ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol..  
Go Back   ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. > Her Telden > Garıp Olaylar

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil

Alt 14-11-2009   #1
''ρєкмєz..
Bayan Mod

''ρєкмєz.. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

''ρєкмєz.. ''ρєкмєz.. isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye Numarası: 217
Üyelik tarihi: 09 / 2009
Mesajlar: 2.749
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 760
Teşekkür Almış: 409
İşte İnsanlığın En Büyük Gizemleri...

İşte İnsanlığın En Büyük Gizemleri...

İŞTE İNSANLIĞIN EN BÜYÜK GİZEMİ



[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Hiç neden ağladığımızı kulak kirinin ne için olduğunu diğer insanların "duygularını" koklayıp koklayamacağımızı merak ettiniz mi? İki kulağımız arasındaki gizemli dünyada neler olduğunu Raymon Tallis açıklıyor



[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Dünyadaki en kompleks yapılardan biri olan insan kafası inanılmaz derecede hızlı gelişir Sadece sekiz haftalıkken milyarlarca hücre çoktan beyin göz kulak belirgin bir yüz dil ağız burun ve kafatasını oluşturur Gelişimini tamamlayınca kafatası oldukça sağlam bir yapıya dönüşür 1997 yılında John Evans kafasının üzerinde tam 190 kilo ağırlığında 101 tane tuğla taşımayı başararak kafatasının ne kadar sağlam olduğunu kanıtlamıştır Ancak bu başarı sadece kafatasına ait değildir Boyundaki kasların güçlü olması da bu işin başarılmasına yardımcı olur Normal bir insan kafası 5 kilo civarında ağırlığa sahiptir Yani vücut ağırlığımızın yaklaşık %8'ini oluşturur
2632008


[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Nefes alma işinin büyük kısmı ciğerlerde gerçekleşir Kafa sadece gerekli oksijenin vücuda girmesine yardımcı olan bir kapıdır "Hava taşıma" işlevi gören bir yapı için fazla kompleks olan kimi eylemler de burada gerçekleştirilir Hapşurmak ve konuşmak gibi Bu eylemlerden en gizemlisi hiç kuşkusuz "gülmek"tir İnsan davranışları içerisindeki en "aykırı" eylem olan gülme kahkaha kıkırdama katılma gibi formlara bürünebilir Bütün gülme çeşitleri kendi belirgin "imza"sına sahiptir Bu "imza"lar kısa sesli harf içeren notalardan oluşur ve saniyenin 10'da 1'inden uzun sürmez Bu eylem saniyenin beşte biri gibi sürelerde kendisini tekrar eder Gülme belirli bir sesli harfle başladığında onunla devam eder; "ha ha ha" diye gülebilirsiniz "he he he" diye gülebilirsiniz ama "ha he ha" diye gülemezsiniz
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]



[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Gülmenin "bulaşıcı" olduğu 1962 yılında kanıtlanmış bir gerçektir Tanzanya'daki yatılı okulda "kıkırdamaya" başlayan üç kızın sonu gelmeyen kahkahaları saatler sürünce okuldaki diğer 159 öğrenciye de bulaşır ve sonuç inanılmazdır; 16 gün süren kahkaha krizi 16 günde okul yönetimi büyük bir hata yaparak okulu tatil eder ve "kıkırdayan" kızları evlerine gönderir Böylece salgının tüm kasabalara yayılmasına yardımcı olur 2 yıl süren salgında kimse ölmez ancak günlük yaşam büyük sekteye uğrar


[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Normal şartlarda insanlar yalnızken yanlarında birileri olduğu anlara kıyasla 30 kez daha sık gülerler


[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Peki neden gülüyoruz? Bilimadamları henüz bu soruya yanıt bulamasalar da benzer bir konuda çözüme ulaşmış görünüyorlar: kendi kendimizi gıdıklayamamak Kendi kendimizi gıdıklamak işe yaramıyor çünkü beyin vücudun kendi hareketlerinden kaynaklanan hisleri bastırır böylece kendisini gerçek işine odaklamış olur; dış dünyadan gelen beklenmedik uyaranlara karşı tetikte olmak


