ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol..  
Go Back   ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. > Genel Kültür > Ödev Arşivi > Edebiyat

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama Stil

Alt 16-12-2009   #1
aysima
Bayan Vip

aysima - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

aysima aysima isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye Numarası: 337
Üyelik tarihi: 11 / 2009
Bulunduğu yer: bilinmeyen diyarlarda
Yaş: 20
Mesajlar: 338
Cinsiyet:
Teşekkür Etmiş: 55
Teşekkür Almış: 102
Standart Edebi türler

Edebi türler

ANI
Bir yazarın kendisinin yaşadığı ya da tanık olduğu olayları sanat değeri taşıyan bir üslupla anlattığı yazılardır Yazarın kendini okuar açtığı bir tür olduğunda içtendir ve bu yönüyle çok tutulur Anılar belli bir dönemin yorumlandığı yazılar olduğundan tarihi bir belge özelliği gösterir Ancak bu bilimsel olamaz; çünkü yazarın olaylara kişisel bakışı söz konusudur
Üslup yönüyle gezi yazısına benzerse de yazarın dış dünyadan çok kendinden söz etmesi anıyı belli eder Zaten eski edebiyatımızda anı gezi yazısı hatta tarih iç içedir
Özellikle Tanzimat’la başlayan anı türündeki yazılar Cumhuriyet döneminde önemli bir tür olmuştur Anılarını kitaplaştıran yazarlarımızda vardır Namık Kemal Magosa Mektupları; Ziya Paşa Defter – i Amal Ahmet Rasim Şehir Mektupları; Halit Ziya Kırk yıl Saray ve Ötesi; Hüseyin Cahit Edebi Hatıralar; Falih Rıfkı Çankaya adlı eserlerinde anılarını anlatmışlardır


BİYOGRAFİ
Bir kişinin hayatının anlatıldığı yazılardır Bunlarda amaç o kişiyi tüm yönleriyle ( hayatı eseri kişiliği görüşleri vs) tanıtmaktır Biyografi açık sade bir dille anlatılan kişinin devrini çevresini dikkate alarak yazılır Divan edebiyatında şairleri anlatan bu tür eserlere tezkire denirdi Türk edebiyatında bunun ilk örneğini Ali Şir Nevai vermiştir
Yazar eğer kendi hayatını anlatmışsa yazıya otobiyografi denir Çoğu zaman bunlarda sanatçı kendiyle beraber aile büyüklerinden çevreden aile içi durumlardan da söz eder
Otobiyografiler üslup yönüyle anıya benzer; ancak anı otobografi içinde bir bölüm sayılabilir Yani otobiyografi daha uzun bir dönemi içine alır


DENEME
Yazarın herhangi bir konudaki görüşlerini kesin kurallara varmadan kanıtlamaya kalkmadan okuyucuyu inanmaya zorlamadan anlattığı yazı türüdür
Deneme yazarı görüşlerini aktarırken samimi bir dil kullanır Kendi diliyle konuşuyormuş gibi bir hava içindedir
Deneme her konuda yazılabilir Ancak daha çok tercih edilen konu her devrin her ulusun insanı ilgilendiren kalıcı evrensel konulardır Ele alınan konu çoğu zaman derinleştirilerek anlatılır
Denemenin özelliğini Nurullah Ataç’ın şu sözleriyle özetleyebiliriz:
“ Deneme ben’in ülkesidir ‘Ben’ demekten çekinen her görgüsüne her görevine ister istemez bir parça kattığını kabul etmeyen kişi denemeciliğe özenmesin
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
Denemenin ilk örneklerini Fransız yazar Montaigne vermiştir Daha sonra İngiliz yazar Bacon türü geliştirmiştir
Edebiyatımızda Cumhuriyet’ten sonra görülmeye başlanan bu türde Nurullah Ataç Suut Kemal Yetkin Sebahattin Eyüboğlu Ahmet Haşim güzel örnekler vermişlerdir


