Musa: "Ey Firavun! Bil ki ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim" dedi
105 - Allah'a karşı ilk görevim hak olandan başka bir şey söylemememdir Gerçekten ben size Rabbinizden bir mucize getirdim artık İsrailoğullarını benimle gönder
106 - Firavun: "Eğer bir mucize getirdiysen ve eğer doğru söyleyenlerden isen onu göster" dedi
107 - Bunun üzerine Musa asâsını yere bırakıverdi o da birdenbire kocaman bir ejderha kesiliverdi
108 - Ve Musa elini koynundan çıkarıverdi eli bembeyaz olmuş bakanların gözünü kamaştırıyordu
109 - Firavun'un kavminden ileri gelenler "Muhakkak bu çok bilgili bir sihirbazdır" dediler
110 - O sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor (Firavun): "O halde siz ne diyorsunuz?" dedi
111 - Onlar da "onu ve kardeşini beklet şehirlere de toplayıcılar gönder" dediler
112 - "Bütün bilgiç sihirbazları sana getirsinler"
113 - O sihirbazlar Firavun'a geldiler: "Galip gelirsek bize muhakkak mükâfat var değil mi?" dediler
114 - "Evet" dedi (Firavun) "Üstelik o zaman benim yakınlarımdan olacaksınız"
115 - Sihirbazlar Musa'ya: "Ey Musa! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi?" dediler
116 - Musa "Siz atın" dedi Atacaklarını atınca herkesin gözünü büyülediler ve onları dehşete düşürdüler Doğrusu büyük bir sihir gösterdiler
117 - Biz de Musa'ya "Sen de asânı bırakıver" diye vahyettik Birdenbire asâ onların bütün uydurduklarını yakalayıp yutuverdi
118 - Artık hakikat ortaya çıkmış ve onların bütün yaptıkları boşa gitmişti
119 - Orada mağlup olmuş ve küçük düşmüşlerdi
120 - Sihirbazlar hep birden secdeye kapandılar
121 - "Âlemlerin Rabbine iman ettik" dediler
122 - "Musa'nın ve Harun'un Rabbine"
123 - Firavun: "Ben size izin vermeden iman ettiniz ha!" dedi "Şüphesiz bu bir hiledir siz bunu şehirde kurmuşsunuz yerli halkı oradan çıkarmak istiyorsunuz sonra anlayacaksınız!"
124 - "Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim sonra da bilin ki sizi astıracağım"
125 - Onlar da: "Şüphesiz o takdirde biz Rabbimize döneceğiz" dediler
126 - "Senin bize kızman da sırf Rabbimizin âyetleri gelince onlara iman etmemizden dolayıdır Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al" derler
127 - Firavun kavminin ileri gelenleri dediler ki: "Seni ve ilâhlarını terketsinler de yeryüzünde fesat çıkarsınlar diye mi Musa'yı ve kavmini serbest bırakacaksın?" Firavun da dedi ki: "Onların oğullarını öldüreceğiz kızlarını sağ bırakacağız ve onlar üzerinde kahredici bir üstünlüğe sahibiz"
128 - Musa kavmine dedi ki: "Allah'ın yardımını ve lütfunu isteyin ve sabır gösterin Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar Sonunda kurtuluş müttakilerindir"
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
129 - Kavmi de dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de eziyet gördük sen geldikten sonra da" Musa dedi ki: "Umulur ki Rabbiniz düşmanlarınızı helak edip de sizi yeryüzünde halife kılacaktır ve sizin nasıl işler yaptığınıza bakacaktır"
130 - Gerçekten biz Firavun sülâlesini senelerce kıtlık ve gelir noksanlığı içinde tutup kıvrandırdık ki düşünüp ibret alsınlar
131 - Fakat kendilerine iyilik geldiği zaman işte bu bizim hakkımızdır dediler başlarına bir kötülük gelince de işte bu Musa ile yanındakilerin uğursuzluğu yüzünden dediler İyi bilin ki onların uğursuzluğu Allah katındandır Lâkin çoğu bunu bilmezler