[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Avrupa ve Afrika kökenli insanların kulak kiri (veya salgısı) ıslak ve bal rengine yakın bir kahverengiyken binlerce yıl önce meydana gelen genetik değişim Asyalıların Amerikan yerlilerinin ve Eskimoların (ki kökenleri aslen Asya'ya dayanır) kulak salgıları kuru ve gridir Bu bilgiyi kullanarak insanların kökenini araştırmak mümkündür Örneğin Eskimoların Asya kökenli oldukları bilgisine bu şekilde ulaşılabilir


[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Rengi ne olursa olsun bu karışımın bir çok faydası vardır Çene hareketine bağlı olarak hareket eden kulak salgısı kulak kanalındaki kiri ve tozu temizler Aynı zamanda kulak kanalındaki derinin kurumasını ve kaşınmasını engeller Bakteri ve mantarlara karşı koruma sağladığını da unutmayalım


[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Burunlarımız hayatımızın çok önemli bir parçasıdır Bizim düşündüğümüzden çok daha önemli bir parça


[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Bilinçli olarak yapmasak da burunlarımız sayesinde bir insanın duygularını mesela korkuyu memnuniyeti ve cinsellikle ilgili kimi durumlarını "koklayabiliriz" Bu konuda kadınlar erkeklere oranla daha başarılıdır Yapılan araştırmalarda kadınların "mutlu" ve "üzgün" filmler izleyen insanların koltukaltlarından alınan koku örneklerini daha iyi ayırtedebildikleri ortaya çıkmıştır
[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


"Koklayabilme" becerimizi burun boşluğunun ardındaki posta pulu büyüklüğündeki bir membrana borçluyuz Posta pulu büyüklüğünde olsa da içerisinde 10 milyon "alıcı" bulundurur Ancak köpeklerde durum biraz daha farklıdır 1 milyar kadar Bu membran içerisindeki 1000 farklı alıcı hücre tipi 10000'den fazla kokuyu ayırt edebilmemizi sağlar


[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Esnemek gülmek kadar bulaşıcıdır Henüz doğmamış bir bebek bile 11 haftadan itibaren anne karnında esnemeye başlar Doğduktan sonra son nefesimizi verene dek ortalama 250000 kez esneriz Bu "çene esnetme egzersizi" aslen ciğerlerimizin çalışmasını düzenleyen koruyucu bir reflekstir Ciğerlerimizde bulunan keseciklerin (karbon dioksit-oksijen dönüşümünün yapıldığı kesecikler) çökmesini önler
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Esnemek gülmek kadar bulaşıcıdır Yapılan araştırmalar esneyen birisini gören insanların %50'sinin 5 dakika içerisinde aynı hareketi yaptığını ortaya koymuştur Bu konuda birşeyler okumak bile sizi esnetebilir Belki de çoktan esnediniz bile


[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Kesinlikle kontrol edemediğimiz bir özelliğimiz "kızarmak"tır Peki bu kırmızılık neden sadece yüzümüzle sınırlı? Örneğin utandığımızda neden sırtımız değil de yüzümüz kızarır? Bu sorunun cevabı yüzümüzde bulunan kan damarlarında yatıyor Bu damarlar vücudumuzun diğer bölgelerinde bulunanlara göre daha geniş daha yoğun ve yüzeye daha yakındır

[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

Kimi insanların neden diğerlerine oranla daha çok kızardığı konusu ise gizliliğini korumaktadır Zira deneysel koşullar altında insanların kızarmasını sağlamak oldukça zordur Bu konuda yapılan bir araştırmaya genç kızlar dahil edilir Ancak deney boyunca tek bir kızarma görülmez Bunun üzerine yardımları için teşekkür edilip deney sonlandırılır kızlar "işe yaramaz" yanakları için özür dilerken bir anda kırmızıya bürünürler



[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Kızarma konusunda olası bir açıklama "korunma" amaçlı bir hareket olabileceği Yani başkaları yüzümüze vurmadan suçlu olduğumuzu kabul etme durumu Kimi araştırmalar gerçekten de bu açıklamayı destekliyor Hata yapan kişinin yüzü kızardıysa insanlar ona karşı daha anlayışlı yaklaşıyor