ELEŞTİRİ
Bir sanatçının bir sanat eserinin iyi ve kötü yanlarını ortaya koyarak onun gerçek değerini belirleyen yazılardır Eleştiri yazarı – yani eleştirmen – eser hakkında okuyucuyu bilgilendirir; hem eserin yazarına hem okura yol gösterir
İki tür eleştiri vardır: İzlenimsel eleştiri ve nesnel eleştiri
İzlenimsel eleştiri Anatole France’in ilkelerini belirlediği ve eleştirmenin bir eseri kendi zevk ölçülerini göz önüne alarak incelediği eleştiri türüdür Bu tür eleştirilerde öznel yargılar çok olacağından günümüzde bu tür pek rağbet görmez
Nesnel eleştiride ise her eserin değerlendirilmesinde kullanılabilecek belli ölçütler vardır Eleştirmen mümkün olduğunca kişisel yargılarda bulunmaktan kaçınır Bilimsel araştırmalardan yararlanarak eseri ister beğensin ister beğenmesin tarafsız bir gözle onun değerini ortaya koyar
Avrupa’da Boielau Saint Beuve Taine France eleştirileriyle tanınır
Edebiyatımızda Hüseyin Cahit Cenap Şehabettin Ali Canip Yakup Kadri Nurullah Ataç Mahmet Kaplan Cemil Meriç eleştiri alanında yazılar yazan ünlü birkaç isimdir


FIKRA
Yazarın gündelik olayları özel bir görüşle güzel bir üslupla hiç kanıtlama gereği duymadan yazdığı kısa günübirlik yazılardır Bu tür yazıları nükteli hikâyecikler biçimindeki Nasrettin Hoca fıkralarıyla karıştırmayalım
Fıkra bir gazete yazı türüdür Gazetenin belli bir köşesinde genel bir başlıkla yazılan fıkralarda mesele kısaca incelenir ve mutlaka bir sonuca varılır Daha çok alaylı bir dille bazen eleştiri bazen sohbet tarzında yazılır Okuyucuyla sohbet ediyormuş gibi bir hava hâkimdir yazılarda
Edebiyatımızda özellikle Ahmet Rasim fıkralarıyla tanınır Daha sonra Ahmet Haşim Refik Halit Peyami Safa sayılabilir

Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]

GEZİ YAZISI
Gezilip görülen yerler hakkında yazılan yazılardır Kişi gezi esnasında birçok yer görür birçok insanla tanışır; bunları hafızada tutmak güç olacağından gezi esnesında not alınır ve gezi yazılarında bunlar hikâye edilir
Gezi yazısında yazar daima gezdiği yerleri anlatmalı uydurma yanlış bilgiler vermemelidir Gördüklerini okuyucunun daha iyi algılaması için karşılaştırma yapar Okur sanki o yerleri yazarla birlikte gezer gibi olur
Eski edebiyatımızda gezi yazısına seyahatname denir Bu alanda Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi ünlüdür Ancak asıl gezi yazıları Avrupa’ya açılma döneminde görülmeye başlanmış gidieln Avrupa şehirleri ile ilgili yazılar yazılmıştır Namık Kemal Ziya Paşa bunların başında gelir
Gezi yazılarını kitaplaştıran yazarlarımız da vardır Ahmet Mithat Efendi Avrupa’da Bir Cevelan; Cenap Şahabettin Hac Yolunda Avrupa Mektupları; Ahmet Haşim Frankfurt Seyahatnamesi; Reşat Nuri Anadolu Notları; Falih Rıfkı Deniz Aşırı Zeytin Dağı Taymis Kıyıları bunlardan bazılarıdır