132 - "Ve sen büyülemek için her ne mucize getirirsen getir biz sana inanacak değiliz" dediler
133 - Biz de kudretimizin ayrı ayrı alâmetleri olmak üzere başlarına tufan çekirge haşereler kurbağalar ve kan gönderdik yine inad edip direndiler ve çok mücrim (suçlu) bir kavim oldular
134 - Ne zaman ki azap üzerlerine çöktü dediler ki "Ey Musa! Bizim için Rabbine dua et sana olan ahdi hürmetine eğer bizden bu azabı kaldırır uzaklaştırırsan yemin olsun ki sana kesinlikle iman edeceğiz Ve İsrailoğullarını seninle birlikte göndereceğiz"
135 - Ne zaman ki belli bir süreye kadar onlardan azabı kaldırdık derhal yeminlerini bozdular
136 - Biz de âyetlerimizi inkâr ettikleri ve onlara kulak vermedikleri için kendilerinden intikam aldık da hepsini denizde boğduk
137 - Ve o hırpalanıp ezilmekte olan kavmi de yeryüzünün bereketle donattığımız doğusuna ve batısına mirasçı yaptık Ve böylece Rabbinin İsrailoğullarına olan o güzel vaadi sabırları yüzünden gerçekleşti Biz de Firavun ile kavminin yapageldikleri sanat eserlerini ve diktikleri binaları yerle bir ettik
138 - Ve İsrailoğullarının denizden geçmelerini sağladık? Derken bir kavme vardılar ki onlar kendilerine mahsus bir takım putlara tapıyorlardı Dediler ki; Ey Musa! Onların tanrıları gibi sen de bize bir tanrı yap! Musa da onlara dedi ki: Siz gerçekten cahillik eden bir kavimsiniz
139 - Çünkü o gördüklerinizin içinde bulundukları din yok olmaya mahkûmdur ve bütün yaptıkları batıldır
140 - Sizi âlemlere üstün kılan Allah olduğu halde ben size O'ndan başka ilâh mı arayayım! dedi
141 - Hani sizi Firavun sülâlesinin elinden kurtardığımız zaman hatırlasanıza size azabın kötüsünü yapıyorlardı; oğullarınızı öldürüyorlar kızlarınızı sağ bırakıyorlardı Bunda sizin için Rabbiniz tarafından büyük imtihan vardı
142 - Ve Musa'ya otuz geceye vaat verdik ve süreye bir on gece daha ekledik ve böylece Rabbinin mikatı (tayin ettiği vakit) tam kırk gece oldu Musa kardeşi Harun'a şöyle dedi: Kavmim içinde benim yerime geç ıslaha çalış ve bozguncuların yolundan gitme!
143 - Ne zaman ki Musa mikatımıza geldi Rabbi ona kelâmıyla ihsanda bulundu "Ey Rabbim göster bana kendini de bakayım sana" dedi Rabbi ona buyurdu ki; "Beni katiyyen göremezsin ve lâkin dağa bak eğer o yerinde durabilirse sonra sen de beni göreceksin" Daha sonra Rabbi dağa tecelli edince onu yerle bir ediverdi Musa da baygın düştü Ayılıp kendine gelince "Sen sübhansın" "tevbe ettim sana döndüm ve ben inananların ilkiyim" dedi
144 - Allah buyurdu: Ey Musa! Sana verdiğim peygamberlikle ve kelâmımla seni insanlar üzerine seçkin kıldım Sana verdiğime sıkı sarıl ve şükredenlerden ol!
145 - Ve onun için o levhalarda her şeyden yazdık nasihat ve hükümlerin ayrıntılarına ait herşeyi (belirttik) Haydi bunlara sıkı sarıl kavmine de emret onlar da en güzeline sarılsınlar Size yakında o fasıkların yurdunu göstereceğim
146 - Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları âyetlerimizi anlamaktan uzak tutacağım Onlar ki bütün âyetlerimizi görseler de onlara iman etmezler Doğru yolu görseler de o yolu tutup gitmezler Eğer sapıklık yolunu görürlerse tutar onu izlerler Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr etmeyi âdet edinmişler ve onlardan hep gafil olagelmişlerdir
147 - Âyetlerimizi ve ahiretteki karşılaşmayı inkâr edenlerin amelleri hepten boşa gitmiştir Çekecekleri ceza kendi yaptıklarından başkası mı olacaktır?