[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Vücudumuzda koltukaltı avuç içi ve ayak tabanı dışında "duygusal" terlemenin gerçekleştiği bir bölge daha var; alnımız Sıcaklığı düzenleyen ve derinin tamamında gerçekleşen sıcaklığa bağlı terlemeden farklı olarak "duygusal" terleme korku kızgınlık ve stres'ten kaynaklanan bir tepki Nasıl işlediği tam olarak bilinmese de "soğuk terler dökmek" deyimi durumu açıklamaya uygun düşüyor Bir teoriye göre vücudu bu şekilde "soğutmak" daha fazla enerji tüketmeye yol açıyor Korkutucu bir durumda ihtiyacımız olabilecek bir işlev Tabi bu şekilde bir vücut tepkisi seçeneklerimiz dömüşmek ya da savuşmak olduğunda uygun görünüyor Ama korku içinde olduğumuz yere sabitlenmişken "ecel terleri" dökmek duyulan utancın artmasından fazla bir işe yaramayacaktır


[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


İnsan yüzünde bulunan 43 kas sayesinde 10000'in üzerinde yüz ifadesi oluşturabiliyoruz Bu ifadelerin 3000 kadarı diğer insanlar için tanınabilir olsa da 7 temel duygu bütün kültürlerde yüzümüze aynı şekilde yansıyor; üzüntü kızgınlık şaşırmak korku keyif tiksinme ve küçümseme Bu ifadeleri öğrenmemiz gerekmiyor doğuştan itibaren kullanabiliyoruz Bu durum da doğuştan kör insanların bile aynı yüz ifadelerini kullanabilmesini açıklıyor

[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Atalarımız milyonlarca yıl önce ayaklarının üzerinde yürümeye başladıkları zaman uzak mesafelerle ilgili iki büyük avantaja sahip oldular: görmek ve işitmek Bu iki duyu dokunma tatma ve koklama duyularının ötesinde bir öneme sahip oldular çünkü nesneleri tanımlamak için onlara yakın olmamız gerekmiyor Bunun sonucu olarak da günümüzde dış dünya hakkında toplayıp işlediğimiz bilgilerin %90'ını görme duyumuza borçluyuz




[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]


Böylesine önem taşıdıklarını düşününce onların kurumasını enfekte olmasını çizilmesini önlemek için gözyaşlarının olması mantıklı bir çözüm Peki ya duygusal olduğumuz anlarda çok üzgün ya da çok mutlu olunca akan yaşlar? Bu gözyaşları insanoğlunun doğasından geliyor ama sebep ve sonuçları ile ilgili çok az bilgiye sahibiz Kimi araştırmacılar "duygusal" gözyaşlarının içeriğinin normal gözyaşlarına göre daha zengin olduğunu -manganez ve protein açısından- söylüyor Fakat bu söyleme dayalı olan iddia yani gözyaşları ile strese dayalı toksik maddeleri vücuttan attığımız çok inandırıcı değil Çünkü bu konuda daha başarılı olacak böbreklere sahibiz Duygusal gözyaşları daha çok ruhumuzdaki toksinleri atmamıza yarıyor gibi Gizli faydaları ne olursa olsun gözyaşı dökmek bir çok kültürde hoş görülen bir durum değil ne yazık ki Örneğin Endonezya'daki Minangkabau etnik grubunda ağlamak "yasak" Tıpkı konuşmak aya gitmek gibi bizi diğer tüm canlılardan ayıran özelliklerden biri de gözyaşlarımız Ve onlar sayesinde boyunlarımızın üzerindeki o gizemli yapının ne kadar muhteşem olduğunu farkedebiliyoruz

milliyet

  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bıyık, en, gizemleri, İnsanlığın, İşte

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:06.

forum-park, toplist, boardlar, forumlar

Powered by vBulletin® Version 3.8.3 .
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
SonFrm 03 Eylül 2009 !!!
Protected by vBulletin Süper Güvenlik