GÜNLÜK
Ne gün yazıldığını belirtmek için tarih atılan çoğu zaman her günün sonunda o gün olup bitenin sıcağı sıcağına anlatıldığı olaylarla ilgili yorumlar değerlendirmeler yapıldığı yazılardır Her gün yazıldığı için kısa olan bu yazılar yazarının hayatından izler verdiğinden içten ve sevecendir
Oktay Akbal Suut Kemal Yetkin Seyit Kemal Karaalioğlu’nun günlükleri kitap halinde yayımlanmıştır


HİKAYE
Anlatımı bakımından romana benzeyen ancak romandan daha kısa yazı türüdür
Hikâyede olaylar genellikle yüzeyseldir Kişiler çoğu zaman hayatlarının belli bir ânı içinde anlatılır Genellikle kişilerin tek yönü üzerinde ( çalışkanlık titizlik korkaklık vs ) durulur Bu da romanda aynı dönemlerde oluşmaya başlamış ve özellikle Realizm döneminde önemli bir tür haline gelmiştir
İki tür hikâye görülür Bunlar klasik hikâye ve modern hikâyedir
Mauppasant tarzı da denilen kilasik hikâye yukarıda anlattığımız özelliğe uyar
Çehov tarzı denen modern hikâyede ise belli bir kişi olmadığı gibi belli olaylar da çoğu kez yoktur Yazarın kendiyle sohbet ediyormuş gibi bir anlatımı vardır; çoğu kez birinci kişinin ağzından anlatıldığı olur
Türk edebiyatında yine Tanzimat’la görülmeye başlanan hikâye türünde Halit Ziya Ömer Seyfettin Memduh Şevket Sait Faik önemli eserler vermişlerdir


MAKALE
Yazarın herhangi bir konudaki görüşlerini belli kanıtlar belgeler inandırıcı veriler kullanarak kanıtlamaya çalıştığı ve böylece okuyucuyu bilgilendirmeyi amaçladığı yazı türüdür Makalede temel unsur düşüncedir
Makale gazete ile birlikte ortaya çıkmış bir gazete yazı türüdür Bizde de ilk özel gazete olan Tercüman - ı Ahval gazetesinin çıkmasıyla görülür İlk makale de aynı gazetede Şinasi tarafından yazılmıştır
Makalede amaç bilgi aktarmak ya da görüşlerine okuyucuyu inandırmak olduğundan açık anlaşılır ciddi bir dil kullanılır Seçilen konuya göre uzun da olabilir kısa da
Makale her konuda yazılabilir Bu konu günlük olabileceği gibi felsefi bilimsel sanatsal da olabilir Ama edebi makale elbette sanatla ilgili olanıdır
Edebiyatımızda Tanzimat döneminden beri görülen makale türünde Namık Kemal Hüseyin Cahit Ziya Gökalp Peyami Safa Falih Rıfkı Atay Halit Fahri Ozansoy Yaşar Nabi ünlü birkaç isimdir


MASAL
Halk dilinde anlatılarak oluşan sözlü edebiyat ürünüdür Bir yazar tarafından sonradan yazıya geçirilmiştir
Masallarda olaylar tamamen hayal ürünüdür Yer ve zaman belli değildir Kahramanlar insan üstü özellikler gösterir İyiler hep iyi kötüler hep kötüdür İyiler ödüllendirilir kötüler cezalandırılır Masallarda eğiticilik esastır Çoğu kez evrensel konular işlenir Dünya edebiyatında Kelile ve Dimne Binbir Gece Masalları ünlüdür Türk edebiyatında Keloğlan en tanınmış masal kahramanıdır Eflatun Cem Güney masallarımız derlemiş ve bir kitap halinde yayımlamıştır