148 - Musa'nın arkasından kavmi tutmuş süs takılarından böğüren bir buzağı heykeli edinmişlerdi O buzağının kendilerine bir söz söylemediğini ve bir yol gösteremediğini görmemişler miydi? Fakat yine de onu tanrı edindiler ve zalimlerden oldular
149 - Ne zaman ki ellerine kırağı düşürüldü (yaptıklarına pişman oldular) o zaman sapıtmış olduklarını gördüler "Yemin olsun ki; eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa muhakkak biz kötü akıbete düşenlerden olacağız" dediler
150 - Musa öfkeli ve üzüntülü olarak kavmine döndüğünde şöyle dedi: "Bana arkamdan ne kötü bir halef oldunuz! Rabbinizin emriyle dönüşümü beklemeden acele mi ettiniz?" Elindeki levhaları bıraktı ve kardeşi Harun'u başından tutarak kendine doğru çekmeye başladı Harun "Ey anamın oğlu!" dedi "inan ki bu kavim beni güçsüz buldu az daha beni öldürüyorlardı sen de bana böyle yaparak düşmanları sevindirme ve beni bu zalim kavimle bir tutma"
151 - Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetinin içine al Sen merhametlilerin en merhametlisisin"
152 - Şüphesiz o buzağıyı tanrı edinenlere Rablerinden bir gazap dünya hayatında iken de bir zillet erişecektir İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız
153 - O kötü amelleri işleyip de sonra arkasından tevbe ve iman edenler için hiç şüphe yok ki Rabbin bundan sonra yine de affedici ve merhamet edicidir
154 - Musa'nın öfkesi geçince levhaları aldı Onlardaki yazıda ancak Rablerinden korkanlar için bir hidayet ve rahmet vardı
155 - Bir de Musa mîkatımız için (tayin ettiğimiz vakitte tevbe için) kavminden yetmiş erkek seçti Ne zaman ki bunları o sarsıntı yakaladı işte o zaman Musa: "Rabbim! dedi dileseydin bunları da beni de daha önce helâk ederdin Şimdi bizi içimizdeki o beyinsizlerin yaptıkları yüzünden helâk mi edeceksin? O iş de senin imtihanından başka bir şey değildi Sen bu imtihanla dilediğini sapıklıkta bırakır dilediğini de hidayete erdirirsin Bizim velimiz sensin Artık bizi bağışla merhamet et sen bağışlayanların en hayırlısısın"
156 - "Ve bize hem bu dünyada bir iyilik yaz hem de ahirette Biz gerçekten de tevbe edip senin hidayetine döndük" Buyurdu ki azabım var onu dilediğime isabet ettiririm rahmetim de vardır o ise her şeyi kaplamış ve kuşatmıştır Onu da özellikle korunanlara zekatını verenlere ve âyetlerimize inananlara mahsus kılacağım
157 - Onlar ki o ümmî peygambere uyarlar yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılmış bulacakları o peygambere uyup onun izinden giderler ki o onlara iyiyi emreder ve onları kötülüklerden alıkoyar temiz ve hoş şeyleri kendilerine helâl kılar murdar ve kötü şeyleri de üzerlerine haram kılar sırtlarından ağır yükleri indirir üzerlerindeki bağları ve zincirleri kırar atar işte o vakit ona iman eden ona kuvvetle saygı gösteren ona yardımcı olan ve onun peygamberliği ile birlikte indirilen nuru izleyen kimseler var ya işte asıl murada eren kurtulmuşlar onlardır