ROMAN
Olmuş veya olması muhtemel olayların anlatıldığı uzun yazılardır İlk örneklerini 15yy da Fransız yazar Rabelais vermiştir Ancak asıl niteliklerini Romantizm ve Realizm akımları döneminde kazanmıştır
Roman belli bir olay etrafında gelişir ve olaylar ayrıntılarıyla anlatılır Çoğu zaman şahıs kadrosu geniştir Kişiler ayrıntılı olarak tanıtılır Çevrenin tanıtımına özen gösterilir
Temsil ettiği akıma göre romantik roman natüralist roman realist roman; konusuna göre aşk romanı toplumsal roman polisiye roman macera romanı gibi isimler alır
Türk edebiyatında Tanzimat’tan sonra görülür İlk örneği Şemseddin Sami’nin Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat adlı romanıdır Batı romanı ölçüsünde en başarılı romanı Halit Ziya Uşaklıgil yazmıştır Namık Kemal Mehmet Rauf Reşat Nuri Yakup Kadri Peyami Safa diğer ünlü romancılarımızdır


ŞİİR TÜRLERİ
LİRİK ŞİİR
Aşk ayrılık hasret özlem konularını işleyen duygusal şiirlerdir Okurun duygularına kalbine seslenir Eskiden Yunanlılarda “lir” denen sazlarla söylendiğinden bu adı almıştır Tanzimat döneminde de bir saz adı olan “rebab” dan dolayı bu tür şiirlere rebabi denmiştir Divan edebiyatında gazel şarkı; Halk edebiyatında güzelleme türündeki koşma semai lirik şiire girer
ÖRNEK:
Sakın bir söz söyleme yüzüme bakma sakın
Sesini duyan olur sana göz koyan olur
Anmasınlar adını candan anan dudaklar
Annen bile okşasa benim bağrım taş olur
EPİK ŞİİR
Destansı özellikler gösteren şiirlerdir Kahramanlık savaş yiğitlik konuları işlenir Okuyanda coşku yiğitlik duygusu savaşma arzusu uyandırır Daha çok uzun olarak söylenir Divan edebiyatında kasideler Halk edebiyatında koçaklama destan varsağı türleri de epik özellik gösterir Tarihimizde birçok şanlı zaferler yaşadığımızdan epik şiir yönüyle bir hayli zengin bir edebiyatımız vardır
ÖRNEK:
Bizdik o hücumun bütün aşkıyla kanatlı
Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı
Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle
Canlandı o meşhur ova at kişnemesiyle
DİDAKTİK ŞİİR
Bir düşünceyi bir bilgiyi aktarmak amacıyla yazılan şiirlerdir Bunlar okurun aklına seslenir Duygu yönü az olduğundan kuru bir anlatımı vardır Kafiye ve ölçülerinden dolayı akılda kolay kaldığından bilgiler bu yolla verilir Manzum hikâyeler fabller hep didaktik özellik gösterir
ÖRNEK:
Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz
Şahsın görünür rutbe – i aklı eserinde
PASTORAL ŞİİR
Doğa şiirlerini çobanların doğadaki yaşayışlarını anlatan şiirlerdir Doğaya karşı bir sevgi bir imrenme söz konusudur bunlarda Eğer şair doğa karşısındaki duygulanmasını anlatıyorsa “idil” bir çobanla karşılıklı konuşuyormuş gibi anlatırsa “eglog” adını alır
ÖRNEK:
Hülyana karışmasın ne şehir ne de çarşı
Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı
Uçan kuşları düşün geçen kervanları an
Madem ki kara bahtın adını koydu çoban
SATİRİK ŞİİR
Eleştirici bir anlatımı olan şiirlerdir Bir kişi olay durum iğneleyici sözlerle alaylı ifadelerle eleştirilir Bunlarda didaktik özellikler de görüldüğünden didaktik şiir içinde de incelenebilir Ancak açık bir eleştiri olduğundan ayrı bir sınıfa alınması daha doğru olur Bu tür şiirlere Divan edebiyatında hiciv Halk edebiyatında taşlama yeni edebiyatımızda ise yergi verilir
ÖRNEK:
Benim bu gidişe aklım ermiyor
Fukara halini kimse sormuyor
Padişah sikkesi selam vermiyor
Kefensiz kalacak ölümüz bizim
DRAMATİK ŞİİR
Tiyatroda kullanılan şiir türüdür Eski Yunan edebiyatında oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir haline getirilir ve onlara ezberletilirdi Bu durum dram tiyatro türünün ( 19 yy ) çıkışına kadar sürer Bundan sonra tiyatro metinleri düz yazıyla yazılmaya başlanır
Dramatik şiir harekete çevrilebilen şiir türüdür Başlangıçta trajedi ve kommedi olmak üzere iki tür olan bu şiir türü dramın eklenmesiyle üç kere çıkmıştır
Bizde dramatik şiir türüne örnek verilmemiştir Çünkü bizim Batı’ya açıldığımız dönemde ( Tanzimat ) Batı’da da bu tür şiirler yazılmıyordu; nesir kullanılıyordu tiyatroda Bizim tiyatrocularımız da tiyatro eserlerini bundan dolayı nesirle yazmışlardır Ancak nadirde olsa nazımla tiyatro yazan da olmuştur Abdülhak Hamit Tarhan gibi


SOHBET
Bir konunun fazla derinleştirilmeden biriyle konuşuyormuş gibi anlatıldığı fikir yazılarıdır Sohbet yazılarında herkesi ilgilendirecek konular seçilir Cümleler çoğu zaman konuşmadaki gibi devriktir Yazar sorulu cevaplı cümlelerle konuşuyormuş hissi verir
Üslup olarak fıkraya benzerse da gazete yazı türü olması az sözle çok şey anlatmayı amaçlamaması dışa dönük olması onu fıkradan ayırır
Edebiyatımızda Ahmet Rasim Şevket Rado sohbet türüne özel bir önem vermişlerdir

MEKTUP
Başka bir yerde bulunan kişiye yada kuruma bir bilgi iletmek amacıyla yazılan yazılara mektup denir
Mektubun diğer yazı türlerinden ayrı bir özelliği vardır Herşeyden önce; bağımsızdırufukları alabildiğine geniştirdar kalıplar ve kurallar içinde tanımlanamaz Konuları oldukça bol ve sınırsızdır Doğallığın ve içtenliğin en çekici belgesidir Elbette ki herkese aynı içtenlikle mektup yazılmaz Gönderdiğimiz kişi yada kurumla olan ilginin derecesine göremektubun hitap bölümündenamaçhatta sonuç bölümüne kadar değişen üslup özelliği vardır
Mektup kişiliğimizin bir aynasıdır Saygımızsevgimizkarakterimizinancımızgörüş ve düşüncelerimiz hatta kültürümüz mektubumuza yansır
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
Basit bir yazı türü gibi görülmesine rağmen mektubun da kendine özgü bir düzenibir disiplinibir planı vardır
Mektup Yazarken Nelere Dikkat Edilmelidir?
· Mektup yazarken kullanacağımız kağıt ve zarf temiz olmalıdır Bu basit ayrıntı karşımızdakine verdiğimiz değeri gösterir
· Mektuptaki hitapgöndereceğimiz kişi yada kurum göz önünde bulundurularak seçilmelidir: Sevgili Kardeşim Canım Kardeşim Canım
· Babacığım Aziz Dostum Saygıdeğer Büyüğüm Sayın Murat Bey Sayın Genel Müdür
· Mektupta daha sonra giriş ve amaç bölümüne geçilir Bu bölümde mektubun niçin yazıldığı belirtilir
· Sonuç bölümünde daha çok klişe sözlere yer verilerek hoşa gidici bir dilekle mektup bitirilir ; sevgi ve saygılar sunaresenlikler dilerim gibi
· Öfkeli anlarda kesinlikle mektup yazılmamalıdır
· Mektupta kullanılan ağır ve kırıcı sözler ileride pişmanlığa yol açabilir Ancak yazının kalıcı etkisi nedeniyle yarattığı kırgınlık tümüyle unutulamaz