158 - De ki; ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah'ın resulüyüm O Allah ki göklerin ve yerin bütün mülkü O'nundur O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur Öldüren de dirilten de O'dur Bundan dolayı gelin Allah'a ve resulüne iman edin Allah'a ve Allah'ın bütün kelâmlarına iman etmiş bulunan o ümmî peygambere evet ona uyun ki hidayete erebilesiniz
159 - Musa'nın kavminden doğru yolu gösteren ve doğrulukla adalet yapan bir topluluk da vardı
160 - Biz onları oniki kabileye o kadar ümmete ayırdık Ve kavmi kendisinden su istediği zaman Musa'ya elindeki asâ ile taşa vur diye vahyettik vurunca hemen o taştan oniki pınar akmaya başladı Halkın her biri su alacağı yeri iyice öğrendi Bulutu da üzerlerine gönderdik gölgeledik Onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik Size rızık olarak ihsan ettiğimiz nimetlerin temizinden yiyiniz dedik Onlar zulmü bize yapmadılar lakin kendi kendilerine zulmediyorlardı
161 - Ve o vakit onlara denilmişti ki; Şu şehre yerleşin ve orada dilediğiniz şeylerden yiyin "hitta" (günahlarımızı bağışla) deyin ve secde ederek kapısından girin ki suçlarınızı bağışlayalım İyilere nimetlerimizi daha da arttıracağız
162 - İçlerinden bir kısım zalimler sözü değiştirdiler kendilerine söylenenden başka şekle soktular Zulmü alışkanlık haline getirdikleri için biz de üzerlerine gökten azap yağdırdık
163 - Bir de onlara o deniz kıyısındaki şehrin başına gelenleri sor O sırada onlar cumartesi yasağına riayet etmiyorlardı Cumartesi günü balıklar akın akın geliyorlardı yasak olmadığı gün gelmiyorlardı Yoldan çıkıp sapıklık yaptıkları için biz de onları işte böyle sınıyorduk
164 - İçlerinden bir topluluk "Allah'ın helâk edeceği ya da çetin bir azapla cezalandıracağı bir kavme ne diye nasihat ediyorsunuz" dediği vakit o uyarıda bulunanlar dediler ki; "Rabbiniz tarafından mazur görülmemiz için bir de belki günahlardan sakınırlar diye"
165 - Onlar yapılan bunca nasihatı unuttukları zaman o kötülükten sakındıranları kurtardık o zalimleri de fena hareketlerinden dolayı şiddetli bir azaba uğrattık
166 - Böylece onlar kibre kapılıp yasak kılınan şeylerden vazgeçmeyince biz de onlara hor ve zelil maymunlar olun dedik
167 - O Vakit Rabbin işte şu ahdi ilan edip bildirdi ki: Kıyamet gününe kadar onlara en kötü muameleyi yapacak olan kimseleri başlarına gönderecektir Muhakkak ki Rabbin hızla cezalandırandır ve yine muhakkak ki O çok affedici çok merhametlidir
168 - Ve onları yeryüzünde birçok ümmetlere ayırdık İçlerinde iyi olanları da vardı olmayanları da Onları biz bazan nimetlerle bazan da musibetlerle imtihana çektik Sonunda belki hakka dönerler diye
169 - Derken kitabı (Tevrat'ı) miras alan bozuk bir nesil bunların yerini aldı Bize nasıl olsa mağfiret edilecek diyerek şu alçak dünya malını alıyorlar yine onun gibi bir mal ve rüşvet gelse onu da alırlar Allah'a karşı haktan başka bir şey söylemeyeceklerine dair kendilerinden o kitabın hükmü üzere misak alınmamış mıydı? Ve onun içindekileri okuyup öğrenmemişler miydi? Oysa ahiret yurdu Allah'tan korkanlar için daha hayırlıdır Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?