· Mektup Türleri
Mektuplar konularına ve yazanla yazılan arasındaki ilgiye göre üçe ayrılır :
1 Özel mektuplar
2 Resmi mektuplar
3 İş mektupları

Özel Mektuplar
Birbirine yakın tanışık insanlar ve eş dost arasında yazılan mektuplardır

Tebrikler
Bayramlarda yılbaşlarında veya mutlu bir olay dolayısıyla karşı tarafa iyilik ve mutluluk dileklerinde bulunmak amacıyla yazılan kısaöz ve içten mektuplardır Bunlarda kağıt yerine daha çok basılı kartlar kullanılmaktadır

Telgraf
Mektubun gecikebileceği ivedi durumlarda bildirilmesi gereken istek olay ve haberleri kısa ve öz olarak anlatan bir mektup türüdür Telgrafta az ve öz ifade önemlidir
§ Alacak olanın adısoyadı ve açık adresi yazılır
§ Telgraf çekmemize sebep olan konukısa ve öz olarak ifade belirtilir
§ Sağ alt köşeye gönderenin adı ve soyadı yazılır
§ Telgraf metninin altına bir çizgi çekilir Bu çizginin altına gönderenin adresi yazılır Bu bilgialıcının bulunmaması durumunda telgrafın iadesi için gereklidir Ücrete tabi değildir
Telgrafbugün kullanım alanı yok denecek kadar az kalmış bir yazışma türüdür

Resmi Mektuplar
Devlet dairelerinin kendi aralarında veya kişilerle devler daireleri arasında yazılan mektuplardır Bu tür mektuplarda konunun uzunluğuna göre tam veya yarım sayfa boyutunda çizgisizbeyaz kağıtlar kullanılır Anlatım ciddi ve ağırbaşlı olmalıdır Konu dışında ayrıntılara ve özel isteklere yer verilmez Konu en açık ve yalın biçimde ele alınır Üst makam yetkilisi alt makamdakine yazdığı yazıyı “rica ederim” alt makamdaki üst makamdakine “bilgilerinize saygıyla sunarım” veya “arz ederim” şeklinde bitirmelidir
Resmi Yazışmalarda Dikkat Edilecek Noktalar :
· Kağıdın üst yanından iki santim aşağıda ve ortada olmak üzere yazının çıktığı dairenin adresi bulunur
· Sağ üst köşeye tarih konur
· Yazıya başlamadanhangi tarih ve sayılı yazıya cevap olarak yazıldığı belirtilir
· Yazının ilk paragrafında sorun veya konu ortaya konur
· Gelişme paragraflarındabizim konu hakkındaki görüşümüz belirtilirbizden istenilen bilgiler verilir
· Sonuç bölümündeyazının gönderildiği makamın durumuna göre ( alt makamüst makam ) yazırica yada sunu biçimlerinden biriyle bitirilir
· Resmi yazıyı tamamlayan evraklarmetnin sol alt kısmınasıra numarası verilerek belirtilir
· Kağıdın sol en alt köşesine yazıyı daktilo edenlekonuyla ilgili bölüm şefinin ad ve soyadlarının ilk harfleri yazılır

İş Mektupları
Ticaret ve endüstri kurumlarının birbirlerine ve kişilere kişilerin bu kurumlara gönderdikleri mektuplara iş mektubu denir İşyerleri bu mektuplarda firma ismini taşıyan başlıklı ( antetli ) beyaz kağıtlar kullanırlar Yazıda daktilo ( veya bilgisayar ) kullanmak yerleşmiş bir kuraldır İş mektuplarında da konu kısaöz olarak açık ve yalın bir anlatımla ele alınmalıdır Resmi mektupların özellik ve yazılışlarını kavramış olmak bu tür mektup yazmada da büyük kolaylık sağlar
İş Mektuplarının Yazılışında Uyulacak Kurallar :
· Ciddi bir anlatım kullanılmalı kısa ve özlü bir anlatım yolu seçilmelidir
· Her iş için ayrı bir mektup yazılmalıdır
· Daktilo veya mavi mürekkepli dolma kalem kullanılmalıdır
· Ele alınan konu hakkında amaca uygun açıklamalar yapılmalı gerekli yerlerde teknik terimler kullanılmalıdır
· İstekler yapmacıklığa kaçmadan ciddi bir hava içinde belirtilmeli saygı bildiren kelimeler ölçülü şekilde kullanılmalıdır
· Eğer yazılan iş mektubu bir başka mektuba cevap niteliği taşıyorsabu metnin başında “ilgi” bölümünde belirtilmelidir Bunun için o mektubun tarihi ve numarasının yazılması yeterlidir

DİLEKÇE
Bir dilekte yada şikayette bulunmak veya bilgi vermek amacıyla resmi makamlara sunulan tarihliimzalı mektupturKişiyi ve kamuyu ilgilendiren bir hakkın sağlanması bir haksızlığın düzeltilmesi kaldırılması için gerçek yahut tüzel kişilerce ilgili makamlara yazılan yazılara dilekçe denildiği gibi “istida arzuhal” de denir
Kaynak :): ツ SonFrm.com | Sonsuzluga giden tek Yol.. [Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
Dilekçe Yazımında Göz Önünde Bulundurulması Gereken Kurallar :
· Dilekçelerkonularına göre uzun veya kısa olabilir Konular kısa v öz olarak belirtilir Gereksiz ayrıntılara yer verilmez
· Dilekçelerde ciddi ağırbaşlı bir dil kullanılır Anlatımın yalın ve duru olmasına özen gösterilir Süslüyapmacıklaubali bir ifadeden kesinlikle kaçınılmalıdır
· Dilekçeler ; çizgisizbeyaz dosya kağıdına daktiloyla veya dolmakalemleokunaklı el yazısıyla yazılmalıdır
· Dilekçe hangi kuruma veriliyorsabu makamın adı başa yazılır Kurum adının sağ altına kurumun bulunduğu şehir adı yazılır
· Konunun kısa bir özeti bu başlığın altına yazılır
· Daha sonra konunun belirlendiği metin bölümüne geçilir Bu bir şikayet dilekçesiyseşikayet sağlam kanıtlara dayandırılmalıdır Eğer iş isteme dilekçesiyse öğrenim durumuyaşkısa bir özgeçmişkurumca aranan seçkin nitelikler açık seçik belirtilmelidir
· Dilekçede bir durum belirtiliyorsa son cümle “Durumu bilgilerinize saygılarımla sunarım” bir istek belirtiliyorsa “Gereğini izinlerinize saygılarımla sunarım” şeklinde olmalıdır
· Dilekçe bitiminde sağ alt köşeye ad ve soyadı yazılmalıimzalanmalıdır Tarihisim ve imzanın bir satır üstünde olabileceği gibi dilekçenin sağ üst köşesine de konulabilir
· Sol alt köşeye açık adres yazılmalıdır
Dilekçe herkesin zaman zaman yazmak zorunda kalabileceği bir mektup türüdür Dilekçenin ilk bakışta güven verici bir düzen içinde olması gerekir


ALINTIDIR



[Linkleri Sadece Kayitli Üyelerimiz Göre Bilir. Buraya Tıklayarak Kayit Olabilirsiniz...]
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Etiketleri
ziya paşa kırar dişini , binbirgece , eşe yazılan aşk mektubu , cevap olarak yazılan nickler , eşe yazılan nickler , çalıskanlık nickleri , isim altına yazılan kısa nickler ,


Etiketler
edebi, türler

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:25.

forum-park, toplist, boardlar, forumlar

Powered by vBulletin® Version 3.8.3 .
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.2
SonFrm 03 Eylül 2009 !!!
Protected by vBulletin Süper Güvenlik