170 - Kitaba sarılanlara ve namazı kılmaya devam edenlere gelince biz o iyilerin ecrini hiçbir zaman yitirmeyiz
171 - Hani bir zamanlar biz o dağı gölgelik gibi tepelerine çekmiştik de üzerlerine düşüyor zannettikleri bir sırada demiştik ki; "size verdiğimiz kitabı kuvvetle tutun ve içindekini hatırınızdan çıkarmayın umulur ki korunursunuz"
172 - Bir de Rabbin Âdemoğullarından bellerindeki zürriyetlerini alıp da onları kendi nefislerine şahit tutarak: Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" dediği vakit "pekâlâ Rabbimizsin şahidiz" dediler (Bunu) kıyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu" demeyesiniz diye (yapmıştık)
173 - Yahut atalarımız daha önce şirk koşmuşlardı Biz onlardan sonra gelen bir nesil idik şimdi o batıl yolu tutanların yaptıkları yüzünden bizi helâk mi edeceksin demeyesiniz diye (yapmıştık)
174 - Ve işte biz âyetleri böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz ki belki dönerler
175 - Onlara kendisine âyetlerimizi sunduğumuz o adamın kıssasını da anlat; âyetlerden sıyrılıp çıktı derken onu şeytan arkasına taktı en sonunda da helak olanlardan oldu
176 - Ve eğer dileseydik onu o âyetlerle yüceltirdik fakat o alçaklığa saplandı kaldı ve kendi keyfinin ardına düştü Artık onun ibret verici hali o köpeğin haline benzer ki üzerine varsan da dilini uzatır solur bıraksan da solur İşte bu âyetlerimizi inkâr eden kavmin misalidir Bu kıssayı iyice anlat belki biraz düşünürler
177 - Âyetlerimizi inkâr edip sırf kendilerine zulmeden o kavmin hali ne kadar kötüdür!
178 - Allah kime hidayet ederse o hidayete erer kimi de dalalette bırakırsa işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileri olurlar
179 - Andolsun ki cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık Onların kalbleri vardır fakat onunla gerçeği anlamazlar Gözleri vardır fakat onlarla görmezler Kulakları vardır fakat onlarla işitmezler İşte bunlar hayvanlar gibidirler Hatta daha da aşağıdırlar Bunlar da gafillerin ta kendileridir
180 - Oysa en güzel isimler Allah'ındır Bundan dolayı Allah'a onlarla dua edin Onun isimlerinde sapıklık eden mülhidleri (inkârcıları) terkedin Onlar yakında yaptıklarının cezasını çekecekler
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
181 - Yine bizim yarattığımız insanlardan öyle bir ümmet var ki onlar hakka yol gösterirler ve o hak ile adaleti yerine getirirler
182 - Âyetlerimizi inkâr edenlere gelince biz onları bilemiyecekleri yönlerden derece derece düşüşe yuvarlayacağız
183 - Ayrıca ben onlara mühlet de veririm Fakat benim tuzak kurup helâk edişim pek çetindir
184 - Onlar arkadaşlarında herhangi bir cinnet bulunmadığını hiç düşünmediler mi? O açık bir uyarıcıdan başka biri değildir
185 - Allah'ın göklerdeki ve yerdeki mülkiyet ve tasarrufuna Allah'ın yaratmış olduğu herhangi bir şeye ve ecellerinin gerçekten yaklaşmış olması ihtimaline hiç bakmadılar mı? Artık bu Kur'ân'dan sonra başka hangi söze inanacaklar
186 - Allah kimi saptırırsa onu yola getirecek bir kimse yoktur O onları kendi hâllerine bırakır ve kendi azgınlıkları içinde yuvarlanıp giderler
187 - Sana ne zaman kopacak diye kıyamet vaktini soruyorlar De ki; onun bilgisi yalnızca Rabbimin katındadır Onu tam vaktinde koparacak olan O'ndan başkası değildir Onun ağırlığına göklerde ve yerde dayanacak bir kimse yoktur O size ansızın gelecektir Sanki sen onu çok iyi biliyormuşsun gibi sana soruyorlar De ki onun bilgisi Allah katındadır Fakat insanların çoğu bunu bilmezler
188 - De ki ben kendi kendime Allah'ın dilediğinden başka ne bir menfaat elde etmeye ne de bir zararı önlemeye malik değilim Ben eğer gaybı bilseydim daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı Ben iman edecek bir kavme müjde veren ve uyaran bir peygamberden başka biri değilim
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
189 - Sizi bir tek nefisten yaratan onunla sükûnet bulsun diye eşini de ondan yaratan Allah'tır O eşini kucaklayıp sarılınca (ona yaklaşınca) eşi hafif bir yük yüklendi (hâmile kaldı) Bir müddet böyle geçti derken yükü ağırlaştı O vakit ikisi birden Rableri olan Allah'a şöyle dua ettiler: "Eğer bize salih bir evlat verirsen biz muhakkak şükredenlerden olacağız"